top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

Yargıtay 11. CD Bozma Ceza Hukuku

Kredi Kartı Suçunda Zararı Diğer Sanık Giderdiyse Karşı Çıkmayan Sanığa da Etkin Pişmanlık

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/5897 · K. 2026/2206 · T. 02.03.2026

Karar Özeti

Sanık, başka bir sanıkla birlikte işlediği banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkûm edilmiş, hüküm istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Mağdurun zararı kovuşturma aşamasında diğer sanıkça giderilmiş ve o sanığa TCK 168/2 uyarınca indirim uygulanmış, zararın giderilmesine karşı çıkmayan sanığa ise uygulanmamıştır. Yargıtay, TCK 245/5 gereği etkin pişmanlık hükümlerinin bu suçta da uygulanacağını, iştirak hâlinde zararı faillerden biri giderirse buna karşı çıkmayan diğer faillere de etkin pişmanlık uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hüküm bozulmuş ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

İştirak hâlinde işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda zararı faillerden biri giderirse, buna karşı çıkmayan diğer faile de TCK 168 uyarınca etkin pişmanlık uygulanır.

Soru: Suç ortağım zararı ödediyse ben de etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir miyim?

Sonuç: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek kesinleşen mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle bozuldu, infazın durdurulmasına karar verildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“sanıklardan biri veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç faillerinin bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklar hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği”

“Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/244 E., 2024/602 K.

SUÇ: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

KARAR: Mahkûmiyet

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/244 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 43/1, 52... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/16440 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137289 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137289 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Konuya ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde, "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde yerini bulan düzenleme ile benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/7585 esas, 2022/19582 karar sayılı ilamında, "...somut olayda, sanık ...'nın dosyanın diğer sanığı ... ile iştirak halinde işledikleri nitelikli hırsızlık eylemi sebebiyle meydana gelen zararın sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden..." şeklinde yer alan açıklamalar birlikte nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre; somut olayda sanık ...'in inceleme dışı diğer sanık ... ile iştirak halinde işlediği başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama eylemi sebebiyle mağdur ...'in uğramış olduğu zararının diğer sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmiş olması ve sanık ...'in de yakalama emrinin infazı üzerine gerçekleştirilen 15.03.2024 tarihli sorgusunda zararı giderme iradesi gösterip diğer sanık tarafından zararın giderilmiş olmasına yönelik itirazının bulunmadığını belirtmiş olması karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5237 sayılı Kanun’un "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" başlıklı 245/1. maddesinde; "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." ve aynı Kanun'un 245/5. maddesinde ise; "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır." denilmektedir.

2. 5237 sayılı Kanun’un "etkin pişmanlık" başlıklı 168 inci maddesinin birinci fıkrasında "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir" ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." hükümleri yer almaktadır.

3. Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, sanıklardan biri veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç faillerinin bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklar hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.

4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mağdurun zararının inceleme dışı sanık ... tarafından 12.03.2024 tarihinde kovuşturma aşamasında giderildiği ve bu sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapıldığı halde, mağdurun zararının giderilmesine herhangi bir karşı duruşunun bulunmadığı anlaşılan sanık ... hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2018 tarihli ve 2015/8-395 Esas, 2018/34 Karar, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kişiselleştirme nedenlerinin yeniden değerlendirilmesi bakımından gereğinin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/244 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

  • Ceza Genel Kurulu 21.06.2023

    Kart Mağdurun Hâkimiyetindeyken ATM İşlemine Müdahale Edip Parayı Almak Hırsızlıktır

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/305 · K. 2023/369

    Kart kısa süre sanığın eline geçse de katılanın fiili hâkimiyetinde kalıp onun tarafından kullanılmışsa, işlemine müdahale edilerek fark ettirilmeden çekilen parayı almak TCK 245/1 değil hırsızlık suçudur.

    Diğer Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

  • Ceza Genel Kurulu 18.01.2023

    Kredi Kartı Suçunda Baz Kaydı ve Açılamayan Kamera Kaydı İncelenmeden Mahkûmiyet Bozuldu

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/67 · K. 2023/11

    Somut olayda sanığın olay tarihindeki telefon baz kayıtları kartların kullanıldığı ATM konumlarıyla karşılaştırılmadan ve açılamayan kamera kaydı bilirkişiye incelettirilmeden hüküm kurulması eksik araştırmadır.

    Direnme Kararının Bozulması Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

  • Yargıtay 11. CD 15.06.2026

    İade Edilen Sanığın Hangi Suçtan İade Edildiği Araştırılmadan Mahkûmiyet Kurulamaz

    Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/2598 · K. 2026/6489

    Yabancı devletten iade edilen sanık hakkında hüküm kurulmadan önce, hususilik kuralı gereği hangi suçlardan iade edildiği ve yargılanan suç için iade eden devletten muvafakat istenip istenmediği araştırılmalıdır.

    Bozma Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

  • Yargıtay 11. CD 22.06.2026

    Banka Kartının Kötüye Kullanılmasında Dava Zamanaşımı Sekiz Değil On Beş Yıl

    Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/825 · K. 2026/6803

    Üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası gerektiren TCK 245/1 suçunda olağan dava zamanaşımı TCK 66/1-d uyarınca 15 yıl olup 8 yıllık süreye göre düşme kararı verilemez.

    Bozma Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması

Bilişim Suçları ve Kartların Kötüye Kullanılması konusundaki 10 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page