Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Tahliye Taahhüdü
Yargıtay 12. HD Onama Kira Hukuku
Aile Konutu Tespiti Bulunmayan ve Takipte Taraf Olmayan Eşin Tahliye Şikâyeti Reddedildi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/6714 · K. 2025/7775 · T. 02.12.2025
Karar Özeti
Karşı oy yazısında aktarıldığına göre, kiracı eşin tek başına verdiği tahliye taahhüdüne dayalı ilamsız tahliye takibinde kiracı olmayan eşe taşınmazı boşaltması için süre verilmiştir. Bu eş, taşınmazın aile konutu olduğunu ve taahhüde rızası bulunmadığını ileri sürerek tahliyenin iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi aktif husumet yokluğundan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de takipte taraf olmadığı ile aile konutu şerhi ve aile mahkemesi tespiti bulunmadığı gerekçesiyle istinafı reddetmiştir. Yargıtay kararı bu gerekçelere atıfla oy çokluğuyla onamış; karşı oyda rıza olmadan verilen taahhüdün geçersiz olduğu ve eşin şikâyette hukuki yararı bulunduğu belirtilmiştir.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Daire çoğunluğu, takipte ve kira sözleşmesinde taraf olmayan, aile konutu şerhi veya aile mahkemesi tespiti bulunmayan eşin tahliye işleminin iptali istemini reddeden istinaf kararını gerekçesine atıfla onamıştır.
Soru: Takipte taraf olmayan eş, eşinin tahliye taahhüdüne dayalı tahliyeye aile konutu gerekçesiyle itiraz edebilir mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı oy çokluğuyla onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire12. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/6714
- Karar No2025/7775
- Karar Tarihi02.12.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının”
“şikayetçinin icra takibinde taraf olmadığı, kira sözleşmesinde eşinin taraf olduğu, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı, taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine ilişkin aile mahkemesinden karar alınmadığı”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 02.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı;
İİK'nın 276. Maddesi "Tahliyesi istenilen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremez ise derhal tahliye olunur.
Borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruu, karı ve kocası ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer şahıslar, bu madde hükmünün tatbikinde üçüncü şahıs sayılmazlar" hükümlerini öngörmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Aile Konutu" başlıklı 194/1 maddesinde; Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz, hükmü yer almaktadır.
Aile konutu eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alandır. Bu nedenle bu denli önemli bir mal varlığıyla ilgili olarak eşlerin tek başlarına işlem yapması diğer eşin önemli
yararlarını etkileyebilir. Bunun sonucu olarak madde, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesinin
feshini, bu konutun başkalarına devrini, konut üzerindeki hakları ve buna benzer diğer hukuki işlemlerle tamamen ya da kısmen sınırlamasını diğer eşin rızasına bağlanmıştır. Maddede aile konutunu eşlerden birinin kiralaması halinde diğer eşin bir bildirimle sözleşmenin taraf haline gelmesi öngörülmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Aile Konutu başlıklı 349. maddesi Türk Medeni Kanunu'n 194. maddesi ile uyumlu olarak kaleme alınmıştır.
TBK'nın 349 maddesinin birinci fıkrası TMK 194/1 de olduğu gibi "Aile Konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez" hükmü düzenlenmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında "Kiracı olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması halinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır." ifadesine yer verilmiştir. Böylece evlilik birliğinin korunması amacıyla eşlerde birinin kiracı sıfatıyla tek başına hareket ederek diğer eşin açık rızası olmaksızın sözleşmeyi sona erdirmesi önlenmek istenmiştir.
TMK 194/1 fıkrası ile TBK'nın 349/son fıkrasında geçen "fesih"sözcüğünü "yazılı tahliye taahhütnamesinde bulunmayı" da kapsayacak şekilde geniş anlamak gerekir.(Kılıçoğlu, Ahmet; Medeni Kanunu'nun Aile-Miras-Eşya Hukukuna Getirdiği Yenilikler, Ankara 2004 s-49; Keleş, Şanver; Kiralanan Taşınmazların İlamsız Tahliyesi, Ankara 2009 s. 577)
Çünkü kiracı yazılı tahliye taahhütnamesinde bulunmakla, belirli bir tarihte aile konutunu boşaltmayı (tahliye etmeyi) kabul etmektedir ki bu durum da fesih ile aynı sonucu doğurmaktadır. Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere aile konutu ile ilgili olarak kiracı olmayan eşin açık rızası olmadığı sürece kiracı eşin verdiği tahliye taahhüdü geçersizdir. Bunun sonucu olarak kiraya veren kiracı olmayan eşin aile konutundan tahliyesini talep edemez.(Kılıçoğlu age s. 50; Şıpka Şükran, Aile konutu ve Diğer Eşin Rızasına Bağlı İşlemler ( 12.BD.S.3.Y.68 Temmiz 2003 s.47)
Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesi ile TBK'nın 349. maddesi İİK'nın 276/son fıkrasındaki "borçlunun karısı veya kocasının üçüncü kişi sayılamayacağı" varsayımını kaldırmıştır. Kiracı olmayan eş kanunda yazılı şartlar gerçekleştiğinde üçüncü kişi olarak değerlendirilmelidir. Böylece kiracı olmayan eş kiracı olan eşin kötü niyetli tasarruflarından korunacak ve TMK'nın 194 ve TBK'nın 349. maddesi uygulama alanı bulacaktır.
Buna göre tahliye taahüdüne dayalı tahliye takibinin icrasında taşınmazda bulunan eş taşınmazın aile konutu olduğunu iddia ettiğinde icra müdürü İİK'nın 276 maddesinde yazılı usulü uygulamak zorundadır.(Keleş, age S.579) İcra müdürünün İİK'nın 276/son fıkrası uyarınca kiracı olmayan eşin borçluya tebaan oturduğu, üçüncü kişi sayılmayacağı gerekçesi ile tahliyenin icrası için kiracı olmayan eşe süre vermesi işlemi hukuka aykırıdır.
İcra Müdürünün tahliyesi istenen taşınmazın aile konutu olduğu iddiası ile karşılaşır ise tahliyeyi tehir ile üç gün içinde İİK'nın 276/2 fıkrasına göre keyfiyeti icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Aksi halde kiracı olmayan eş tahliyenin icrası işlemini şikayet konusu yapabilir. Çünkü tahliye taahhüdüne dayalı takipte bu taahhüdün verilmesine diğer eşin açık rızası bulunmadığı için geçersizdir. Geçersiz tahliye taahhüdüne dayalı takip de geçersiz olacaktır. Bu halde taşınmazların ilamının icra yolu ile takipte taraf olmasa dahi, icra müdürünün tahliyenin icrası işlemini iptal ettirmekte hukuki yararı bulunmaktadır.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarında "şikayetçinin bu yerin "Aile Konutu" olduğunun tespitine yönelik olarak açılmış bir davanın ve aile mahkemesince yapılmış bir belirlemenin bulunup bulunmadığı araştırılması sonucuna göre gerektiğinde şikayetçiye tahliyesi istenen taşınmazın aile konutu olduğunu ispata yönelik olarak aile mahkemesine dava açma yetkisi ve olanağı verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi" ilkesi benimsenmiştir.
HGK'nın 26.10.2005 T. 2005/12- 676 E., 2005/600 K.; HGK'nun 19.10.2005 T., 2005/12-652 E., 2005/583 K. 12 HD. 2.12.2008 T., 2008/18256 E, 2008/21472 K; 12... .06.2006 T.; 2006/11068 E., 2006/13978 K.; 12 HD. 16.05.2006 T. 2006/7966 E., 2006/11221 K; 12... .03.2014 T. 2014/3776 E, 2014/7329 K; 12 HD. 26.02.2014 T. 2014/2701 E, 2014/5362 K; 12... .06.2014 T. 2014/14427 E. 2014/16966 K; 12 HD. 11.06.2014 T. 2014/14428 E., 2014/16965 K.)
Somut olayda şikayetçi ...'ün eşi ... aleyhinde tek başına vermiş olduğu tahliye taahhütnamesine dayalı olarak alacaklı ... tarafından ilamsız icra yoluyla tahliyesi için takip başlatıldığı, kiracı ...'e örnek 14 tahliye emrinin gönderildiği, icra takibinin kesinleştirilerek 28.08.2013 tarihinde kiralanan taşınmaza tahliye için gidildiği, şikayetçi kiracı olmayan eşe taşınmazı tahliye etmesi için iki haftalık süre verildiği aksi halde cebren tahliye edileceğinin bildirildiği, şikayetçinin ise mahkemeye başvurarak taşınmazın aile konutu olduğu, tahliye taahhütnamesine rızasının olmadığını, eş rızası olmadan verilen tahliye taahhüdünün geçersiz olduğu bu taahhüde dayalı olarak yapılan icra takibinin de hukuka aykırı olduğu taşınmazda eşi, okul çağındaki çocuğu ile birlikte ikamet ettiği, okul açılım zamanında taşınmazın tahliye etmesinin kendini maddi ve manevi açıdan zor duruma düşüreceğini ileri sürerek tahliyenin iptaline karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece
Mahkemesince şikayetçinin takipte taraf olmadığı için "davanın aktif hümmet yokluğundan" reddine karar verdiği, kararın şikayetçi vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçinin icra takibinde taraf olmadığı, kira sözleşmesinde eşinin taraf olduğu, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı, taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine ilişkin aile mahkemesinden karar alınmadığı gerekçesi ile istinaf istemin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi vekilince temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere TMK 194/1 TBK 349/ son fıkraları uyarınca aile konutu ile ilgili olarak kiracı olmayan eşin rızası alınmadan kiracı olan eş tarafından verilen tahliye taahhüdü geçersiz olup buna dayalı olarak taşınmazların ilamsız icra yoluyla yapılan icra takibi de kiracı olmayan eş yönünden sonuç doğurmaz. Kiracı olmayı eş İİK'nın 276 maddesi uyarınca üçüncü kişi konumunda olup takipte takipte taraf olmasa bile tahliyenin icrası işlemini iptali için icra mahkemesine başvurmakta hükuki yararları bulunmaktadır.
Yukarıda yerleşik Yargıtay kararları uyarınca mahkemece tahliyesi istenen taşınmazın aile konutu olduğu iddiası üzerinde durulmalı, şikayetçinin bu yeri "aile konutu" olduğunun tespitine yönelik olarak açılmış bir davanın ve aile mahkemesince yapılmış bir belirlemenin bulunup bulunmadığı araştırılmalı; sonucuna göre gerektiğinde şikayetçiye tahliyesi istenen taşınmazın aile konutu olduğunun ispatına yönelik olarak aile mahkemesine dava açma yetkisini ve olanak verilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne katılamıyorum.02.12.2025
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 20.10.2025
Aile Konutu Bildirimi, Kiracı Eşin Önceden Verdiği Tahliye Taahhüdünü Geçersiz Kılmaz
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3374 · K. 2025/4997
Kiracı olmayan eşin TMK 194 uyarınca sonradan yaptığı aile konutu bildirimi, kiracı eşin bu bildirimden önce verdiği yazılı tahliye taahhüdünün geçerliliğini etkilemez.
Uyuşmazlık Giderildi Tahliye Taahhüdü
Hukuk Genel Kurulu 28.09.2021
Tahliye Taahhüdünün Sözleşmeden Önce Boş İmzalatıldığını Kiracı İspat Etmelidir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/975 · K. 2021/1108
Tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinden önce boş olarak imzalatıldığını ve tarihlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri süren kiracı, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Direnme Kararının Bozulması Tahliye Taahhüdü
Hukuk Genel Kurulu 27.03.2015
Tahliye Sırasında Taşınmazda Çıkan Üçüncü Kişi: Haklı İşgal Duruşmada İncelenmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2014/1422 · K. 2015/1107
Kiralananda bulunan üçüncü kişi işgalde haklı olduğunu resmî vesikayla gösterirse tahliye durdurulur; somut olayda intifa hakkının terkin edildiği iddiası duruşmada tapu kayıtlarıyla incelenmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Tahliye Taahhüdü
Yargıtay 3. HD 18.11.2025
Teslimden Önce Alınan Tahliye Taahhüdüne Dayanılarak Teminat Mektubu Nakde Çevrilemez
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/2741 · K. 2025/5408
Kiralanan teslim edilmeden kira sözleşmesiyle birlikte verilen yazılı tahliye taahhüdü geçersizdir; bu taahhüde uyulmamasına sözleşmede bağlanan sonuçlar da hüküm ifade etmez.
Onama Tahliye Taahhüdü
Tahliye Taahhüdü konusundaki 14 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Tahliye Taahhütnamesinin Geçerlilik Şartları
- Tahliye Taahhüdü ile İhtiyaç Tahliyesi Farkı
- Kira Hukuku Rehberi
- Kira Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.