top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Velayet ve Ortak Velayet

Yargıtay 2. HD Onama Aile ve Boşanma Hukuku

Ayrı Ev Açmayan, Annesinin Hakaretlerine Karşı Eşine Destek Olmayan Erkek Tam Kusurlu Sayıldı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/712 · K. 2024/8026 · T. 31.10.2024

Karar Özeti

Eşinin ailesiyle birlikte yaşayan kadın, kayınvalidesinin hakaret ve aşağılamaları karşısında kocasının çözüm üretmediğini ileri sürerek boşanma davası açmış, erkek de karşı dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, erkeğin ayrı ev açmadığını, ilgisiz kaldığını, annesinin davranışları karşısında eşine destek olmadığını ve kadını baba evine bırakıp arayıp sormadığını belirleyerek erkeği tam kusurlu saymış; kadının davasını kabul, erkeğin davasını reddetmiş ve çocuğun yaşının küçüklüğü ile anne bakımına muhtaç olmasını gözeterek velayeti anneye vermiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan kararda, ayrı ev açmayan, annesinin hakaretleri karşısında eşine destek olmayan ve onu baba evine bırakıp aramayan erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu kabul edilmiştir.

Soru: Annesinin hakaretlerine karşı eşine destek olmayan koca boşanmada kusurlu sayılır mı?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“erkeğin ayrı ev açmadığı, ilgisiz olduğu, erkeğin annesi tarafından kadına hakaret edildiği, aşağılayıcı beyanlarda bulunulduğu, erkeğin annesinin davranışları karşısında kadınına destek olmadığını”

“sosyal inceleme raporu, çocuğun yaşının küçüklüğü, anne bakımına muhtaç olduğu gerekçesi ile”

Kararın Tam Metni

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1575 E., 2023/1395 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kağızman Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI: 2020/139 E., 2022/117 K.

Taraflar arasındaki boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı davalı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; kadının 5 aylık hamile olduğunu, kadının erkeğin annesi, babası ve kayın pederinin kardeşi ile birlikte Kars ta yaşadıklarını, ziynetlerinin elinden alındığını, erkeğin annesinin kadına sürekli namaz kılması nedeniyle sofi lakabını taktığını, namaz kılmasına karıştığını, hakaret ettiğini, aşağıladığını, yapmadığı şeyleri yapmış gibi gösterdiğini, erkek ile kavga etmesine sebep olduğunu, erkeğin bu duruma çözüm üretmediğini, erkeğin kadını kafasını dinlemesi için ailesinin yanına bıraktığını bir daha arayıp sormadığını, fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, tehdit ettiğini, üç buçuk aydır ayrı yaşadıklarını, geçimini ailesinin sağladığını, kadının ... Yaylası Köyü/Kars adresinde ikamet ettiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, doğacak ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, 100.000,00 TL maddî tazminat ile 100.000,00 TL manevî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir .

II. CEVAP

Davalı davacı erkek vekili cevap karşı dava dilekçelerinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, Kars Aile Mahkemelerinin yetkili olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu, kadının sürekli iş bilmiyorum dediğini, ev işlerinin erkeğin annesi tarafından yapıldığını, aile ile birlikte yaşamaya rızasının bulunduğunu, evi benimsemediğini, hakaret ettiğini, kadının annesinin arayarak kızını vermeyeceğini, çocuğu aldıracağını söylediğini, hakaret ettiğini, savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyeti hakkında ortak velayet kurulmasını, 100.000,00 TL maddî tazminat ile 100.000,00 TL manevî tazminatın kadından alınarak erkeğe verilmesine karar verilemesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin ayrı ev açmadığı, ilgisiz olduğu, erkeğin annesi tarafından kadına hakaret edildiği, aşağılayıcı beyanlarda bulunulduğu, erkeğin annesinin davranışları karşısında kadınına destek olmadığını, erkeğin kadını geri götüme iddiasıyla baba evine bıraktığı ve bir daha arayıp sormadığı, kadına yönelik “bundan sonra sen benim bacımsın ne yaparsan yap” şeklinde beyanda bulunduğu, belirlenen kusurlu davranışlarla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında iddialarını ispat edemeyen erkeğin tam kusurlu olduğu, geliri olmayan ev hanımı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, sosyal inceleme raporu, çocuğun yaşının küçüklüğü, anne bakımına muhtaç olduğu gerekçesi ile karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, kadın için aylık 400,00 TL tedbir nafakasına, aylık 800,00 TL yoksulluk nafakasına, 10.000,00 TL maddî tazminat ile 10.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir .

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davalı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün kusur belirlemesi, kabul edilen asıl dava, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddî tazminat, manevî tazminat ve miktarları, reddedilen karşı dava ve fer'îleri, velâyet düzenlemesi bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir .

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesi gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı davacı erkek vekili ve davalı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı davacı erkek vekili temyiz başvurusunda özetle; kabul edilen asıl dava, kusur belirlemesi, reddedilen karşı dava, maddî tazminat, manevî tazminat, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, velâyet düzenlemesi reddedilen tazminat talepleri bakımından kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, bulunması halinde bulunan geçimsizlikte kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulü ile erkeğin davasının reddinin yerinde olup olmadığı, maddî tazminat, manevî tazminat, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası miktarları, velâyet düzenlemesi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 169 uncu maddesi, 175 inci maddesi, 336 ncı maddesi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Velayet ve Ortak Velayet konusundaki 17 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page