top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Dava Dilekçesinde Kullanıldığı Beyan Edilen İzin Günleri Bakiye İzinden Düşüldü

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1836 · K. 2026/4376 · T. 12.05.2026

Karar Özeti

Alt işverenler nezdinde çalışıp emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiren davacı işçi, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, taleple bağlılık ilkesinin kamu düzeninden olduğunu belirterek davacının dava dilekçesinde son iki yıl izin kullandığını beyan ettiği 40 günü belgelerle ispatlanan 29 güne eklemiş ve bakiye izni 161 gün olarak hesaplamış, fazla çalışma alacağını da taleple bağlı kalarak yeniden belirlemiştir. Yargıtay, davalının husumet, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izne ilişkin itirazlarını yerinde görmeyerek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan bölge adliye mahkemesi kararına göre taleple bağlılık ilkesi gereği işçinin dava dilekçesinde yıllık izin kullandığını beyan ettiği süreler, bakiye izin hesabında kullanılmış kabul edilir.

Soru: İşçi dava dilekçesinde izin kullandığını yazarsa bu günler yıllık izin alacağından düşülür mü?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“taleple bağlılık ilkesi kamu düzeninden olduğundan, Mahkemece bu ilke gereğince”

“davacıya dava dilekçesindeki beyana göre 40 gün, sunulan belgelere göre 29 gün olmak üzere toplam 69 gün yıllık ücretli izin kullandırıldığı ispat edildiğinden”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1435 E., 2025/1247 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kadirli 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

SAYISI: 2016/81 E., 2021/359 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.2001-14.01.2016 tarihleri arasında davalı bünyesinde değişen alt işverenlere bağlı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, karşılığı ücretin ise ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihale makamı olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından kendi isteği ile haksız olarak feshedildiğini, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğinin anlaşılmasına göre davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı, davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının ise ispatlanamadığı, davacının bakiye 201 gün yıllık izin hakkı karşılığı ücrete hak kazandığı, alt işveren şirketler aleyhine açılmış bir dava bulunmadığından dâhili davalı Şirketler yönünden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ücret alacağının hesaplanmasında taleple bağlılık ilkesinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, bilirkişi raporunda yer alan veriler aynen korunmak suretiyle davacının fazla çalışma ücret alacağının Dairece yeniden hesaplandığı, yine İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, davacının hizmet süresi boyunca hak kazandığı yıllık ücretli izin gün sayısı toplam 230 gün olarak tespit edilmiş; davacıya belgelerle kullandırıldığı ispat edilen 2011 yılında 15 gün, 2012 yılında 14 gün olmak üzere toplam 29 gün yıllık ücretli izin düşülerek bakiye yıllık ücretli izin gün sayısı 201 gün olarak belirlendiği, ancak, dava dilekçesinde, davacının son iki yıl (20 14... yıllarında) yıllık izin kullandığı da beyan ettiği, taleple bağlılık ilkesi kamu düzeninden olduğundan, Mahkemece bu ilke gereğince, davacının son iki yıl ( 20... =) 40 gün daha yıllık ücretli izin kullandığının kabul edilmesi gerekirken davacının bu beyanının gözetilmemiş olmasının hatalı olduğu, davacıya dava dilekçesindeki beyana göre 40 gün, sunulan belgelere göre 29 gün olmak üzere toplam 69 gün yıllık ücretli izin kullandırıldığı ispat edildiğinden, bakiye yıllık ücretli izin gün sayısının (230 - 69 =) 161 gün olduğu, buna göre davacının yıllık ücretli izin alacağının Dairece hesaplanarak hüküm altına alındığı, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, dâhili davalı Şirketler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde:

İhale makamı olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini,

İş sözleşmesini haklı neden olmaksızın fesheden davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,

Davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığını, talebin kabulünün hatalı olduğunu,

Davacının çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, davacının yıllık ücretli izin ile fazla çalışma alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti konusundaki 9 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page