top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Hukukunda Diğer Konular

Yargıtay 3. HD Bozma Kira Hukuku

Yeni Vekil Vekâletname Sunmuşken İstifa Eden Avukata Yapılan Tebligat Usulsüzdür

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/4625 · K. 2026/3423 · T. 02.06.2026

Karar Özeti

Kiracı davacı, kira bedelinden mahsup edilmek üzere kiralanana yaptığı masrafların, sözleşme riskli alan ilanı ve yıkım nedeniyle erken sona erdiğinden iadesini ve gelir kaybını istemiştir. Yargıtay önceki bozma kararında, kiraya verenin kusuru bulunmadığından gelir kaybından sorumlu olmadığını, ancak peşin kira ödemesi niteliğindeki masraflardan kalan süreyle orantılı bedeli ödemesi gerektiğini belirtmiştir. Bozmaya uyan bölge adliye mahkemesinin kısmen kabul kararını inceleyen Daire, yeni vekil vekâletname sunmuşken duruşma gününün istifa eden vekile tebliğini usulsüz bulmuş ve yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmamasını da gözeterek kararı bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Taraf adına yeni vekil vekâletname sunmuşken duruşma gününün istifa eden eski vekile tebliği usulsüzdür; bu tebligatla vekil yokluğunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Soru: Yeni avukat vekâletname sunmuşken tebligat istifa eden eski avukata yapılırsa geçerli olur mu?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Dosyaya vekaletname sunulmak suretiyle davalı tarafın yargılamada yeni bir vekille temsil edildiği gözetildiğinde, istifa etmiş avukata yapılan tebligatın usulsüzdür.”

“bu nedenle peşin kira ödemesi niteliğinde olan bu harcamalardan davalı kiraya verenin sorumlu olduğu”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/384 E., 2025/586 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...’in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının 01.01.2007 başlangıç tarihli ve 22... ay süreli kira sözleşmesi ile davalının paydaşı olduğu taşınmazı kiraladığını, davacı tarafından taşınmaza yapılan toplam masraftan davalı Belediyenin 6/10 payına tekabül eden 319.690,00 TL’nin kira bedelinden mahsup edilmesine karar verildiğini, kira sözleşmesinin kiralananı da kapsayan alanın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli alan ilan edilmesi ile sona erdiğini, kiralananın yıkımının gerçekleştiğini, davalının taahhüt edilen 01.03.2029 tarihine kadar kiralananı kullanıma hazır bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yapılan masraflara mahsup edilen kullanım hakkı korunamadığı gibi davacıya kalan yıllara ilişkin ödeme yapılmadığını, bunun yanında davacının elde edeceği kârdan mahrum kaldığını, kira sözleşmesine göre zararının %50 faizi ile ödenmesi gerektiği ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli kararıyla; davaya konu otelin 6306 sayılı Kanun kapsamında afet riski altında olduğundan Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından kamulaştırma yapılarak yıkıldığı, söz konusu yıkıma davalının sebebiyet vermediği, bu nedenle davalı Belediyenin hasım olmayacağı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2023 tarihli kararıyla; dava konusu acele kamulaştırmanın dayanağı olan riskli alanın dava dışı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yıkıldığı, riskli alan olarak ilan edilen bölgede yaşanabilecek bir afet riskinin bertaraf edilmesi amacıyla kamu yararı gözetilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, davalının anılan kamusal işleme müdahalesinin de söz konusu olamayacağı gözetildiğinde sözleşmenin ifasındaki imkansızlığın sebebinin kamusal işlemin icrası olduğu, davalıdan tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Dairece verilen 14.01.2025 tarihli ilamla; kira sözleşmesinin sona ermesinde davalının kusuru bulunmadığından davacının gelir kaybından sorumlu olmayacağının anlaşılmasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, taraflar arasında düzenlenen 01.01.2007 başlangıç tarihli ve 22... ay süreli kira sözleşmesinde; kira bedelinin, masrafların mahsubu şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 17.11.2008 tarihli Bitlis Belediyesi Meclis Kararında; kiralanana toplam 532.818,83 TL masraf yapıldığı, belediyenin 6/10 hissesine tekabül eden 319.690,00 TL’nin sözleşme hükümleri gereğince kiraya mahsup edilmesine karar verildiği, davacı kiracının, davalı kiraya verenin izniyle kiralanana yaptığı masrafların kira bedelinden mahsup edilmesinin, davalı kiraya veren tarafından kabul edildiği, bu nedenle peşin kira ödemesi niteliğinde olan bu harcamalardan davalı kiraya verenin sorumlu olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; kiralananın sözleşme süresinin sona ermesinden önce tahliye edilmesi nedeniyle kalan süre belirlenerek, meclis kararında belirlenen harcama bedelinden bu süre ile orantılı olarak belirlenecek bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, otelin işletilememesinden kaynaklanan gelir kaybına ilişkin talebinin esastan reddine dair karar onandığından, bu talep yönünden hükmün kesinleştiği, tadilat masraflarından kira sözleşmesinin sonuna kadar mahsup edilmesi gereken 110.891,30 TL daha bakiye bedel kaldığı, bu bedelin davacı tarafça talep edilmesinde haklılık bulunduğu ancak dava dilekçesindeki talebin 10.000,00 TL olduğu görüldüğünden; taleple bağlı kalınarak bu bedel üzerinden talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak, 10.000,00 TL fazla ödenen kira bedelinin davanın açıldığı 30.09.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, mahrum kalınan kâr bedeline ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili; denkleştirici adalet ilkesi gereği müvekkilin alacağının uyarlanması ve uyarlanan bedellere de her kira dönemi için kademeli faiz işletilmesi gerektiğini, ayrıca ıslah için süre tanınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili; bozma ilamı aşamasından sonra yapılan tüm tebligatların usulsüz olup savunma ve cevap hakkının ellerinden alındığını, davanın reddedilen kısmı yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kira bedeline karşılık kiralanana yapılan masrafların iadesi ve gelir kaybı istemine ilişkindir.

1.Davalı vekili Avukat ...’nın bozma ilamı tarihinden önce 28.05.2024 tarihinde vekillikten çekildiğimi bildirdiğini, 13.01.2025 tarihinde davalı adına Avukat ... tarafından vekaletname sunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, bozmadan sonra duruşma gününü bildirir tebligatın istifa eden vekile yapıldığı, duruşma günü davalı vekilinin yokluğunda hüküm verildiği görülmüştür. Dosyaya vekaletname sunulmak suretiyle davalı tarafın yargılamada yeni bir vekille temsil edildiği gözetildiğinde, istifa etmiş avukata yapılan tebligatın usulsüzdür.

Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekiline duruşma gününün usulüne uygun bildirilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu halde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmamış olması da usul ve kanuna aykırıdır.

2. Bozma sebebine göre; davacı tarafın tüm, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,

2. Bozma sebebine göre; davacı tarafın tüm, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin karşılıklı alınıp birbirlerine verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Kira Hukukunda Diğer Konular konusundaki 21 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page