Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Tehdit ve Hakaret
Yargıtay 11. CD Bozma Ceza Hukuku
Eksik Soruşturmada Kovuşturmama Kararına İtiraz Reddedilemez, Soruşturma Genişletilmeli
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/256 · K. 2026/5801 · T. 01.06.2026
Karar Özeti
Şikâyetçi, duygusal ilişki kurduğu şüphelinin ev alma vaadiyle kendisinden 60.000 Euro aldığını ve parayı geri istediğinde rızası dışında çekilmiş görüntülerini yayınlamakla tehdit ettiğini ileri sürmüştür. Cumhuriyet savcılığı uyuşmazlığın borç ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği de itirazı reddetmiştir. Yargıtay, ifadelerin alınması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi ve tefrik edilen dosyanın incelenmesi gerekirken hatalı gerekçe ve eksik soruşturmaya dayanan karara yönelik itirazda soruşturmanın genişletilmesi yerine ret kararı verilmesini kanuna aykırı bularak kararı kanun yararına bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar eksik soruşturmaya dayanıyorsa, itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmek yerine soruşturmanın genişletilmesine karar vermelidir.
Soru: Savcılık eksik soruşturmayla kovuşturmama kararı verirse itiraz üzerine ne yapılmalı?
Sonuç: Sulh ceza hâkimliğinin itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire11. Ceza Dairesi
- Esas No2026/256
- Karar No2026/5801
- Karar Tarihi01.06.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.”
“hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde dolandırıcılık suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2024/7626 Değişik İş
SUÇ: Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan
itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2024 tarihli ve 2023/53378 Soruşturma, 2024/53823 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.02.2025 tarihli ve 2024/7626 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.02.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.12.2025 tarihli ve 2025/17430 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152140 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152140 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müşteki vekilinin şikayetinde özetle; müştekinin aslen ....... ilinden olup ......... yaşadığını, 2023 yılı Şubat ayında meydana gelen deprem felaketinden sonra müştekinin kendisini ... olarak tanıtan şahısla tanıştığını, iş adamı olduğunu söyleyen şüpheliyle duygusal birliktelik yaşadığını, şüphelinin talebi üzerine müştekinin Almanya'dan 2 adet cep telefonu getirdiğini, şüphelinin bedelini ödemediğini, zaman zaman kendisinden ödeyeceği vaadi ile borç para aldığını ancak geri ödemediğini, ayrıca şüphelinin müşteki adına Alanya'da 60.000 Euro bedelle ev alacağı hususunda hile ile ikna ederek banka kanalı ile şüphelinin isteği üzerine avukatı olduğunu ifade ettiği ... hesabına 20.000 Euro ve elden nakit 40.000 Euro para ödediğini, evin alınmaması üzerine dolandırıldığını anlayan müştekinin parasını istemesi üzerine, şüphelinin müştekiyle bir otelde cinsel birliktelik yaşadıkları esnada gizlice cep telefonu ile çekim yaptığını, başına bir şey gelmesi halinde bunu internette yayınlayacağını söyleyerek tehditte bulunduğunu, şüphelinin müştekiden yaklaşık 64.000 Euro civarında para alarak dolandırdığını ifade ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelinin alınan ifadesinde özetle, müştekiyle bir dönem gönül ilişkisi yaşadıklarını, sosyal medyada ... ismini kullandığını, müştekinin gerçek kimliğini bildiğini, ...'nun annesi olduğunu, müştekiyle bir süre sonra sohbet ettikten sonra sevgili olduklarını, müştekinin İskenderun ilçesinde annesinin evinde bulunan eşyaları taşıması için kendisinden istekte bulunduğunu, İskenderun'daki eşyaların bulunduğu depodan eşyaları kendi evine taşıdığını, bu eşyaların tamirat ve tadilatı için müştekinin kendisine 2.000 Euro para gönderdiğini, ayrıca depremzede olan teyzesinin ihtiyaçları için kendisine 5.000 Euro gönderdiğini, bu paranın cüzi miktarını kendi ihtiyaçları için harcadığını belirterek suçlamayı kabul etmemesi üzerine, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2024 tarihli kararı ile müştekinin denetim olanağını ortadan kaldıran aldatmaya elverişli hareketlerin bulunmadığı, tarafların değişik tarihlerde yüz yüze görüştükleri ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, şikayet konusunun bu haliyle borç ilişkisinden kaynaklanan hukuki ihtilaf niteliği taşıdığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de müştekinin ve ...'nun banka kayıtları, telefon HTS kayıtları incelenerek ve ...'nun beyanları alınıp, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Almanya'da yaşayan şikâyetçinin, internet üzerinden şüpheli ... ile tanıştığının, şüphelinin kendisini ............ ismiyle tanıtarak ......... yaşayan bir iş insanı olduğunu söylediğinin, her ikisinin de Hataylı olması nedeniyle aralarındaki samimiyetin arttığının ve duygusal bir birliktelik yaşamaya başladıklarının, şikâyetçinin Türkiye'ye gelerek şüpheli ile buluştuğunun, şüphelinin talebi üzerine Almanya'dan gelirken 2 adet cep telefonu getirdiğinin, farklı zamanlarda borç para verdiğinin, annesinin evinde bulunan eşyaları muhafaza etmesi için şüpheliye teslim ettiğinin ve ileride evlenecekleri düşüncesiyle birlikte oturmak amacıyla Alanya İlçesinde şüphelinin kuzenine ait olduğunu söylediği bir evin satın alınması için toplam 60.000,00 Euro verdiğinin, bir süre sonra dolandırıldığını anlayarak parasını geri istediğinde şüphelinin rızası hilafına çekilmiş görüntülerini internette yayınlayacağını söyleyerek parayı iade etmediğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; tefrik kararı verilerek şüpheliler hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçları yönünden ayrıca soruşturmaya yürütüldüğü ve şüphelinin gerçek isminin ... olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, iş bu soruşturma kapsamında da şüpheli ... ile diğer şüpheliler ........... ve ...'nun şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, banka hesap bilgileri temin edilerek suç tarihini de kapsayacak şekilde hesap hareketlerinin getirtilmesi tefrik edilen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2024 tarihli ve 2023/52145 Soruşturma, 2024/51721 Karar sayılı soruşturma dosyasının celp edilerek incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, tanık olarak bildirilen ............'un olayla ilgili bilgisine başvurulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...somut olayda müştekinin denetim olanağını ortadan kaldıran aldatmaya elverişli hareketlerin bulunmadığı, tarafların değişik tarihlerde yüz yüze de görüştükleri, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, şikayet konusunun bu haliyle borç ilişkisinden kaynaklanan hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde dolandırıcılık suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.02.2025 tarihli ve 2024/7626 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.
.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. CD 16.06.2026
Eksik Soruşturmaya Dayalı Kovuşturmama Kararına İtirazda Soruşturma Genişletilmeli
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2026/3635 · K. 2026/11324
Somut olayda suç vasfının belirlenmesi için şikâyetçinin ayrıntılı beyanı alınıp tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden, itiraz reddedilmeyip soruşturma genişletilmeliydi.
Bozma Hırsızlık
Yargıtay 4. CD 07.06.2022
Sosyal Medyadaki Kaba Söz Onur ve Saygınlığı Rencide Etmiyorsa Hakaret Suçu Oluşmaz
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2022/7808 · K. 2022/14437
Somut olayda sosyal medyada paylaşılan kaba söz niteliğindeki sözler, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığından hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaz.
KYB İsteminin Reddi Tehdit ve Hakaret
Ceza Genel Kurulu 29.04.2026
Kişisel Menfaati Olmadan Alacak Tahsiline Katılan Arkadaş: Yağma Değil TCK 150/1
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/562 · K. 2026/274
Alacaklının eylemine kişisel menfaati olmaksızın iştirak eden kişi TCK 150/1 kapsamında sorumludur; alacaklıyla bağı olmadan menfaat amacıyla tahsilat işi yapanlar ise yağmadan sorumlu tutulur.
İtirazın Reddi Tehdit ve Hakaret
Ceza Genel Kurulu 15.10.2025
Babası ve Kardeşine Yönelen Saldırı Üzerine Havaya Ateş Eden Sanık Meşru Savunmada Sayıldı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/129 · K. 2025/400
Babası ve kardeşine yönelen saldırıyı defetmek için savunma amacıyla ve orantılı biçimde havaya ateş eden sanık hakkında somut olayda meşru savunma koşulları gerçekleşmiş olup tehdit kastı da bulunmamaktadır.
İtirazın Reddi Tehdit ve Hakaret
Tehdit ve Hakaret konusundaki 7 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.