Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Şirket İçi Evlilik Gerekçesiyle İstifada İrade Fesadını İspat Yükü İşçidedir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2016/18653 · K. 2020/6461 · T. 25.06.2020
Karar Özeti
Evli çiftlerin birlikte çalıştırılmadığı işyerinde şirket içi evlilik gerekçesiyle istifa dilekçesi veren ve fesihten sonra evlenen davacı işçi, dilekçeyi yönlendirme ve baskıyla verdiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi, bildirimin amirin baskısıyla verildiğini ve sözleşmenin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini kabul etmiştir. Davalının temyizi üzerine Yargıtay, irade fesadını ispat yükünün bunu ileri süren işçide olduğunu, davacı tanıklarının duyuma dayalı ve davacının beyanlarının soyut kaldığını belirtmiştir. Haklı neden içermeyen istifa nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğinden karar bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
İstifa dilekçesinin yönlendirme veya baskıyla verildiği iddiasında irade fesadını ispat yükü işçidedir; somut olayda ispatlanamadığından haklı neden içermeyen istifa nedeniyle kıdem ve ihbar talepleri reddedilmelidir.
Soru: Şirket içi evlilik nedeniyle istifa dilekçesi veren işçi baskı gördüğünü ispatlamak zorunda mı?
Sonuç: Kıdem ve ihbar tazminatını kısmen kabul eden ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2016/18653
- Karar No2020/6461
- Karar Tarihi25.06.2020
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
Kararın Önemli Bölümleri
“irade fesadı açısından ispat külfeti iddiayı dile getiren davacı işçide olup, istifa dilekçesinin irade fesadı ile verildiğinin ya da davacının haklı fesihte bulunduğunun ispatlanamadığı”
“Mahkemece haklı neden içermeyen istifaya değer verilerek, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kısmen kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 07.05.2009 tarihinden itibaren sosyal işler sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, 03.06.2013 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, davacının 03.06.2013 tarihinde işyerine kurum içi evlilik nedeni ile istifa ediyorum ibaresini içeren bir dilekçe vermek zorunda bırakıldığını ve işten çıkarıldığını, ancak davacının istifa etmediğini, davalı şirkette geçerli olan ve fiilen uygulanan yönetmelik ile evli çiftlerin veya akrabaların aynı iş yerinde çalışmasının yasaklandığını, ancak davacının istifa etmediğini, davacıyı defalaraca işten ayrılması gerektiği şeklinde sürekli uyardıklarını, en sonunda baskılara dayanamayarak dilekçeyi vermek zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin herhangi bir baskı ya da zorlama olmadan kendi hür iradeleri ile evleneceğini gerekçe göstererek sona erdirdiğini, evlilik için istifa etme isteğinin müvekkili şirket tarafından saygıyla karşılandığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı işyerinde sosyal işler sorumlusu olarak çalıştığı, işyeri kuralları gereği şirket içerisinde evli çiftlerin istihdam edilmediği, davacının fesih bildiriminden önce o tarihlerde davalı şirkette alışan ... ile sözlendiği ve fesihten sonra 18/09/2013 tarihinde evlendiği hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davacının evlilik öncesinde iş akdinin feshine işveren tarafından zorlanıp zorlanmadığı noktasında toplandığı, 09/05/2013 tarihli fesih bildiriminde, davacının şirket içi evlilik nedeniyle işten ayrılacağını belirterek gereğinin yapılmasını talep ettiği, gereğinin yapılması yönünde ayrıca bir talepte bulunması ve şirket içi evlilik nedeniyle işten ayrılacağını belirtmiş olmasının, davacının dilekçesinin evlenene kadar işleme konulmayacağı sözü üzerine yerine işçi bulunabilmesi amacıyla dilekçe verdiği iddiasını desteklediği, fesih bildiriminin verildiği 09/05/2013 tarihinde, davacının sözlenmiş olduğu ...’ın şirketin işçisi olduğu, her ne kadar ... ’ın iş sözleşmesinin, 29/05/2013 tarihinde şirketin servis ihalesi kapsamında bir firma tarafından verilen teklifi başka bir firmaya ilettiği iddiasıyla feshedilmiş ise de bu feshe ilişkin açılan işe iade davasında verilen Gebze 1. İş Mahkemesinin 2013/469 E. 2015/424 K. sayılı gerekçeli kararında, söz konusu eylemin, davalı şirketçe 27/05/2013 tarihinde öğrenilmiş olduğu, buna göre davacı ...'ın, fesih bildirimini yaptığı tarihteki şartlara göre şirket içi evlilik nedeniyle evlilik tarihinde işten ayrılıp kıdem tazminatı alma imkanı varken, evlilik nedeniyle ayrıldığını belirterek 4 ay öncesinde işten ayrılacağını beyan etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının evlendiği ...'ın gizli kalması gereken teklifi davacı ...'dan öğrendiği belirtilmiş ise de davalı şirket tarafından bu konuda davacı hakkında herhangi bir araştırma yapıldığı ya da anılan eylemden sorumlu olduğu hususunda bir iddiada bulunulmadığı, aksine fesihten sonra, davalı işveren yetkililerinin, davacı hakkında iş bulması için olumlu görüş bildiren e-posta yazışmalarında bulunduğu, davacının amiri konumundaki ... baskısı üzerine fesih bildiriminde bulunmak zorunda kaldığı, bu nedenle fesih bildiriminin geçerli olmadığı ve sözleşmenin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında davacının kıdem ve ihbar tazminatını hak edip hak etmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde “kurum içi evlilik nedeniyle istifa ediyorum” ibaresinin içeren dilekçe vermek zorunda bırakılarak işten çıkartıldığını iddia etmiş, davalı ise cevap dilekçesinde davacının evleneceğini bildirerek 03.06.2013 tarihinde uygulanması talebiyle 09.05.2013 tarihli istifa dilekçesi sunduğunu savunmuştur.
Davacının 18.09.2013 tarihinde evlendiğine dair taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Dosyada, bulunan davacı tarafından İnsan Kaynakları Müdürlüğü’ne hitaben yazılan 09.05.2013 tarihli istifa dilekçesinde “07.05.2009 tarihi itibarıyla çalışmakta olduğum sosyal işler sorumlusu görevinden kuruluş içi evlilik nedeniyle 03.06.2013 itibarıyla istifamın kabulünü ve gereğinin yapılmasını arz ederim” belirtildiği, dilekçenin aynı tarihte davacının amiri konumundaki ... tarafından “uygundur’ şeklinde onaylandığı anlaşılmaktadır.
Davacı asil 26.06.2015 tarihli duruşmada istifa dilekçesi hakkında, “Bana göstermiş olduğunuz 09/05/2013 tarihli istifa dilekçesindeki yazılan ve imza bana aittir. Bu dilekçeyi insan kaynakları müdürümüz olan ...'a aynı işyerinde teknisyen olarak çalışan ... ile sözlendiğimizi ve evleneceğimizi söyleyince ... ile evlendiğim takdirde aynı işyerinde birlikte çalışamayacağımızı, evlenince istifa etmem gerektiğini, ama sen evlenene kadar yerine eleman alabilmemiz için istifa dilekçeme ihtiyacı olduğunu, bunu şirket merkezine gönderip personel talebinde bulunacağını ifade etmesi üzerine sen istifa dilekçesine bir tarih yaz ama bu tarihi evlendiğin tarihe kadar değiştiririz, sorun olmaz, evlilik gerçekleşene kadar çalışmana devam edebilirsin demesi üzerine ben bu dilekçeyi yazıp kendisine verdim. Bu arada ben bu dilekçeyi verdikten sonra evlendikten sonra kendime yeni bir iş bulmak için iş arıyordum. Şirkette de çalışmaya aynı zamanda devam ediyorum. İstifa dilekçemde belirttiğim 03/06/2013 tarihi sabahı müdürümüz ... beni çağırmış, yanına gittiğimde benim tüm çıkış işlemlerim davalı şirket tarafından gerçekleştirilmiş, bu şekilde iş akdim son buldu. Ben ...'a iş akdimin son bulduğu bildirilince yasal haklarımı vermiş olduğu söz üzerine istedim fakat müdürümüz ... ... ile henüz evlenmedin bu nedenle sana yasal haklarını ödeyemeyiz. Eğer bu şekilde tazminatsız iş akdimin sona erdileceğini bilseydim ben yönetmelik uyarınca evlenene kadar çalışmaya devam eder, evlilik gerçekleşince de tüm tazminatlarımı alırdım. Benimle aynı pozisyonda olan kişilere ise farklı işlem yapılmıştır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğu, davalı tanığı ... duruşmada “... insan kaynakları müdürüyüm, davacı insan kaynakları bölümünde sosyal işlerde çalıştı, .... davacı istifa etti, davacı 2 ay öncesinde başka bir iş arayışı içinde olduğunu bana söylemişti, iş akdinin feshinden 1 hafta önce de şirket içinden birisi ile arkadaş olduğunu ve evlenebileceklerini bu yüzden işten ayrılmak istediğini söyledi, istifa dilekçesi verdi ancak o tarihte henüz evli değildi.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı istifa dilekçesinin insan kaynakları müdürü ...’ın yönlendirmesiyle yazılıp imzalandığı iddiasında bulunmuş ise de irade fesadı açısından ispat külfeti iddiayı dile getiren davacı işçide olup, istifa dilekçesinin irade fesadı ile verildiğinin ya da davacının haklı fesihte bulunduğunun ispatlanamadığı, davacının beyanlarının soyut olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece haklı neden içermeyen istifaya değer verilerek, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kısmen kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 17.04.2025
Arabuluculuk Anlaşmasının İptalinde İrade Fesadı ve Gabin İddiası İspatlanamadı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/265 · K. 2025/3565
Onanan kararlara göre, belgeleri şerhsiz imzalayan ve süreçte avukat ağabeyiyle görüşen üniversite mezunu işçinin irade fesadı ve gabin iddiaları ispatlanamadığından iptal talebi reddedilmiştir.
Onama Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem
Yargıtay 9. HD 26.03.2024
Evlenmeden Önce İstifa Eden Kadın İşçi Evlilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Alamaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/4245 · K. 2024/5687
Kadın işçinin evlilik nedeniyle fesih hakkı resmi evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kullanılabilir; sözleşmeyi evlenmeden önce fesheden işçi bu nedenle kıdem tazminatı alamaz.
Bozma Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem
Yargıtay 9. HD 24.06.2019
Kısmi Davada Dilekçede Faiz İstenmişse Islahla Artırılan Kıdem Tazminatına da Faiz İşler
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2015/12189 · K. 2019/14017
Faiz istenerek açılan kısmi davada kıdem tazminatı faiz talebi belirtilmeden ıslahla artırılsa da, içtihadı birleştirme kararı uyarınca artırılan miktara fesih tarihinden faiz yürütülür.
Bozma Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem
Yargıtay 9. HD 22.12.2025
El Yazılı İstifa Dilekçesine Rağmen Gerçek İstifa İradesi Yoksa İşveren Feshi Kabul Edilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/8966 · K. 2025/10211
El yazılı istifa dilekçesi bulunsa da işçinin açıklamaları ve tanık beyanları gerçek bir istifa iradesi olmadığını gösteriyorsa iş sözleşmesinin işverence feshedildiği kabul edilmelidir.
Bozma İhbar Tazminatı
Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem konusundaki 7 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kıdem Tazminatı Hesaplama
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Farkı
- İhbar Tazminatı Hesaplama
- Haklı Nedenle Fesih
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.