Kamu ve Vergi Hukuku Terimleri — Sayfa 2
Terim listesine geç (98 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
Kamu ve Vergi Hukuku Terimleri
Sayfa 2 / 2 · 51–98 / 98 terim
K
Kamu ve Vergi Hukuku
Katma Değer Vergisi
Türkiye’de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan mal teslimleri ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatından alınan vergidir. Posta ve iletişim hizmetleri, şans oyunları, kanunda sayılan bazı kiralama işlemleri ve kamu kuruluşlarının ticari nitelikteki teslim ve hizmetleri de verginin konusuna girer. Mükellefler, hesapladıkları vergiden faaliyetleri için yüklendikleri vergiyi indirir; oranlar kanunun verdiği yetkiyle Cumhurbaşkanınca belirlenir.
İlgili mevzuat: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, m. 1, 28 ve 29
Kamu ve Vergi Hukuku
Kişisel Kusur
Kişisel kusur, kamu görevlisinin görevinden ayrılabilen, kişisel nitelikteki kusurudur. Anayasaya göre kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir; Devlet Memurları Kanunu da kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili zararlarda davanın personel aleyhine değil ilgili kurum aleyhine açılmasını öngörür. İdare, ödediği tazminat için kusurlu görevliye genel hükümlere göre rücu eder.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 40 ve 129 · 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 13
Kamu ve Vergi Hukuku
Kusursuz Sorumluluk (İdare)
İdarenin, kusuru bulunmasa da yürüttüğü riskli faaliyetlerden veya kamu külfetlerindeki dengesizlikten doğan zararlardan sorumlu tutulmasıdır. Risk ilkesi ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi başlıca dayanaklarıdır. Zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağı aranır.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125
L
Kamu ve Vergi Hukuku
Limited Şirket Ortağının Amme Borcundan Sorumluluğu
Limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye payları oranında doğrudan sorumlu olmasıdır. Payını devreden ortak ile devralan kişi, devirden önceki döneme ait amme alacaklarından müteselsilen sorumludur. Kanuni temsilcilerin sorumluluğu ayrıca düzenlenmiştir.
İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 35
M
Kamu ve Vergi Hukuku
Mahkeme Kararlarının Uygulanması
Mahkeme kararlarının uygulanması, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğine göre idarenin gecikmeksizin, en geç kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde işlem tesis etmesi veya eylemde bulunmasıdır. 7588 sayılı Kanunla eklenen istisnaya göre terör örgütleriyle irtibat gibi gerekçelerle göreve alınmayan veya görevden çıkarılan bazı askerî, kolluk ve istihbarat personeline ilişkin, göreve iade sonucunu doğuran kararlar ancak kesinleştikten sonra uygulanır. Kararın uygulanmaması hâlinde tazminat davası yalnız ilgili idare aleyhine açılabilir.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 28
Kamu ve Vergi Hukuku
Masumiyet Karinesi
Bir kişinin suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar suçlu kabul edilmemesini sağlayan anayasal güvencedir. Suç şüphesi, soruşturma veya iddianame tek başına kesin suçluluk anlamına gelmez. Koruma tedbirleri de cezalandırmanın yerine geçirilemez.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 38
Kamu ve Vergi Hukuku
Memur Disiplin Cezası
Devlet memurlarının görev ve yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle verilen idari yaptırımdır. Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma olarak derecelendirilmiştir. Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
İlgili mevzuat: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 125 ve 130
Ö
Kamu ve Vergi Hukuku
Ölçülülük İlkesi
Temel haklara yönelik sınırlamanın izlenen amaçla dengeli olmasını gerektiren anayasal güvencedir. Hakların sınırlandırılmasında kanuni dayanak ve ilgili anayasal sebepler ayrıca aranır. Bir müdahalenin yararlı görülmesi, tek başına ölçülü olduğunu göstermez.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 13
P
Kamu ve Vergi Hukuku
Pişmanlık ve Islah
Pişmanlık ve ıslah, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaına yol açan kanuna aykırılığı ilgili makama kendiliğinden dilekçeyle bildiren mükellef ve fiile iştirak edenler hakkında, kanundaki şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmemesini sağlayan kurumdur. Bildirimin ihbardan ve ilgili vergi türüne ilişkin incelemeye başlanmasından veya takdir komisyonuna intikalden önce yapılması, verilmemiş ya da eksik veya yanlış beyannamenin on beş gün içinde verilmesi veya düzeltilmesi ve verginin gecikme zammı oranındaki zamla birlikte on beş gün içinde ödenmesi gerekir. Emlak vergisinde uygulanmaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 371
R
Kamu ve Vergi Hukuku
Re’sen Araştırma İlkesi
İdari yargı mercilerinin, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapmasıdır. Mahkemeler, belirledikleri süre içinde lüzum gördükleri bilgi ve belgelerin gönderilmesini ve her türlü incelemenin yapılmasını taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir. İlke, taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu medenî yargılamadan ayrılır.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 20
Kamu ve Vergi Hukuku
Resen Vergi Tarhı
Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere ya da kanuni ölçülere dayanılarak tespit edilemediği hâllerde, takdir komisyonunca takdir edilen veya vergi inceleme raporunda belirlenen matrah üzerinden vergi tarh edilmesidir. Beyannamenin süresinde verilmemesi, defterlerin tutulmaması veya ibraz edilmemesi, kayıtların ihticaca salih olmaması ya da defter ve beyannamelerin gerçeği yansıtmadığına dair delil bulunması gibi kanunda sayılan hâllerde uygulanır; bu hâllerden birinin somut olayda bulunması gerekir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 30
S
Kamu ve Vergi Hukuku
Somut Norm Denetimi
Görülmekte olan bir davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün Anayasa Mahkemesine taşınmasıdır. Mahkemenin aykırılık görmesi veya tarafın iddiasını ciddi bulması gerekir. Tarafın itiraz etmesi tek başına normun yürürlüğünü ortadan kaldırmaz.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 152
Kamu ve Vergi Hukuku
Soruşturma İzni
Soruşturma izni, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlar hakkında soruşturma yapılabilmesi için kanunda gösterilen yetkili merciden alınan izindir; izin verilinceye kadar başsavcılık yalnız kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespit edebilir. Yetkili merci, suçu öğrenmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde (zorunlu hâllerde bir defa en çok on beş gün uzatılabilir) karar verir; karara karşı tebliğden itibaren on gün içinde bölge idare mahkemesine veya kanunda sayılan hâllerde Danıştaya itiraz edilebilir. Ağır cezalık suçüstü hâli ile özel soruşturma usulüne tabi olanlar bu usulün dışındadır.
İlgili mevzuat: 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, m. 2–9
Kamu ve Vergi Hukuku
Soyut Norm Denetimi
Soyut norm denetimi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İçtüzüğünün Anayasaya uygunluğunun, somut bir davada uygulanması beklenmeksizin doğrudan açılan iptal davası üzerine Anayasa Mahkemesince denetlenmesidir. Bu davayı yalnız Cumhurbaşkanı, TBMM’de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekilleri, normun Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren altmış gün içinde açabilir; bireylerin bu yolu kullanma hakkı yoktur. Kanunların şekil bozukluğuna dayalı iptali ise yalnız Cumhurbaşkanı veya üyelerin beşte biri tarafından, yayımdan itibaren on gün içinde istenebilir.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 148 ve 150–151
T
Kamu ve Vergi Hukuku
Tahsil Zamanaşımı
Amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmemesi hâlinde zamanaşımına uğramasıdır. Para cezalarına ilişkin özel kanunlardaki zamanaşımı hükümleri saklıdır. Zamanaşımı ödeme, haciz, ödeme emri tebliği ve ödeme planına bağlanma gibi kanunda sayılan işlemlerle kesilir; zamanaşımından sonra mükellefin kendi rızasıyla yaptığı ödemeler kabul edilir.
İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 102–103
Kamu ve Vergi Hukuku
Tam Yargı Davası
İdari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin zararının giderilmesini isteyebildiği idari dava türüdür. Zararın kaynağına göre ön başvuru ve dava açma kuralları değişebilir. İptal talebiyle aynı hukuki işlevi taşımaz.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 ve 12–13
Kamu ve Vergi Hukuku
Tapu Harcı
Tapu harcı, tapu ve kadastro işlemlerinden Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifeye göre alınan harçtır. Taşınmazın satış gibi ivaz karşılığında devrinde harç, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen devir bedeli üzerinden devreden ve devralan için ayrı ayrı hesaplanır; tarifede kanuni oran binde 10 olmakla birlikte binde 20 uygulanmaktadır ve Cumhurbaşkanı kanuni oranı bir katına kadar artırabilir, onda birine kadar indirebilir. Beyan edilen bedelin gerçeği yansıtmadığı sonradan tespit edilirse eksik harç ikmalen veya resen tarh edilir ve bir kat vergi ziyaı cezası uygulanır.
İlgili mevzuat: 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 57–64 ve (4) sayılı tarife
Kamu ve Vergi Hukuku
Tarh Zamanaşımı
Vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren beş yıl içinde tarh edilip mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğramasıdır. Vergi dairesinin matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurması zamanaşımını durdurur; ancak işlemeyen süre bir yılı geçemez. Şarta bağlı istisna veya muafiyet nedeniyle alınmayan vergilerde süre, şartın ihlal edildiği tarihi izleyen takvim yılı başından başlar.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 114
Kamu ve Vergi Hukuku
Tecil ve Taksitlendirme
Tecil ve taksitlendirme, amme borcunun vadesinde ödenmesi, haczin uygulanması veya haczedilen malların paraya çevrilmesi borçluyu çok zor duruma düşürecekse, borçlunun yazılı talebi üzerine alacaklı amme idaresince borcun faiz alınarak ertelenmesi ve taksitlendirilmesidir. Tecil süresi 72 ayı geçemez; tecil edilen borç toplamı kanunda belirlenen ve Cumhurbaşkanınca değiştirilebilen tutarı aşmıyorsa teminat aranmaz, aşıyorsa aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilir. Tecil idarenin takdirindedir ve borcu ortadan kaldırmaz; tecil şartlarına uyulmaması veya teminatın tamamlanmaması hâlinde alacak muaccel olur.
İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 48
Kamu ve Vergi Hukuku
Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlanması
Temel hak ve özgürlüklerin ancak Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve kanunla sınırlanabilmesidir. Sınırlama hakkın özüne dokunamaz; Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Bu ilke, kanunların ve idari uygulamaların anayasal denetiminde temel ölçüttür.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 13
Kamu ve Vergi Hukuku
Teminat İstenmesi
Teminat istenmesi, amme alacağının güvence altına alınması için tahsil dairesinin borçludan teminat talep etmesidir. Vergi ziyaı cezasını gerektiren veya kaçakçılık fiillerine temas eden bir alacağın tarhı için işlemlere başlanmışsa inceleme elemanlarının ilk hesaplarına göre teminat istenir; Türkiye’de ikametgâhı olmayan borçlunun durumu tahsili tehlikeye düşürüyorsa da teminat istenebilir. Kanunda sayılan teminatlar (para, banka teminat mektubu, sigorta kefalet senedi, devlet iç borçlanma senedi, haczedilen mal vb.) veya müteselsil kefil gösterilmezse ihtiyati haciz uygulanır.
İlgili mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 9–11 ve 13
Kamu ve Vergi Hukuku
Trafik Ceza Puanı
Trafik kurallarını ihlal eden sürücülere, uygulanan her ceza için yönetmelikte belirlenen esaslara göre verilen puandır. İhlal tarihinden geriye doğru bir yıl içinde 100 ceza puanını dolduran sürücünün belgesi iki ay süreyle geri alınır ve eğitime tabi tutulur; aynı yıl içinde ikinci kez doldurulursa belge dört ay geri alınır ve psiko-teknik değerlendirme ile psikiyatri muayenesi yapılır. Bir yıl içinde üç kez 100 puanı dolduran sürücünün belgesi süresiz iptal edilir; ölümlü kazaya asli kusurla sebebiyet verenin belgesi ise bir yıl geri alınır.
İlgili mevzuat: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 118
U
Kamu ve Vergi Hukuku
Uzlaşma (Vergi)
Vergide uzlaşma, ikmalen, resen veya idarece tarh edilen vergilere ilişkin vergi ziyaı cezaları ile kanunda belirlenen tutarı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının miktarı üzerinde mükellef ile idarenin anlaşmasıdır; 7524 sayılı Kanunla 2/8/2024’ten itibaren vergi aslı uzlaşma kapsamından çıkarılmıştır. Kaçakçılık fiilleriyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi hâlinde kesilen cezalar uzlaşmaya konu olamaz. Uzlaşma, vergi incelemesine dayanan cezalarda tarhiyattan önce veya ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde talep edilerek tarhiyattan sonra yapılabilir; uzlaşılan hususlarda dava açılamaz, uzlaşma sağlanamazsa yeniden talepte bulunulamaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, ek m. 1, ek m. 6–9 ve ek m. 11
V
Kamu ve Vergi Hukuku
Veraset ve İntikal Vergisi
Malların veraset yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız olarak bir kişiden diğerine geçmesinden alınan vergidir. Mirasta altsoy ve eşten her birine düşen payın kanunda belirlenen ve her yıl güncellenen kısmı, karşılıksız intikallerin ise daha düşük bir tutarı vergiden istisnadır; ev eşyası ve murise ait kişisel eşya da istisnalar arasındadır. Vergi artan oranlı tarifeye göre hesaplanır ve veraset yoluyla intikallerde oranlar karşılıksız intikallere göre daha düşüktür.
İlgili mevzuat: 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, m. 1, 4 ve 16
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Cezalarında İndirim
Vergi cezalarında indirim, ikmalen, resen veya idarece tarh edilen vergi ya da kesilen cezalar için ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi dairesine başvurup vergiyi ve cezanın kalan yarısını vadesinde veya teminat göstererek vadeden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildiren mükellef veya vergi sorumlusunun vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısının indirilmesidir. Kanunda belirlenen tutarı aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirim oranı yüzde elli artırımlı uygulanır. Bildirilen tutarlar süresinde ödenmez veya dava konusu yapılırsa indirimden yararlanılamaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 376 ve ek m. 1
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Hatası
Hesapta veya vergilendirmede kanunda tanımlanan yanlışlıklar nedeniyle fazla ya da eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Matrah hesabı, mükellefin şahsı ya da mükerrer vergilendirme gibi farklı görünümleri vardır. Her hukuki yorum uyuşmazlığı bu kapsamda düzeltilebilir hata sayılmaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 116–118
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi İncelemesi
Vergi incelemesi, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla yapılan denetimdir. İnceleme; vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları ve vergi dairesi müdürleri gibi kanunda yetkili kılınan görevlilerce, esas itibarıyla dairede ve tarh zamanaşımı süresinin sonuna kadar yapılabilir; tam incelemenin bir yıl, sınırlı incelemenin altı ay, katma değer vergisi iade incelemelerinin üç ay içinde bitirilmesi esastır. İnceleme sırasında gerekli görülen hâllerde olaylar ve hesap durumları tutanakla tespit edilebilir; inceleme bitince bunu gösteren bir belge nezdinde inceleme yapılana verilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 134–141
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Kaçakçılığı
Vergi kanunlarına göre tutulan defter, kayıt ve belgelerde hile yapılması, bunların gizlenmesi veya yok edilmesi ya da sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesi ve kullanılması gibi hapis cezası gerektiren fiillerdir. Defter ve kayıtlarda hesap hileleri yapmak veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek ya da kullanmak on sekiz aydan beş yıla; sahte belge düzenlemek veya kullanmak ya da defter ve belgeleri yok etmek üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Gerçek bir işleme dayanmayan belge sahte, gerçek bir işlemi mahiyet veya miktar bakımından gerçeğe aykırı yansıtan belge ise muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 359
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Mahkemesi
Vergi mahkemesi, genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler, bunların zam ve cezaları ve tarifelerle ilgili davaları çözümleyen ilk derece idari yargı merciidir. Bu konulardaki alacakların 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsiline ilişkin davalar ile diğer kanunlarla verilen işler de görevine girer. Kararlarına karşı kanunda öngörülen hâllerde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir.
İlgili mevzuat: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, m. 6 · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 45
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Mahremiyeti
Vergi işleriyle uğraşan memurların, vergi yargısında görevli olanların, vergi komisyonlarına katılanların ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin, görevleri nedeniyle öğrendikleri mükellefe ait sırları açıklayamaması ve kendileri veya başkaları yararına kullanamamasıdır. Yasak, bu kişiler görevden ayrılsalar da devam eder. Kamu görevlilerince yürütülen soruşturmalar için gerekli bilgilerin verilmesi gibi kanunda sayılan hâller mahremiyetin ihlali sayılmaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 5
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Mükellefi
Vergi kanunları uyarınca kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Mükellefin kim olduğu verginin türüne ve vergiyi doğuran olaya göre belirlenir. Başka bir kişiyle yapılan özel sözleşme, kanunun kabul ettiği hâller dışında vergi dairesini bağlamaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 8
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Sorumlusu
Vergi sorumlusu, vergi borcunun asıl sahibi olan mükellef dışında, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap tutulan kişidir. Tipik örneği, yaptıkları ödemelerden vergi kesmek zorunda olanlardır; bunlar verginin tam olarak kesilip ödenmesinden sorumludur ve ödedikleri vergi için asıl mükellefe rücu edebilir. Sorumluluğun kapsamı ilgili vergi kanunlarından doğar; kanunun kabul ettiği hâller dışında vergi sorumluluğuna ilişkin özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamaz.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 8 ve 11
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Ziyaı
Vergi ziyaı, mükellef veya vergi sorumlusunun vergilendirmeyle ilgili ödevlerini zamanında ya da tam yerine getirmemesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Şahsi, medeni hâl veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlarla ya da başka yollarla verginin eksik tahakkukuna veya haksız yere iadesine yol açmak da vergi ziyaı sayılır. Verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması ya da haksız iadenin geri alınması, ceza uygulanmasına engel değildir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 341 ve 344
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergi Ziyaı Cezası
Vergi ziyaı cezası, mükellef veya sorumlunun vergilendirme ödevlerini zamanında ya da tam yerine getirmemesi yüzünden vergi geç veya eksik tahakkuk ettirildiğinde ya da haksız yere iade edildiğinde kesilen cezadır. Ceza kural olarak ziyaa uğratılan verginin bir katıdır; kaçakçılık fiillerinde üç kat uygulanır, vergi incelemesine başlanmadan veya takdire sevk edilmeden süresinden sonra verilen beyannamelerde ise yüzde elli oranında kesilir. 7524 sayılı Kanunla, mükellefiyet tesis ettirmeden faaliyette bulunularak yol açılan vergi ziyaında ceza yüzde elli artırılır; pişmanlık şartları yerine getirilirse ceza kesilmez.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 341, 344 ve 371
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergide Mücbir Sebep
Vergide mücbir sebep, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olan ağır kaza, ağır hastalık, tutukluluk, yangın, deprem ve su baskını gibi afetler, kişinin iradesi dışındaki zorunlu yokluk veya defter ve belgelerin sahibinin iradesi dışında elinden çıkması gibi hâllerdir. Mücbir sebep bilinir veya ispat edilirse ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez ve tarh zamanaşımı işlemeyen süre kadar uzar. Hazine ve Maliye Bakanlığınca bölge veya afetten etkilenenler itibarıyla ilan edilen mücbir sebep, vukuunun rastladığı ayı izleyen üçüncü ayın son günü sona erer; Bakanlık bu süreyi on sekizinci ayın sonunu geçmemek üzere uzatabilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 13 ve 15
Kamu ve Vergi Hukuku
Vergide Usulsüzlük
Vergide usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine uyulmamasıdır. Beyannamenin süresinde verilmemesi veya defter tutulmaması gibi fiiller birinci ve ikinci derece usulsüzlük olarak kanuna bağlı cetvele göre, fatura ve benzeri belgelerin verilmemesi veya alınmaması gibi fiiller ise özel usulsüzlük olarak ayrıca cezalandırılır. Usulsüzlük cezası vergi ziyaı doğmasa da kesilir; tek bir fiille hem vergi ziyaı hem usulsüzlük oluşursa yalnız miktarca en ağır ceza kesilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 336 ve 351–353
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Kanuniliği
Verginin kanuniliği, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin ancak kanunla konulabileceği, değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği anayasal ilkedir. Anayasa, yalnız muaflık, istisna ve indirimler ile oranlara ilişkin hükümlerde, kanunun belirttiği alt ve üst sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebilmesine izin verir. Bu yetki, yeni bir mali yükümlülük koyma veya mevcut bir yükümlülüğü kaldırma yetkisini kapsamaz.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 73
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tahakkuku
Tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken aşamaya gelmesidir. Verginin türüne ve tarh usulüne göre bu aşamanın oluşması farklı kurallara bağlanabilir. Tahakkuk ile tahsil aynı işlem değildir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 22
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tahsili
Verginin kanuna uygun biçimde ödenmesidir. Vergi borcunun hesaplanması veya tahakkuk fişi düzenlenmesi tek başına tahsil anlamına gelmez. Bazı vergilerde kanun, tahakkuku tahsile bağlayan özel bir yapı öngörür.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 23–24
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tarhı
Vergi alacağının, kanuni matrah ve oranlar kullanılarak vergi dairesince miktar yönünden hesaplanıp belirlenmesidir. Beyan, ikmalen veya resen tarh gibi yolların koşulları farklıdır. Tarh, verginin fiilen ödendiği anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 20
Kamu ve Vergi Hukuku
Verginin Tebliği
Vergilendirmeye ilişkin hukuki sonuç doğuran hususların yetkili makamca mükellefe veya ceza sorumlusuna usulüne uygun bildirilmesidir. Bildirim yöntemi ve geçerli tebliğ tarihi başvuru sürelerini etkileyebilir. Genel tebligat kurallarıyla vergiye özgü kuralların kapsamı ayrı değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 21
Y
Kamu ve Vergi Hukuku
Yapı Kayıt Belgesi
Yapı kayıt belgesi, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için 31/10/2018'e kadar başvurulup kayıt bedelinin 31/12/2018'e kadar ödenmesi hâlinde verilen ve yapıyı kayıt altına alan belgedir (imar barışı); kanun bu süreler için en çok bir yıllık uzatma yetkisi tanıdığından yeni başvuru yapılamaz. Belge verilen yapılar hakkında İmar Kanunu uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. Belge, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir; yenilemede yürürlükteki imar mevzuatı uygulanır.
İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, geçici m. 16
Kamu ve Vergi Hukuku
Yapı Kullanma İzni
Tamamlanan yapının veya kullanılabilir kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren idareden alınması zorunlu izindir. İdare, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğunu ve kullanılmasında fen bakımından sakınca bulunmadığını tespit ederek başvuruyu en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır; aksi hâlde izin verilmiş sayılır. İzin, yapı sahibini kanuna ve ruhsata aykırılıktan doğan sorumluluktan kurtarmaz; kat irtifakı da yapının tamamı için düzenlenen yapı kullanma izin belgesine dayanılarak kat mülkiyetine çevrilir.
İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 30 · 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 3
Kamu ve Vergi Hukuku
Yapı Tatil Tutanağı
Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığı belirlenen yapıda, belediye veya valilikçe inşaatın o andaki durumunun tespit edilmesi, yapının mühürlenip inşaatın durdurulması üzerine düzenlenen tutanaktır. Tutanağın yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; aykırılık bilgisi tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere tapu müdürlüğüne bildirilir. Yapı sahibi bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirmez veya ruhsat almazsa ruhsat iptal edilir ve yapı, belediye encümeni ya da il idare kurulu kararıyla yıktırılarak masrafı yapı sahibinden alınır.
İlgili mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 32
Kamu ve Vergi Hukuku
Yerindelik Denetimi Yasağı
İdari yargının, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunu denetleyip idarenin yerine geçerek tercih yapamaması ilkesidir. Mahkeme idari işlem niteliğinde karar veremez. Takdir yetkisinin bulunması ise bu yetkinin hukuki denetim dışında olduğu anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125
Kamu ve Vergi Hukuku
Yürütmenin Durdurulması
Dava konusu idari işlemin uygulanmasının, yargılama sürerken mahkeme kararıyla geçici olarak durdurulmasıdır. Genel koşullar açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar tehlikesinin birlikte bulunmasıdır. Özel kanuni kurallar ve vergi davalarına ilişkin düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 27
Z
Kamu ve Vergi Hukuku
Zımni Ret
İdarenin kanunda öngörülen süre boyunca cevap vermemesine hukuken ret sonucu bağlanmasıdır. Bu sonuç, ilgilinin dava yolunu kullanabilmesini sağlar. Özel düzenlemelerde süre ve sonuç farklı olabileceği için her sessizlik aynı biçimde değerlendirilmez.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 10–11
Kamu ve Vergi Hukuku
Zorunlu İdari Başvuru
Zorunlu idari başvuru, dava açılmadan önce idareye başvurulmasının kanunla şart koşulduğu hâllerdir. İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmalıdır; istek reddedilirse ret işleminin tebliğini izleyen günden, otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi işler. Kamu ihalelerinde şikâyet ve itirazen şikâyet de dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yollarıdır.
İlgili mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 13 · 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, m. 54
Sayfa 2 / 2 · 51–98 / 98 terim
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar