top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Yargıtay 12. CD Onama Ceza Hukuku

Katılma Hakkı Olan Kuruma Tebliğ Edilmeyen HAGB Kararında Zamanaşımı Durur mu?

Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2026/3674 · K. 2026/6869 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Sanık hakkında izinsiz define arama nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanması geri bırakılmış (HAGB) ve karar, davaya katılma hakkı bulunan kuruma tebliğ edilmeden kesinleştirilmiştir. Denetim süresinde işlenen kasıtlı suç üzerine hüküm açıklanmış; bölge adliye mahkemesi HAGB kararının usulüne uygun kesinleşmediğini, bu nedenle zamanaşımının durmadığını kabul ederek eylemi izinsiz kazı olarak nitelendirmiş ve 8 yıllık asli zamanaşımı dolduğundan davayı düşürmüştür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığını temyiz aşamasında katılan olarak kabul etmiş, olağan zamanaşımının dolduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik görmeyerek hükmü onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Somut olayda, katılma hakkı bulunan kuruma tebliğ edilmeden kesinleştirilen HAGB kararının usulüne uygun kesinleşmediği ve zamanaşımını durdurmadığı kabul edilerek davanın düşürülmesi onanmıştır.

Soru: HAGB kararı suçtan zarar gören kuruma tebliğ edilmezse zamanaşımı işlemeye devam eder mi?

Sonuç: Müşteki kurum katılan olarak kabul edildi ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmadığı gözetildiğinde”

“sanık hakkında savunma tarihinden HAGB kesinleşme tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde herhangi bir isabetsizlik olmadığı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2025/3579 E., 2025/4835 K.

MÜŞTEKİ: Kültür ve Turizm Bakanlığı

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM: Zamanaşımı nedeniyle düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, müşteki kurum vekili tarafından katılma talepli temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 2016/290 Esas.- 2018/394 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/2-1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 5271 sayılı CMK 231/5-8. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süreyle denetim altına alınmasına karar verilmiş, kararın davaya katılma hakkı bulunan kurumun davadan haberdar edilmeksizin verildiği ve kurum vekiline tebliğ edilmeksizin 10.07.2018 tarihinde kesinleşmesine müteakip,sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 15.07.2022 tarihinde Beykoz 5. Asliye ceza mahkemesinin 2022/5 43... /586 Karar ilamına konu kasıtlı suçu işlediği ve mahkumiyet hükmünün 05.02.2025 tarihinde kesinleştiğine yönelik ihbar üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme hükmünün sanık yönünden kaldırılarak;

"Sanık ... hakkında üzerine atılı "İzinsiz Olarak Define Araştırmak" suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1(e) maddesi gereğince sanığın üzerine atılı suçun dava zamanaşımı süresi dolduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle davanın DÜŞMESİNE,

Karar kesinleştiğinde Beykoz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/290 (E) ve 2018/394 (K) sayılı 25/04/2018 tarihli kararı yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydının silinmesi için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne karar suretinin gönderilmesine,Yapılan yargılama giderinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 327/1. maddesi gereğince hazine üzerinde BIRAKILMASINA"" cümleleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı müşteki kurum vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ret görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Müşteki kurum vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında kurulan düşme hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, vekalet ücretine hükmolunmasına, resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR

A) Yerel Mahkeme Kabulü

Yerel Mahkemece sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine yürütülen yargılama neticesinde;"Olay tarihinde sanık ... ve arkadaşlarının adli emanetin 2016/355 sırasına kayıtlı bulunan malzemeler ile Anadolu Kavağı Mahallesi ormanlık alanda yetkili mercilerden izin almadan usulsüz olarak define aradıkları, bu hususların muhafaza altına alma tutanağı, olay yeri inceleme raporu, 11/04/2016 tarihli olay yakalama tutanağı, keşif ve bilirkişi raporları, soruşturma aşamasında alınan beyanlar, sanık ...'ün samimi ikrarı ve tüm dosya kapmasında yapılan yargılama neticesinde, mahkememizin 2016/2 90... /394 karar sayılı 25/04/2018 tarihli kararı ile eylemi sabit görülen sanık hakkında hükmolunan 5 ay hapis cezasının CMK 231 maddesi gereğince 5 yıl süre ile açıklanması geri bırakılmış, iş bu karar 10/07/2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

İhbarda bulunan Beykoz 5. Asliye ceza mahkemesinin 2022/5 43... /586 karar sayılı ilamı incelendiğinde; sanığın denetim süresi içerisinde 15/07/2022 tarihinde kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapmak suçunu işlediği ve verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, bu suretle sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmakla " gerekçeleriyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B) Bölge Adliye Mahkemesi Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,"Dava konusu suçun niteliğine göre suçtan zarar gören sıfatına sahip olan ve 5271 sayılı CMK'nun 233. ve 234. maddeleri uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının dava ve duruşmalardan haberdar edilmediği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da kendisine tebliğ edilmediği, böylelikle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinin usulsüz olduğu ve bu nedenle henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince sanık hakkında izinsiz define aramak suçundan 2863 Sayılı Yasanın 74/2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiş ise de, dosyadaki delillere göre eylemin aynı kanunun 74/1. maddesinde düzenlenen izinsiz kazı yapmak suçu niteliğinde olduğu, 2863 Sayılı Yasanın 74/1. maddesinde suça öngörülen cezanın üst sınırının 5 yıl olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 08/11/2016 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 15/05/2025 itibariyle dolması karşısında, kamu davasının zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçesiyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/1. maddeleri yollamasıyla CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

2863 sayılı Kanunun 74/1-2. maddelerinde tanımlanan suçlar bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması, nedeniyle bu yönde ret isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık hakkında savunma tarihinden HAGB kesinleşme tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, müşteki kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması konusundaki 16 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page