top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Yağma

Yargıtay 6. CD Bozma Ceza Hukuku

Yağmada Zarar Soruşturmada Giderildiyse Etkin Pişmanlık İndirimi 168/3 İlk Cümleyle Yapılır

Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2024/5870 · K. 2026/5636 · T. 02.07.2026

Karar Özeti

Nitelikli yağma suçundan yargılanan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi etkin pişmanlık indirimi uygulayarak mahkûmiyet kurmuş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Mağdur duruşmada paranın yalnızca bir kısmının ödendiğini söylemekle birlikte şikâyetçi olmadığını ve etkin pişmanlığa muvafakat ettiğini belirtmiş; ancak iddianamenin kabulünden önce savcılıkta verdiği ek ifadede zararının giderildiğini beyan etmiştir. Yargıtay, zararın soruşturma aşamasında giderildiğini kabul ederek indirim oranının TCK 168/3'ün birinci cümlesine göre belirlenmesi gerekirken fazla ceza tayin edildiğini belirtmiş ve hükmü bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Yağmada mağdurun zararı iddianamenin kabulünden önce, soruşturma aşamasında giderilmişse etkin pişmanlık indirim oranı TCK 168/3'ün birinci cümlesine göre belirlenmelidir.

Soru: Yağma suçunda zarar soruşturma aşamasında giderilirse etkin pişmanlık indirimi hangi hükme göre yapılır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı, etkin pişmanlık indirim oranı yönünden diğer yönleri incelenmeksizin bozuldu.

Kararın Önemli Bölümleri

“bu hali ile mağdurun zararının henüz soruşturma aşamasında iken giderildiği anlaşılmakla”

“etkin pişmanlık nedeni ile sanıklar hakkında uygulanacak indirim oranının 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca belirlenmesinin gerektiği”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/617 E., 2024/898 K.

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜMLER: Düzeltilerek İstanaf Başvurusunun Esastan Reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2021/68 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,d, 168/3 ve 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/617 Esas, 2024/898 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi:

Müvekkil hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, müşteki beyanlarının esas alındığına, sanık hakkında verilen hükmün gerekçe içermediğine ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanıkta suç kastı bulunmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi:

Müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, müştekinin çelişkili beyanlarının tartışılmadığına, sanıkta suç kastı bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, suçun nitelemesinin hatalı olduğuna, Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca eksik indirim yapıldığına ilişkindir.

3. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi:

Sanık hakkında verilen hükmün gerekçe içermediğine, müşteki beyanlarının esas alındığına, sanık savunmalarının ise değerlendirilmediğine, sanık savunmalarının gerekçeli kararda gösterilmediğine, müvekkilin iştirak iradesi bulunmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, olayın kendi iradesi dışında gerçekleştiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

4. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi:

Müştekinin şikâyetinin esas alınarak hüküm kurulduğuna, müvekkilin bir araçta hürriyeti tahdit edilerek korkutulduğu esnada iddianameye konu olayın iradesi dışında gerçekleştirildiğine, delillerin tartışılmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanıkların eylem birlikteliği içinde hareket ettiğine yönelik kabulün gerekçelendirilmediğine beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Mağdur mahkeme huzurunda beyanlarının alındığı celse de, "ben o zaman 45.000 TL para göndermiştim bana ödenen para sadece 15.000 TL'dir, sanıklardan şikâyetçi değilim, sanıklar etkin pişmanlıkdan yararlanabilirler buna muvafakat ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuş ise de, mağdurun ek ifade vermek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına başvurması üzerine ifadesinin alındığı, ek ifade için neden başvurulduğunun sorulması üzerine, mağdurun zararının giderildiğini beyan ettiği, Cumhuriyet Savcılığınca alınan ek ifade tarihinin 18/09/2020, iddianame kabul tarihinin ise 27/01/2021 olduğu, bu hali ile mağdurun zararının henüz soruşturma aşamasında iken giderildiği anlaşılmakla, etkin pişmanlık nedeni ile sanıklar hakkında uygulanacak indirim oranının 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözeltilmeden yazılı şekilde indirim oranı belirlenmek sureti ile sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca dosyanın İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yağma konusundaki 26 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page