top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları

Yargıtay 2. HD Kısmen Bozma Aile ve Boşanma Hukuku

Annenin Çocuğa Şiddet Uyguladığı İddiası Araştırılmadan Velayet Belirlenemez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9995 · K. 2026/5470 · T. 12.05.2026

Karar Özeti

Karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesi çocukların velayetini anneye vermiş, baba bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Baba, annenin çocuklardan birine yönelik şiddet ve hakareti iddiasıyla şikâyet ettiklerini, darp raporu alındığını belirterek 6284 sayılı Kanun uyarınca tedbir istemiş, ardından çocuğun savcılıkça kendisine teslim edildiğini bildirmiştir. Yargıtay, velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu, yargılamadaki gelişmelerin de gözetilmesi gerektiğini belirterek uzman heyetinden yeni rapor alınmadan ve idrak çağındaki çocukların görüşü yeniden tespit edilmeden karar verilmesini eksik inceleme sayarak velayet yönünden bozmuş, diğer yönlerden onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılama sırasındaki gelişmeler de gözetilmeli; somut olayda çocuğa şiddet iddiası araştırılmadan, yeni uzman raporu ve çocukların görüşü alınmadan velayet belirlenemez.

Soru: Boşanma davası sürerken annenin çocuğa şiddet uyguladığı iddia edilirse velayet yeniden incelenir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı velayet yönünden bozuldu, diğer yönlerden onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

  • Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi m. 3/1
  • Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 3
  • Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 6
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1

Kararın Önemli Bölümleri

“Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin dahi göz önünde bulundurulması gerekir.”

“Mahkemece velâyet konusunda yeniden psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan adli destek görevlisi heyetinden, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/758 E., 2025/839 K.

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2018/683 E., 2022/1590 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, velayet, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve erkek lehine tazminata hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Velâyetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveynin yaşadıkları yerde ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velâyeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekir.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince ortak çocuklar 2010 doğumlu...ve 2014 doğumlu ...ın velâyeti anneye verilmiştir. Dosya içerisine alınan 12.11.2021 tarihli sosyal inceleme raporunda, ortak çocukların velayetinin davacı anneye verilmesinin küçüklerin yüksek menfaatlerine daha uygun olacağı, ortak çocukların duygusal ve sosyal gelişiminde baba figürünün önemi ve gelişmesi açısından, ortak çocuklar ile baba arasında, mahkemenin takdir edeceği zaman dilimlerinde yatılı ve uzun süreli olabilecek şekilde kişisel ilişki kurulmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ortak çocukların velayetinin anneye verilmesine karar verilmiştir. Davalı babanın sunduğu 07.03.2025 tarihli dilekçe ile ortak çocuk ...e annenin şiddet ve hakareti iddiasıyla Savcılığıa şikayetçi olduklarını, darp raporu alındığını,... Çocuk Bürosu Emn. Müd. 2025/211 tahkikat evrakının bulunduğunu,...ın ise anne yanında olup verilmesini istediğini belirterek 6284 sayılı Yasa uyarınca tedbir kararı verilmesini talep ettiği, yine davalı babanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne sunduğu 10.03.2025 tarihli dilekçesi ile Savcılık tarafından 03.03.2025 tarihinde ortak çocuk...n tarafına teslim edildiğini, hali hazırda babayla ikamet ettiğini, okul ve adres işlemleri için bir an önce karar verilmesini talep ettiği, ayrıca ortak çocuk ...e ait 02.03.2025 tarihli hastane raporunu, ortak çocuğun 03.03.2025 tarihli ifade tutanağını, çocuk tarafından yazıldığı ileri sürülen beyan dilekçesini ve ceza dosyasından alındığı belirtilen video kaydı çözümüne dair bilirkişi raporunu dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.

Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 2 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesi mümkündür. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin dahi göz önünde bulundurulması gerekir. Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davalı- karşı davacı erkek tarafından sunulan 07.03.20 25... .03.2025 tarihli dilekçeleri ile temyiz dilekçesinde beyan edilen ciddi iddialar, ortak çocuk ...e ait 03.03.2025 tarihli hastane raporu, çocuğa ait ifade tutanağı ve sunulan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde,... Çocuk Bürosu Emn. Müd. 2025/211 tahkikat evrakının dosya arasına alınarak, Mahkemece velâyet konusunda yeniden psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan adli destek görevlisi heyetinden, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; idrak çağında bulunan çocukların iddia edilen vakıalarda göz önüne alınarak velâyet konusundaki görüşü yeniden tespit edilerek ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırmayla velayet yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının velayet yönünden BOZULMASINA,

2.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararları konusundaki 4 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page