Y Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Terim listesine geç (40 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
Y Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Sayfa 1 / 1 · 1–40 / 40 terim
Y
Ceza ve İnfaz
Yağma
Bir kimseyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı ya da malvarlığı itibarıyla büyük zarar tehdidiyle veya cebir kullanarak bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya zorlamaktır. Cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir; cebir veya tehditle borç senedi verdirmek ya da imzalatmak da aynı cezayı gerektirir. Silahla, birden fazla kişiyle, konutta veya işyerinde, gece vakti ya da kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 148–149
Ceza ve İnfaz
Yakalama
Yakalama, kişinin özgürlüğünün kanunda öngörülen hâllerde geçici olarak kısıtlanmasıdır. Suçu işlerken rastlanan veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenip kaçma olasılığı bulunan ya da kimliği hemen belirlenemeyen kişiyi herkes; tutuklama kararı veya yakalama emri gerektiren, gecikmesinde sakınca bulunan ve savcıya ya da amirlere derhâl başvurulamayan hâllerde kolluk yakalayabilir. Yakalama emrini soruşturmada kural olarak sulh ceza hâkimi, kovuşturmada hâkim veya mahkeme düzenler; kaçan şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlü için Cumhuriyet savcısı ve kolluk da düzenleyebilir. Yakalanana kanuni hakları derhâl bildirilir ve savcının emrine göre işlem yapılır; yakalama, gözaltı veya tutuklama kararı anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 90 ve 98
Ceza ve İnfaz
Yalan Tanıklık
Yalan tanıklık, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılmasıdır. Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada dört aydan bir yıla, mahkeme huzurunda veya yeminli dinlenmede bir yıldan üç yıla, üç yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Aleyhine tanıklık edilen kişi fiili işlemediği için beraat eder veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse, ona uygulanan koruma tedbirleri cezayı artırır ya da failin ayrıca dolaylı fail olarak sorumluluğunu doğurur. Kişi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olmuşsa yirmi ila otuz yıl, hapis dışında adli veya idari yaptırım uygulanmışsa üç ila yedi yıl hapis verilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 272
Kira ve Borçlar Hukuku
Yanılma
Kişinin sözleşme kurarken iradesini etkileyen yanlış değerlendirmesidir. Her yanılma sözleşmeyle bağlılığı ortadan kaldırmaz; kanunda aranan esaslılık koşulları önem taşır. Bildirim, süre ve karşı tarafın zararına ilişkin sonuçlar ayrıca değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 30–35 ve 39
Kamu ve Vergi Hukuku
Yapı Kayıt Belgesi
Yapı kayıt belgesi, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için 31/10/2018'e kadar başvurulup kayıt bedelinin 31/12/2018'e kadar ödenmesi hâlinde verilen ve yapıyı kayıt altına alan belgedir (imar barışı); kanun bu süreler için en çok bir yıllık uzatma yetkisi tanıdığından yeni başvuru yapılamaz. Belge verilen yapılar hakkında İmar Kanunu uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. Belge, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir; yenilemede yürürlükteki imar mevzuatı uygulanır.
İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, geçici m. 16
Kamu ve Vergi Hukuku
Yapı Kullanma İzni
Tamamlanan yapının veya kullanılabilir kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren idareden alınması zorunlu izindir. İdare, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğunu ve kullanılmasında fen bakımından sakınca bulunmadığını tespit ederek başvuruyu en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır; aksi hâlde izin verilmiş sayılır. İzin, yapı sahibini kanuna ve ruhsata aykırılıktan doğan sorumluluktan kurtarmaz; kat irtifakı da yapının tamamı için düzenlenen yapı kullanma izin belgesine dayanılarak kat mülkiyetine çevrilir.
İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 30 · 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 3
Kira ve Borçlar Hukuku
Yapı Malikinin Sorumluluğu
Bir bina veya yapı eserinin yapım bozukluğu ya da bakım eksikliğinden doğan zararın malik tarafından giderilmesine ilişkin sorumluluktur. Kişisel kusurdan ayrı kanuni koşullara dayanır. İntifa veya oturma hakkı sahibinin bakım eksikliğine ilişkin sorumluluğu da ayrıca düzenlenmiştir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 69–70
Kamu ve Vergi Hukuku
Yapı Tatil Tutanağı
Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığı belirlenen yapıda, belediye veya valilikçe inşaatın o andaki durumunun tespit edilmesi, yapının mühürlenip inşaatın durdurulması üzerine düzenlenen tutanaktır. Tutanağın yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; aykırılık bilgisi tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere tapu müdürlüğüne bildirilir. Yapı sahibi bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirmez veya ruhsat almazsa ruhsat iptal edilir ve yapı, belediye encümeni ya da il idare kurulu kararıyla yıktırılarak masrafı yapı sahibinden alınır.
İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 32
Aile ve Kişiler Hukuku
Yardım Nafakası
Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşlerin geçimi için, kanuni koşullarda istenebilen nafakadır. Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü ayrıca refah içinde bulunmalarına bağlıdır; bu ek koşul bütün yakınlara aynı biçimde uygulanmaz. Talep, mirasçılıktaki sıra ve yükümlünün mali gücü gözetilerek değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 364–365
Usul ve Yargılama
Yargı Yeri Belirlenmesi
Yargı yeri belirlenmesi, davaya bakacak mahkemenin üst mahkemece tayin edilmesini sağlayan usul yoludur. Görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına engel çıkması, iki mahkeme arasında yargı çevresi sınırı konusunda tereddüt doğması, iki mahkemenin de görevsizlik kararı vermesi veya kesin yetki hâllerinde iki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi hâllerinde başvurulur. İlk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemesi, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtay dosya üzerinden karar verebilir; bu karar davaya sonra bakacak mahkemeyi bağlar.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 21–23
Usul ve Yargılama
Yargı Yolu İtirazı
Yargı yolu itirazı, davanın açıldığı yargı kolunda görülemeyeceğinin, uyuşmazlığın diğer yargı kolunun (adli veya idari yargı) görev alanına girdiğinin ileri sürülmesidir. Yargı yolunun caiz olması dava şartı olduğundan mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da her zaman ileri sürebilir; eksiklik saptanırsa dava usulden reddedilir. Adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını Uyuşmazlık Mahkemesi kesin olarak çözer.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114/1-b ve 115 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 158
Usul ve Yargılama
Yargılama Giderleri
Yargılama giderleri, dava nedeniyle yapılan ve kanunda sayılan giderlerdir. Başvurma, karar ve ilam harçları; tebligat ve posta giderleri; dosya ve evrak giderleri; geçici hukuki koruma tedbirleri ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname giderleri; keşif giderleri; tanık ve bilirkişiye ödenen ücretler; resmî belge giderleri ve vekille takip edilen davalarda tarifeye göre takdir edilen vekâlet ücreti bu kapsamdadır. Kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 323 ve 326
Usul ve Yargılama
Yargılamanın İadesi (Hukuk Muhakemesi)
Kesin hükmün kanunda sınırlı biçimde sayılan ağır sebeplerle yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü başvuru yoludur. Karardan memnun olmamak veya daha önce ileri sürülebilecek sıradan bir itirazı tekrarlamak tek başına yeterli değildir. Ceza muhakemesindeki karşılığı yargılamanın yenilenmesidir (CMK m. 311 vd.).
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 374–381
Ceza ve İnfaz
Yargılamanın Yenilenmesi (Ceza Muhakemesi)
Kesinleşmiş bir hükmün, kanunda sayılan yeni delil veya hukuka aykırılık hâllerinde yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Hükümlü lehine ve aleyhine sebepler ayrı ayrı düzenlenmiştir. Talep, hükmü veren mahkemeye yapılır. Hukuk davalarındaki karşılığı yargılamanın iadesidir (HMK m. 374 vd.).
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 311–323
Usul ve Yargılama
Yargıtay
Adli yargıda son inceleme merciidir; kararları hukuka uygunluk yönünden denetler. Daireler ve Hukuk-Ceza Genel Kurulları biçiminde çalışır. İçtihadı birleştirme kararları benzer uyuşmazlıklarda bağlayıcıdır.
İlgili mevzuat: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu, m. 1, 15–16 ve 45 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 154
Aile ve Kişiler Hukuku
Yasal Danışman
Kısıtlanması için yeterli neden bulunmayan ancak korunması gereken ergin kişiye, belirli işlemlerde görüşü alınmak üzere atanan kişidir. Yetkiler kanun ve atama kararının kapsamıyla sınırlıdır. Vasi atanmasıyla aynı hukuki sonuçları doğurmaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 429
Miras ve Eşya Hukuku
Yasal Mirasçı
Mirasçılık sıfatını mirasbırakanın iradesinden değil kanundan alan kişidir. Altsoy, ana baba ve ilgili zümreler, sağ kalan eş ve kanunun öngördüğü diğer kişiler belirli sıraya göre değerlendirilir. Her akraba aynı anda veya eşit payla mirasçı olmaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 495–501
Ceza ve İnfaz
Yaş Küçüklüğü
Yaş küçüklüğü, failin fiili işlediği sıradaki yaşına göre ceza sorumluluğunun kalkması veya azalmasıdır. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur, haklarında yalnız çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir; on iki–on beş yaş arasında algılama ve yönlendirme yeteneği yoksa sorumluluk kalkar, varsa ceza indirilir. On beş–on sekiz yaş arasında indirim bu yetenek aranmaksızın ve daha düşük oranda yapılır. 7593 sayılı Kanunla eklenen dördüncü fıkraya göre kasten öldürme ve bazı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, somut olayın özelliklerine göre bu indirim uygulanmayabilir ya da on iki–on beş yaş grubuna daha az indirimli hüküm uygulanabilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 31
İş ve Sosyal Güvenlik
Yaşlılık Aylığı
Uzun vadeli sigorta sisteminde kişiye kendi sigortalılığı üzerinden kanuni koşullarla bağlanan aylıktır. Sigortalılık başlangıcı, tabi olunan statü, prim ve varsa yaş koşulları ile geçiş hükümleri birlikte değerlendirilir; herkes için tek bir emeklilik şartı yoktur.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 28–30 ve geçici m. 1–2
Usul ve Yargılama
Yazılı Yargılama Usulü
Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde uygulanan genel yargılama usulüdür. Dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap olmak üzere dört dilekçe aşaması bulunur. Ön inceleme ve tahkikat aşamaları ayrıca düzenlenmiştir.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 118–186
Miras ve Eşya Hukuku
Yedek Mirasçı
Mirasbırakanın, atadığı mirasçının kendisinden önce ölmesi veya mirası reddetmesi hâlinde onun yerine geçmek üzere belirlediği kişidir. Bir veya birden çok yedek mirasçı atanabilir; aynı kural belirli mal bırakmada da uygulanır. Yedek mirasçı, artmirasçıdan farklı olarak ilk mirasçıdan sonra değil onun yerine mirası kazanır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 520
İcra ve İflas
Yediemin
Haczedilen veya el konulan malın korunmasıyla görevlendirilen kişi ya da kuruluştur. Yediemin, malı özenle saklamakla yükümlüdür ve malı elinde bulundurma sıfatını kötüye kullanması ceza sorumluluğu doğurabilir. Yediemin ücreti ve depo giderleri takip masraflarındandır.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 88 · 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 289
Usul ve Yargılama
Yemin Delili
Yemin delili, davanın çözümü için önemli, çekişmeli ve kişinin kendisinden kaynaklanan (bilgisi dâhilindeki) bir vakıanın, bir tarafın teklifi üzerine diğer tarafın mahkeme huzurunda edeceği yeminle ispatıdır. Tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, geçerliliği için iki tarafın iradesinin yetmediği işlemler ve yemin edenin namus ve onurunu etkileyecek ya da onu ceza soruşturması veya kovuşturmasıyla karşı karşıya bırakacak vakıalar yemine konu olamaz. Teklif edilen taraf yemini eda eder ya da vakıa yalnız kendi şahsından kaynaklanmıyorsa iade eder; özürsüz gelmez, iade etmez veya kaçınırsa vakıayı ikrar etmiş, yemin kendisine iade edilen kaçınırsa vakıa ispat edilememiş sayılır.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 225–239
İş ve Sosyal Güvenlik
Yeni İş Arama İzni
Bildirim süreleri içinde işverenin, işçiye yeni bir iş bulması için iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermek zorunda olduğu izindir. İzin günde iki saatten az olamaz; işçi isterse izin saatlerini, işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatmak ve işverene bildirmek koşuluyla toplu kullanabilir. İzin verilmez veya eksik kullandırılırsa o süreye ilişkin ücret ödenir; izin sırasında çalıştırılan işçiye ayrıca çalıştırıldığı sürenin ücreti yüzde yüz zamlı ödenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 27
Kira ve Borçlar Hukuku
Yeni Malikin Gereksinimi
Yeni malikin gereksinimi, kiralananı sonradan edinen kişinin, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu bulunması nedeniyle kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilmesidir. Yeni malik, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirirse davayı altı ay sonra açabilir; dilerse bu hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı davayla da kullanabilir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 351 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B
Kira ve Borçlar Hukuku
Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye
Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye, kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olup bu işler sırasında kullanımı imkânsız olduğunda kiraya verenin kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirmesidir. Dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemi ve bildirim süresine göre belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılmalı ve öncesinde arabulucuya başvurulmalıdır. Boşaltılan taşınmaz haklı sebep olmadıkça üç yıl eski hâliyle başkasına kiralanamaz; eski kiracının yeni durumdaki taşınmazı kiralamada öncelik hakkı vardır.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 350 ve 355 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B
Kira ve Borçlar Hukuku
Yeniden Kiralama Yasağı
Yeniden kiralama yasağı, konut ve çatılı işyeri kiralarında gereksinim veya yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan kiralananın, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamamasıdır. Gereksinim nedeniyle boşaltılan yer bu sürede yalnız eski kiracıya kiralanabilir; yeniden inşa ve imar hâlinde taşınmaz eski hâliyle başkasına kiralanamaz ve eski kiracının, yazılı bildirimden itibaren bir ay içinde kullanacağı, yeni durum ve bedelle kiralamada öncelik hakkı vardır. Aykırılık hâlinde kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 355
Kamu ve Vergi Hukuku
Yerindelik Denetimi Yasağı
İdari yargının, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunu denetleyip idarenin yerine geçerek tercih yapamaması ilkesidir. Mahkeme idari işlem niteliğinde karar veremez. Takdir yetkisinin bulunması ise bu yetkinin hukuki denetim dışında olduğu anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125
Aile ve Kişiler Hukuku
Yerleşim Yeri
Kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir adreste geçici olarak bulunmak, o adresi her durumda yerleşim yerine dönüştürmez. Çocuklar ve vesayet altındaki kişiler için kanuni yerleşim yeri kuralları ayrıca uygulanır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 19–22
Usul ve Yargılama
Yetki İtirazı
Yetki itirazı, davanın yer bakımından yetkili olmayan mahkemede açıldığının ileri sürülmesidir. Kesin yetki hâllerinde mahkeme yetkisini davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırır ve taraflar yetkisizliği her zaman ileri sürebilir. Kesin olmayan yetkide ise itiraz, ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmeli ve itiraz eden yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiğini bildirmelidir; aksi hâlde itiraz dikkate alınmaz. Süresinde ve usulüne uygun itiraz edilmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 19 ve 116–117
İcra ve İflas
Yetkili İcra Dairesi
Yetkili icra dairesi, bir takibin hangi yer icra dairesinde yapılabileceğini gösteren yetki kurallarıyla belirlenen dairedir. Para veya teminat borcu için takipte Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki kuralları kıyasen uygulanır ve takibe esas sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir; ancak ilamların icrası her icra dairesinden istenebilir, iflas yoluyla takipte ise kural olarak borçlunun muamele merkezindeki icra dairesi yetkilidir. Borçlu yetki itirazını esasa ilişkin itirazıyla birlikte yapar; icra mahkemesi önce yetki sorununu inceleyip kesin olarak karara bağlar.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 34, 50 ve 154
Usul ve Yargılama
Yetkili Mahkeme
Davaya hangi yerdeki mahkemenin bakabileceğini ifade eder. Genel yetki kuralı yanında uyuşmazlığa özgü seçenekler ve kesin yetki kuralları bulunabilir; görevli mahkemenin türü ile yetkili mahkemenin yeri ayrı sorulardır.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 5–19
Kira ve Borçlar Hukuku
Yetkisiz Temsil
Kişinin temsil yetkisi bulunmadan veya yetkisini aşarak başkası adına işlem yapmasıdır. İşlem, temsil olunanın onamasıyla onu bağlayabilir. Onama olmazsa karşı tarafın hakları ve yetkisiz temsilcinin sorumluluğu kanuni koşullara göre belirlenir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 46–48
İş ve Sosyal Güvenlik
Yıllık İzinde Çalışılmış Sayılan Süreler
Yıllık ücretli izne hak kazanmak için gereken bir yıllık hizmet süresinin hesabında, fiilen çalışılmasa da çalışılmış gibi sayılan sürelerdir. Kaza veya hastalık nedeniyle işe gidilemeyen günler (Kanunda öngörülen bekleme süresini aşan kısmı hariç), kadın işçinin doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadığı süreler, mazeret izinleri, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ve işverence verilen diğer izinler bu kapsamdadır. Analık izninin bitiminden sonra istek üzerine verilen altı aya kadar ücretsiz izin ise bu hesapta dikkate alınmaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 55 ve 74
İş ve Sosyal Güvenlik
Yıllık Ücretli İzin
4857 sayılı Kanun kapsamında, deneme süresi dâhil en az bir yıllık çalışma sonrasında doğan ve vazgeçilemeyen dinlenme hakkıdır. Genel asgari süreler kıdeme göre 14, 20 veya 26 gündür. Yaş ve yer altı çalışması için özel alt sınırlar vardır; süreler sözleşmeyle artırılabilir. Kullanılmayan hak edilmiş izin, sözleşme sona erince son ücret üzerinden alacağa dönüşür.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 53–59
Kira ve Borçlar Hukuku
Yokluk
Bir işlemin kurucu unsurlarının bulunmaması nedeniyle hiç doğmamış sayılmasıdır. Yok hükmündeki işlem, hiçbir sonuç doğurmaz ve herkes tarafından ileri sürülebilir. Kesin hükümsüzlükten farkı, işlemin hiç kurulmamış olmasıdır.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 1 ve 27
Aile ve Kişiler Hukuku
Yoksulluk Nafakası
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafın, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında isteyebildiği nafakadır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Kanun süresiz talebe imkân tanır; bu, nafakanın hiçbir koşulda değişmeyeceği veya sona ermeyeceği anlamına gelmez. Artırma, azaltma ve sona erme nedenleri ayrıca düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresi iptal edilmiştir; iptal hükmü 30/6/2027’de yürürlüğe girer.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 175–176
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu
Anonim şirkette kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olmalarıdır. Görevini kanuna uygun devreden, devralanın seçiminde makul özen göstermediği ispatlanmadıkça onun fiillerinden sorumlu olmaz; kimse kontrolü dışındaki aykırılıklardan sorumlu tutulamaz. Tazminat istemi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; fiil Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi suçsa bu süre uygulanır.
İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 553 ve 560
Miras ve Eşya Hukuku
Yönetim Planı
Yönetim planı, ana taşınmazın yönetim tarzını, kullanma amaç ve şeklini, yönetici ve denetçi ücretlerini ve yönetime ilişkin diğer hususları düzenleyen, sözleşme hükmündeki belgedir. Plan ve değişiklikleri bütün kat maliklerini, haleflerini, yönetici ve denetçileri bağlar; değişiklik tarihleri kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilir. Değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu gerekir. Toplu yapılarda (sitelerde) tek plan düzenlenir; 22/5/2026’dan itibaren bu planın değiştirilmesi, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin üçte ikisinin oyuna bağlıdır.
İlgili mevzuat: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 28 ve 70
Kamu ve Vergi Hukuku
Yürütmenin Durdurulması
Dava konusu idari işlemin uygulanmasının, yargılama sürerken mahkeme kararıyla geçici olarak durdurulmasıdır. Genel koşullar açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar tehlikesinin birlikte bulunmasıdır. Özel kanuni kurallar ve vergi davalarına ilişkin düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 27
Sayfa 1 / 1 · 1–40 / 40 terim
Önceki harf: V · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: Z
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar