top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Haklı Nedenle Fesih

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Başka İş Bulduğu İçin Ayrılan İşçinin Mobbing ve Haklı Fesih İddiası Reddedildi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/937 · K. 2026/3201 · T. 15.04.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, fazla çalışma, tatil ve prim alacaklarının ödenmediğini ve sürekli psikolojik tacize uğradığını ileri sürerek sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirtmiş, kıdem tazminatı ve işçilik alacakları istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının alacak iddialarını ve psikolojik tacizi tanık beyanlarıyla ispat edemediğini, her iki tarafın tanıklarının davacının başka iş bulduğu için ayrıldığını bildirdiğini ve SGK kayıtlarına göre davacının kısa süre sonra başka bir şirkette işe girdiğini belirterek feshin haklı nedene dayanmadığı sonucuna varmıştır. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

İlk derece mahkemesinin Yargıtayca onanan kararında, alacaklarını ve psikolojik tacizi ispatlayamayan, tanık beyanlarına göre başka iş bulduğu için ayrılan işçinin feshi haklı sayılmamıştır.

Soru: Mobbing ve ödenmeyen alacak iddiasını ispatlayamayan işçi haklı fesih nedeniyle kıdem tazminatı alabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“alınan tanık beyanları doğrultusunda davacının kendisine psikolojik taciz uygulandığını ispat edemediği”

“hem davacı hem davalı tanıklarının davacının başka iş bulması nedeniyle işten ayrıldığını beyan etmiş olduğu”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/174 E., 2025/2346 K.

DAVA TARİHİ: 14.06.2023

İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/94 E., 2024/231 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 24.03.2017-20.03.2023 tarihleri arasında başlangıçta satış tanıtım elemanı sonrasında da ön muhasebe

elemanı olarak çalıştığını, asgari ücrete ilaveten satıştan

prim ödemesi ile her ayın 15’inde Multinet kart içerisine toplam 900,00 TL'lik yemek

parası ödendiğini, ilk dört yıllık çalışma süresi boyunca

sabah 08.30'dan akşam 18.30’a kadar haftanın 6 günü şeklinde olup son 2 yıldır ise sabah 08.30'dan

akşam 18.00’e kadar haftanın 6 günü şeklinde olduğunu, bahsi geçen çalışma şekli haricinde

de 20 18... yıllarında müvekkiline saha çalışması yaptırılmış ve bu süre içerisinde de

haftalık 45 saati aşan fazla çalışmalar yapıldığını, ulusal bayram ve genel tatiller ile arefe

günlerinde tüm gün çalıştırıldığı hâlde ücretinin ödenmediğini, salgın nedeniyle

kısa çalışma ödeneği kapsamında müvekkiline aradaki ücret farkı elden ödenmiş olmasına karşın

sigortaya eksik gün bildirilip sigorta primlerinin eksik ödendiğini, müvekkilinin iş tanımı

haricinde kendisine başkaca işler yaptırıldığını, tıbbi malzemeler ve gelen kargoları taşıdığından bel fıtığı başlangıcı başladığını, yine çalışma dönemleri

içerisinde sürekli olarak psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, tüm bu nedenlerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, prim ödemelerinin başlangıçta banka kanalıyla son yıllarda da elden ödendiğini, aylık ortalama 3.500,00 TL prim ödemesi yapıldığını ancak 2022 yılı Ekim, Kasım, Aralık, 2023 yılı Ocak, Şubat ve

Mart ayları prim ödemelerinin yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, prim alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma ücreti

alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz

alacak davası olarak açılamayacağını, davacının iddialarını ispata yarar bir delil sunulmadığını, fazla çalışma yapmadığını, iş sözleşmesinde belirtildiği üzere çalışma süresi 6 gün ve 45 saat olarak uygulandığını, prim talebinin yersiz olduğunu, salgın

dönemi süresince yapılması gereken tüm ödemelerin yapıldığını, müvekkil Şirketin davacının talebine istinaden 2019 Ekim ayı sonrasında satış temsilciliğinden ön muhasebe elemanı olarak hizmetine devam ettirildiğini, psikolojik taciz iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının prim alacağı olduğunu, haftalık 45 saatten fazla çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispat edemediği, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüş ise de davacının ödenmemiş işçilik alacakları olmadığı, alınan tanık beyanları doğrultusunda davacının kendisine psikolojik taciz uygulandığını ispat edemediği, hem davacı hem davalı tanıklarının davacının başka iş bulması nedeniyle işten ayrıldığını beyan etmiş olduğu, ... Kurumu (SGK) kayıtlarının incelenmesinde davacının 20.03.2023 tarihinde davalı işyerinden ayrıldığı, 29.03.2023 tarihinde başka bir Şirkette işe girdiği, buna göre davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. İş sözleşmesinde çalışma saatlerinin haftanın 6 günü 08.30-18.00 arasında olduğunun düzenlendiğini ve tanık beyanlarıyla uyumlu olduğunu,

2. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığına yönelik whatsapp kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini,

3. Prim ödemelerinin yapılmadığına dair tüm banka kayıtlarının incelenmesi gerektiğini,

4. İş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları ile prim alacağının ispatına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Haklı Nedenle Fesih Konusundaki 50 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page