top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Fazla Çalışma Ücreti

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Kuveyt'te Aylık Ücretli İşçinin Günlük Ücreti Hesabında Bölen 30 Değil 26 Olmalı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/4346 · K. 2025/10443 · T. 29.12.2025

Karar Özeti

Kuveyt'teki şantiyede demirci ustası olan davacı işçinin alacakları, ilk derece mahkemesince Kuveyt İş Kanunu'na göre kısmen kabul edilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıp yeniden kısmen kabul hükmü kurmuştur. Yargıtay, aylık sabit ücretli işçinin telafi izni kullandırılmayan hafta tatili çalışmasının günlük ücretin 1,5 katı üzerinden hesaplanmasını yerinde bulmuş; ancak günlük ücretin aylık ücretin 26'ya bölünmesiyle bulunması ve hafta tatili hesabında bir günlük çalışmanın 16 değil 8 saat kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. İmzasız "Payroll" belgesindeki tahakkukların banka kayıtlarıyla karşılaştırılması gerektiğini de vurgulayarak kararı bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Kuveyt İş Kanunu'na tabi aylık ücretli işçinin günlük ücreti aylık ücretin 26'ya bölünmesiyle bulunur; telafi izni kullandırılmayan hafta tatili çalışması günlük ücretin 1,5 katından hesaplanır.

Soru: Kuveyt'te aylık ücretle çalışan işçinin günlük ücreti ve hafta tatili ücreti nasıl hesaplanır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

  • 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu m. 67
  • 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu m. 68/2
  • 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu m. 56

Kararın Önemli Bölümleri

“Diğer yandan Kuveyt İş Kanunu'nda mevcut düzenlemeler ışığında, aylık ücretle çalışan işçilerin günlük ücretinin aylık ücretin 26'ya bölünmesi suretiyle bulunması gerekir.”

“davacının tanık beyanlarına göre ayda 2 hafta tatilinde çalıştığının tespiti ile hafta tatili ücreti alacağının günlük ücretinin 1,5 katı üzerinden hesaplanması yerindedir.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/321 E., 2025/705 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 73. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/46 E., 2024/40 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Kuveyt'te bulunan şantiyesinde demirci ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... İnşaat ... Şirketi arasında iş hukuku anlamında organik bağ bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı yer hukuku olan Kuveyt hukukuna göre hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının Kuveyt'te çalışması nedeniyle 2010 tarihli ve 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'na (Kuveyt İş Kanunu) göre yapılan hesaplamaların nazara alındığı, bu Kanun kapsamında davacının ödenmemiş alacaklarının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ücret ödeme makbuzunda kıdem tazminatı adı altındaki sütunda tahakkuk bulunmadığı bu nedenle "diğer ödemeler" adı altındaki tahakkukun kıdem tazminatından mahsubunun hatalı olduğu, "diğer ödeme" ve "maaş" adı altında davacıya yapılan ödemelerin ücret alacağından mahsup edilerek ücret alacağının belirlendiği, brütleştirilen ücret üzerinden hesaplanan bir kısım alacaktan ödenen miktarın net olarak mahsubunun hatalı olduğu olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. İmzasız belgeler ve diğer ödemelerin dikkate alınmasının hatalı olduğunu,

b. Davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının eksik hesaplandığını, bu alacaklara indirim uygulanmaması gerektiğini,

c. Davacın ulusal bayram ve genel tatil ücretinin reddinin hatalı olduğunu,

d. Yıllık ücretli izin alacağı hesabında yapılan mahsup işleminin hatalı olduğunu,

e. Giydirilmiş brüt ücret tespitinin hatalı yapıldığını,

f. Mahsup nedeniyle reddedilen miktarlar yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,

b. Davalı Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,

c. Davacının işçilik alacaklarının ödendiğini ve herhangi bir alacağı bulunmadığını,

d. Brüt hesaplamalardan net ödemelerin mahsubunun hatalı olduğunu,

e. Yıllık ücretli izin ve ücret hesabında Türkiye'de geçen dönemlerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,

f. Ücret alacağı bakımından Kuveyt hukukunda çalışılmayan günlerin ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ilgili kanun maddeleri de değerlendirme konusu yapılarak alacağın belirlenmesi gerektiğini,

g. Fazla çalışma ve hafta tatili hesabında davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarının esas alınmasının ve tanıkların ortak çalışma sürelerinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,

h. Hafta tatili alacağının 16 saat üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, husumet, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacakların hesaplanması, giydirilmiş ücretin miktarı ile vekâlet ücretine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Kuveyt İş Kanunu'nun 55. maddesine göre "Ücret, işçiye temel ücret olarak veya çalışması ve iş sözleşmesi veya işverenin yönergesinde belirtilen unsurların tamamı kapsamında ilave olarak ödenen veya ödenmesi gereken miktar demektir.

2000 tarihli ve 19 sayılı Kanun uyarınca kararlaştırılan sosyal yardımlar ve çocuk yardımları saklı kalmak kaydıyla yardımlar, ikramiyeler, bedeller, ödentiler, bağışlar veya nakdi ödemeler gibi periyodik olarak işçiye yapılan tüm ödemeler ücret hesabına girer.

İşçinin ücreti net kazançtan pay miktarı olarak belirlenmiş ve işyeri hiç kazanç sağlayamamış veya gerçekten çok düşük kar etmişse, işçinin payının yaptığı iş ile orantısız olması halinde, işçi için emsal veya mesleki geleneklere göre ya da adaleti sağlayacak şekilde bir ücret belirlenir."

Sözü edilen Kanun'un 56. maddesine göre "Ücret aşağıdaki hususlar gözetilerek iş günlerinden birinde ve tedavüldeki para cinsinden ödenir:

a- Aylık ücret alması belirlenen işçilere ücretleri, her ay en az bir kere ödenir.

b- Diğer işçilerin ücretleri, en az iki haftada bir kez ödenir. Ücretin ödenmesi hak edildiği günden itibaren yedi günden fazla geciktirilemez."

Kuveyt İş Kanunu'nun hafta tatilini düzenleyen 67. maddesi ise şöyledir:

"İşçi, her 6 iş gününün sonunda aralıksız 24 saat olarak belirlenen ücretli hafta tatilini hak eder. İşle ilgili koşulların gerektirdiği zorunlu durumlarda işveren hafta tatilinde işçiyi çalıştırabilir. İşçiye asıl ücretine ilave olarak en az % 50 oranında fazla ücret ödenir ve tatil günü başka bir gün ile telafi edilir.

Önceki fıkra hükmü işçinin günlük ücret ve izin hakkının hesaplanmasında ihlal edilemez. Bu hakkın hesaplanması, aldığı maaşı ücretli tatil günü olmasına rağmen hafta tatili günleri dışındaki fiili çalışma günlerinin sayısına bölünerek yapılacaktır."

Aynı Kanun'un ulusal bayram ve genel tatil ücretini düzenleyen 68/2 hükmü ise şu şekildedir:

"İş koşulları bugünlerden birinde işçinin çalışmasını gerektirirse, işçi çift ücret ve bir gün tatil hakkı elde eder."

Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen Kuveyt İş Kanunu ile mülga 1964 tarihli Kuveyt İş Kanunu'ndan farklı olarak hafta tatilinin ücretli olduğu, hafta tatilinin ücretli olmasının işçinin günlük ücret belirlemesini etkilemeyeceği, günlük ücretin hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek bulunacağı, yine önceki Kanun'dan farklı olarak hafta tatilinde ya da ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması hâlinde 1 gün telafi izni verileceği düzenlenmiştir.

Belirtilen düzenlemelere göre uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle işçilerin aylık sabit ücretle mi yoksa günlük ücretle mi çalıştıkları hususunun belirlenmesi önem arz etmektedir.

Kuveyt İş Kanunu'nun 56/1-(a) hükmüne göre aylık ücretle çalışan işçi; çalışmasa da hak kazandığı 1 günlük ücretini aylık ücreti içinde almış olduğundan hafta tatilinde çalıştığında, sadece günlük ücretinin %50'si (0,5) oranında ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günü çalıştığında ise ayrıca 1 günlük ücrete ve kullandırılmadığında telafi izninin karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.

Günlük ücretle çalışan işçiye ise sadece yaptığı çalışmanın ücreti ödenmekte olup bu işçi hafta tatili gününde çalıştığında; çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+günlük ücretinin %50'si (0,5) ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığında ise çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+ayrıca 1 günlük zamlı ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.

Diğer yandan Kuveyt İş Kanunu'nda mevcut düzenlemeler ışığında, aylık ücretle çalışan işçilerin günlük ücretinin aylık ücretin 26'ya bölünmesi suretiyle bulunması gerekir. Bu noktada işçinin fiilî çalışma günlerinin tespitinin ancak imzalı puantaj kaydı gibi bir belge ile mümkün olabileceği gözetilerek imzasız olarak sunulan "Payroll" başlıklı belgede bulunan çalışma günlerinin işveren lehine değerlendirme yapılarak hesaplamada dikkate alınamayacağının göz önünde bulundurulması gerekir.

Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davacının aylık 473,00 Kuveyt dinarı (KWD) ücret ile çalıştığını fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürmüş; davalı vekili cevap dilekçesinde davacının iddia ettiği ücretin fahiş olduğunu, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını savunmuştur.

Dosya kapsamına göre davacı, aylık sabit 473,00 KWD ücretle çalışmıştır. Davalı, davacıya çalıştığı hafta tatili günleri için telafi izni kullandırdığını savunmadığı gibi dosya kapsamında davacıya telafi izni kullandırıldığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu belirlemelere göre davacı işçiye çalışmasa da hak kazandığı hafta tatili ücretleri, aylık ücreti içinde ödenmiş olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tanık beyanlarına göre ayda 2 hafta tatilinde çalıştığının tespiti ile hafta tatili ücreti alacağının günlük ücretinin 1,5 katı üzerinden hesaplanması yerindedir. Ancak davacının günlük ücretinin, aylık ücretinin 26'ya bölünmesi suretiyle tespit edilmesi, davacının fazla çalışma, hafta tatili alacaklarının bu ücret dikkate alınarak hesaplanması gerekirken aylık ücretin 30'a bölünmesi ile bulunan günlük ücretin hesaplamalara esas alındığı ve hafta tatili alacağının, bir günlük çalışma karşılığının 8 saat yerine 16 saat kabulü ile hesaplandığı anlaşılmış olup bu hususlar bozmayı gerektirmiştir.

Diğer taraftan, hükme esas alınan 19.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda yer alan hafta tatili hesap tablosunda, hafta sayısı 82,5 olarak belirtilmiş olup söz konusu sayı kabul edilen hizmet süresi ile örtüşmemektedir. Hafta sayısı, çalışma süresine ve davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığının kabulüne göre denetime elverişli şekilde belirlenmelidir.

Ücret alacağı yönünden ise yukarıdaki tespitler doğrultusunda davacının son ücretinin aylık net 473,00 KWD olduğu anlaşılmış olmakla; davacının yurda giriş çıkış kayıtlarına göre yurt dışında bulunduğu davalı işyerindeki çalışma süresi boyunca hak kazandığı (aylık ücreti olan 473,00 KWD üzerinden) ücret alacağı toplamından, davacıya aylık ücret için yapılan ödemeler mahsup edilerek eksik ödenen ücret alacağı belirlenmelidir. Ücret alacağının hesabı yönünden denetime elverişli olmayan rapora göre sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3. Dosyaya davalı tarafından sunulan "Payroll" başlıklı belge incelendiğinde; belgenin imzasız olduğu, belgede her ay davacıya ödenen ücret tutarı ile "Fazla mesai tutarı", "Hafta tatili mesai tutarı" başlığı altında ayrı ayrı tahakkukların bulunduğu görülmektedir. Ayrıca işverence ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince bu belge ve banka kayıtları ile ilgili olarak, alacak için ödendiği anlaşılan tutarların, ilgili alacağın hesaplanan tutarının tamamından mahsup edilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Sözü edilen belge işçi tarafından imzalanmış olmadığından fazla çalışma ve hafta tatili tahakkuklarının banka kayıtları ile karşılaştırılması, tahakkukların bankadan ödendiğinin tespit edilmesi hâlinde davacı tanık beyanları doğrultusunda her ay için hesaplanan alacak miktarından, yine her ay için uygun oranda indirim yapıldıktan sonra, hesaplanan ay için "Payroll" belgesinde bulunan tahakkuklar indirim yapılarak bulunan tutardan fazla ise o ay için ilgili alacak miktarı hesaplamadan dışlanarak, indirim yapılan tutardan daha az ise o ay için tahakkuk edilen miktar mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.

Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, davacının alacaklarının yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacağı denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alarak davacının alacakları hakkında karar vermektir. Yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Fazla Çalışma Ücreti konusundaki 21 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page