top of page

Kira ve Borçlar Hukuku: Y Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (7 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Kira ve Borçlar Hukuku: Y Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–7 / 7 terim

Y

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yanılma

    Kişinin sözleşme kurarken iradesini etkileyen yanlış değerlendirmesidir. Her yanılma sözleşmeyle bağlılığı ortadan kaldırmaz; kanunda aranan esaslılık koşulları önem taşır. Bildirim, süre ve karşı tarafın zararına ilişkin sonuçlar ayrıca değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 30–35 ve 39

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yapı Malikinin Sorumluluğu

    Bir bina veya yapı eserinin yapım bozukluğu ya da bakım eksikliğinden doğan zararın malik tarafından giderilmesine ilişkin sorumluluktur. Kişisel kusurdan ayrı kanuni koşullara dayanır. İntifa veya oturma hakkı sahibinin bakım eksikliğine ilişkin sorumluluğu da ayrıca düzenlenmiştir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 69–70

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yeni Malikin Gereksinimi

    Yeni malikin gereksinimi, kiralananı sonradan edinen kişinin, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu bulunması nedeniyle kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilmesidir. Yeni malik, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirirse davayı altı ay sonra açabilir; dilerse bu hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı davayla da kullanabilir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 351 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye

    Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye, kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olup bu işler sırasında kullanımı imkânsız olduğunda kiraya verenin kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirmesidir. Dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemi ve bildirim süresine göre belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılmalı ve öncesinde arabulucuya başvurulmalıdır. Boşaltılan taşınmaz haklı sebep olmadıkça üç yıl eski hâliyle başkasına kiralanamaz; eski kiracının yeni durumdaki taşınmazı kiralamada öncelik hakkı vardır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 350 ve 355 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yeniden Kiralama Yasağı

    Yeniden kiralama yasağı, konut ve çatılı işyeri kiralarında gereksinim veya yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan kiralananın, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamamasıdır. Gereksinim nedeniyle boşaltılan yer bu sürede yalnız eski kiracıya kiralanabilir; yeniden inşa ve imar hâlinde taşınmaz eski hâliyle başkasına kiralanamaz ve eski kiracının, yazılı bildirimden itibaren bir ay içinde kullanacağı, yeni durum ve bedelle kiralamada öncelik hakkı vardır. Aykırılık hâlinde kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 355

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yetkisiz Temsil

    Kişinin temsil yetkisi bulunmadan veya yetkisini aşarak başkası adına işlem yapmasıdır. İşlem, temsil olunanın onamasıyla onu bağlayabilir. Onama olmazsa karşı tarafın hakları ve yetkisiz temsilcinin sorumluluğu kanuni koşullara göre belirlenir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 46–48

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Yokluk

    Bir işlemin kurucu unsurlarının bulunmaması nedeniyle hiç doğmamış sayılmasıdır. Yok hükmündeki işlem, hiçbir sonuç doğurmaz ve herkes tarafından ileri sürülebilir. Kesin hükümsüzlükten farkı, işlemin hiç kurulmamış olmasıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 1 ve 27

Sayfa 1 / 1 · 1–7 / 7 terim

Önceki harf: V · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: Z

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page