Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Anlaşmalı Boşanma ve Protokol
Yargıtay 2. HD Bozma Aile ve Boşanma Hukuku
Okul Ücreti ve Sağlık Sigortası İştirak Nafakasından Ayrı Bir Yükümlülük Değildir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/8708 · K. 2026/6569 · T. 15.06.2026
Karar Özeti
Anlaşmalı boşanma protokolünde babanın nakdi nafaka ödemesi yerine çocuğun özel okul, servis, kıyafet giderlerini ve sağlık sigortası poliçe bedelini ödemesi kararlaştırılmış; davacı kadın sonradan ortak çocuk için aylık iştirak nafakası istemiştir. Davalı babanın temyizi üzerine Yargıtay, bu giderlerin iştirak nafakasından ayrı ve bağımsız bir yükümlülük olmadığını, protokoldeki kalemler de kapsanarak tek bir iştirak nafakası belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Gider kalemleri açıklattırılıp tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumları araştırılarak nafakanın infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden belirlenmesi gerektiğinden bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Okul ücreti, kıyafet, sağlık sigortası ve eğitim giderleri iştirak nafakasından bağımsız değildir; protokolde ayrıca düzenlenseler de bu giderleri kapsayan tek bir iştirak nafakası belirlenmelidir.
Soru: Okul ücreti ve sağlık sigortası gibi giderler iştirak nafakasına dahil midir?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/8708
- Karar No2026/6569
- Karar Tarihi15.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Bu nedenle okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderleri iştirak nafakasından ayrı ve bağımsız bir yükümlülük değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmesi gereken giderlerdir.”
“Velâyet kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/415 E., 2025/906 K.
DAVA TÜRÜ: Nafaka
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 7. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2023/386 E., 2025/60 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... ile vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın vekilince; "...Tarafların Beykoz 2. Aile Mahkemesi 2021/546 E. 2021/570 K. sayılı boşanma dosyasında müvekkilem ve müşterek çocuğa nafaka hükmedilmeyip, protokol gereği İŞTİRAK NAFAKASI HÜKÜM ALTINA ALINMADIĞINDAN , davalı tarafın sadece çocuğun OKUL ÜCRETİ İLE SAĞLIK SİGORTASI POLİÇESİ ÖDEMESİ kararının çocuğun geçiminin sağlanmaması ve TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak değişen olağanüstü ekonomik şartlar, artan masraflar nedeni ve evlilik esnasında yaşanan yüksek yaşam standardı ve davalının fevkalade yüksek geliri göz önüne alınarak dava tarihinden itibaren Müşterek çocuk 20.06.2017 doğumlu ... için aylık 50.000 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine İşbu nafakanın her yıl ÜFE artış oranına göre arttırılmasına..." iddia edilerek ortak çocuk yararına aylık 50.000,00 TL iştirak nafakasına karar karar verilmesi talep ve dava edilmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık ortak çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilmesi talepli olarak tespit edilmiş olup toplanan delillerden, tarafların 22.06.2021 tarihinde açılan davanın kabulü anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma hükmünün 16.07.2021 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 03.07.2023 tarihinde açıldığı, İlk Derece mahkemesince anlaşmalı boşanmaya dair yapılan yargılama neticesinde "...4.NAFAKA Baba ... ... , ...’ın özel okul, servis, kıyafet giderlerini karşılayacak (tüm okul masrafları), her sene sağlık sigortası yaptırarak poliçe bedelini ödeyecektir. Bu ödemeler nafaka ödemesi yerine geçtiği kabul edilmiş olduğundan nakti olarak nafaka ödemesi yapmayacaktır. ...’in eğitim göreceği okul taraflarca müştereken kararlaştırılacaktır. 8.Taraflar, birbirlerinden tedbir, İştirak ve yoksulluk nafakası; manevi ve maddi tazminat taleplerinden peşinen gayrikabili rücu feragat ettiklerinden, boşanma sonrası da bu yönlerden herhangi bir talep ile dava ikame etmeyeceklerini kabul ve ikrar ederler..." şeklinde karar verildiği ve hükmün bu hali ile kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 182/2. maddesi uyarınca iştirak nafakası, velâyet kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan bir yükümlülüktür. Velâyet kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakasının kapsamına yalnızca çocuğun temel bakım giderleri değil; yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim, harçlık, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ile çocuğun yaşı, eğitim dönemi ve gelişim seviyesine göre ortaya çıkan diğer zorunlu giderler de dahildir. Bu nedenle okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderleri iştirak nafakasından ayrı ve bağımsız bir yükümlülük değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmesi gereken giderlerdir. Velâyet kendisine verilmeyen ebeveyn bakımından “okul ücreti” veya “eğitim gideri” adı altında sınırları belirsiz, infazda tereddüt yaratabilecek ve taraflar arasında yeni uyuşmazlıklara yol açabilecek ayrıca bir ödeme yükümlülüğü kurulmasını isabetli değildir. Bunun yerine, çocuğun eğitim giderleri de dahil olmak üzere tüm ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelirleri, çocuğun yaşı, devam ettiği okul, eğitim dönemi ve belgelendirilebilen giderler birlikte değerlendirilerek iştirak nafakası belirlenmelidir.Tarafların ekonomik durumunda, çocuğun ihtiyaçlarında veya eğitim giderlerinde değişiklik meydana gelmesi hâlinde ise 4721 sayılı Kanun'un 331 gereğince iştirak nafakasının artırılması, azaltılması, kaldırılması veya eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesi her zaman için mümkündür. Hukuki nitelendirme hâkime ait olup dava dilekçesi bir bütün olarak ele alındığında, iştirak nafakası kapsamının okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerini de içerecek şekilde yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, anlaşmalı boşanma protokolünde ayrı bir yükümlülük olarak belirlenen okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerinin de iştirak nafakası kapsamına alınarak davalı baba yönünden iştirak nafakası adı altında tek bir yükümlülük belirlemek gerekmektedir. Davacının talebinin, iştirak nafakasının çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmakta olup uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınması gerekmektedir. Bu durumda Mahkemece; hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereğince protokolde düzenlenen okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerinin kapsamının hangi gider kalemlerini içerdiğinin ve talep miktarının açıklattırılması, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılması, ortak çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak taraflarca sunulan veya ilgili kurumlardan temin edilecek eğitim giderlerine ilişkin belge ve kayıtların dosyaya alınması ve iştirak nafakası olarak talep edilen miktar ile okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim gideri olarak talep edilecek miktar bir bütün olarak değerlendirilerek iştirak nafakasının protokolde düzenlenen giderleri de kapsayacak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden belirlenip uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. HD 29.04.2026
Boşanma İlamındaki Okul Ücreti Belirsizse İştirak Nafakası Eğitim Giderlerini de Kapsamalı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2026/2775 · K. 2026/4877
Boşanma ilamındaki okul ücreti yükümlülüğünün kapsamı belirsiz ve infazı kabil değilse, iştirak nafakası artırılırken eğitim giderlerini de kapsayacak hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmelidir.
Bozma Anlaşmalı Boşanma ve Protokol
Yargıtay 2. HD 11.05.2026
Boşanma Protokolündeki Taşınmaz Borcunda İhtardaki En Düşük Bedelli Taşınmaz Esas Alınmalı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/8207 · K. 2026/5354
Somut olayda, boşanma protokolündeki taşınmaz alma edimi ifa edilmediğinden alacak, noter ihtarında gösterilen taşınmazlardan ihtar tarihinde en düşük bedelli olanın değerine göre belirlenmelidir.
Bozma Anlaşmalı Boşanma ve Protokol
Yargıtay 2. HD 28.04.2026
Onaylı Boşanma Protokolüyle Malların Sahibinde Kalması Mal Rejimi Tasfiyesi Sayıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/6256 · K. 2026/4696
Mahkemece onaylanıp karar eki sayılan boşanma protokolünde tarafların üzerindeki malların kendilerinde kalacağı kararlaştırılmışsa mal rejimi tasfiye edilmiş sayılır; alacak davası reddedilmelidir.
Bozma Anlaşmalı Boşanma ve Protokol
Hukuk Genel Kurulu 10.12.2025
Boşanma Davasını Geri Alan Eş, Aldatıldığını İleri Sürerek İşlemi İptal Ettiremez
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/464 · K. 2025/809
Davanın geri alınması ve davalının açık rızası taraf usul işlemi olduğundan, HMK'nın yalnızca feragat, kabul ve sulh için tanıdığı irade bozukluğuna dayalı iptal yolu geri almaya uygulanmaz.
Direnme Uygun Bulundu Anlaşmalı Boşanma ve Protokol
Anlaşmalı Boşanma ve Protokol konusundaki 11 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Nafaka Artış Hesaplama
- Boşanmada Nafaka Türleri
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.