top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Yağma

Yargıtay 6. CD Temyizin Reddi ve Onama Ceza Hukuku

Telefonun Değeri Karşısında Yağmada Değer Azlığı İndirimi Yapılmaması İsabetli Bulundu

Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2025/477 · K. 2026/4375 · T. 18.05.2026

Karar Özeti

Nitelikli yağma suçundan mahkûm edilen sanıklar hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmıştır. Bölge adliye mahkemesi, ikinci defa tekerrür hâlinde cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükümdeki bu tedbire ilişkin ibareyi çıkarıp istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, süresinden sonra yapılan bir temyiz istemini reddetmiş; diğer temyizlerde temel cezanın alt sınırdan belirlenmesini ve günün ekonomik koşulları ile cep telefonunun değeri karşısında değer azlığı indirimi yapılmamasını isabetli bularak hükümleri onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Günün ekonomik koşulları ve suça konu cep telefonunun değeri gözetildiğinde, nitelikli yağmada TCK'nın 150/2. maddesi uyarınca indirim yapılmaması isabetli bulunmuştur.

Soru: Cep telefonu alınan yağma olayında değer azlığı nedeniyle cezadan indirim yapılır mı?

Sonuç: Süresinden sonra yapılan temyiz istemi reddedildi, diğer temyiz istemleri esastan reddedilerek hükümler onandı.

Kararın Önemli Bölümleri

“günü ekonomik koşulları ve suça konu cep telefonunun değeri dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 150/2 maddesi uyarınca sanıkların cezalarından indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği”

“ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/560 E., 2024/1533 K.

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafiinin kararın tebliğinden itibaren, karar tarihi itibariyle geçerli olan, 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz isteminin süresinde olmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/248 Esas, 2022/267 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 168/3-2, 62, 53... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.04.2024 tarihli ve 2023/560 Esas, 2024/1533 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının, "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği" gerekçesiyle, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin tekerrür uygulamasına ilişkin paragraflarında yer alan "ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin hükümlerden çıkartılmak suretiyle, hukuka aykırı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri

Sanığın suça konu telefonu aldığına dair katılan ve tanık ...'nın ifadeleri dışında herhangi bir delil bulunmadığı, tanık ...'nın Alzheimer hastası olduğunu beyan etmesi karşısında Alzheimer hastası olan bir kişinin tanıklığına itibar etmenin doğru olmayacağı, güvenlik görevlisi olan tanık ...'nın da telefon alındığını görmediğini beyan ettiği, tanık beyanıyla da sabit olduğu üzere sanığın katılanı değil katılanın sanığı darp ettiğinin sabit olduğu, değer qazlığı hükümlerinin uygulanması gerektiği, ilişkindir.

Sanık ...'ın Temyiz İstemi

Hakkında lehe olan hükümler uygulanarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanıklar hakkında nitelikli nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu, günü ekonomik koşulları ve suça konu cep telefonunun değeri dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 150/2 maddesi uyarınca sanıkların cezalarından indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.04.2024 tarihli ve 2023/560 Esas, 2024/1533 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafiinin 08.05.2024 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanuni süre geçtikten sonra 27.05.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanık ... ve Müdafii ile Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararında, sanık ... ve müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Yağma Konusundaki 25 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page