İş ve Sosyal Güvenlik Terimleri
Terim listesine geç (102 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
İş ve Sosyal Güvenlik Terimleri
Sayfa 1 / 3 · 1–50 / 102 terim
A
İş ve Sosyal Güvenlik
Analık İzni
Analık izni, kadın işçinin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra on altı hafta olmak üzere toplam yirmi dört hafta çalıştırılmamasıdır. Çoğul gebelikte doğum öncesi süreye iki hafta eklenir; sağlık durumu uygunsa kadın işçi isterse hekim onayıyla doğumdan önceki iki haftaya kadar çalışabilir ve çalıştığı süre doğum sonrasına eklenir. Erken doğumda kullanılamayan süre de doğum sonrasına eklenir; annenin doğumda veya sonrasında ölümü hâlinde kalan süre babaya kullandırılır. Kadın işçiye ayrıca bir yaşından küçük çocuğunu emzirmesi için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 74
İş ve Sosyal Güvenlik
Ara Dinlenmesi
Ara dinlenmesi, günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında işyerinin gelenekleri ve işin gereğine göre işçiye verilen ve çalışma süresinden sayılmayan dinlenme arasıdır. Asgari süresi dört saat veya daha kısa işlerde on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar işlerde yarım saat, yedi buçuk saatten fazla işlerde bir saattir. Bu süreler kural olarak aralıksız verilir; ancak iklim, mevsim, yerel gelenekler ve işin niteliği gözetilerek sözleşmelerle bölünerek kullandırılabilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 68
İş ve Sosyal Güvenlik
Arabuluculuk Son Tutanağı
Arabuluculuk son tutanağı, arabuluculuk faaliyeti sona erdiğinde arabulucunun düzenlediği ve tarafların anlaşıp anlaşmadığını ya da sürecin nasıl sonuçlandığını gösteren belgedir. Dava şartı arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda (iş, ticari, tüketici, kira gibi) davacı, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu sürede sunulmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava ise doğrudan dava şartı yokluğundan reddedilir.
İlgili mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 17, 18/A ve 18/B · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A
İş ve Sosyal Güvenlik
Asgari Ücret
İş sözleşmesiyle çalışan işçiye ödenebilecek ücretin kanuni alt sınırıdır. Ücretlerin asgari sınırları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla en geç iki yılda bir belirlenir; Komisyon kararları kesindir ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Belirlenen sınırlar, İş Kanunu kapsamında olsun veya olmasın iş sözleşmesiyle çalışan her işçi için geçerlidir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 39
İş ve Sosyal Güvenlik
Asıl İşveren ve Alt İşveren
Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, bir işverenden işyerindeki yardımcı işlerde veya asıl işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümünde iş alan ve bu işte görevlendirdiği işçilerini yalnız o işyerinde çalıştıran diğer işverenle kurulan ilişkidir. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Her hizmet alımı bu ilişkiyi oluşturmaz; muvazaalı ilişkide alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2
İş ve Sosyal Güvenlik
Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılma
Askerlik nedeniyle işten ayrılma, iş sözleşmesinin muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla sona ermesidir ve kanunda kıdem tazminatına hak kazandıran sona erme hâllerinden biri olarak sayılmıştır. Kıdem tazminatı işe başlama tarihinden itibaren her tam yıl için otuz günlük ücret tutarında hesaplandığından en az bir yıllık kıdem aranır. Askerî ödev nedeniyle işinden ayrılan işçi, ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe dönmek isterse işveren onu eski veya benzeri işte boş yer varsa hemen, yoksa boşalacak ilk işe öncelikle almak zorundadır; aksi hâlde üç aylık ücret tutarında tazminat öder.
İlgili mevzuat: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14 · 4857 sayılı İş Kanunu, m. 31 ve 120
İş ve Sosyal Güvenlik
Ayrımcılık Tazminatı
İş ilişkisinde veya sona ermesinde kanundaki ayrımcılık yasağının ihlali nedeniyle talep edilebilen tazminattır. İşçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı hakları da isteyebilir. İhlali kural olarak işçi ispat eder; işçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koyarsa, ihlalin bulunmadığını işveren ispat etmelidir. Sendikal ayrımcılıkla ilişkisi ayrıca incelenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 5 · 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 25
B
İş ve Sosyal Güvenlik
Belirli Süreli İş Sözleşmesi
Belirli süreli iş sözleşmesi, belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesidir. Bu objektif koşullar bulunmadan yalnız bir bitiş tarihi yazılması sözleşmeyi her durumda belirli süreli kılmaz. Belirli süreli sözleşme esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz; aksi hâlde sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir, esaslı nedene dayalı zincirleme sözleşmeler ise belirli süreli olma özelliğini korur.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 11
İş ve Sosyal Güvenlik
Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi
Bir süreye bağlı olarak yapılmayan iş sözleşmesidir; iş ilişkisinde asıl olan sözleşmenin belirsiz süreli olmasıdır. Belirli süreli sözleşme ancak belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması gibi objektif koşullara bağlı olarak yazılı yapılabilir ve esaslı neden olmadıkça zincirleme yapılamaz; aksi hâlde sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır. Belirsiz süreli sözleşmenin sona erdirilmesinde bildirim süreleri ve koşulları varsa iş güvencesi hükümleri uygulanır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 11 ve 17
İş ve Sosyal Güvenlik
Boşta Geçen Süre Ücreti
Feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aylık ücret ve diğer hakları tutarında ödenen alacaktır. İşçinin kesinleşen karar sonrasında kanuni sürede işe başlamak için başvurması gerekir. İşe başlatmama tazminatından ayrı bir kalemdir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 21
C
İş ve Sosyal Güvenlik
Cenaze Ödeneği
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen, sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malullüğü ya da yaşlılık aylığı almakta iken ölen veya kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olarak ölen sigortalı için Kurumca tarife üzerinden ödenen tutardır. Ödenek sırasıyla eşe, yoksa çocuklara, o da yoksa ana babaya, o da yoksa kardeşlere verilir; bunlara ödenemez ve cenaze başkalarınca kaldırılmışsa tarife tutarını geçmemek üzere belgelenen masraflar masrafı yapana ödenir. Kamu görevlisinin kurumunca cenaze gideri ödenmişse Kurum ayrıca ödemez.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 37
Ç
İş ve Sosyal Güvenlik
Çağrı Üzerine Çalışma
Yazılı sözleşmeyle, işçinin üstlendiği işi işveren ihtiyaç duyup çağırdığında yerine getireceğinin kararlaştırıldığı kısmi süreli iş sözleşmesidir. Taraflar hafta, ay veya yıl gibi bir dönem için çalışma süresini belirlemezse haftalık yirmi saat kararlaştırılmış sayılır; işçi belirlenen sürede çağrılsın veya çağrılmasın ücrete hak kazanır. Aksi kararlaştırılmadıkça çağrı en az dört gün önce yapılır; günlük süre belirlenmemişse işçi her çağrıda en az dört saat üst üste çalıştırılır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Çalışma Belgesi
İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından verilen ve işin çeşidini ve süresini gösteren belgedir. Belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgi bulunmasından zarar gören işçi ya da işçiyi işe alan yeni işveren, eski işverenden tazminat isteyebilir. Uygulamada bonservis olarak anılır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 28
İş ve Sosyal Güvenlik
Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik
İş sözleşmesi, personel yönetmeliği gibi ekleri veya işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında işverence yapılmak istenen önemli değişikliktir. İşveren böyle bir değişikliği ancak işçiye yazılı bildirimle yapabilir; işçinin altı işgünü içinde yazılı olarak kabul etmediği değişiklik onu bağlamaz. Bu durumda işveren, değişikliğin veya feshin geçerli nedene dayandığını yazılı açıklayıp bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir; işçi bu feshe karşı dava açabilir. Taraflar anlaşarak koşulları her zaman değiştirebilir; ancak değişiklik geçmişe etkili olamaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 22
İş ve Sosyal Güvenlik
Çalışma Süresinden Sayılan Hâller
Fiilen iş yapılmasa da Kanun gereği işçinin günlük çalışma süresinden sayılan zamanlardır. Maden, taş ocağı gibi yer altı veya su altı işlerinde asıl çalışma yerine iniş ve çıkış süreleri, işyeri dışında çalıştırılmak üzere gönderilen işçinin yolda geçirdiği süre, iş görmeye hazır bekleyerek boş geçirilen süre, işverence başka yere gönderilme veya asıl iş dışında meşgul edilme süresi, emziren kadın işçinin süt izni ve uzak işyerlerine toplu götürülüp getirilme süreleri bu kapsamdadır. İşverence yalnız sosyal yardım amacıyla sağlanan taşımada araçta geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 66
İş ve Sosyal Güvenlik
Çalıştırma Yaşı ve Çocuk İşçiler
On beş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmasının kural olarak yasak olmasıdır. On dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocuklar gelişmelerine ve okula devamlarına engel olmayacak hafif işlerde; on dört yaşından küçükler ise yalnız sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde yazılı sözleşme yapılması ve her faaliyet için ayrı izin alınması koşuluyla çalıştırılabilir. Çocuk ve genç işçilerin günlük ve haftalık çalışma süreleri kanunda ayrıca sınırlandırılmıştır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 71
İş ve Sosyal Güvenlik
Çıplak Ücret
İşçinin yaptığı işin karşılığı olan; yemek, yol ve ikramiye gibi ek menfaatlerin katılmadığı temel ücrettir. Çıplak veya giydirilmiş ücret ayrımı, brüt veya net ücret ayrımından farklıdır. Yıllık izin ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatında hesaba katılan kalemler aynı değildir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17, 32, 50, 57 ve 59 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
D
İş ve Sosyal Güvenlik
Deneme Süreli İş Sözleşmesi
Taraflarca deneme kaydı konulan ve tarafların birbirini ve çalışma koşullarını değerlendirmesine imkân veren iş sözleşmesidir. Deneme süresi en çok iki ay olabilir; toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir. Bu süre içinde taraflar sözleşmeyi bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir; işçinin çalıştığı günlere ait ücret ve diğer hakları saklıdır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 15
İş ve Sosyal Güvenlik
Denkleştirme
Tarafların anlaşmasıyla haftalık normal çalışma süresinin, günde on bir saati aşmamak koşuluyla haftanın çalışılan günlerine farklı biçimde dağıtılmasıdır. Bu hâlde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, iki aylık (turizm sektöründe dört aylık) denkleştirme süresi içinde normal haftalık çalışma süresini aşamaz; bu süre toplu iş sözleşmesiyle dört aya (turizmde altı aya) kadar artırılabilir. Ortalama aşılmadıkça bazı haftalarda kırk beş saati geçen çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41 ve 63
İş ve Sosyal Güvenlik
Devamsızlık
İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın işine gelmemesidir. Ardı ardına iki iş günü, bir ay içinde iki kez herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda toplam üç iş günü devamsızlık, işverene iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeden haklı nedenle feshetme hakkı verir. Devamsızlığın haklı bir mazerete dayanıp dayanmadığı ve ispatı somut olayda ayrıca incelenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 25
E
İş ve Sosyal Güvenlik
Emzirme Ödeneği
Analık sigortasından; 4/a veya 4/b kapsamındaki sigortalı kadına, sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, kendi çalışmasından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla ödenen tutardır. Hizmet akdiyle çalışanda doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş; bağımsız çalışanda aynı sürede en az 120 gün prim yatırılmış ve genel sağlık sigortası dahil prim borçları ödenmiş olmalıdır. Tutar, Kurumca belirlenen tarifeye göre ödenir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 16
İş ve Sosyal Güvenlik
Engelli İşçi Çalıştırma Zorunluluğu
Elli veya daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin belirli oranda engelli işçi çalıştırma yükümlülüğüdür. Oran özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli; kamu işyerlerinde yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlüdür ve aynı il sınırları içindeki işyerlerinin toplam işçi sayısı esas alınır. İşçiler Türkiye İş Kurumu aracılığıyla sağlanır; yükümlülüğe aykırılık idari para cezası yaptırımına bağlanmıştır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 30 ve 101
İş ve Sosyal Güvenlik
Eşit Davranma İlkesi
İşverenin benzer durumdaki işçiler arasında hukuken geçerli sebep olmadan ayrım yapmamasını gerektiren ilkedir. Dil, cinsiyet, engellilik ve benzeri nedenlere dayalı ayrımcılığa karşı özel koruma vardır; her ücret veya görev farkı tek başına ihlal sayılmaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 5
İş ve Sosyal Güvenlik
Evlenme Ödeneği
Hak sahibi olarak gelir veya aylık alan kız çocuğuna, evlenmesi nedeniyle aylığının kesilmesi gerektiğinde talebi üzerine bir defaya mahsus peşin ödenen tutardır. Ödenek, almakta olduğu aylık veya gelirin iki yıllık tutarı kadardır. Ödeneği alan kişi aylığının kesildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yeniden hak sahibi olursa, iki yıllık sürenin sonuna kadar kendisine gelir veya aylık bağlanmaz.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 37
İş ve Sosyal Güvenlik
Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma
Evlilik nedeniyle işten ayrılma, en az bir yıllık kıdemi bulunan kadın işçinin, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirmesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanmasıdır. Kıdem tazminatı, işe başlanan tarihten itibaren her tam hizmet yılı için otuz günlük ücret tutarında hesaplanır; bir yıldan artan süreler de aynı oranda dikkate alınır. Bir yıllık süre evlenme tarihinden başlar; bu süre geçtikten sonra yapılan istifa bu hakkı doğurmaz.
İlgili mevzuat: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
F
İş ve Sosyal Güvenlik
Fazla Çalışma
Genel kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmadır; her saat için normal saat ücretinin yüzde 50 fazlası ödenir. İşçi kanuni şartlarla ücret yerine serbest zaman kullanmayı seçebilir. Denkleştirme, özel çalışma süreleri ve kanuni yasaklar ayrıca değerlendirilir. Kanunda yıllık 270 saat sınırı öngörülür.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41 ve 63
İş ve Sosyal Güvenlik
Fazla Sürelerle Çalışma
Haftalık çalışma süresinin sözleşmeyle 45 saatin altında belirlendiği hâllerde, bu süre ile 45 saat arasında yapılan çalışmadır. Her saati için normal saat ücretinin yüzde yirmi beş fazlası ödenir (4857 m. 41).
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41
G
İş ve Sosyal Güvenlik
Gece Çalışması
Çalışma hayatında en geç saat 20.00’de başlayıp en erken saat 06.00’ya kadar süren ve her hâlde en fazla on bir saat olan gece döneminde yapılan çalışmadır. İşçilerin gece çalışması yedi buçuk saati geçemez; turizm, özel güvenlik, sağlık hizmeti ve petrol arama-sondaj işlerinde işçinin yazılı onayıyla bu süre aşılabilir. Gece çalışmasında fazla çalışma yaptırılamaz; nöbetleşe postalarla yürütülen işlerde postalar dönüşümlü uygulanır ve posta değiştiren işçi en az on bir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41 ve 69
İş ve Sosyal Güvenlik
Geçerli Nedenle Fesih
Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak işverence süreli fesihle sona erdirilmesidir. Fesih yazılı yapılmalı, sebep açık ve kesin belirtilmeli; davranış veya verime dayalı fesihte önce işçinin savunması alınmalıdır. Haklı nedenle derhâl fesihten farklı olarak bildirim süresine uyulmalı veya bu sürenin ücreti peşin ödenmelidir; koşulları varsa kıdem tazminatı da ödenir. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade isteyebilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17–21 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Yetkili hekim veya sağlık kurulundan istirahat raporu alan sigortalıya iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle çalışamadığı günler için ödenen günlük ödenektir. Hizmet akdiyle çalışanlara iş kazası ve meslek hastalığında her gün; hastalıkta son bir yılda en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmişse üçüncü günden itibaren; analıkta aynı prim şartıyla doğumdan önceki sekiz ve sonraki on altı hafta için ödenir. Tutar yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisidir; bağımsız çalışanlara hastalık ödeneği verilmez, diğer ödenekler borçsuzluk ve (analık hariç) yatarak tedavi şartına bağlıdır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 18
İş ve Sosyal Güvenlik
Geçici İş İlişkisi
İşçinin, kanunda öngörülen koşullarla iş görme edimini geçici olarak başka bir işverene yerine getirdiği iş ilişkisidir. Türkiye İş Kurumunca izin verilen özel istihdam bürosu aracılığıyla yalnız kanunda sayılan hâllerde ve sürelerle kurulabilir; bu modelde işveren özel istihdam bürosudur. Holding bünyesinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerine geçici devirde işçinin yazılı rızası alınmalıdır; bu ilişki yazılı olarak altı ayı geçmemek üzere kurulur, en fazla iki defa yenilenir ve devreden işverenin ücret ödeme yükümlülüğü sürer.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 7
İş ve Sosyal Güvenlik
Genel Sağlık Sigortası
Türkiye’de ikamet eden kişilerin sağlık risklerine karşı korunmasını sağlayan zorunlu sigortadır. Çalışan sigortalılar, isteğe bağlı sigortalılar, gelir veya aylık alanlar ile kanunda sayılan diğer kişiler genel sağlık sigortalısı sayılır; başka bir kapsama girmeyen ve yurt dışında sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar da sigortalı kabul edilir. Aile içinde kişi başına düşen aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar için gelir tespitine dayalı özel bir kapsam öngörülmüştür.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 3 ve 60
İş ve Sosyal Güvenlik
Giydirilmiş Ücret
Çıplak brüt ücrete, işçiye sağlanan ve kanunen hesaba katılması gereken para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin eklenmesiyle bulunan ücrettir. Düzenli yemek, yol ve ikramiye gibi menfaatler kıdem ve ihbar tazminatında önem taşır. Her ödeme veya masraf karşılığı aynı şekilde hesaba katılmaz; niteliği ve sağlanma düzeni incelenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Grev
İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak ya da bir kuruluşun kararına uyarak işi bırakmasıdır. Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması hâlinde, işçilerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını korumak veya geliştirmek amacıyla Kanuna uygun yapılan grev kanuni grevdir; şartları gerçekleşmeden yapılan grev kanun dışıdır. Kanun dışı grevde işveren, greve katılan veya teşvik eden işçilerin sözleşmelerini haklı nedenle feshedebilir.
İlgili mevzuat: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, m. 58–75
H
İş ve Sosyal Güvenlik
Hafta Tatili
İşçiye, tatil gününden önceki iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla yedi günlük zaman dilimi içinde verilen, kesintisiz en az yirmi dört saatlik dinlenmedir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren o günün ücretini iş karşılığı olmaksızın tam öder; kanunda sayılan izin ve tatil süreleri çalışılmış gibi hesaba katılır. 10/7/2025 tarihli ve 7553 sayılı Kanunla, turizm işletmesi belgeli konaklama tesislerinde hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayıyla hak kazanılan günü izleyen dört gün içinde kullandırılabilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 46
İş ve Sosyal Güvenlik
Haftalık Çalışma Süresi
Haftalık çalışma süresi, genel bakımdan haftada en çok kırk beş saat olan normal çalışma süresidir; bunu aşan çalışmalar kanundaki koşullarla fazla çalışma sayılır. Aksi kararlaştırılmamışsa süre haftanın çalışılan günlerine eşit bölünür; tarafların anlaşmasıyla günde on bir saati aşmamak koşuluyla farklı dağıtılabilir ve bu hâlde iki aylık denkleştirme süresinde haftalık ortalama normal süreyi aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmesiyle dört aya çıkarılabilir; turizm sektöründe dört aydır ve toplu iş sözleşmesiyle altı aya kadar artırılabilir. Yer altı maden işlerinde süre günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 41 ve 63
İş ve Sosyal Güvenlik
Haklı Nedenle Fesih
İşçi veya işverenin, sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller veya zorlayıcı sebepler gibi kanunda sayılan haklı bir nedene dayanarak iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeden derhâl feshetmesidir. Ahlak ve iyi niyete aykırılığa dayanan fesih, fesih hakkı sahibinin karşı tarafın bu davranışını öğrendiği günden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır; işçinin olaydan maddi çıkar sağladığı hâlde bir yıllık süre uygulanmaz. Haklı fesihte ihbar tazminatı doğmaz; kıdem tazminatı, işverenin ahlak ve iyi niyete aykırılık nedeniyle yaptığı fesih dışında, koşulları varsa ödenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 24–26 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
Hizmet Borçlanması
Kanunda sayılan ve sigortalı çalışılmadan geçen bazı sürelerin, prim karşılığı ödenerek sigortalılık süresine sayılmasıdır. Ücretsiz doğum veya analık izni süreleri, sigortalı kadının üç doğuma kadar doğumdan sonraki ikişer yıllık süreleri, askerlik süresi, avukatlık stajı ve doktora süreleri bu kapsamdadır. Borç, talep tarihindeki prime esas günlük kazanç sınırları içinde belirlenen kazanç üzerinden hesaplanır ve tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmezse yeni başvuru gerekir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 41
İş ve Sosyal Güvenlik
Hizmet Sözleşmesi
İşçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi, işverenin de zamana ya da yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İş Kanunu kapsamı dışında kalan iş ilişkilerinde genel hükümler olarak Borçlar Kanunu uygulanır. Bağımlılık unsuru, eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayırt edici ölçüttür.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 393
İş ve Sosyal Güvenlik
Hizmet Tespiti Davası
Hizmet akdiyle çalıştığı hâlde Kuruma hiç veya eksik bildirilen ya da çalışması Kurumca tespit edilemeyen sigortalının, çalışmasını ve kazancını mahkeme kararıyla belirletmek için iş mahkemesinde açtığı davadır. Dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır; zorunlu sigortalılık sürelerinin tespitinde Kuruma önceden başvuru şartı aranmaz. İşveren aleyhine açılan dava Kuruma resen ihbar edilir; Kurum davalı yanında fer’î müdahil olarak katılabilir ve kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 86 · 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 4
İ
İş ve Sosyal Güvenlik
İbra
Alacaklının, borçluyu borcundan kısmen veya tamamen kurtardığı anlaşmadır. İş hukukunda işçinin işverenden alacaklarına ilişkin ibra sözleşmesi, Kanunda sayılan şekil ve içerik koşullarını taşımazsa geçersizdir. Geçersiz ibra, ödenen tutarın makbuz hükmünde sayılmasına yol açabilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 132 ve 420
İş ve Sosyal Güvenlik
İbraname
İşçinin işverenden olan belirli alacakları bakımından borcu sona erdirme amacı taşıyan belgedir. Geçerli ibra için yazılılık, sözleşmenin bitiminden sonra en az bir ay geçmiş olması, alacak türü ve miktarının açıklığı ile hak tutarının eksiksiz ve banka aracılığıyla ödenmesi birlikte aranır. Eksik ödeme belgesi, şartlarına göre yalnız ödenen tutar için makbuz sayılabilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 420
İş ve Sosyal Güvenlik
İhbar Öneli
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinden önce karşı tarafa tanınması gereken yasal süredir. Süre, işçinin kıdemine göre iki ile sekiz hafta arasında değişir ve sözleşmeyle artırılabilir. Önele uymayan taraf, o süreye ait ücret tutarında ihbar tazminatı öder.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17
İş ve Sosyal Güvenlik
İhbar Tazminatı
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim koşuluna uyulmadan feshedilmesi hâlinde, bildirim süresine ilişkin ücret üzerinden doğabilen tazminattır. Kanuni asgari süreler kıdeme göre iki, dört, altı veya sekiz haftadır; sözleşmeyle artırılabilir. Haklı nedenle derhâl fesih ve diğer istisnalar ayrıca incelenir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17, 24 ve 25
İş ve Sosyal Güvenlik
İsteğe Bağlı Sigorta
Kanuni koşulları taşıyan kişinin kendi başvurusuyla prim ödeyerek uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına katılmasını sağlayan sigortalılıktır. Zorunlu sigortalılığın yerine serbestçe seçilebilen bir seçenek değildir; çalışma durumu ve sigortalılık statüsüne etkisi ayrıca incelenir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 50–52
İş ve Sosyal Güvenlik
İstifa
İşçinin iş sözleşmesini kendi iradesiyle sona erdirmesidir. Belirsiz süreli sözleşmede işçi kural olarak kıdemine göre iki ila sekiz haftalık bildirim sürelerine uymalıdır; uymazsa bu süreye ilişkin ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. Kanunda sayılan haklı nedenlerin varlığında ise sözleşmeyi bildirim süresini beklemeden derhâl feshedebilir. İstifa eden işçi kural olarak kıdem tazminatı alamaz; haklı nedenle fesih, muvazzaf askerlik, emeklilik amacıyla ayrılma ve kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ayrılması gibi kanuni hâllerde kıdem tazminatı hakkı doğar.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17 ve 24 · 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14
İş ve Sosyal Güvenlik
İş Güvencesi
Kapsamdaki işçinin belirsiz süreli sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedilmesine karşı korunmasıdır. Genel olarak en az 30 işçi ve altı aylık kıdem şartları bulunur; işyeri hesabı, yer altı çalışanları ve belirli işveren vekilleri bakımından özel kurallar vardır. İş güvencesi bütün çalışanlar için otomatik işe iade hakkı değildir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 18–21
İş ve Sosyal Güvenlik
İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi
İşverenin, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere görevlendirmek zorunda olduğu uzman kişilerdir. İşveren bu kişileri kural olarak çalışanları arasından görevlendirir; gerekli niteliklere sahip çalışanı yoksa hizmeti ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden veya çalışan sağlığı merkezlerinden (ÇASMER) alabilir, gerekli nitelik ve belgeye sahipse kendisi üstlenebilir. Bu kişiler tespit ettikleri eksiklikleri işverene yazılı bildirir; acil ve hayati tehlike içeren eksiklikler giderilmezse durumu Bakanlığın yetkili birimine bildirmek zorundadır ve bu bildirim nedeniyle iş sözleşmelerine son verilemez.
İlgili mevzuat: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 3, 6 ve 8
İş ve Sosyal Güvenlik
İş Kazası
Sosyal güvenlik hukukunda, kanunun saydığı işyeri veya işle bağlantılı durumlarda meydana gelerek sigortalıda bedensel ya da ruhsal zarara yol açan olaydır. İş kazası olarak kabul edilmesi ile işverenin tazminat sorumluluğunun bütün koşullarının oluşması ayrı incelemelerdir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 13 ve 21 · 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 3
İş ve Sosyal Güvenlik
İş Kazasının Bildirilmesi
İşverenin, meydana gelen iş kazasını yetkili kolluğa derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirme yükümlülüğüdür. Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde olmuşsa süre kazanın öğrenildiği tarihten başlar; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalı ise kazayı kendisi bildirir. Bildirim iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle yapılır; işveren ayrıca bütün iş kazalarının kaydını tutmak ve raporlarını düzenlemek zorundadır.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 13 · 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 14
Sayfa 1 / 3 · 1–50 / 102 terim
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar