top of page

Adli Kontrol Nedir? Tedbirler, Süre ve İtiraz (CMK m. 109)

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
3 gün önce
6 dakikada okunur

Av. Mete ŞAHİN · Ankara Barosu Sicil No: 42455 · Son güncelleme: 23 Eylül 2026

Kısa cevap

  • Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanabilen bir koruma tedbiridir (CMK m. 109/1).

  • Yükümlülükler kanunda sayılmıştır: yurt dışına çıkmama, imza, konutu terk etmeme, taşıt kullanmama, güvence gibi.

  • Soruşturmada savcının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla uygulanır (CMK m. 110/1).

  • Süre sınırlıdır (CMK m. 110/A): ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl (gerekçeyle bir yıl daha), ağır ceza işlerinde en çok üç yıl (uzatmalar toplam üç yılı, bazı suçlarda dört yılı geçemez); çocuklarda süreler yarıdır.

  • Adli kontrol kararlarına iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 111/2, m. 268/1).

  • Adli kontrol mahkûmiyet değildir; denetimli serbestlikle karıştırılmamalıdır.

İçindekiler

  1. Adli kontrol nedir?

  2. Hangi hâlde uygulanır?

  3. Adli kontrol yükümlülükleri nelerdir?

  4. Gebe, yeni doğum yapmış, ağır hasta veya engelli şüpheli için özel hüküm

  5. Kararı kim verir?

  6. Adli kontrol şartı ne kadar sürer?

  7. Adli kontrol verildikten sonra ne olur?

  8. Yükümlülüklerin kaldırılması ve değiştirilmesi

  9. Adli kontrol kararına itiraz

  10. Yükümlülüklere uyulmazsa ne olur?

  11. Adli kontrol ile denetimli serbestlik farkı

  12. Adli kontrol adli sicile işler mi?

  13. Ankara'da durum

  14. Sıkça sorulan sorular

1. Adli kontrol nedir?

Adli kontrol, kişiyi özgürlüğünden tamamen yoksun bırakmadan, belirli yükümlülüklerle soruşturma veya kovuşturmanın güvenliğini sağlamayı amaçlayan bir koruma tedbiridir. Amacı ceza vermek değil, yargılamanın yürümesini güvence altına almaktır.

2. Hangi hâlde uygulanır?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 109/1 uyarınca bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, m. 100'de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

m. 109/2 uyarınca kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Buradaki mantık şudur: tutuklama sebepleri var ama tutuklama ölçüsüz kalıyorsa, daha hafif tedbirle aynı amaca ulaşılır.

3. Adli kontrol yükümlülükleri nelerdir?

CMK m. 109/3, adlî kontrolün şüphelinin madde metninde sayılan bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerdiğini belirtir. Bu yükümlülükler şunlardır:

  • a) Yurt dışına çıkamamak.

  • b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak (uygulamada "imza atmak" denen yükümlülük).

  • c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.

  • d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.

  • e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.

  • f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

  • g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.

  • h) Suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere belirlenen parayı aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.

  • i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

  • j) Konutunu terk etmemek.

  • k) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.

  • l) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

(j, k ve l bentleri 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanun'un 98. maddesiyle eklenmiştir.)

4. Gebe, yeni doğum yapmış, ağır hasta veya engelli şüpheli için özel hüküm

CMK m. 109/4 uyarınca, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 5275 sayılı Kanun m. 16/3 uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrole karar verilebilir.

5. Kararı kim verir?

CMK m. 110/1 uyarınca şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adlî kontrol altına alınabilir.

m. 110/3 uyarınca m. 109 ile m. 110/1-2 hükümleri, gerekli görüldüğünde görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır. Yani dava açıldıktan sonra kararı mahkeme verir.

6. Adli kontrol şartı ne kadar sürer?

8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle eklenen ve 1/1/2022'de yürürlüğe giren CMK m. 110/A uyarınca:

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir.

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde adli kontrol süresi en çok üç yıldır. Bu süre zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; ancak uzatma süresi toplam üç yılı, TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez.

  • Bu süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.

Ayrıca CMK m. 110/4 uyarınca adli kontrolün devamının gerekip gerekmediğine en geç dört aylık aralıklarla karar verilir: soruşturmada Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada resen mahkeme.

Bu, 1/1/2022 öncesinde bulunmayan bir güvencedir; m. 110/A yürürlüğe girmeden önce kanunda adli kontrol için azami bir süre öngörülmemişti.

7. Adli kontrol verildikten sonra ne olur?

Kişi serbesttir; ancak kararda yazan yükümlülüklere uymak zorundadır. Uygulamada en çok karşılaşılan durum, belirli gün aralıklarıyla kolluğa başvurup imza atma yükümlülüğüdür. Yurt dışına çıkış yasağı varsa kişi, yasak kaldırılıncaya kadar yurt dışına çıkamaz (CMK m. 109/3-a).

Soruşturma veya kovuşturma devam eder; adli kontrol, yargılamanın sonucunu (mahkûmiyet veya beraat) belirlemez. Kural olarak adli kontrol altında geçen süre cezadan mahsup edilmez; ancak bu kural (e) bendindeki tedavi veya muayene ile (j) bendindeki konutu terk etmeme yükümlülüklerinde uygulanmaz. Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün sayılır (CMK m. 109/6).

8. Yükümlülüklerin kaldırılması ve değiştirilmesi

CMK m. 110/2 uyarınca hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.

Örneğin tedavi için yurt dışına çıkması gereken kişi, CMK m. 111/1 uyarınca yükümlülükten geçici muafiyet isteyebilir; hâkim veya mahkeme bu istem hakkında beş gün içinde karar verebilir.

9. Adli kontrol kararına itiraz

CMK m. 111/1 uyarınca şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme m. 110/2'ye göre beş gün içinde karar verebilir. m. 111/2 uyarınca adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. İtiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (CMK m. 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m. 268/3-b).

İtiraz dilekçesinde, tedbirin ölçüsüz olduğunu gösteren somut olgular (iş, öğrenim, sağlık durumu, ikametin sabitliği) ileri sürülür.

10. Yükümlülüklere uyulmazsa ne olur?

CMK m. 112/1 uyarınca adlî kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrolün ihlalinde de bu hüküm uygulanabilir; ancak bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz (m. 112/2). Bu nedenle imza yükümlülüğünün gün ve saatinin, konutu terk etmeme kararının kapsamının baştan net anlaşılması önemlidir.

11. Adli kontrol ile denetimli serbestlik farkı


Adli kontrol

Denetimli serbestlik

Aşama

Yargılama sürerken

Çoğunlukla mahkûmiyet sonrası infaz (HAGB denetim süresinde de uygulanabilir)

Dayanak

CMK m. 109 vd.

5275 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat

Niteliği

Koruma tedbiri

İnfaz rejimi

Amaç

Yargılamanın güvenliği

Cezanın toplum içinde infazı

İnfaz hesabı için infaz süresi hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

12. Adli kontrol adli sicile işler mi?

Adli sicil kaydı, kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerine ilişkindir (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 4). Adli kontrol bir mahkûmiyet değil, yargılama sürerken uygulanan tedbirdir. Bu nedenle adli kontrolün kendisi bir ceza olarak sicile yansıyan bir sonuç doğurmaz; ancak dosyanın sonucunda verilecek hüküm ayrı bir meseledir.

13. Ankara'da durum

Ankara'da soruşturma aşamasındaki adli kontrol kararları sulh ceza hâkimliklerince verilir. Bu kararlara yapılan itirazı, CMK m. 268/3-b uyarınca yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimlikleri arasındaki numara sırası kuralı (m. 268/3-a) adli kontrol kararlarına yapılan itirazlarda uygulanmaz. İmza yükümlülüğünün yeri ve süreleri kararda hâkim tarafından belirlenir (CMK m. 109/3-b); uygulamada genellikle şüphelinin ikametine yakın bir kolluk birimi belirlenir. İkamet değişikliğinin mahkemeye bildirilmesi, ihlal iddiasının önlenmesine yardımcı olur.

Sözlükten ilgili terimler

14. Sıkça sorulan sorular

Adli kontrol ile serbest kalmak ne demek?

Kişi tutuklanmaz, serbest kalır; ancak kararda yazan yükümlülüklere (imza, yurt dışı yasağı, konutu terk etmeme gibi) uymak zorundadır.

Adli kontrol kararının amacı nedir?

Tutuklamanın amacına daha hafif bir tedbirle ulaşmak; yargılamanın güvenliğini sağlarken kişi özgürlüğünü mümkün olduğunca korumak.

Adli kontrol şartı ne kadar sürer?

CMK m. 110/A uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl; zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok üç yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı (bazı suçlarda dört yılı) geçemez. Çocuklarda bu süreler yarı oranında uygulanır.

Adli kontrol verildikten sonra ne olur?

Soruşturma veya kovuşturma devam eder. Kişi yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece serbesttir.

Adli kontrol kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. CMK m. 111/2 uyarınca adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.

Adli kontrol kararını kim verir?

Soruşturmada Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi; kovuşturmada görevli ve yetkili yargı mercii.

Yurt dışı yasağı ne zaman kalkar?

Şüpheli veya sanık, yükümlülüğün kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilir; hâkim veya mahkeme, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra m. 110/2'ye göre beş gün içinde karar verebilir (CMK m. 111/1). Ayrıca adli kontrolün devamı en geç dört ayda bir değerlendirilir (m. 110/4) ve m. 110/A'daki azami süreler işler.

Adli kontrol ile denetimli serbestlik aynı şey mi?

Hayır. Adli kontrol yargılama sürerken uygulanan koruma tedbiri, denetimli serbestlik mahkûmiyet sonrası infaz rejimidir.

Kaynaklar

İletişim: Somut durumunuzun değerlendirilmesi için 0552 725 25 18 numaralı telefondan arayabilir, WhatsApp üzerinden yazabilir veya İletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz.

Bu yazı, Ankara Barosuna kayıtlı (sicil no: 42455) Av. Mete ŞAHİN tarafından hazırlanmış olup genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Yorumlar


bottom of page