top of page

İcra ve İflas Terimleri

Terim listesine geç (89 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

İcra ve İflas Terimleri

Sayfa 1 / 2 · 1–50 / 89 terim

A

  • İcra ve İflas

    Açık Artırma (İhale)

    Açık artırma, haczedilen malın paraya çevrilmesi için elektronik satış portalında teklif alınarak yapılan satış usulü; ihale ise malın şartları sağlayan en yüksek teklif sahibine bırakılmasıdır. Artırmaların gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilir; katılım için kural olarak muhammen kıymetin yüzde onu teminat gerekir, teklif ise muhammen kıymetin yüzde ellisi ile rüçhanlı alacaklar toplamından yüksek olanı ve masrafları aşmalıdır. 7589 sayılı Kanunla, tamamı miras yoluyla edinilen ve mirasçılar dışında maliki olmayan taşınmazda ortaklığın giderilmesi için birinci artırma bir defaya mahsus yalnız malik mirasçılar arasında yapılır ve teklifin muhammen kıymeti aşması gerekir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 111/b, 114–115, 126 ve 129

  • İcra ve İflas

    Alacaklılar Toplantısı

    Alacaklılar toplantısı, adi tasfiye usulüyle yürütülen iflasta alacaklıların masanın yönetimi ve tasfiyesine ilişkin kararları aldığı toplantıdır. İlk toplantı iflas ilanından itibaren en geç on gün içinde yapılır; bilinen alacakların en az dörtte biri temsil edilirse (katılanlar beş kişiden azsa alacak tutarının yarısı) nisap oluşur, kararlar alacak tutarı çoğunluğuyla alınır ve iflas idaresi adayları bu toplantıda gösterilir. Toplantı yapılamaz veya nisap oluşmazsa masayı ikinci toplantıya kadar iflas dairesi yönetir; ikinci toplantıya alacakları kabul edilen alacaklılar en az yirmi gün önce ilanla çağrılır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 219, 221–223 ve 237

  • İcra ve İflas

    Alacaklıyı Zarara Sokmak Kastıyla Mal Kaçırma

    Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mal kaçırma, borçlunun haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde, alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mallarını elden çıkarması, yok etmesi, değerini düşürmesi, gizleyerek muvazaa yoluyla başkasına geçirmesi ya da gerçek olmayan borç ikrar etmesiyle mevcudunu yapay olarak azaltmasıdır. Alacaklı aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispatlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası verilir; iflas ve konkordato süreçleriyle bağlantılı fiiller de kapsamdadır. Suç şikâyete bağlıdır; şikâyet, öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde icra mahkemesine yapılır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 331 ve 346–347

B

  • İcra ve İflas

    Borca Batıklık

    Sermaye şirketleri ile kooperatiflerde, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre malvarlığının borçları karşılamamasıdır. Bu durum; yönetim ve temsille görevli kişiler, tasfiye hâlindeyse tasfiye memurları ya da bir alacaklı tarafından mahkemeye bildirilir ve iflasa karar verilmesi istenir. 2018 değişikliğinden sonra iflasın ertelenmesi kurumu yürürlükten kaldırılmıştır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 179 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 376–377

  • İcra ve İflas

    Borca İtiraz

    Borca itiraz, icra takibinde borçlunun takip konusu borcun tamamına veya bir kısmına karşı çıkmasıdır. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak yapılır ve süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; kısmi itirazda itiraz edilen miktar açıkça gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır, senetteki imza inkâr ediliyorsa bu ayrıca ve açıkça belirtilmelidir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ise borca itiraz beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle yapılır ve satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 62, 66 ve 168–169

  • İcra ve İflas

    Borç Ödemeden Aciz Belgesi

    Kanuni takip işlemlerinden sonra alacağın karşılanamayan bölümünü gösteren belgedir. Borç ikrarını içeren senet niteliğindedir ve borcu silmez; belgede yazılı alacak için borçludan faiz istenemez ve alacak, borçluya karşı belgenin düzenlenmesinden itibaren yirmi yılda zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları ise mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacak aranmamışsa zamanaşımını ileri sürebilir. Alacaklıya takip ve tasarrufun iptali gibi konularda kanunda belirtilen özel olanaklar sağlar.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 105, 143 ve 277

  • İcra ve İflas

    Borçlunun Ölümü Hâlinde Takip

    İcra takibi sırasında borçlunun ölmesi hâlinde takibin nasıl yürütüleceğine ilişkin kurallardır. Tereke borçları için takip ölüm günüyle birlikte üç gün durur; mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse kanundaki ret süreleri geçinceye kadar takip ertelenir. Tereke paylaşılmamış veya resmî tasfiyeye tabi tutulmamışsa takip terekeye karşı devam eder; mirasçıya karşı devam ise ancak rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yoluyla mümkündür.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 53

C

  • İcra ve İflas

    Cebri İcra

    Bir alacağın veya ilamda belirlenen yükümlülüğün, borçlunun isteği dışında devletin yetkili organları aracılığıyla yerine getirilmesidir. İlamlı ve ilamsız takip yollarının şartları farklıdır. Yalnız para tahsiliyle sınırlı değildir; taşınır teslimi gibi edimleri de kapsayabilir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 24 ve devamı, 42 ve devamı

D

  • İcra ve İflas

    Disiplin Hapsi

    Disiplin hapsi, belirli bir kısmi düzeni korumak amacıyla yaptırıma bağlanan fiiller nedeniyle verilen; seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ertelenemeyen, önödeme ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanmayan, tekerrüre esas olmayan ve adli sicile kaydedilmeyen hapistir. Sonradan edinilen mal veya kazanç artışını süresinde bildirmeyen borçlu (İİK m.339), ihtiyati tedbire aykırı davranan kişi (HMK m.398) ve ihtara rağmen duruşma düzenini bozan kişi (HMK m.151) hakkında öngörülür; süresi her hükümde ayrıca sınırlanmıştır. Mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında ise disiplin hapsi değil, tazyik hapsi uygulanır (İİK m.76).

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-l · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 76, 339 ve 353–354 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 151 ve 398

  • İcra ve İflas

    Doğrudan Doğruya İflas

    Doğrudan doğruya iflas, iflasa tabi borçlu hakkında önceden icra takibi yapılmaksızın doğrudan mahkemeden iflas istenebilen hâllerdir. Alacaklı; borçlunun bilinen yerleşim yeri yoksa, taahhütlerinden kurtulmak için kaçarsa, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunur veya buna teşebbüs ederse ya da haciz yoluyla takip sırasında mallarını saklarsa, ödemelerini tatil ederse, konkordato tasdik edilmezse veya ilama dayalı alacak icra emrine rağmen ödenmezse bu yola başvurabilir. Borçlu da aczini bildirerek kendi iflasını isteyebilir; sermaye şirketleri ve kooperatiflerin borca batıklığı da takipsiz iflas sebebidir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 177–179 ve 308

E

  • İcra ve İflas

    E-Haciz

    E-haciz, haczin elektronik ortamda uygulanmasıdır. İcra takiplerinde ödeme emrindeki süre geçtikten, itiraz edilmişse itiraz kaldırıldıktan sonra alacaklı, UYAP’a entegre sistemler üzerinden borçlunun mal, hak ve alacaklarını sorgulayıp haciz isteyebilir ve icra dairesi tespit edilen varlıkları elektronik ortamda haczeder; resmî sicile kayıtlı mallar kaydına işlenerek doğrudan haczedilebilir. Kamu alacaklarında tahsil daireleri, bankalar gibi üçüncü kişilere gönderdikleri haciz bildirilerini elektronik ortamda tebliğ edebilir. Haczedilemeyen mal ve gelirlere ilişkin kanuni sınırlar bu hacizlerde de geçerlidir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 8/a ve 78–79 · 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 79

  • İcra ve İflas

    Elektronik Satış

    Elektronik satış, haczedilen malların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırma suretiyle satılmasıdır. Teklif verme süresi yedi gündür; teklifler arasındaki fark muhammen kıymetin binde beşinden ve her hâlde bin Türk lirasından az olamaz; son on dakikada verilen teklif artırmayı üç dakika, uzama süresinde verilen her yeni teklif de o andan itibaren üç dakika uzatır, ancak uzamaların toplamı Adalet Bakanlığı aksine karar vermedikçe bir saati geçemez. İlan, teminat ve asgari teklif gibi artırma şartları İİK m.114’te düzenlenmiştir; 7589 sayılı Kanunla vesayet altındaki kişilerin mallarının açık artırmayla satışı da 31/10/2026’dan itibaren bu portalda yapılacaktır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 111/b ve 114 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 440 ve 444

  • İcra ve İflas

    Emekli Maaşı Haczi

    Emekli maaşı haczi, 5510 sayılı Kanun uyarınca bağlanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczi konusudur. Bu gelir ve aylıklar kural olarak haczedilemez ve devir veya temlik edilemez; yalnız Sosyal Güvenlik Kurumunun kanuna göre takip ve tahsil edilen alacakları ile nafaka borçları için haczedilebilir. Bunun dışındaki haciz talepleri, borçlunun muvafakati bulunmadıkça icra müdürünce reddedilir.

    İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 93

G

  • İcra ve İflas

    Gecikmiş İtiraz

    Gecikmiş itiraz, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle ödeme emrine süresinde itiraz edemeyen borçlunun, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar yapabildiği itirazdır. Borçlu, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösteren delillerle itirazını ve sebeplerini bildirmek ve duruşmaya ilişkin harç ve giderleri ödemek zorundadır. Mazeretin icra mahkemesince kabulüyle takip durur; önceden haciz konulmuşsa alacaklı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez veya itirazın iptali davası açmazsa haciz kalkar.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 65

  • İcra ve İflas

    Geçici Konkordato Mühleti

    Geçici konkordato mühleti, konkordato talebine eklenmesi gereken belgelerin eksiksiz olduğunun tespiti üzerine mahkemenin derhâl verdiği ve kesin mühletin sonuçlarını doğuran ilk koruma süresidir. Süre üç aydır; borçlunun veya geçici komiserin talebiyle en fazla iki ay uzatılabilir, toplamı beş ayı geçemez. Mahkeme bu kararla geçici komiser görevlendirir ve malvarlığını korumaya yönelik tedbirleri alır; karar ilan edilir ve alacaklılar ilandan itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir, ancak mühlet kararına karşı kanun yolu kapalıdır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 287–288

H

  • İcra ve İflas

    Haciz

    Borçlunun mal, hak veya alacaklarının borcun tahsili için icra organınca hukuken bağlanmasıdır. Haciz, mülkiyetin hemen alacaklıya geçmesi anlamına gelmez; alacağı aşmama ve haczedilemeyen malları koruma kuralları uygulanır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 78 ve 82–85

  • İcra ve İflas

    Haciz İhbarnamesi

    Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacak, hak veya taşınır mallarının haczi için icra müdürlüğünce üçüncü kişiye gönderilen yazılı bildirimdir. İhbarname ile üçüncü kişiye, borcunu bundan böyle ancak icra dairesine ödeyebileceği bildirilir. Üçüncü kişi, kanunda öngörülen süre içinde itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır; bu nedenle süreler büyük önem taşır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 89

  • İcra ve İflas

    Haciz İsteme Süresi

    Haciz isteme süresi, alacaklının haciz talebinde bulunabileceği ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyen bir yıllık süredir. İtiraz veya dava hâlinde bunların yapıldığı tarihten hükmün kesinleşmesine kadar, icra dairesinde taksit sözleşmesi yapılmışsa sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre hesaba katılmaz. Haciz bu süre içinde istenmez veya istem geri alınıp süresinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır; yeniden haciz istenmesi yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır, ilama dayanmayan takiplerde yenilemede yeniden harç alınır ve yenileme giderleri borçluya yüklenemez.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 78

  • İcra ve İflas

    Haciz Tutanağı

    Haciz işleminin yapıldığı yerde icra memurunca düzenlenen ve haczin içeriğini gösteren resmî belgedir. Tutanakta alacaklı ve borçlunun kimliği, alacağın miktarı, haczin yapıldığı gün ve saat, haczedilen mallar ile bunlara biçilen değer ve varsa üçüncü kişilerin iddiaları yazılır. Haczedilebilecek mal bulunmazsa haciz tutanağı aciz belgesi hükmündedir; malların yetersiz olduğu anlaşılırsa tutanak geçici aciz belgesi yerine geçer.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 102 ve 105

  • İcra ve İflas

    Hacze İştirak

    Hacze iştirak, başka bir alacaklının koydurduğu ilk hacze, haczedilen malın satış bedeli icra veznesine girinceye kadar aynı derecede katılmaktır. İlk haczin dayandığı takip talebinden, ilamlı takipte davanın açılmasından önce yapılmış takipte alınan aciz belgesine, bu tarihten önce açılmış davada alınan ilama ya da bu tarihten önceki tarihli resmî veya onaylı senet ya da resmî makbuza dayanan alacaklılar bu haktan yararlanır. Borçlunun eşi, çocukları, vasisi veya kayyımı olduğu kişiler ve nafaka ilamı alacaklısı kanundaki koşullarla önceden takip yapmaksızın katılabilir; diğer alacaklılar yalnız önceki dereceden artan bedele katılabilir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 100–101

  • İcra ve İflas

    Haczedilemeyen Mallar

    Haczedilemeyen mallar, kanunun borçlunun ve ailesinin geçimini ve mesleğini korumak gibi amaçlarla haczini tamamen ya da kısmen yasakladığı mal, hak ve gelirlerdir. Devlet malları, kıymetli şeyler dışındaki kişisel ve ortak ev eşyası, bedeni çalışmaya dayalı meslek eşyası, haline münasip ev ve öğrenci bursu haczedilemez; maaş ve ücret gibi gelirler geçim payı bırakılarak kısmen haczedilir. Borç malın bedelinden doğmuşsa meslek eşyası ve haline münasip ev gibi bazı mallarda yasak uygulanmaz; bu malların değeri fazlaysa mal satılır ve bedelin haline münasip kısmı borçluya bırakılır. Önceden yapılan haczedilebilirlik anlaşmaları geçersizdir; aykırı hacze karşı şikâyet kural olarak öğrenmeden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 16, 82, 83 ve 83/a

  • İcra ve İflas

    Hapis Hakkı

    Hapis hakkı, muaccel alacağı bulunan alacaklının, borçlunun rızasıyla zilyetliğine geçen ve alacakla bağlantılı taşınır veya kıymetli evrakı alacağı ödeninceye kadar alıkoyabilmesidir; tacirler arasında ticari ilişkiden doğan zilyetlik ve alacakta bağlantı var sayılır. Borç ödenmez ve yeterli güvence de gösterilmezse alacaklı, önceden bildirimde bulunarak eşyanın teslime bağlı rehin hükümlerine göre paraya çevrilmesini isteyebilir. Taşınmaz kiralarında kiraya verenin kiralanandaki taşınırlar üzerindeki hapis hakkı Türk Borçlar Kanununda ayrıca düzenlenmiştir; kiraya veren bu hakkı geçici olarak korumak için icra dairesinden eşyanın defterinin tutulmasını isteyebilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 950–953 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 336–338 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 270

  • İcra ve İflas

    Hileli İflas

    Hileli iflas, malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişinin, bu tasarruflardan önce veya sonra iflasına karar verilmesiyle oluşan suçtur. Alacaklıların güvencesi olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin düşürülmesi; bu tasarrufları örtmek için ticari defter, kayıt ya da belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi; gerçekte olmayan bir borç ilişkisi için borçları artıran belge düzenlenmesi ya da gerçeğe aykırı muhasebe kaydı veya sahte bilançoyla aktifin az gösterilmesi hileli tasarruf sayılır. Cezası üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 161

İ

  • İcra ve İflas

    İcra Ceza Mahkemesi

    İcra ceza mahkemesi, İcra ve İflas Kanununun cezai hükümler babında yer alan suçlara ilişkin davalara ve bu Kanuna göre disiplin ile tazyik hapsi istemlerine bakan icra mahkemesidir; karşılıksız çek suçuna ilişkin davalar da burada görülür. Taahhüdü ihlal, nafaka kararına uymama ve mal beyanında bulunmama gibi hâllerde alacaklının şikâyeti veya talebi üzerine karar verir; bu işler diğer ceza davalarıyla birleştirilemez. Bu baptaki fiiller için şikâyet hakkı öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl içinde kullanılır; yetkili mahkeme takibin yapıldığı yer icra mahkemesidir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 346–354 · 5941 sayılı Çek Kanunu, m. 5

  • İcra ve İflas

    İcra Dairesi

    Cebri icra işlemlerini yürütmek üzere her asliye mahkemesinin yargı çevresinde bulunan resmî dairedir. Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanan bir icra müdürü ile yeteri kadar icra müdür yardımcısı ve icra kâtibi bulunur; iş yoğunluğu fazla olan dairelerde icra başmüdürü görevlendirilebilir. İcra dairesinin işlemlerine karşı kanundaki koşullarla icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 1 ve 16

  • İcra ve İflas

    İcra Emri

    İcra emri, ilamlı takipte ve ilam niteliğindeki belgelere dayanan takipte icra müdürünün borçluya tebliğ ettiği, hükmedilen edimin yerine getirilmesini emreden ve aksi hâlde cebri icraya geçileceğini bildiren belgedir. Süre para, taşınır teslimi ve taşınmaz tahliyesi ilamlarında yedi gün, bir işin yapılmasına ilişkin ilamlarda ilamda gösterilen süredir; para ilamlarında emir ayrıca mal beyanı yükümlülüğünü ihtar eder. Borçlu yedi gün içinde itfa, imhal veya zamanaşımı iddiasıyla icra mahkemesine başvurabilir; icra, icra mahkemesinden veya kanun yolu merciinden alınan icranın geri bırakılması kararıyla durur.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 24, 26, 30, 32–36 ve 38

  • İcra ve İflas

    İcra Görevlilerinin Sorumluluğu

    İcra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan zararlar için tazminat davasının yalnız idare aleyhine açılabilmesidir. Zarar gören kişi görevliye değil Devlete karşı dava açar; Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye rücu edebilir. Bu davalar adliye mahkemelerinde görülür.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 5

  • İcra ve İflas

    İcra Hukuk Mahkemesi

    İcra hukuk mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı şikâyetleri ve itirazın kaldırılması, icranın geri bırakılması, ihalenin feshi ve istihkak davası gibi Kanunla verilen hukuki uyuşmazlıkları inceleyen icra mahkemesidir. Önüne gelen işler ivedi sayılır ve basit yargılama usulüyle görülür; aksine hüküm yoksa duruşma yapılıp yapılmayacağını mahkeme takdir eder ve duruşmasız işlerde en geç on gün içinde karar verir. İhalenin feshi gibi bazı işlerde ise Kanun duruşma yapılmasını zorunlu tutar.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 4, 16, 18, 33, 68, 97 ve 134

  • İcra ve İflas

    İcra İnkâr Tazminatı

    İlamsız takibe haksız olarak itiraz eden borçlunun, alacaklının talebi üzerine ödemeye mahkûm edildiği tazminattır. İtirazın iptali davasında itirazın haksız bulunması veya icra mahkemesinde itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınarak hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere belirlenir. İtirazın iptali davasında itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise tazminat için kötü niyet aranır; haksız ve kötü niyetli takip yapan alacaklı aleyhine hükmedilen tazminat ise kötü niyet tazminatıdır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 67 ve 68

  • İcra ve İflas

    İcra Mahkemesine Şikâyet

    İcra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı veya olaya uygun olmayan işlemlerine karşı, kanunun çözümünü mahkemeye bıraktığı konular dışında, icra mahkemesine yapılan başvurudur. Kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır; bir hakkın yerine getirilmemesi veya işin sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde ise her zaman şikâyet yoluna gidilebilir. İcra mahkemesi şikâyeti ivedi iş olarak basit yargılama usulüyle inceler; kabul ederse işlemi bozar veya düzeltir, yapılmayan ya da geciktirilen işin yapılmasını emreder. Şikâyet, borca itirazın yerine geçmez.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 16–18

  • İcra ve İflas

    İcra Takibinde İstihkak İddiası

    Haczedilen mal üzerinde borçlu dışındaki kişiye ait mülkiyet veya rehin gibi bir hakkın bulunduğunun ileri sürülmesidir. Malın kimin elinde bulunduğuna göre takip edilecek yol ve davayı açma yükü değişebilir; genel mülkiyet davasıyla aynı usul uygulanmaz.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 96–99

  • İcra ve İflas

    İcra Takibinde Taksitle Ödeme

    İcra takibinde taksitle ödeme, haciz yoluyla takipte borcun icra dairesinde taksitlendirilmesidir. Yeterli malı haczedilmiş borçlu, satış talebinden önce, borcun dörtte birinden az olmayan aylık taksitlerle ve en çok üç ayda ödemeyi taahhüt edip ilk taksiti öderse icra işlemleri durur. Alacaklıyla icra dairesinde yapılan taksit sözleşmesi süresince de, toplam on yılı aşmamak üzere satış isteme süreleri işlemez. Taksit ödenmezse işlemler kaldığı yerden sürer; ödeme şartını mazeretsiz ihlal eden borçlu hakkında şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir, ancak alacağı aylık en yüksek brüt asgari ücretin altındaki takiplerde bu yaptırım uygulanmaz.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 111, 340 ve 354

  • İcra ve İflas

    İcra Takibinde Zamanaşımı

    İcra takibinin dayanağı olan ilamın veya alacağın, kanunda öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğraması ve bu nedenle cebri icranın sürdürülememesidir. İlama dayanan takip son işlemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; noter senedine dayanan takipte senedin niteliğine göre Borçlar veya Ticaret Kanunundaki süreler uygulanır. İlamın ya da kesinleşmiş ilamsız takipteki borcun zamanaşımına uğradığı iddiası icra mahkemesince resmî belgelere dayanılarak incelenir ve icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir; takip kesinleşmeden önce zamanaşımı, ödeme emrine itirazla ileri sürülür.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 33/a, 39, 62 ve 71

  • İcra ve İflas

    İcranın Geri Bırakılması

    İlamlı takipte icranın kanunda belirtilen sebeplerle durdurulması veya ertelenmesidir. Borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasına dayanan başvuru ile istinaf veya temyiz sırasında icranın geri bırakılması ayrı koşullara tabidir. Kanun yoluna başvuru tek başına bütün ilamların icrasını durdurmaz; teminatın gerekip gerekmediği ve aranan belgeler başvurunun sebebine göre incelenir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 33 ve 36

  • İcra ve İflas

    İflas

    İflasa tabi borçlunun haczedilebilir malvarlığının mahkeme kararı üzerine topluca tasfiyeye yöneldiği icra yoludur. Tek bir alacaklı için belirli mala haciz konulmasından farklıdır; iflasın açılması borçların kendiliğinden tamamen silinmesi anlamına gelmez.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 43, 154–166, 184 ve 251

  • İcra ve İflas

    İflas İdaresi

    İflas masasının kanuni temsilini ve tasfiye işlerini kanundaki görev dağılımına göre yürüten organdır. Borçlunun kişisel temsilcisi değildir; masanın menfaatlerini ve alacaklılar topluluğuna ilişkin kuralları gözetir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 223–227

  • İcra ve İflas

    İflas Masası

    İflasın açıldığı anda müflise ait olan ve nerede bulunursa bulunsun haczedilebilen bütün mal ve hakların oluşturduğu, alacakların ödenmesine ayrılan malvarlığı bütünüdür. İflasın kapanmasına kadar müflisin edindiği mallar da masaya girer; haczedilemeyen mallar masaya dâhil değildir. Rehinli mallar, rehinli alacaklının öncelik hakkı saklı kalmak üzere masaya girer. Masayı iflas idaresi temsil eder.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 184–185 ve 226

  • İcra ve İflas

    İflas Yoluyla Takip

    İflasa tabi borçlu hakkında, borcun ödenmemesi hâlinde ticaret mahkemesinden iflas kararı alınmasını amaçlayan takip yoludur. Ödeme emrinde borcun yedi gün içinde ödenmesi, borca veya iflasa tabi olmadığına ilişkin itirazın aynı süre içinde icra dairesine bildirilmesi gerektiği ve konkordato teklif edilebileceği belirtilir. Borçlu süresinde itiraz etmezse alacaklı doğrudan iflas isteyebilir; itiraz ederse takip durur ve alacaklı itirazın kaldırılmasıyla birlikte iflasa karar verilmesini ister. İflas isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 43 ve 155–156

  • İcra ve İflas

    İflasın Ertelenmesi

    Borca batık sermaye şirketi veya kooperatifin iflasının mahkeme kararıyla belirli bir süre ertelenmesini sağlayan ve artık uygulanmayan kurumdur. Buna ilişkin İcra ve İflas Kanunu m. 179/a–179/c hükümleri 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunla (yürürlük: 15/3/2018) yürürlükten kaldırılmış; o tarihte görülmekte olan erteleme talepleri hakkında talep tarihindeki hükümlerin uygulanmasına devam edilmiştir. Bugün borçlu iflastan kurtulmak için aynı Kanunla yeniden düzenlenen konkordatoya başvurabilir; sermaye şirketleri ve kooperatifler için uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma da mümkündür.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 179/a–179/c, 285 vd. ve 309/m · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, geçici m. 14

  • İcra ve İflas

    İflasın Kaldırılması

    İflas açıldıktan sonra borçlunun, bütün alacaklıların taleplerini geri aldıklarını gösteren bir beyanname ya da tüm alacakların ödendiğini gösteren bir belge sunması veya yapılan konkordatonun tasdik edilmesi üzerine, mahkemenin iflasın kalkmasına ve malların serbestçe tasarruf edilmek üzere borçluya iadesine karar vermesidir. Bu karar, alacakların kaydı için belirlenen sürenin bitiminden iflasın kapanmasına kadar verilebilir ve ilan olunur; karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Tasfiye bittikten sonra verilen iflasın kapanması kararından farklıdır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 182 ve 254

  • İcra ve İflas

    İhalenin Feshi

    Cebri icrada yapılan ihalenin, satış işlemlerindeki yolsuzluklar veya Türk Borçlar Kanunu m. 281’deki sebepler gibi nedenlerle bozulmasının icra mahkemesinden şikâyet yoluyla istenmesidir. Talep, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicildeki ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve pey sürerek ihaleye katılanlarca yapılabilir; 7571 sayılı Kanunla bunlar dışındakilerin talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceği açıkça düzenlenmiştir. Pey sürenlerin talebi nispi harç ve yüzde beş teminata bağlıdır; talep esastan reddedilirse ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına hükmedilir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 134

  • İcra ve İflas

    İhtiyati Haciz

    Kural olarak rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para alacağının ileride tahsilini güvenceye almak için borçlunun mal, alacak ve haklarına mahkeme kararıyla ihtiyaten haciz konulmasıdır. Vadesi gelmemiş alacaklarda ancak kanunda sayılan özel koşullarda istenebilir. Alacağın kesin tahsili veya esasa ilişkin davanın kazanılması anlamına gelmez.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 257–264

  • İcra ve İflas

    İhtiyati Haciz Kararına İtiraz

    Kendisi dinlenmeden hakkında ihtiyati haciz kararı verilen borçlunun veya menfaati ihlal edilen üçüncü kişinin kararı veren mahkemeye yaptığı başvurudur. Borçlu; haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, haciz huzurunda uygulanmışsa uygulama tarihinden, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir; üçüncü kişi ise öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde sebeplere veya teminata itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinafa gidilebilir ve istinaf icrayı durdurmaz; yüzüne karşı karar verilen taraf ise doğrudan istinafa başvurur.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 258 ve 265

  • İcra ve İflas

    İlam Niteliğindeki Belgeler

    Mahkeme hükmü olmadığı hâlde kanunun ilam gibi icra edilebileceğini kabul ettiği ve ilamlı takibe dayanak yapılabilen belgelerdir. Mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabuller, para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler bu niteliktedir. Arabuluculuk anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi alınmasıyla; kanunda şerh zorunlu tutulmadıkça taraflar ve avukatları ile arabulucunun (ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun) birlikte imzalamasıyla da şerh aranmaksızın ilam niteliği kazanır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 38 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18

  • İcra ve İflas

    İlamlı İcra

    Bir mahkeme hükmünün veya kanunun ilam niteliği verdiği belgenin icra organlarınca yerine getirilmesi yoludur. Her hükmün icrası için mutlaka kesinleşme gerekmediği gibi, bazı kararlar da kesinleşmeden uygulanamaz; hükmün konusu ve özel düzenleme incelenir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 24–38 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 350 ve 367

  • İcra ve İflas

    İlamsız İcra

    Kanunun izin verdiği alacaklar için önceden mahkeme hükmü alınmadan başlatılabilen takip yoludur. Takibin başlaması borcun yargısal olarak kesinleştiğini göstermez; borçlunun başvurabileceği itiraz yolu seçilen takip türüne göre değişir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 42 ve 58–66

  • İcra ve İflas

    İmtiyazlı Alacak

    Cebri icra veya iflasta paraya çevrilen malların bedelinden, kanun gereği diğer alacaklılardan önce ödenen alacaktır. Rehinli alacaklar rehin konusu malın satış bedelinden öncelikle karşılanır; rehinle karşılanmayan veya teminatsız alacaklar sıraya göre ödenir. Birinci sırada işçilerin iflastan önceki son bir yılda tahakkuk eden alacakları ile iflas nedeniyle hak ettikleri ihbar ve kıdem tazminatları, işçi yardım sandıklarına olan borçlar ve son bir yılın nafaka alacakları; ikinci sırada velayet ve vesayetten doğan alacaklar; üçüncü sırada özel kanunlarla imtiyaz tanınan alacaklar yer alır, imtiyazsız alacaklar dördüncü sıradadır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 140 ve 206

  • İcra ve İflas

    İmzaya İtiraz

    Takibin dayandığı senetteki imzanın borçluya ait olmadığının ayrıca ve açıkça ileri sürülmesidir. Borcun varlığına itirazdan farklı bir inceleme doğurur; başvurunun nereye yapılacağı ve takibe etkisi senet ile takip türüne bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 60, 62, 68/a, 168 ve 170

  • İcra ve İflas

    İstihkak Davası

    Haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin gibi bir hak iddia eden üçüncü kişi ile takip alacaklısı arasında, bu iddianın doğruluğunun belirlenmesi için icra mahkemesinde görülen davadır. Mal borçlunun elindeyse davayı üçüncü kişi, icra mahkemesinin takibin devamı veya ertelenmesi kararının tefhim ya da tebliğinden itibaren yedi gün içinde açar; mal üçüncü kişinin elindeyse davayı yedi gün içinde alacaklı açar, açmazsa iddia kabul edilmiş sayılır. Taşınır malı elinde bulunduran malik sayıldığından ispat yükü de buna göre belirlenir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 96–99 ve 97/a

  • İcra ve İflas

    İstirdat Davası

    Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişinin, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümlere göre açtığı geri alma davasıdır. Davacı yalnız paranın ödenmesi gerekmediğini ispatla yükümlüdür; dava takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Tedbir alınmadan süren menfi tespit davasında borç ödenirse dava istirdat davası olarak devam eder.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 72

Sayfa 1 / 2 · 1–50 / 89 terim

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page