top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Kıdem Tazminatı

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

İhale Makamı Olduğunu Savunan Asıl İşveren Kıdem Farkından Sorumlu Tutuldu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5403 · K. 2026/4871 · T. 21.05.2026

Karar Özeti

Davalıyla hizmet alım sözleşmesi yapan değişen alt işverenler nezdinde temizlik görevlisi ve garson olarak çalışan davacı, iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle sona erdiği hâlde kıdem tazminatının tam ödenmediğini ileri sürmüş; davalı ise ihale makamı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de davalının alt işverenlerle birlikte işçinin alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, temyiz itirazlarını bozmayı gerektirecek nitelikte görmeyerek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan bölge adliye mahkemesi kararına göre, hizmet alım sözleşmesi yapan davalı, alt işverenlerle birlikte işçinin alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Soru: Taşeron işçisinin kıdem tazminatından asıl işveren de sorumlu mu?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davalının, davacının çalıştığı alt işverenlerle birlikte davacının alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2026/27 E., 2026/346 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/217 E., 2025/398 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.01.2002-28.02.2024 tarihleri arasında davalı bünyesinde farklı alt işveren şirketlerde temizlik görevlisi ve garson sıfatları ile aralıksız çalıştığını, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini ancak kıdem tazminatının tam olarak ödenmediğini ileri sürerek bakiye kıdem tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ihale makamı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirket yanında alt işverenler bünyesinde 22... ay 5 gün çalıştığı, iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle feshedildiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen kıdem tazminatı alacağının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 24.01.2002-28.02.2024 tarihleri arasında davalı ile hizmet alım sözleşmesi yapan alt işverenler işçisi olarak çalıştığı, davalının, davacının çalıştığı alt işverenlerle birlikte davacının alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ödenmeyen fark kıdem tazminatına hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davanın husumetten reddi gerektiğini,

2. Davacının alacağından davalının sorumlu olmadığını,

3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı tespitlerle düzenlendiğini,

4. Davacıya ihbar olunan Şirketler tarafından kıdem tazminatı ödenip ödenmediği hususunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalının talep edilen fark kıdem tazminatından sorumlu olup olmadığına ve tazminatın hesabına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Kıdem Tazminatı konusundaki 20 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page