V Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Terim listesine geç (40 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
V Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Sayfa 1 / 1 · 1–40 / 40 terim
V
Aile ve Kişiler Hukuku
Vakıf
Gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemesiyle oluşan, tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Bir malvarlığının bütünü ya da gelir getiren veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir. Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı ya da belli bir ırk veya cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 101
İş ve Sosyal Güvenlik
Vardiyalı Çalışma
İşin kesintisiz sürdürülmesi için işçilerin birbirini izleyen postalar hâlinde sırayla çalıştırılmasıdır. Gece ve gündüz işletilen işlerde bir çalışma haftası gece çalışan işçiler sonraki çalışma haftasında gündüz postasına alınır; iki haftalık nöbetleşme de uygulanabilir. Postası değiştirilen işçi kesintisiz en az on bir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz ve gece çalışması kural olarak yedi buçuk saati geçemez.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 69 ve 76
Aile ve Kişiler Hukuku
Vasi
Vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini koruyan ve onu hukuki işlemlerde temsil eden kişidir. Görevini vesayet makamının denetimi altında yürütür. Kanunda sayılan önemli işlemler için ayrıca izin gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 403, 448–456 ve 462–463
Miras ve Eşya Hukuku
Vasiyet Ehliyeti
Kişinin ölüme bağlı tasarruf yapabilme yeteneğidir. Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş bulunmak yeterlidir. Miras sözleşmesi yapabilmek için ise ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak ile kısıtlı bulunmamak gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 502–503
Miras ve Eşya Hukuku
Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi
Mirasbırakanın vasiyetnamesinde, son arzularını uygulaması için görevlendirdiği kişidir. Terekeyi yönetme ve ilgili işlemleri yürütme yetkisi, kanun ve tasarrufun belirlediği kapsamla sınırlıdır. Görevli, sulh hâkiminin denetimine tabidir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 550–556
Miras ve Eşya Hukuku
Vasiyetname
Kişinin ölümünden sonra sonuç doğurmak üzere yaptığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Resmî, el yazılı ve olağanüstü koşullarda sözlü şekilleri vardır. Her şeklin koşulları farklıdır; sıradan bir mesaj veya imzasız metin otomatik olarak geçerli vasiyetname sayılmaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 502 ve 531–541
Miras ve Eşya Hukuku
Vasiyetnamenin Açılması
Vasiyetnamenin açılması, mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden itibaren bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılıp ilgililere okunmasıdır. Vasiyetnameyi düzenleyen veya saklayan görevli ile onu saklayan, bulan ya da başka surette ele geçiren herkes, ölümü öğrenir öğrenmez vasiyetnameyi sulh hâkimine teslim etmekle yükümlüdür. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer açılışa çağrılır; hak sahiplerine vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımları tebliğ edilir. Açılma, vasiyetnamenin geçerliliği hakkında karar niteliği taşımaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 595–597
Kira ve Borçlar Hukuku
Vekâlet Sözleşmesi
Vekilin, vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Sadakat, özen, talimata uyma ve hesap verme yükümlülükleri bulunur. Sözleşme tek başına her türlü temsil yetkisini veya istenen sonucun kesin gerçekleşmesini sağlamaz.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 502–506 ve 508
Usul ve Yargılama
Vekâlet Ücreti
Vekâlet ücreti (avukatlık ücreti), avukatın hukuki yardımının karşılığı olan para veya değerdir. Avukat ile iş sahibi ücreti serbestçe kararlaştırabilir; ancak ücret avukatlık asgari ücret tarifesinin altında olamaz, dava değerinin yüzdesi olarak belirlenirse yüzde yirmi beşi aşamaz. Bundan ayrı olarak dava sonunda tarifeye göre karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
İlgili mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m. 163–164 ve 168–169
Usul ve Yargılama
Vekâletname
Bir kişinin başka birine kendisini temsil etme yetkisi verdiğini gösteren belgedir. Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde noterce onaylanan ya da düzenlenen vekâletnamenin aslını veya kendisince onaylanmış örneğini dosyaya sunmak zorundadır; kamu kurum ve kuruluşlarının avukatları için yetkili amirlerince verilen temsil belgeleri yeterlidir. Sulh, feragat, kabul ve ibra gibi bazı işlemler için vekâletnamede özel yetki bulunması gerekir.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 74 ve 76
Kira ve Borçlar Hukuku
Vekâletsiz İş Görme
Vekâletsiz iş görme, bir kimsenin vekâleti olmaksızın başkasının hesabına iş görmesidir; iş gören, işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlü olup her türlü ihmalinden sorumludur. İş sahibinin menfaatine yapılmışsa iş sahibi, zorunlu ve yararlı masrafları faiziyle ödemek, iş görenin üstlendiği borçları ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Hukuka ve ahlaka aykırı olmayan bir yasağa rağmen iş görülmüşse iş gören beklenmedik hâlden de sorumlu olur; iş, iş görenin menfaatine yapılmışsa iş sahibi elde edilen faydaları isteyebilir, masrafları ise yalnız zenginleştiği ölçüde öder.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 526–531
Usul ve Yargılama
Vekâletten İstifa
Vekâletten istifa, vekilin üstlendiği vekâlet görevini tek taraflı olarak sona erdirmesidir. İstifanın mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm doğurması için dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerekiyorsa tebligat giderinin peşin ödenmesi gerekir. HMK’ya göre istifa eden vekilin görevi istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta, Avukatlık Kanunu’na göre avukatın görevi durumun müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün devam eder; uygun olmayan zamanda istifa eden, müvekkilin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 81–82 · 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m. 41 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 512
Aile ve Kişiler Hukuku
Velayet
Çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusunda anne ve babanın hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Esas olarak ergin olmayan çocuklara ilişkindir; kanunda kısıtlanan ergin çocuklar için de özel düzenleme vardır. Boşanma ve ayrılıkta velayetin düzenlenmesinde çocuğun yararı esas alınır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182 ve 335–346
Aile ve Kişiler Hukuku
Velayetin Değiştirilmesi
Boşanma veya ayrılık kararıyla yapılan velayet düzenlemesinin, sonradan ortaya çıkan olgular nedeniyle değiştirilmesidir. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim re’sen veya ana ya da babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Velayet kendisine bırakılan taraf kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; velayetin kaldırılmasından farklı olarak velayet diğer ebeveyne verilebilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182, 183 ve 324
Aile ve Kişiler Hukuku
Velayetin Kaldırılması
Çocuğu koruyan diğer önlemler yetersiz kaldığında veya yetersiz kalacağı anlaşıldığında, kanuni sebeplerle velayetin sona erdirilmesidir. Anne veya babanın görevlerini gereği gibi yerine getirememesi ya da ağır biçimde savsaklaması önem taşır. Boşanmada velayetin hangi eş tarafından kullanılacağının belirlenmesiyle aynı karar değildir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 346–351
Kamu ve Vergi Hukuku
Veraset ve İntikal Vergisi
Malların veraset yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız olarak bir kişiden diğerine geçmesinden alınan vergidir. Mirasta altsoy ve eşten her birine düşen payın kanunda belirlenen ve her yıl güncellenen kısmı, karşılıksız intikallerin ise daha düşük bir tutarı vergiden istisnadır; ev eşyası ve murise ait kişisel eşya da istisnalar arasındadır. Vergi artan oranlı tarifeye göre hesaplanır ve veraset yoluyla intikallerde oranlar karşılıksız intikallere göre daha düşüktür.
İlgili mevzuat: 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, m. 1, 4 ve 16
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
VERBİS
VERBİS (Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi), Kişisel Verileri Koruma Kurulunun gözetiminde Başkanlıkça kamuya açık olarak tutulan Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirimlerin yapıldığı sistemdir. Kişisel veri işleyen gerçek ve tüzel kişiler veri işlemeye başlamadan önce sicile kaydolmak zorundadır; Kurul objektif kriterlere göre bu yükümlülüğe istisna getirebilir, Kanun da suç soruşturması veya kamu kurumlarının denetleme ve düzenleme görevleri gibi bazı hâllerde sicil yükümlülüğünü uygulamaz. Kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırılık idari para cezası gerektirir.
İlgili mevzuat: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 16, 18 ve 28
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Cezalarında İndirim
Vergi cezalarında indirim, ikmalen, resen veya idarece tarh edilen vergi ya da kesilen cezalar için ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi dairesine başvurup vergiyi ve cezanın kalan yarısını vadesinde veya teminat göstererek vadeden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildiren mükellef veya vergi sorumlusunun vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısının indirilmesidir. Kanunda belirlenen tutarı aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirim oranı yüzde elli artırımlı uygulanır. Bildirilen tutarlar süresinde ödenmez veya dava konusu yapılırsa indirimden yararlanılamaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 376 ve ek m. 1
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Hatası
Hesapta veya vergilendirmede kanunda tanımlanan yanlışlıklar nedeniyle fazla ya da eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Matrah hesabı, mükellefin şahsı ya da mükerrer vergilendirme gibi farklı görünümleri vardır. Her hukuki yorum uyuşmazlığı bu kapsamda düzeltilebilir hata sayılmaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 116–118
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi İncelemesi
Vergi incelemesi, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla yapılan denetimdir. İnceleme; vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları ve vergi dairesi müdürleri gibi kanunda yetkili kılınan görevlilerce, esas itibarıyla dairede ve tarh zamanaşımı süresinin sonuna kadar yapılabilir; tam incelemenin bir yıl, sınırlı incelemenin altı ay, katma değer vergisi iade incelemelerinin üç ay içinde bitirilmesi esastır. İnceleme sırasında gerekli görülen hâllerde olaylar ve hesap durumları tutanakla tespit edilebilir; inceleme bitince bunu gösteren bir belge nezdinde inceleme yapılana verilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 134–141
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Kaçakçılığı
Vergi kanunlarına göre tutulan defter, kayıt ve belgelerde hile yapılması, bunların gizlenmesi veya yok edilmesi ya da sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesi ve kullanılması gibi hapis cezası gerektiren fiillerdir. Defter ve kayıtlarda hesap hileleri yapmak veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek ya da kullanmak on sekiz aydan beş yıla; sahte belge düzenlemek veya kullanmak ya da defter ve belgeleri yok etmek üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Gerçek bir işleme dayanmayan belge sahte, gerçek bir işlemi mahiyet veya miktar bakımından gerçeğe aykırı yansıtan belge ise muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 359
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Mahkemesi
Vergi mahkemesi, genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler, bunların zam ve cezaları ve tarifelerle ilgili davaları çözümleyen ilk derece idari yargı merciidir. Bu konulardaki alacakların 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsiline ilişkin davalar ile diğer kanunlarla verilen işler de görevine girer. Kararlarına karşı kanunda öngörülen hâllerde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir.
İlgili mevzuat: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 6 · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 45
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Mahremiyeti
Vergi işleriyle uğraşan memurların, vergi yargısında görevli olanların, vergi komisyonlarına katılanların ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin, görevleri nedeniyle öğrendikleri mükellefe ait sırları açıklayamaması ve kendileri veya başkaları yararına kullanamamasıdır. Yasak, bu kişiler görevden ayrılsalar da devam eder. Kamu görevlilerince yürütülen soruşturmalar için gerekli bilgilerin verilmesi gibi kanunda sayılan hâller mahremiyetin ihlali sayılmaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 5
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Mükellefi
Vergi kanunları uyarınca kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Mükellefin kim olduğu verginin türüne ve vergiyi doğuran olaya göre belirlenir. Başka bir kişiyle yapılan özel sözleşme, kanunun kabul ettiği hâller dışında vergi dairesini bağlamaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 8
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Sorumlusu
Vergi sorumlusu, vergi borcunun asıl sahibi olan mükellef dışında, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap tutulan kişidir. Tipik örneği, yaptıkları ödemelerden vergi kesmek zorunda olanlardır; bunlar verginin tam olarak kesilip ödenmesinden sorumludur ve ödedikleri vergi için asıl mükellefe rücu edebilir. Sorumluluğun kapsamı ilgili vergi kanunlarından doğar; kanunun kabul ettiği hâller dışında vergi sorumluluğuna ilişkin özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 8 ve 11
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Ziyaı
Vergi ziyaı, mükellef veya vergi sorumlusunun vergilendirmeyle ilgili ödevlerini zamanında ya da tam yerine getirmemesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Şahsi, medeni hâl veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlarla ya da başka yollarla verginin eksik tahakkukuna veya haksız yere iadesine yol açmak da vergi ziyaı sayılır. Verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması ya da haksız iadenin geri alınması, ceza uygulanmasına engel değildir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 341 ve 344
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Ziyaı Cezası
Vergi ziyaı cezası, mükellef veya sorumlunun vergilendirme ödevlerini zamanında ya da tam yerine getirmemesi yüzünden vergi geç veya eksik tahakkuk ettirildiğinde ya da haksız yere iade edildiğinde kesilen cezadır. Ceza kural olarak ziyaa uğratılan verginin bir katıdır; kaçakçılık fiillerinde üç kat uygulanır, vergi incelemesine başlanmadan veya takdire sevk edilmeden süresinden sonra verilen beyannamelerde ise yüzde elli oranında kesilir. 7524 sayılı Kanunla, mükellefiyet tesis ettirmeden faaliyette bulunularak yol açılan vergi ziyaında ceza yüzde elli artırılır; pişmanlık şartları yerine getirilirse ceza kesilmez.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 341, 344 ve 371
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergide Mücbir Sebep
Vergide mücbir sebep, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olan ağır kaza, ağır hastalık, tutukluluk, yangın, deprem ve su baskını gibi afetler, kişinin iradesi dışındaki zorunlu yokluk veya defter ve belgelerin sahibinin iradesi dışında elinden çıkması gibi hâllerdir. Mücbir sebep bilinir veya ispat edilirse ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez ve tarh zamanaşımı işlemeyen süre kadar uzar. Hazine ve Maliye Bakanlığınca bölge veya afetten etkilenenler itibarıyla ilan edilen mücbir sebep, vukuunun rastladığı ayı izleyen üçüncü ayın son günü sona erer; Bakanlık bu süreyi on sekizinci ayın sonunu geçmemek üzere uzatabilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 13 ve 15
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergide Usulsüzlük
Vergide usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine uyulmamasıdır. Beyannamenin süresinde verilmemesi veya defter tutulmaması gibi fiiller birinci ve ikinci derece usulsüzlük olarak kanuna bağlı cetvele göre, fatura ve benzeri belgelerin verilmemesi veya alınmaması gibi fiiller ise özel usulsüzlük olarak ayrıca cezalandırılır. Usulsüzlük cezası vergi ziyaı doğmasa da kesilir; tek bir fiille hem vergi ziyaı hem usulsüzlük oluşursa yalnız miktarca en ağır ceza kesilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 336 ve 351–353
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Kanuniliği
Verginin kanuniliği, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin ancak kanunla konulabileceği, değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği anayasal ilkedir. Anayasa, yalnız muaflık, istisna ve indirimler ile oranlara ilişkin hükümlerde, kanunun belirttiği alt ve üst sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebilmesine izin verir. Bu yetki, yeni bir mali yükümlülük koyma veya mevcut bir yükümlülüğü kaldırma yetkisini kapsamaz.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 73
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tahakkuku
Tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken aşamaya gelmesidir. Verginin türüne ve tarh usulüne göre bu aşamanın oluşması farklı kurallara bağlanabilir. Tahakkuk ile tahsil aynı işlem değildir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 22
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tahsili
Verginin kanuna uygun biçimde ödenmesidir. Vergi borcunun hesaplanması veya tahakkuk fişi düzenlenmesi tek başına tahsil anlamına gelmez. Bazı vergilerde kanun, tahakkuku tahsile bağlayan özel bir yapı öngörür.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 23–24
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tarhı
Vergi alacağının, kanuni matrah ve oranlar kullanılarak vergi dairesince miktar yönünden hesaplanıp belirlenmesidir. Beyan, ikmalen veya resen tarh gibi yolların koşulları farklıdır. Tarh, verginin fiilen ödendiği anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 20
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tebliği
Vergilendirmeye ilişkin hukuki sonuç doğuran hususların yetkili makamca mükellefe veya ceza sorumlusuna usulüne uygun bildirilmesidir. Bildirim yöntemi ve geçerli tebliğ tarihi başvuru sürelerini etkileyebilir. Genel tebligat kurallarıyla vergiye özgü kuralların kapsamı ayrı değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 21
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülükler
Veri sorumlusunun; kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve bunlara hukuka aykırı erişilmesini önlemek ile muhafazalarını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik teknik ve idari tedbirleri almasıdır. Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapar veya yaptırır. İşlenen verilerin kanuni olmayan yollarla başkalarınca elde edilmesi hâlinde durum ilgili kişiye ve Kurula bildirilir.
İlgili mevzuat: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 12
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Veri İşleyen
Veri işleyen, veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel veri işleyen gerçek veya tüzel kişidir. Güvenlik tedbirlerinin alınmasından veri sorumlusu veri işleyenle birlikte müştereken sorumludur; veri işleyen de öğrendiği kişisel verileri Kanuna aykırı olarak açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamaz, bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da sürer. 7499 sayılı Kanunla veri işleyen, yurt dışına aktarımda kullanılan standart sözleşmeyi Kuruma bildirmekle yükümlü tutulmuş ve bu yükümlülüğe aykırılık idari para cezasına bağlanmıştır.
İlgili mevzuat: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 3, 9, 12 ve 18
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Veri Sorumlusu
Veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu gerçek veya tüzel kişidir. İlgili kişiyi aydınlatma, veri güvenliğini sağlama, ilgili kişinin başvurularını sonuçlandırma ve istisnalar dışında Veri Sorumluları Siciline kaydolma yükümlülükleri veri sorumlusuna aittir. Veriler kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlendiğinde de güvenlik tedbirlerinin alınmasından bu kişiyle birlikte müştereken sorumludur.
İlgili mevzuat: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 3, 10, 12, 13 ve 16
Aile ve Kişiler Hukuku
Vesayet
Vesayet, velayet altında bulunmayan küçükler ile kanunda sayılan sebeplerle kısıtlanan erginlerin kişilik ve malvarlığı menfaatlerinin korunması için öngörülen hukuki koruma düzenidir. Vesayet altına alınan kişiye vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince bir vasi atanır; vasi bu kişinin menfaatlerini korur ve hukuki işlemlerde onu temsil eder. Vasi, vesayet dairelerinin denetimi altındadır; kanunda sayılan önemli işlemler için vesayet makamının, bir kısmında ayrıca denetim makamının izni gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 396–408, 413 ve 461–464
Aile ve Kişiler Hukuku
Vesayet Makamı
Kamu vesayetini yürüten vesayet dairelerinden biridir. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Vasinin atanması, vesayet işlerinin gözetimi ve kanunda sayılan önemli işlemlere izin verilmesi bu makamların görevleri arasındadır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 397, 413, 461–464
Aile ve Kişiler Hukuku
Vesayet Makamının İzni
Vasinin, vesayet altındaki kişi adına yapacağı bazı önemli işlemler için sulh hukuk mahkemesinden alması gereken izindir. Taşınmazların alımı, satımı ve rehnedilmesi, ödünç verme veya alma, kambiyo taahhüdü altına girme, dava açma ve sulh olma ile mirasın paylaştırılması bu işlemlere örnektir. Evlat edinme, mirasın kabulü veya reddi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi işlemlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesinin de izni gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 397 ve 462–463
Sayfa 1 / 1 · 1–40 / 40 terim
Önceki harf: Ü · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: Y
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar