top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Kıdem Tazminatı

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Gerekçesi İspatlanamayan Şube Görevlendirmesi Nedeniyle Banka Çalışanının Feshi Haklı Bulundu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2217 · K. 2026/4866 · T. 21.05.2026

Karar Özeti

Davalı bankada çalışan davacı, daha düşük bir kadroya alındığını ve günübirlik ya da haftalık olarak başka şubelerde çalıştırıldığını ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş ve kıdem tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesinin kabul kararına yönelik istinaf başvurusu, işverenin görevlendirme gerekçesini ve görevlendirme yetkisini objektif kullandığını ispatlayamadığı, görevlendirmenin çalışma şartlarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğu ve feshin 4857 sayılı Kanun'un 24/II-(f) hükmüne göre haklı olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan bölge adliye mahkemesi kararına göre, gerekçesi ve objektifliği ispatlanamayan başka şubelere görevlendirme somut olayda esaslı değişiklik olup işçiye haklı fesih hakkı verir.

Soru: İşveren sürekli başka şubeye görevlendirirse işçi haklı nedenle fesih yapabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“işçinin iş sözleşmesinin feshini sağlamak için sözleşme hükmünü uygulamaya koymasının işverenin yönetim hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğu”

“işverenin görevlendirme gerekçesini ispatlayamadığı gibi görevlendirme yetkisini objektif olarak kullandığını da ortaya koyamadığı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/287 E., 2025/2499 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/201 E., 2024/229 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2007-23.10.2023 tarihleri arasında davalı Bankada çalıştığını, 2021 Kasım ayından itibaren uzun süredir üstlendiği bireysel bankacılık yönetici yardımcılığı görevinden alınarak

daha düşük bir kadro olan bireysel müşteri ilişkileri yönetici yardımcılığı statüsünde

çalıştırılmaya başlandığını, günü birlik veya haftalık olacak şekilde Bankanın başka şubelerinde çalışmak

durumunda kaldığını, ağır ve haksız işyeri şartları sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının görevinde statü azalması gibi bir durum olmadığını, istifa ederek işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bankada 01.02.2007-23.10.2023 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesini haklı nedenle sonlandırdığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işin nerede ve ne zaman görüleceğinin çalışma şartları arasında yer aldığı, iş sözleşmesinde, gerektiğinde çalışma şartlarında değişiklik yapabileceğine dair düzenlemeler bulunması hâlinde, işverenin genişletilmiş yönetim hakkından söz edildiği, bu hâlde işverenin, yönetim hakkını kötüye kullanmamak ve sözleşmedeki sınırlara uymak kaydıyla işçinin çalışma şartlarında değişiklik yapma hakkı kazandığı, ancak anılan hakkın objektif olarak kullanılması gerektiği, işçinin iş sözleşmesinin feshini sağlamak için sözleşme hükmünü uygulamaya koymasının işverenin yönetim hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının çalışmakta olduğu işyerinden Değirmendere Şubesi ve yaklaşık 52 kilometre uzaklıktaki başka bir şubeye (Vakfıkebir) görevlendirildiği ve bundan sonraki aşamalarda da görevlendirmelerin devam edeceğinin kendisine bildirildiği, işverenin görevlendirme gerekçesini ispatlayamadığı gibi görevlendirme yetkisini objektif olarak kullandığını da ortaya koyamadığı, davacı bakımından bu görevlendirmenin çalışma şartlarında esaslı değişiklik olduğu çalışma şartlarında esaslı değişiklik sebebiyle işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshedebileceği öngörülmemiş ise de çalışma şartlarının değiştirilmesinin aynı zamanda şartlarının uygulanmaması anlamına geldiği, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(f) hükmüne göre iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırılmasının mümkün olduğu, yapılan açıklamalara göre davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesince belirlenen faiz başlangıç tarihinde hata bulunmadığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Bankacılık sektöründe çalışanların geçici görevlendirilmelerinin zaruri ve elzem olduğunu, davacının da geçici görevlendirilmesinin objektif esaslara uygun olduğundan davacının iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiğini, geçici görevlendirilmenin taraflar arasında sözleşme ve yönetmelikler ile kabul edildiğini, fesih hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini,

2. Dava belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağından hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini,

3. Denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını,

4. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava türü ile davacının iş sözleşmesinin son bulması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatının hesaplanması ve hükmedilen faize ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Kıdem Tazminatı konusundaki 20 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page