Aile ve Kişiler Hukuku Terimleri — Sayfa 2
Terim listesine geç (101 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
Aile ve Kişiler Hukuku Terimleri
Sayfa 2 / 3 · 51–100 / 101 terim
H
Aile ve Kişiler Hukuku
Hâkimin Hukuk Yaratması
Kanunda uygulanabilir bir hüküm ve örf ve âdet hukuku kuralı bulunmadığında hâkimin, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vermesidir. Kanun sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulandığından bu yola ancak kanunun sözü ve özüyle çözülemeyen ve örf ve âdet kuralı da bulunmayan durumlarda başvurulur. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1
Aile ve Kişiler Hukuku
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış
Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunmasına dayanan özel boşanma sebebidir. Dava hakkı, davaya hakkı olan eşin sebebi öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur. Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan eş, boşanma davasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun uyarınca koruyucu ve önleyici tedbir kararı verilmesini isteyebilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 162 · 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 1–5 ve 8
Aile ve Kişiler Hukuku
Hısımlık
Kan bağı, evlilikten doğan kayın bağı veya evlat edinme yoluyla kişiler arasında kurulan hukuki ilişkidir. Kan hısımlığının derecesi, kişileri birbirine bağlayan doğum sayısıyla belirlenir. Kayın hısımlığı, onu doğuran evlilik sona erdiğinde kendiliğinden ortadan kalkmaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 17–18, 129, 282, 314 ve 500
İ
Aile ve Kişiler Hukuku
İştirak Nafakası
İştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri gözetilerek yapılan parasal katkıdır. Boşanma veya ayrılık hâlinde velayet kendisine verilmeyen eşin gücü oranında yapacağı katkı mahkemece belirlenir. Erginlikten sonra eğitimin sürmesine bağlı bakım yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182 ve 327–331
Aile ve Kişiler Hukuku
İyiniyet
İyiniyet, kanunun hukuki sonuç bağladığı durumlarda, bir hakkın kazanılmasına engel olan eksikliğin bilinmemesi ve gerekli özen gösterilse de bilinememesidir. Bu durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; iyiniyet kanunen karine olarak kabul edilir. Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz. Örneğin tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 3 ve 1023–1024
K
Aile ve Kişiler Hukuku
Katılma Alacağı
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, diğer eşin artık değeri üzerinden kural olarak yarı oranında doğan parasal alacaktır. Borçlar, eklenecek değerler, denkleştirme ve sözleşme hükümleri hesabı etkileyebilir. Kanuni istisnalar vardır; bir malın mülkiyetinde otomatik yarı pay kazanılması anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 231 ve 236–238
Aile ve Kişiler Hukuku
Katkı Payı Alacağı
Bir eşin, diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı parasal katkı nedeniyle ileri sürdüğü alacaktır ve özellikle Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girmeden önceki mal ayrılığı dönemine ait edinimlerde gündeme gelir. 4722 sayılı Kanuna göre 1/1/2002’den önce evlenen eşler arasında bu tarihe kadar önceki mal rejimi devam eder ve bu döneme ilişkin katkı payı için kanunda ayrı bir hüküm yoktur. 1/1/2002’den sonraki dönemde yasal mal rejimine tabi eşler bakımından ise değer artış payı ve katılma alacağı hükümleri uygulanır.
İlgili mevzuat: 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 10 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 227 ve 236
Aile ve Kişiler Hukuku
Kayyım
Belirli bir işi görmek, temsil sağlamak veya malvarlığını yönetmek üzere atanan kişidir. Atama, kişinin bütün işlerinin kayyıma devredildiği anlamına gelmez. Görevin kapsamı ve atanma sebebi karara ve ilgili kanun hükmüne göre belirlenir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 403, 426–428 ve 458
Aile ve Kişiler Hukuku
Kısıtlama
Ergin bir kişinin, kanunda sayılan sebeplerden biriyle vesayet makamı kararıyla vesayet altına alınmasıdır. Kısıtlama sebepleri akıl hastalığı veya akıl zayıflığı; savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetim; özgürlüğü bağlayıcı ceza ve kişinin kendi isteğidir. 7499 sayılı Kanunla değişik düzenlemeye göre ceza infaz kurumundaki hükümlü isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasının infazında istek olmasa da gerekli görülürse kısıtlanabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 405–408
Aile ve Kişiler Hukuku
Kişilik Hakkı
Kişinin yaşamı, bedensel ve ruhsal bütünlüğü, onuru ve özel yaşamı gibi kişiliğine bağlı değerleri koruyan haktır. Hukuka aykırı saldırının önlenmesi, durdurulması veya tespiti istenebilir. Tazminat ve diğer taleplerin koşulları saldırının niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 23–25
Aile ve Kişiler Hukuku
Kişisel İlişki Kurulması
Anne veya babanın, velayeti altında bulunmayan ya da kendisine bırakılmayan çocukla uygun biçimde görüşme ve ilişki sürdürme hakkına ilişkin düzenlemedir. Esas ölçüt çocuğun yararıdır; ilişki kanuni sebeplerle sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Olağanüstü hâllerde, çocuğun menfaatine uygunsa diğer kişilere, özellikle yakınlarına da bu hak tanınabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182 ve 323–325
Aile ve Kişiler Hukuku
Kişisel Mal
Edinilmiş mallara katılma rejiminde kanun veya geçerli sözleşme gereği kişisel gruba giren malvarlığı değeridir. Rejim başındaki mallar, miras ve karşılıksız kazandırmalar temel örneklerdir. Malın kişisel olması, gelirlerinin veya diğer eşin katkı talebinin de aynı sonuca tabi olduğu anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 220–222 ve 227
Aile ve Kişiler Hukuku
Koruyucu Aile
Kendi ailesi yanında bakımı sağlanamayan çocuğun, bakım tedbiri kapsamında bir aile yanında bakılmasıdır. Çocuk Koruma Kanununa göre bakım tedbiri, bakımından sorumlu kişinin görevini herhangi bir nedenle yerine getirememesi hâlinde çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılmasını kapsar. Koruyucu aile ilişkisi soybağı kurmaz ve evlat edinmeden farklıdır; işçi olan koruyucu aileye, çocuğun teslim edilmesinden sonra isteği üzerine on gün ücretsiz izin verilir.
İlgili mevzuat: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 5 · 4857 sayılı İş Kanunu, m. 74
Aile ve Kişiler Hukuku
Koruyucu Tedbir Kararı
Şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiyi korumak için mülki amir ya da aile mahkemesi hâkimi tarafından verilen tedbirdir. Mülki amir barınma yeri, geçici maddi yardım, rehberlik ve danışmanlık, hayati tehlike varsa geçici koruma gibi tedbirlere; hâkim işyerinin değiştirilmesi, ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, aile konutu şerhi ve gerektiğinde kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi tedbirlere karar verebilir. Koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz; tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir.
İlgili mevzuat: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 3–4 ve 8
Aile ve Kişiler Hukuku
Kusur (Boşanma)
Boşanma davasında, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda eşlerin kendilerine yüklenebilen davranışlarının payıdır. Maddi tazminatı kusursuz veya daha az kusurlu eş, manevi tazminatı kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş kusurlu taraftan isteyebilir; yoksulluk nafakası isteyenin kusurunun daha ağır olmaması gerekir, nafaka yükümlüsünün kusuru ise aranmaz. Temelden sarsılma sebebine dayanan davada davacının kusuru daha ağırsa davalının itirazı, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere davanın reddine yol açabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166, 174 ve 175
M
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Ayrılığı
Her eşin, kanuni sınırlar içinde kendi malvarlığını yönetme, ondan yararlanma ve tasarruf etme yetkisini koruduğu mal rejimidir. Eşler kendi borçlarından kendi malvarlıklarıyla sorumludur. Rejim, birlikte edinilmiş mallar veya ortak borçlar hakkında hiçbir talep bulunamayacağı anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 242–243
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Ortaklığı
Eşlerin kişisel malları dışındaki malvarlığının ortaklık malı hâline geldiği seçimlik mal rejimidir. Eşler ortaklık mallarında birlikte hak sahibidir ve yönetim kuralları Kanunda ayrıntılı düzenlenmiştir. Rejim sözleşmeyle genel veya sınırlı ortaklık biçiminde kurulabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 256–281
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Rejimi
Eşlerin malvarlıklarının evlilik süresince yönetimini, eşlerin borçlardan sorumluluğunu ve rejim sona erdiğinde malvarlığının nasıl tasfiye edileceğini belirleyen kurallar bütünüdür. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanundaki diğer rejimlerden birini (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı) seçmedikçe edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Rejim, eşlerden birinin ölümü veya başka bir rejimin kabulüyle; boşanma, evliliğin iptali ya da mahkemece mal ayrılığı kararında ise dava tarihinden geçerli olarak sona erer ve ardından tasfiye edilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202–281
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Rejimi Sözleşmesi
Eşlerin kanunda öngörülen mal rejimlerinden birini seçmek veya kanunun izin verdiği ölçüde değiştirmek için yaptıkları sözleşmedir. Evlenmeden önce ya da sonra yapılabilir ve kural olarak noterlikte düzenleme veya onaylama şekline tabidir. Evlilik başvurusu sırasında yazılı rejim seçimine ilişkin özel yol da vardır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202–205
Aile ve Kişiler Hukuku
Mal Rejiminin Tasfiyesi
Mal rejimi sona erdiğinde eşler arasındaki malvarlığı ilişkilerinin kanuni hesap kurallarıyla sonuçlandırılmasıdır. Mal rejimi ölüm veya başka bir rejime geçişle; boşanma, evliliğin iptali ya da mal ayrılığı kararında ise dava tarihinden geçerli olarak sona erer. Yasal rejimde kişisel ve edinilmiş mallar ayrılır, değer artış payı, eklenecek değerler ve denkleştirme hesaba katılır; her eş diğerinin artık değerinin kural olarak yarısı üzerinde alacak hakkı kazanır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 225–236
N
Aile ve Kişiler Hukuku
Nafaka
Kanuni şartlarda geçim, bakım veya eğitim ihtiyacını karşılamaya yönelik parasal katkıdır. Tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası farklı koşullara dayanır. Miktar, süre, başlangıç ve ödeme biçimi nafakanın türüne ve karara göre belirlenir; her nafaka aynı hesapla artırılmaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 169, 175–176, 182, 197, 327–331 ve 364–365
Aile ve Kişiler Hukuku
Nafakanın Artırılması, Azaltılması veya Kaldırılması
Mahkemece hükmedilen nafakanın, sonradan değişen koşullar nedeniyle azaltılması, yeniden belirlenmesi veya sona erdirilmesidir. İrat biçimindeki yoksulluk nafakası alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır, malî durumlar değişirse veya hakkaniyet gerektirirse azaltılır ya da artırılır. İştirak nafakasında hâkim, durumun değişmesi hâlinde istem üzerine miktarı yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 176 ve 331
Aile ve Kişiler Hukuku
Nişanın Bozulması
Nişanlılık ilişkisinin evlenme gerçekleşmeden sona ermesidir. Haksız bozma veya diğer tarafın sorumlu olduğu sebepler belirli giderler ve kişilik hakkı zararı bakımından önem taşır. Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi, tazminattan ayrı koşullarla değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 120–123
Aile ve Kişiler Hukuku
Nişanlanma
Karşılıklı evlenme vaadiyle kurulan aile hukuku ilişkisidir. Nişanlanma, kimseyi evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. İlişkinin sona ermesi, koşullarına göre hediye iadesi veya tazminat talepleri doğurabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 118–123
Aile ve Kişiler Hukuku
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Nüfus kütüğündeki yanlış veya gerçeğe aykırı bir kaydın mahkeme kararıyla düzeltilmesidir. Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça kayıt değiştirilemez; yalnız tescil sırasında yapılan maddi hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine göre düzeltilir. Dava, kişinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılır ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memurunun huzuruyla görülür.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 39 · 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, m. 35–36
O
Aile ve Kişiler Hukuku
Ortak Velayet
Velayetin ana ve baba tarafından birlikte kullanılmasıdır. Türk Medeni Kanununa göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir, boşanmada ise velayet çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir. Kanunda boşanmadan sonra velayetin ana ve babaca birlikte kullanılmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmaz; mahkeme boşanma veya ayrılık kararında ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182 ve 335–336
Ö
Aile ve Kişiler Hukuku
Ölüm Karinesi
Kişi, ölümüne kesin gözle bakılmasını gerektiren koşullarda kaybolmuşsa cesedi bulunmasa da ölmüş sayılmasıdır. Gaiplikteki kuvvetli ölüm olasılığından farklı bir durumdur. Kaydın oluşturulması ve aksinin ispatı kanuni usule bağlıdır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 31 ve 44
P
Aile ve Kişiler Hukuku
Paylaşmalı Mal Ayrılığı
Eşlerden her birinin kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğu; ancak rejimin kurulmasından sonra edinilip ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenen mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımların rejim sona erdiğinde eşit olarak paylaşıldığı seçimlik mal rejimidir. Eşler bu rejimi mal rejimi sözleşmesiyle seçebilir. Manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ve kural olarak karşılıksız kazandırmalar paylaşmaya dahil değildir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 244–255
S
Aile ve Kişiler Hukuku
Soybağı
Çocuk ile ana ve baba arasında hukuken kurulan bağdır. Ana ile bağ doğumla; baba ile bağ evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulabilir. Evlat edinme de soybağı kuran ayrı bir yoldur.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 282
Aile ve Kişiler Hukuku
Soybağının Reddi
Evliliğe bağlı babalık karinesini çürüterek mevcut soybağını kaldırmayı amaçlayan dava yoludur. Dava hakkı, taraflar, ispat ve süreler kanunda özel olarak düzenlenir. Yeni bir erkekle soybağı kurulması, mevcut bağın kaldırılmasından ayrı bir hukuki işlemdir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 285–291
Aile ve Kişiler Hukuku
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme
Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir yaşam sürmesi nedeniyle, onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemediği durumda ileri sürülebilen özel boşanma sebebidir. Kanun bu sebep için hak düşürücü bir dava süresi öngörmemiştir; dava her zaman açılabilir. Eylemin ortak hayatı çekilmez kılıp kılmadığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 163
T
Aile ve Kişiler Hukuku
Tanıma
Babanın kanunda öngörülen şekillerden biriyle çocuğun kendisinden olduğunu açıklamasıdır. Yazılı başvuru, resmî senet veya vasiyetname gibi kanuni yollarla yapılabilir. Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, o bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 295–300
Aile ve Kişiler Hukuku
Tanımanın İptali
Tanıma yoluyla kurulan soybağının dava yoluyla ortadan kaldırılmasıdır. Tanıyan kişi yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle; ana, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer ise tanıyanın baba olmadığı gerekçesiyle dava açabilir. Dava hakkı kural olarak sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer; çocuğun dava hakkı ise ergin olmasından itibaren bir yıldır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 297–300
Aile ve Kişiler Hukuku
Tedbir Nafakası
Geçim ve bakım ihtiyacını karşılamak için alınan geçici parasal önlemdir. Boşanma veya ayrılık davasında hâkim, eşler ve çocuklar için gerekli önlemlere kendiliğinden karar verebilir. Dava açılmadan ayrı yaşama durumunda da kanuni koşullarla parasal katkı istenebilir; bu yolun şartları TMK m. 197’de ayrıca düzenlenmiştir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 169, 197 ve 200
Aile ve Kişiler Hukuku
Terk Nedeniyle Boşanma
Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi üzerine, ayrılık en az altı ay sürmüş, devam ediyor ve hâkim ya da noter aracılığıyla yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eşin dayanabildiği özel boşanma sebebidir. İhtar ayrılığın dördüncü ayı bitmeden istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Diğerini ortak konutu terke zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 164
Aile ve Kişiler Hukuku
Tüzel Kişi
Kanunun kişilik tanıdığı kişi veya mal topluluklarıdır. Dernek, vakıf ve ticaret şirketleri tipik örneklerdir. Tüzel kişiler; cins, yaş ve hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildir; fiil ehliyetini ise kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla kazanır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 47–49
U
Aile ve Kişiler Hukuku
Uzaklaştırma Kararı
Şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişinin, 6284 sayılı Kanun uyarınca müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine ya da korunan kişilere, bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmamasına ilişkin önleyici tedbir kararıdır. Bu tedbirlere hâkim karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri de alabilir, ancak hâkimce yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbir kendiliğinden kalkar. Tedbire aykırılıkta hâkim kararıyla üç günden on güne, her tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez.
İlgili mevzuat: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 5, 8 ve 13
V
Aile ve Kişiler Hukuku
Vakıf
Gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemesiyle oluşan, tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Bir malvarlığının bütünü ya da gelir getiren veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir. Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı ya da belli bir ırk veya cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 101
Aile ve Kişiler Hukuku
Vasi
Vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini koruyan ve onu hukuki işlemlerde temsil eden kişidir. Görevini vesayet makamının denetimi altında yürütür. Kanunda sayılan önemli işlemler için ayrıca izin gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 403, 448–456 ve 462–463
Aile ve Kişiler Hukuku
Velayet
Çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusunda anne ve babanın hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Esas olarak ergin olmayan çocuklara ilişkindir; kanunda kısıtlanan ergin çocuklar için de özel düzenleme vardır. Boşanma ve ayrılıkta velayetin düzenlenmesinde çocuğun yararı esas alınır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182 ve 335–346
Aile ve Kişiler Hukuku
Velayetin Değiştirilmesi
Boşanma veya ayrılık kararıyla yapılan velayet düzenlemesinin, sonradan ortaya çıkan olgular nedeniyle değiştirilmesidir. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim re’sen veya ana ya da babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Velayet kendisine bırakılan taraf kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; velayetin kaldırılmasından farklı olarak velayet diğer ebeveyne verilebilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182, 183 ve 324
Aile ve Kişiler Hukuku
Velayetin Kaldırılması
Çocuğu koruyan diğer önlemler yetersiz kaldığında veya yetersiz kalacağı anlaşıldığında, kanuni sebeplerle velayetin sona erdirilmesidir. Anne veya babanın görevlerini gereği gibi yerine getirememesi ya da ağır biçimde savsaklaması önem taşır. Boşanmada velayetin hangi eş tarafından kullanılacağının belirlenmesiyle aynı karar değildir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 346–351
Aile ve Kişiler Hukuku
Vesayet
Vesayet, velayet altında bulunmayan küçükler ile kanunda sayılan sebeplerle kısıtlanan erginlerin kişilik ve malvarlığı menfaatlerinin korunması için öngörülen hukuki koruma düzenidir. Vesayet altına alınan kişiye vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince bir vasi atanır; vasi bu kişinin menfaatlerini korur ve hukuki işlemlerde onu temsil eder. Vasi, vesayet dairelerinin denetimi altındadır; kanunda sayılan önemli işlemler için vesayet makamının, bir kısmında ayrıca denetim makamının izni gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 396–408, 413 ve 461–464
Aile ve Kişiler Hukuku
Vesayet Makamı
Kamu vesayetini yürüten vesayet dairelerinden biridir. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Vasinin atanması, vesayet işlerinin gözetimi ve kanunda sayılan önemli işlemlere izin verilmesi bu makamların görevleri arasındadır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 397, 413, 461–464
Aile ve Kişiler Hukuku
Vesayet Makamının İzni
Vasinin, vesayet altındaki kişi adına yapacağı bazı önemli işlemler için sulh hukuk mahkemesinden alması gereken izindir. Taşınmazların alımı, satımı ve rehnedilmesi, ödünç verme veya alma, kambiyo taahhüdü altına girme, dava açma ve sulh olma ile mirasın paylaştırılması bu işlemlere örnektir. Evlat edinme, mirasın kabulü veya reddi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi işlemlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesinin de izni gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 397 ve 462–463
Y
Aile ve Kişiler Hukuku
Yardım Nafakası
Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşlerin geçimi için, kanuni koşullarda istenebilen nafakadır. Kardeşlerin nafaka yükümlülüğü ayrıca refah içinde bulunmalarına bağlıdır; bu ek koşul bütün yakınlara aynı biçimde uygulanmaz. Talep, mirasçılıktaki sıra ve yükümlünün mali gücü gözetilerek değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 364–365
Aile ve Kişiler Hukuku
Yasal Danışman
Kısıtlanması için yeterli neden bulunmayan ancak korunması gereken ergin kişiye, belirli işlemlerde görüşü alınmak üzere atanan kişidir. Yetkiler kanun ve atama kararının kapsamıyla sınırlıdır. Vasi atanmasıyla aynı hukuki sonuçları doğurmaz.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 429
Aile ve Kişiler Hukuku
Yerleşim Yeri
Kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir adreste geçici olarak bulunmak, o adresi her durumda yerleşim yerine dönüştürmez. Çocuklar ve vesayet altındaki kişiler için kanuni yerleşim yeri kuralları ayrıca uygulanır.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 19–22
Aile ve Kişiler Hukuku
Yoksulluk Nafakası
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafın, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında isteyebildiği nafakadır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Kanun süresiz talebe imkân tanır; bu, nafakanın hiçbir koşulda değişmeyeceği veya sona ermeyeceği anlamına gelmez. Artırma, azaltma ve sona erme nedenleri ayrıca düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresi iptal edilmiştir; iptal hükmü 30/6/2027’de yürürlüğe girer.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 175–176
Z
Aile ve Kişiler Hukuku
Zina
Zina, eşlerden birinin evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmasıdır ve Türk Medeni Kanunu’nda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Diğer eş, boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl içinde dava açmalıdır; bu süreler geçince dava hakkı düşer. Zinayı affeden eşin bu sebebe dayanarak dava hakkı yoktur. Zina niteliğine ulaşmayan sadakatsizlik davranışları, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi kapsamında ileri sürülebilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 161, 166 ve 185
Sayfa 2 / 3 · 51–100 / 101 terim
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar