top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Anlaşmalı Boşanma ve Protokol

Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Boşanma Protokolündeki İntifa İçin Malik Çocuklar Davaya Katılmadan Hüküm Kurulamadı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/2383 · K. 2026/5587 · T. 14.05.2026

Karar Özeti

Boşanma protokolü, taşınmazın kuru mülkiyetinin çocuklara devrini ve anne lehine sekiz yıllık intifa hakkı kurulmasını öngörüyordu. Baba taşınmazı çocuklar adına tescil ettirmiş ancak intifa kurulmamıştı; anne açtığı davada kabul kararı aldı ve istinaf başvurusu esastan reddedildi. Yargıtay, intifa hakkı kurulması hükmün sonuçlarından doğrudan etkilenecek çocukları da ilgilendirdiğinden malik çocukların davada taraf olması gerektiğini, ergin çocuğun davaya dahil edilmesini ve küçük çocuk için menfaat çatışması nedeniyle kayyım atanmasını belirtti. Eksik taraf teşkilinin yanında protokoldeki sekiz yıllık süre sınırının gözetilmemesi de hatalı bulunarak ilk derece kararı bozuldu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

İntifa hakkı tesisi malik çocukları doğrudan etkilediğinden, ergin çocuğun davaya dahil edilmesi, küçük çocuk için kayyım atanması ve intifanın protokoldeki sekiz yılla sınırlanması gerektiği kabul edilmiştir.

Soru: Boşanma protokolüne göre intifa hakkı kurulması istenen davada malik çocukların da yer alması gerekir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı eksik taraf teşkili nedeniyle bozuldu.

Karar Künyesi

Kararın Önemli Bölümleri

“ilgili kişilerin davada taraf sıfatıyla yer almaları zorunludur”

“eksik taraf teşkili ile yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır”

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi 2026/2383 E. , 2026/5587 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1638 E., 2025/1628 K.

DAVA TÜRÜ: Boşanma Protokolünden Kaynaklanan İntifa Hakkının Tesisi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2022/399 E., 2023/309 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Taraflar arasında görülen boşanma protokolünden kaynaklanan intifa hakkı tesisi istemine ilişkin davada, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Boşanma dosyasının eki niteliğindeki protokol hükmünde; "...; anne ve çocukların aile konutu olarak İkamet ettikleri İ... ...İlçesi, ... (...) taşınmazın mülkiyetini; boşanma karannın kesinleşme tarihinden itibaren 8 yıl süre (bu süre en küçük çocuğun 18 yaşını tamamlaması tarihi esas alınarak belirlenmiştir) ile intifa hakkı anne ... adına tesis edilmek kaydıyla, boşanma karannın kesinleşme tarihinden itibaren 1 (bir) aylık süre içerisinde tapuya müracaat edilerek ve en geç boşanma kararının kesinleşmesinden İtibaren 3(üç) ay içinde kuru mülkiyetinin 1/2 sini ...'a, kuru mülkiyetinin 1/2 sini...'a tapuda devretmeyi/devredilmesini kabul beyan ve taahhüt etmektedir.." ibaresinin bulunduğu, tarafların protokolü imzaladıkları, mahkemece boşanma protokolünün davanın eki olarak sayıldığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydına göre davalının 20.09.2021 tarihinde dava konusu taşınmazı müşterek çocuklar adına tescil ettirdiği, ancak düzenlenen protokol maddesi uyarınca davacı lehine intifa hakkı kurulmadığı ve dosya kapsamından müşterek çocuklardan ...'ın ergin olduğu anlaşılmaktadır.

İntifa hakkı tesisi istemi, hükmün sonuçlarından doğrudan etkilenecek hak sahiplerinide ilgilendirdiğinden, ilgili kişilerin davada taraf sıfatıyla yer almaları zorunludur. Bu itibarla, ergin olan müşterek çocuklardan ...'ın davaya dahil edilmesi, küçük çocuk... yönünden ise menfaat çatışması da gözetilerek kayyım tayin edilerek davaya dahil edilmesi gerekirken, eksik taraf teşkili ile yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Kabule göre de; taraflar arasında düzenlenen boşanma protokolünde intifa hakkının süresiz olmadığı dikkate alınarak, protokolde kararlaştırıldığı şekılde 8 yıllık süre ile sınırlandırılması gerekirken bu hususun dikkate alınmaması da doğru görülmemiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

İntifa Süresi Neden Sekiz Yıl Olarak Değerlendirildi?

Yargıtay, protokolde intifa hakkının süresiz olmadığını ve sekiz yıl olarak kararlaştırıldığını dikkate alarak bu süre ile sınırlandırılması gerektiğini belirtti; yeni bir süre belirlemedi.

Benzer Kararlar

Anlaşmalı Boşanma ve Protokol Konusundaki 19 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page