top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Hırsızlık

Yargıtay 12. CD Bozma Ceza Hukuku

Ceza Davası Sürse de Zamanında İade Edilmeyen El Konulan Eşya için Tazminata Hükmedilmeli

Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/7405 · K. 2026/6889 · T. 01.07.2026

Karar Özeti

Soruşturma sırasında davacının iş yerinde ele geçirilen oto çıkma ve yedek parçalarına 2009 yılında el konulmuş, eşyalar 2022 yılında iade edilmişti. İlk derece mahkemesi tazminat hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise ceza davası derdest olduğundan hükmü düzelterek davayı usulden reddetmişti. Yargıtay, CMK 141/1-j kapsamındaki tazminat talebi için hükmün kesinleşmesinin gerekmediğini belirtti; el konulan eşyaların zamanında geri verilmemesi nedeniyle davacı lehine makul bir miktar maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

CMK 141/1-j'ye dayanan tazminat talebinde ceza davasının kesinleşmesi gerekmez; somut olayda el konulan eşya zamanında geri verilmediğinden davacı lehine makul miktarda maddi tazminata hükmedilmelidir.

Soru: El konulan eşya zamanında iade edilmezse ceza davası kesinleşmeden tazminat istenebilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü CMK'nın 141/1-j bendine ilişkin tazminat talebi bakımından hükmün kesinleşmesinin de gerekmediği anlaşılmakla”

“elkonulan eşyanın zamanında geri verilmemesi nedeniyle davacı lehine makul bir miktar maddi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/2575 E., 2024/2932 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

DAVATARİHİ: 15.08.2022

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin el koyma nedeniyle ıslah ile 68.922.072,09 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine yönelik talebinin, davacının CMK 141/1-j maddesi uyarınca tazminat hakkı bulunmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın açıldığı tarih olan 15/08/2022 tarihinde halen derdest olan davaya istinaden açılan tazminat davasının CMK'nın 1 41... maddeleri gereğince yasal koşulları oluşmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken tazminat hakkı bulunmadığından reddine karar verilmesi, hukuka aykırı olup; bu aykırılığın CMK'nın 280/1-a ve HMK'nın 353/1.b.2-3 maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğu ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih, 2022/285 esas, 2023/279 karar sayılı hükmünün tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına ve hükme; "1-Davanın CMK'nın 1 41... maddeleri gereğince yasal koşulları oluşmadığından usulden reddine, 2-694 sayılı KHK'nın 144. Maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142. Maddesine eklenen 9. Numaralı fıkra uyarınca davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 29.800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine, 3-Davanın mahiyeti gereği harç alınmasına yer olmadığına, 4-Yargılama sebebiyle yapıldığı anlaşılan posta gideri 55,20 TL, tebligat gideri 85 TL ve bilirkişi sarf gideri 7.000 TL olmak üzere toplam 7.140,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına "eklenmek sureti düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının mallarına el konulmasına sebep olarak gösterilen TCK m.220 suçlamasında davacının beraat ederek öz konusu kararın kesinleştiğini, davacının mallarına el konulması için yazılan talimatta "hırsızlık" suçu münferit olarak sayılmadığını, el koyma nedeni olarak sadece TCK’nın 220. maddesi ifade edildiğini, sayılan diğer suçlar da suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu kapsamında belirtildiğini, davacının yargılandığı ceza dosyasında, yalnızca "hırsızlık" suçu bakımından düşme kararının bozulmuş olması, tazminat hakkını ortadan kaldırmadığını, bu nedenle verilen kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğu, temyiz incelenmesinde bozulmasına ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, "...Dosya kapsamında el konulduğu anlaşılan mallara ‘örgüt adına oto hırsızlığı yapmak, yaptırmak’ suçlarından da el koyma kararı verildiği, hırsızlık suçu bakımından yapılan yargılamada beraat kararı verilmediği, verilen kararın CMK 141/1-e maddesinde ve CMK 141/1-j maddesinde aranan şartlar bir arada değerlendirildiğinde dava konusu malların suçta kullanılmadığı yönünde bir kararın mevcut olmadığı, yalnızca olağanüstü zamanaşımı nedeniyle tazminata konu malların karıştığı iddia edilen suç yönünden düşme kararı verildiği, düşme kararının hukuken suçun oluşu veya sanıkların durumunu irdelemediği yalnızca yasal şartlar açısından yapılan bir değerlendirme olduğu, bu haliyle davacının talebi doğrultusunda haksız bir el koymadan bahsedilemeyeceği, bu sebeple davacının aracının suçta kullanılmadığının sabit olmadığı veya bu konuda bir şüphenin de mevcut olmaması sebebiyle, davacının CMK’da aranan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından" gerekçesiyle davacının tazminat taleplerinin reddine verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

UYAP üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan beraat karar verildiği, beraat kararı verilen bu suçla birlikte soruşturma işlemine ve koruma tedbirlerine konu edilen kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçu bakımından yapılan yargılama neticesinde Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/397 Esas, 2022/172 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, hükmün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarih, 2024/231 Esas, 2024/360 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,

Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü CMK'nın 141/1-j bendine ilişkin tazminat talebi bakımından hükmün kesinleşmesinin de gerekmediği anlaşılmakla, davacının iş yerinde arama yapılarak ele geçirilen oto çıkma ve yedek parçalarına Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/863 sayılı değişik iş sayılı kararı ile 25.05.2009 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 127. maddesi gereğince el konulduğu, el konulan eşyaları 16.09.2022 tarihinde davacıya iade edildiği, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde; suç soruşturması veya kovuşturması sırasında eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. El konulan eşyaların 16.09.2022 tarihinde davacıya iade edildiği dikkate alınarak, CMK'nın 141/1-j maddesinde düzenlenen elkonulan eşyanın zamanında geri verilmemesi nedeniyle davacı lehine makul bir miktar maddi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Hırsızlık konusundaki 19 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page