Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku
Gerçek Ücret Yerine Asgari Ücretten Hesaplanan Kıdem Tazminatı Önceki Dönemi Tasfiye Etmedi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/4146 · K. 2026/3817 · T. 27.04.2026
Karar Özeti
Üç dönem hâlinde çalışan davacı işçi, ücretinin bir kısmının elden ödendiğini ve tazminatlarının eksik ödendiğini ileri sürmüş; davalı işveren ise ilk iki dönemin tasfiye edildiğini savunmuştur. İlk derece kararını yerinde bulan bölge adliye mahkemesi, dönem sonlarındaki kıdem ödemelerinin gerçek ücret yerine asgari ücret üzerinden hesaplandığından ilk iki dönemin tasfiyesinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Kıdem tazminatı tüm çalışma süresi için son giydirilmiş ücretle hesaplanıp ilk iki dönem ödemeleri faiziyle mahsup edilmiş, üç dönemde hak kazanılan 524 günden kullanılan 180 gün düşülerek 344 günlük yıllık izin ücretine hükmedilmiş, karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesince onanmıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Yargıtayca onanan bölge adliye mahkemesi kararında, dönem sonlarındaki kıdem ödemelerinin gerçek ücret yerine asgari ücret üzerinden hesaplanması karşısında önceki çalışmaların tasfiye edildiği kabul edilmemiştir.
Soru: Gerçek ücret yerine asgari ücretten hesaplanan kıdem tazminatı önceki çalışma dönemini tasfiye eder mi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2026/4146
- Karar No2026/3817
- Karar Tarihi27.04.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının gerçek aldığı ücret ve buna göre tespit edilen giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmadığı, dolayısıyla ilk iki dönem çalışmasının tasfiyesinin kabul edilemeyeceği”
“davacının kesintili olan üç dönem çalışması için toplam 524 gün yıllık izne hak kazandığı, kullandığı 180 günlük yıllık izninin mahsubu sonucu bakiye 344 günlük yıllık izin alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1272 E., 2026/433 K.
DAVA TARİHİ: 06.04.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/112 E., 2024/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 1996 yılı Eylül ayından iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiği 09.02.2023 tarihine kadar montaj, alüminyum işleme ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığını, asgari ücretin 300,00 TL fazlasının bordrolara yansıtılarak banka aracılığıyla ödendiğini, kalan miktarın elden ödendiğini, en son elden 2.050,00 TL ödeme yapıldığını, iş sözleşmesi feshedildikten sonra müvekkiline kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak tazminatlarının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalışma süresine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirkette 3 dönem hâlinde kesintili bir şekilde çalıştığını, her döneme ilişkim bütün alacaklarının ödendiğini, ücretlerin bordroya yansıtılarak banka kanalıyla ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin talebi doğrultusunda ikale yoluyla sona erdiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olmadığını, davacının yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullandığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı taraf kesintisiz çalıştığını iddia etmiş ise de, bu iddiayı ispatlayacak bir delilin mevcut olmadığı, dinlenen davacı tanıklarının bahse konu süreçte hizmetlerinin olmadığı, hizmet süresinin ... Kurumu kayıtlarına göre belirlendiği, elden ödeme iddiasının davacı ve davalı tanık beyanlarıyla doğrulandığı, davacının son aylık çıplak brüt ücretinin 12.875,39 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının kıdem tazminatlarının asgari ücret üzerinden hesaplanıp ödendiği fakat davacının asgari ücretin üzerinde bir gelirle çalıştığının anlaşıldığı, tasfiye savunmasına itibar edilmediği, ispat külfeti altındaki davalı tarafça, davacının iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının dava açmakta haklı olduğu, işten çıkış kodunun (04) olarak bildirildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının bakiye yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı iddiası, taraf tanıklarının beyanları, davacının yaptığı iş ve kıdemi ile emsal ücret araştırmasına göre davacının en son brüt 12.875,39 TL ücretle çalıştığı, bu rakamın fesih tarihindeki asgari ücretin 1,29 katı olduğu, yol ve yemek yardımı eklendiğinde davacının son giydirilmiş brüt ücretinin 14.995,69 TL olduğu, davacının ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeniyle sonlandırıldığı, ikinci ve üçüncü dönem çalışmalarının ise davalı tarafça haklı neden olmadan feshedildiği, her dönem çalışması sonunda davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, ancak bu ödemeler yapılırken asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının gerçek aldığı ücret ve buna göre tespit edilen giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmadığı, dolayısıyla ilk iki dönem çalışmasının tasfiyesinin kabul edilemeyeceği, son dönem çalışmasındaki son giydirilmiş brüt ücret üzerinden tüm çalışma dönemi için (ücretsiz izinde olduğu süre mahsup edilerek) kıdem tazminatı hesaplanarak, ilk iki dönem çalışması sonunda yapılan kıdem tazminatı ödemeleri fesih tarihine kadar hesaplanan yasal faiziyle mahsup edilerek ve son dönem çalışması sonunda ödenen kıdem tazminatı da mahsup edilerek bakiye kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, yine son dönem çalışması sonunda yapılan ihbar tazminatı ödemesi de davacının gerçek aldığı ücret ve buna göre tespit edilen giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmadığından tüm çalışma süresine göre ihbar tazminatı hesaplanarak ödenen ihbar tazminatı mahsup edildiğinde bakiye ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının hesaplandığı, hafta tatilinde çalışma yaptığının davacı tanığı M. dışında davalı tanığı A'nın beyanından da anlaşıldığı, davacı tarafça ihtirazı kayıt olmadan imzalanan ve fazla çalışma tahakkuku içeren bordro döneminin fazla çalışma hesaplamasında dışlandığı, hesaplamalar tanık beyanlarına dayandığından %30 takdiri indirim uygulandığı, bu alacakların ödendiği ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça usulünce ispatlanamadığından fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatili alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacının kesintili olan üç dönem çalışması için toplam 524 gün yıllık izne hak kazandığı, kullandığı 180 günlük yıllık izninin mahsubu sonucu bakiye 344 günlük yıllık izin alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, ayrıca yıllık izin alacağı yönünden zamanaşımının oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının üç dönem hâlinde çalıştığını, ilk iki dönem çalışmasının tasfiye edildiğini,
2. Ücret tespitinin hatalı olduğunu,
3. Davacıya kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının eksiksiz ödendiğini,
4. Davacının ilk iki döneme ilişkin yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımına uğradığını, davacıya yıllık izinlerinin kullandırıldığını,
5. Davacının hak etmiş olduğu fazla çalışma ücreti alacaklarının kendisine ödendiğini, alacağı bulunmadığını,
6. Müvekkiline ait işyerinde hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ilk iki dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hesaplamaya esas alınan ücretin tespiti, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı ve hesap yöntemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
İşçinin İstifasını İspatlayamayan Banka Kıdem ve İhbar Tazminatı Ödeyecek
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/2216 · K. 2026/4865
İş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükü işverende görülerek, istifa savunmasını kanıtlayamayan işveren aleyhine kurulan kıdem ve ihbar tazminatı hükmü onanmıştır.
Onama Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD 22.04.2026
İşe İade Davasında Feshi Geçerli Bulunan İşçi Kıdem, İhbar ve Prim Alacaklarına Hak Kazandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1234 · K. 2026/3690
İstinaf ve temyiz aşamalarında korunan ilk derece kararında, işe iade davasında feshin geçerli nedene dayandığı belirlenen işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.
Onama Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD 17.12.2025
İşe Başlatılmayan İşçinin Kıdemine Boşta Geçen Dört Ay Eklenerek Hesaplanan Tazminat Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/8596 · K. 2025/10038
Kesinleşen işe iade kararına rağmen işe başlatılmayan işçinin kıdem ve ihbar tazminatının boşta geçen süre kıdeme eklenip işe başlatmama tarihindeki ücretle hesaplanması Yargıtayca onanmıştır.
Onama Kıdem Tazminatı
Yargıtay 9. HD 20.12.2023
İkramiye Olarak Gösterilen Ödeme Maddi Hata Sayılıp Kıdem Tazminatından Mahsup Edildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/19365 · K. 2023/20148
Bozma ilamına uyularak verilen ve Yargıtayca onanan kararda, işverenin kıdem tazminatına mahsuben yaptığı ödemenin ikramiye olarak gösterilmesi maddi hata sayılmış ve tutar kıdem tazminatından düşülmüştür.
Onama Kıdem Tazminatı
Kıdem Tazminatı Konusundaki 38 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kıdem Tazminatı Hesaplama
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Farkı
- İhbar Tazminatı Hesaplama
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Kıdem Tazminatı Nedir?
- Kıdem Tazminatı Tavanı 2026 ve Hesaplama
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.