Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Tanıklara Ziynet Eşyası Sorulmadan Verilen Ziynet Alacağı Ret Kararı Bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/1912 · K. 2024/9220 · T. 28.11.2024
Karar Özeti
Karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasında bölge adliye mahkemesi, sadakat yükümlülüğüne aykırı güven sarsıcı davranışları bulunan kadını ağır, erkeği az kusurlu bularak kadının boşanma davasını da kabul etmiş; kadının, erkeğin borçları için aldığını ileri sürdüğü ziynetlere ilişkin davasının reddine yönelik başvurusunu ise esastan reddetmiştir. Yargıtay, kadının tanık ve yemin deliline usulüne uygun dayandığını, ancak talimatla dinlenen tanıklara ziynet eşyasına ilişkin bilgilerin sorulmadığını belirlemiştir. Tanıkların usulünce dinlenip gerekirse yemin delili hatırlatılarak karar verilmesi gerektiğinden kararı ziynet alacağı yönünden bozmuş, diğer yönlerden onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Tanık ve yemin deliline dayanılan ziynet alacağı davasında tanıklara ziynetler sorulmadan ve gerekirse yemin delili hatırlatılmadan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi eksik incelemedir.
Soru: Ziynet alacağı davasında tanıklara ziynetler sorulmadan dava reddedilebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ziynet alacağı davası yönünden bozuldu, diğer yönlerden onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/1912
- Karar No2024/9220
- Karar Tarihi28.11.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçKısmen Bozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Davalı-davacı kadının bildirdiği tanıklar talimat yoluyla dinlenmiş, tanıklar sadece boşanma davası hakkında beyanlarda bulunmuş, ziynet eşyasına ilişkin bilgileri tanıklara sorulmamıştır.”
“Davalı-davacı kadın usule uygun şekilde tanık ve yemin deliline dayanmıştır.”
Kararın Tam Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2886 E., 2023/2056 K.
KARAR: Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm tesisi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 6. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/388 E., 2021/813 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının boşanma ve ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının evlilik birliği içerisinde ... isimli kişi ile ilişki yaşadığını, ev işlerini yapmadığını, çok geç uyandığını, hakaret ve küfür ettiğini belirterek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, müvekkili yararına 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin dayısı ve ailesinin evliliğe sürekli müdahil olduğunu, maaşını dahi biriktirme bahanesi ile dayısına verdiğini, borçlarını kapatmak için müvekkilinden ziynet eşyalarını aldığını, halen geri vermediğini, dayısının şiddetine ve hakaretine dahi ses çıkarmadığını, abisine iftira attığını, aile büyüklerini tehdit ettiğini belirterek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, aylık 1.500,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddî tazminata, 200.000,00 TL manevî tazminata, düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanlarına göre kadının evlilik birliği içerisinde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, ev işlerini yapmadığı, eşine karşı küçük düşürücü sözler söylediği, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, erkeğin kusurunun ispatlanmadığı, kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadının karşı davasının reddine, kadın lehine hükmedilen 600,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılmasına, kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine, erkek yararına 10.000,00 TL manevî tazminata, ziynet alacağına ilişkin davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki boşanma davası ve fer'îleri ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-davacı kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, ev işlerini yapmadığı, erkeğe devamlı olarak 'şerefsiz' şeklinde hakaret ettiği şeklinde kusurlu davranışlarının yanında, erkeğin de evin ve kadının ihtiyaçlarını karşılamadığı, ailesinin tarafların evliliğine müdahalesine sessiz kaldığının anlaşıldığı, bu durumda kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu, tarafların tespit edilen kusur durumuna göre kadının davasının kabulü gerektiği belirtilerek davalı-davacı kadının "kusur belirlemesi ve birleşen davanın reddine" ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak bu konularda yeniden hüküm kurulmasına, kadının ağır kusurlu olduğunun tespiti ile davasının kabulüne, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadının sair istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafakalar ile kabul edilen ziynet alacağı davası ve bu davada reddedilen talebi aşar şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar, reddedilen ziynet alacağı davası ve vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı-davacı kadın, erkeğin borçlarını kapatmak için ziynetlerini elinden aldığını ve iade etmediğini iddia ederek ziynet eşyalarının aynen iadesini mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece kadının ziynet alacağı davasının ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Davalı-davacı kadın usule uygun şekilde tanık ve yemin deliline dayanmıştır. 6100 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesine göre tanık dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak, hakim tarafından kendisine bilgi verilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir. Davalı-davacı kadının bildirdiği tanıklar talimat yoluyla dinlenmiş, tanıklar sadece boşanma davası hakkında beyanlarda bulunmuş, ziynet eşyasına ilişkin bilgileri tanıklara sorulmamıştır. Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 240 ıncı ve devamı maddeleri gereğince, kadının bildirdiği tanıklar usulünce dinlenilerek dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilip gerekirse yemin delili de hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre ziynet alacağının esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2.Davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'ye geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 16.06.2026
Ziynet Alacağı Davasında Yemin Deliline Dayanan Kadına Yemin Hakkı Hatırlatılmalı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/136 · K. 2026/6720
Kadına özgü ziynetlerin kadında olmadığını kadın ispatlamalıdır; somut olayda yemin deliline de dayanan kadına yemin hakkı hatırlatılmadan hüküm kurulması eksik inceleme sayılmıştır.
Kısmen Bozma Ziynet Eşyası Alacağı
Yargıtay 2. HD 25.12.2024
Sadakatsizliği ve İlgisizliği Gözetilmeyen Erkeğin Az Kusurlu Sayılması Bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/2522 · K. 2024/10466
Somut olayda erkeğin ilgisizliği ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı da kusur sayılınca erkek ağır, kadın az kusurlu bulunmuş; ağır kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez.
Kısmen Bozma Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Yargıtay 2. HD 18.06.2026
Kadına Yüklenen Sadakatsizlik Güven Sarsıcı Davranış Boyutunda Kaldı, Eşit Kusur Onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/10883 · K. 2026/6841
Somut olayda kadına yüklenen sadakat yükümlülüğüne aykırılık güven sarsıcı davranış boyutunda kalmış; diğer kusurlu davranışlarla birlikte tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Onama Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Hukuk Genel Kurulu 15.10.2025
Boşanmada Usulüne Uygun Dayanılmayan Tanık: Hata İstinafta Açıkça İleri Sürülmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/760 · K. 2025/637
Usulüne uygun dayanılmayan tanıkların dinlenmesi nispi istinaf sebebidir; hata ve karara etkisi istinaf dilekçesinde açıklanmadıkça bölge adliye mahkemesi bunu kendiliğinden gözetemez.
Direnme Kararının Bozulması Zina ve Sadakat Yükümlülüğü
Zina ve Sadakat Yükümlülüğü konusundaki 22 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Mal Rejimi Tasfiyesi ve Ziynet Alacağı
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.