top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargıtay 11. CD Kısmen Bozma Ceza Hukuku

Dolandırıcılık Davasında Doğrudan Zarar Görmeyen Banka Hükmü Temyiz Edemez

Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/1984 · K. 2026/6618 · T. 16.06.2026

Karar Özeti

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerini şikâyetçi banka ile bir başka şikâyetçi temyiz etti. Yargıtay, duruşmadan haberdar edilmeyen ancak suçtan zarar gören şikâyetçiyi temyiz başvurusuyla katılma iradesini belirttiği için katılan saydı; suçlardan doğrudan zarar görmeyen bankanın ise katılma ve temyiz hakkı bulunmadığından temyizini reddetti. İlk derece mahkemesinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabulüne dayanan dolandırıcılık beraatleri onandı; sahtecilik yönünden 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı dolduğundan hükümler bozularak kamu davaları düşürüldü.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Suçtan zarar gördüğü hâlde duruşmadan haberdar edilmeyen şikâyetçi hükmü temyiz ederek katılma iradesini belirtmiş sayılır; suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin ise katılma ve temyiz hakkı yoktur.

Soru: Dolandırıcılıktan doğrudan zarar görmeyen banka beraat kararını temyiz edebilir mi?

Sonuç: Bankanın temyizi reddedildi, dolandırıcılık beraatleri onandı, sahtecilik hükümleri bozularak davalar zamanaşımından düşürüldü.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“Sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından”

“duruşmadan haberdar edilmemiş ise de, hükümleri temyiz etmesi nedeniyle katılma iradesini belirttiğinden”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/91 E. 2014/442 K.

ŞİKAYETÇİ: .........

SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık , resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklara yüklenen suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar gören şikâyetçi ... duruşmadan haberdar edilmemiş ise de, hükümleri temyiz etmesi nedeniyle katılma iradesini belirttiğinden, suçtan zarar gören olması nedeniyle şikâyetçi ...'ün, aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, şikayetçi ..........Bankası vekilinin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı, şikayetçi ... vekilinin ise hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Şikâyetçi ... Bankası Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II.Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre;yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Teliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

III. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık konusundaki 4 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page