Ana Sayfa › İçtihatlar › Aile ve Boşanma Hukuku › Yoksulluk Nafakası
Yargıtay 2. HD Onama Aile ve Boşanma Hukuku
Cevap Dilekçesindeki Tazminat İstemi Usulüne Uygun Açılmış Karşı Dava Sayılmadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/1828 · K. 2024/8905 · T. 20.11.2024
Karar Özeti
Davacı kadın özel sebeplere, olmazsa evlilik birliğinin sarsılmasına dayanarak boşanma istemiş; ilk derece mahkemesi, davalı erkeğin süresinden sonra verdiği ve tazminat istemi içeren cevap dilekçesini ayrı dava sayıp birleştirmiş ve TMK 166/1 uyarınca boşanmaya karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin usulüne uygun harçlandırılmış bir davası olmadığını, ayrı dava varmış gibi yargılama yapılıp aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek erkeğin tazminat taleplerini reddetmiş, kadın yararına yoksulluk nafakası ile tazminatları artırmıştır. Yargıtay, ortak çocuklardan birinin temyiz inceleme tarihinde ergin olduğunu da belirterek kararı onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda cevap dilekçesindeki tazminat istemleri usulüne uygun harçlandırılmış ayrı bir dava sayılmamış; bu yöndeki bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtayca onanmıştır.
Soru: Boşanma davasında cevap dilekçesiyle tazminat istemek karşı dava açılmış sayılır mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire2. Hukuk Dairesi
- Esas No2024/1828
- Karar No2024/8905
- Karar Tarihi20.11.2024
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“erkeğin cevap dilekçesinde maddî ve manevî tazminat talebinde bulunduğu, usulüne uygun harçlandırılmış bir davası olmadığı”
“erkeğin ayrı bir davası varmış gibi yargılamaya devam edilmesi, sonrasında erkeğin birleşen boşanma davasının reddine ve birleşen dava yönünden erkek aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığı”
Kararın Tam Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1163 E., 2023/1018 K.
KARAR: Başvurunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Lice 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI: 2020/129 E., 2021/342 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere, erkeğin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin kadına sürekli fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, eve sarhoş vaziyette geldiğini, akşam dışarı çıktığında kadın ve ortak çocukların üzerine kapıyı kilitlediğini, ortak çocukların ihtiyaçlarını karşılamadığını, erkek çocuğu olmadığı için kadını suçladığını iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesi gereğince "hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış" ve aynı yasanım 163 üncü maddesi gereğince "suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme" sebebiyle boşanmalarına, Mahkeme aksi kanaatte ise 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebiyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuklar lehine ayrı ayrı aylık 750,00'şer TL tedbir ve iştirak nafakasına, 50.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata, ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde bedelinin yasal faizi ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek süreden sonra verdiği cevap dilekçesinde; kadının erkeğin hastalığı ile ilgilenmediğini, erkeği sevmediğini, dayısı ile birlikte erkeğin parasını alıp iade etmediklerini, ortada haklı bir neden yokken ortak çocukları da bırakıp ortak konutu terk ettiğini beyan ederek kadının taleplerinin reddine, erkek lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata, adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece adli yardım talebi kabul edilmiş, cevap dilekçesi sürede olmadığından ve cevap dilekçesi ile birlikte maddî ve manevî tazminat talep ettiğinden cevap dilekçesi ayrı bir dava olarak nitelendirilerek önce iş bu davadan tefrik edilmiş, sonra da iş bu dava ile birleştirilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının erkekten fiziki ve psikolojik şiddet gördüğü, kadının şiddet nedeniyle 15.07.2016 tarihinden itibaren evden ayrılarak annesine sığındığı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocuk ...'ın velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk için aylık 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, ortak çocuk ... için ara karar ile hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının çocuğun ergin olduğu tarihe kadar devamına, kadın lehine aylık 400,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 25.000,00 TL maddî tazminat ile 25.000,00 TL manevî tazminata, kadının ziynet alacağı talebinin reddine, "hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış" ve "suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme" sebebiyle açılan boşanma talebinin ise ispatlanamadığından reddine, erkeğin birleşen davasının da reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; tazminatların ve nafakaların miktarları ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; karşı dava niteliğinde cevap dilekçesini verdiğini, hasta olup 6 yıldır çalışamadığını, kadının kusurlu olduğunu bunu delilleri ile desteklediğini, boşanmanın kabulü dışında, kusur belirlemesi, nafakalar ile tazminatlar yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kusurlu olduğu, kadının boşanma davasının koşullarının oluştuğu, erkeğin cevap dilekçesinde maddî ve manevî tazminat talebinde bulunduğu, usulüne uygun harçlandırılmış bir davası olmadığı, buna rağmen Mahkemece davanın tefrikine karar verilmesi, daha sonra iş bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek erkeğin ayrı bir davası varmış gibi yargılamaya devam edilmesi, sonrasında erkeğin birleşen boşanma davasının reddine ve birleşen dava yönünden erkek aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığı, kadın yararına maddî ve manevî tazminatın koşullarının oluştuğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi ile dikkate alındığında kadın yararına hükmedilen tazminatların az olduğu, kadının çalışmadığı ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği, kadın yararına yoksulluk nafakası şartlarının oluştuğu ancak yoksulluk nafakası miktarının az olduğu, velâyetin anneye verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, velâyeti anneye bırakılan çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası takdirinin ve miktarının isabetli olduğu, boşanma davasında yargılamanın uzamasına sebebiyet vermemek ve yargılamanın daha sağlıklı yürümesi için ziynet alacağı yönünden tefrik kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile kadının istinaf başvurusunun yoksulluk ve tazminatların miktarı yönlerinden kabulüne, erkeğin istinaf başvurusunun birleşen davanın reddi, birleşen dava yönünden aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi yönlerinden kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kadın için 1.000,00 TL yoksulluk nafakası ile 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, tarafların sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek bizzat sunduğu temyiz dilekçesinde; usulüne uygun açılmış karşı davası olduğunu, adli yardım talebinin kabul edildiğini, birleştirme kararı verip yargılamaya devam eden Mahkemenin birleşen davasının reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, delillerinin yok sayıldığını, kusur belirlemesinin hatalı yapıldığını, maddi olanaklarının yetersiz olduğunu ileri sürerek kusur belirlemesi, taleplerinin reddi, nafaka ve tazminatlar yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin usulünce açılmış karşı davasının olup olmadığı, nafakalar ve tazminatlar noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ortak çocuk 30.12.2005 doğumlu ...'ın temyiz inceleme tarihinde ergin olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 25.06.2025
Ağır Hakarete Karşı Eşini Ailesine Göndermek Tepki Sayıldı: Kadına Yoksulluk Nafakası Yok
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/1141 · K. 2025/395
Yoksulluk nafakası isteyen eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru daha ağır olmamalıdır; ağır veya tam kusurlu olduğu belirlenen eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
Direnme Kararının Bozulması Yoksulluk Nafakası
Hukuk Genel Kurulu 20.09.2023
Çocuklarının Müdahalesine Sürekli Sessiz Kalan Erkek Eşit Kusurlu, Kadına Yoksulluk Nafakası
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/535 · K. 2023/831
Eşit kusurlu eş yararına maddi tazminata hükmedilemez; kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, diğer eşten yoksulluk nafakası isteyebilir.
Direnme Kararının Bozulması Yoksulluk Nafakası
Hukuk Genel Kurulu 17.05.2023
Maddi Çıkar için Evlenen Kadın Ağır Kusurlu Sayıldı: Yoksulluk Nafakası Reddedilmeli
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/147 · K. 2023/461
Ağır veya tam kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez; ağır kusurlu eşin davranışları diğer eşin kişilik haklarına saldırı oluşturuyorsa az kusurlu eş yararına manevi tazminat takdir edilmelidir.
Direnme Kararının Bozulması Yoksulluk Nafakası
Hukuk Genel Kurulu 20.12.2022
Boşanmada Takdir Edilen Nafaka ve Tazminat Miktarları Yargıtay Denetimine Tabidir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/1108 · K. 2022/1784
Hâkimin tazminat ve nafaka miktarını belirlerken hukuki sonuca yönelik kullandığı takdir hakkı bir hukuka uygunluk sorunudur ve Yargıtay denetimine tabidir.
Direnme Kararının Bozulması Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk Nafakası konusundaki 22 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Nafaka Artış Hesaplama
- Boşanmada Nafaka Türleri
- Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
- Anlaşmalı Boşanma Bir Yıl Kontrolü
- Aile ve Boşanma Rehberi
- Aile ve Boşanma Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.