top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Ceza Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 11. CD Onama Ceza Hukuku

Kamu Görevlisi Olarak Tanıtma Suretiyle Dolandırıcılıkta Alt Sınırdan Uzak Temel Ceza Onandı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/3452 · K. 2026/6501 · T. 15.06.2026

Karar Özeti

Kendini kamu görevlisi olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılık suçundan sanıklardan biri 15 yıl hapis ve adli para cezasına, diğeri de hapis ve adli para cezasına mahkûm edilmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Müdafiler, kimliği belirsiz failler nedeniyle TCK 158/3'ün uygulanamayacağını, kastın bulunmadığını, iştirak iradesinin ispatlanamadığını ve cezaların fazla olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay, TCK 61/1'deki kriterler ile cezada orantılılık ilkesi gözetildiğinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini isabetli bulmuş, temyiz sebeplerini yerinde görmeyerek hükümleri oy birliğiyle onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda TCK 61/1'deki kriterler ve TCK 3/1'deki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi isabetli bulunmuştur.

Soru: Kendini kamu görevlisi olarak tanıtıp dolandırıcılık yapana alt sınırdan fazla ceza verilebilir mi?

Sonuç: Sanık müdafilerinin temyiz istemleri esastan reddedilerek hükümler oy birliğiyle onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2026/700 E., 2026/899 K.

SUÇ: Kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,

Ayrıca sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin de 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2025 tarihli ve 2025/729 Esas, 2025/728 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında TCK'nun 158/1-l-son, 158/3, 43, 52/2-4, 53, 63 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 22.500.000,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına, tutuklulukta geçirilen sürelerin cezasından mahsubuna; sanık ... hakkında ise TCK'nun 158/1-l-son, 158/3, 35/1, 52/2-4, 53, 63 maddeleri uyarınca 10... ay 15 gün hapis ve 16.875.000,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına, tutuklulukta geçirilen sürelerin cezasından mahsubuna karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin duruşmasız olarak yaptığı inceleme neticesinde, 02.03.2026 tarihli ve 2026/700 Esas, 2026/899 Karar sayılı kararında; CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca sanıklar hakkında istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kimliği belirsiz failler sebebiyle TCK'nun 158/3 maddesinin sanık hakkında uygulanamayacağı, cezanın üst sınıra yakın tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığı, dolandırıcılık suçunun oluşmadığı, sanığın diğer sanıkla iştirak iradesinin ispatlanamadığı, hükmolunan fazla cezanın hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Ceza Hukukunda Diğer Konular konusundaki 30 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page