top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Velayet ve Ortak Velayet

Yargıtay 2. HD Onama Aile ve Boşanma Hukuku

Emekli Aylığı, Taşınmazı ve Aracı Olan Kadın Yoksulluk Nafakası Alamadı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/1929 · K. 2024/8698 · T. 18.11.2024

Karar Özeti

Karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu bularak boşanmaya karar vermiş, tarafların tazminat taleplerini reddetmiş ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmiş; ortak çocuk ergin olup annesi vasi atandığından velayet hakkında karar verilmesine yer görmemiştir. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin dilekçeler aşamasında dayanmadığı evi terk vakıasını kadının kusurlarından çıkarmış, ancak eşit kusur sonucunu değiştirmemiştir. Aynı mahkeme, emekli aylığı alan, adına kayıtlı taşınmazları ve aracı bulunan kadının gelirinin kendisine yettiğini ve yoksulluğa düşmeyeceğini belirterek yoksulluk nafakası talebini reddetmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan bölge adliye mahkemesi kararında, emekli aylığı alan ve adına kayıtlı taşınmazları ile aracı bulunan kadının boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceği kabul edilerek yoksulluk nafakası reddedilmiştir.

Soru: Emekli aylığı, taşınmazı ve aracı olan eşe boşanmada yoksulluk nafakası verilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“bu durumda kadının gelirinin kendisine yetecek düzeyde olduğu ve boşanma neticesinde yoksulluğa düşmeyeceğinin anlaşıldığı”

“bu vakıaya davalı - karşı davacı erkek tarafından dilekçeler aşamasında dayanılmadığı anlaşıldığından kadına yüklenen bu kusur dairemizce kadının kusurlarından çıkarıldığı”

Kararın Tam Metni

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2462 E., 2023/2446 K.

KARAR: Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2021/293 E., 2023/756 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın kabulüne ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; erkeğin kusurlu davranışları nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini, erkeğin iddialarını kabil etmediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkeğin davasının reddine ortak çocuğun velâyetinin ortak velayet olarak verilmesine, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarını kabul etmediklerini kadının kusurlu davranışları nedeniyle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini iddia ederek kadının davasının reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tarafların iddia ve cevapları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı erkeğin davacı kadına güler yüz göstermediği, yüzü eğik davrandığı, davacı kadına önceki kadını alacağım diyerek davacı kadını küçük düşürdüğü, davacı kadına harçlık vermediği, eve ekmek parası dahi bırakmadığı, davacı kadına ''şöyle olmaz sen sus'' şeklimde konuşmalar yaparak davacı kadına sözlü şiddette bulunduğu, davacı kadının ise araba aldığını söylemediği, misafir istemediği, sigortalı olduğunu davalıya söylemediği, davalının kızına bir şey aldığı zaman davacının sıkıntı çıkardığı, birden fazla kez evi terk edip gittiği, davalıya sana boşanmayı tattıracağım dediği, davacı kadının evine para harcamadığı taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve tarafların eşit kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla asıl dava ve karşı davanın boşanma yönüyle ayrı ayrı kabulüne karar verildiği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşıldığından tarafların maddî ve manevî tazminat talepleri reddedildiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile; asıl dava ve karşı davanın kabulüne tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk 06.03.1998 doğumlu ...'ın ergin olduğu ve sulh hukuk mahkemesi tarafından kendisine annesinin vasi olarak atandığı gözetilerek tarafların velâyet talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, nafakanın kararın kesinleştiği tarihi takip eden her yıl TÜFE oranında artırılmasına, davacı- karşı davalı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davalı karşı davacı erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı-davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanma kararı hariç olmak üzere kusur tespiti, kadının reddedilen tazminat talepleri yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkeğin reddedilen tazminat talepleri, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından erkeğe yüklenen kusurlu eylemlerin gerçekleştiği, dosya içeriği ve toplanan delillere göre her ne kadar İlk Derece Mahkemesince kadına "birden fazla kez evi terk edip gittiği" vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de bu vakıaya davalı - karşı davacı erkek tarafından dilekçeler aşamasında dayanılmadığı anlaşıldığından kadına yüklenen bu kusur dairemizce kadının kusurlarından çıkarıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından kadına yüklenen diğer kusurlu eylemler gerçekleştiği, bu durumda davacı - karşı davalı kadının kusur tespitine yönelik istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek kusur gerekçesi bu şekilde düzeltildiği, belirlenen kusurlu vakıalara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında yine de tarafların eşit kusurlu olduğunun kabul edildiği, tarafların kusur durumları (eşit kusurlu olması) gözetildiğinde, asıl ve karşı davanın davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesinde, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşıldığından her iki tarafın da tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde her hangi bir isabetsizlik görülmediği, davalı - karşı davacı erkeğin, aleyhine hükmedilen yoksulluk nafakasına ilişkin istinafı yönünden yapılan incelemede; dosya içerisine alınan sigorta kayıtlarının ve Uyap'tan alınan raporun incelenmesinde kadının emekli olduğu aylık 7.283,95 TL emekli aylığı aldığı, bunun yanında adına kayıtlı taşınmazlar ve bir adet aracının bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda kadının gelirinin kendisine yetecek düzeyde olduğu ve boşanma neticesinde yoksulluğa düşmeyeceğinin anlaşıldığı, 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin koşullarının kadın yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin doğru olmadığı bu nedenle erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile ilgili hükmün kaldırılarak kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanma kararı hariç olmak üzere kusur tespiti, kadının reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının davasının kabulü, kusur tespiti, erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak kusurun kimden kaynaklandığı, kadının boşanma davasının kabulünün dosya kapsamına uygun olup olmadığı, kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddinin ve erkeğin tazminat taleplerinin reddinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanunu’nun 190 ıncı 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un, 4 üncü, 6 ıncı, 166 ıncı, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci, 176 ıncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Velayet ve Ortak Velayet konusundaki 17 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page