Ana Sayfa › İçtihatlar › Ceza Hukuku › Tutuklama ve Adli Kontrol
AYM 2. Bölüm Kabul Edilemezlik Ceza Hukuku
Ağır Hasta Tutuklunun Tahliye Başvurusu İtiraz Yolu Tüketilmediğinden Kabul Edilemez Bulundu
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm · Başvuru No 2022/85565 · T. 18.06.2026
Karar Özeti
Ağır hastalığı nedeniyle tahliyesini isteyen hükmen tutuklu infaz hâkimliğine başvurdu; hâkimlik, tahliye talebini değerlendirme yetkisinin yargılamayı yürüten mahkemede olduğunu belirterek talebi esasa girmeden reddetti, itiraz da reddedildi. Yargılamayı yürüten mahkeme ayrı bir tahliye talebi üzerine hükmen tutukluluğun devamına karar verdi; ancak bu karara itiraz edildiğine dair bilgi ya da belge sunulmadı. Başvurucu bireysel başvuru sürerken öldü, mirasçıları başvuruyu sürdürdü. Anayasa Mahkemesi talebin kurum koşullarına yönelik bir şikâyet değil tahliye talebi olduğunu belirterek başvuruyu başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Hükmen tutuklunun ağır hastalığa dayanan tahliye talebi yargılamayı yürüten mahkemeye yöneltilmeli; bu mahkemenin tutukluluğun devamı kararına itiraz edildiği gösterilmediğinden başvuru yolları tüketilmemiştir.
Soru: Hasta hükmen tutuklunun tahliye talebi infaz hâkimliğine mi, yargılamayı yapan mahkemeye mi yapılır?
Sonuç: Başvuru, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulundu; ölüm nedeniyle tedbir kararı hakkında değerlendirme yapılmasına gerek görülmedi.
Karar Künyesi
- MahkemeAnayasa Mahkemesi
- Bölümİkinci Bölüm
- Başvuru No2022/85565
- Karar Tarihi18.06.2026
- Karar TürüBireysel Başvuru
- SonuçKabul Edilemezlik
- Resmî KaynakAnayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“başvurucunun bu karara karşı itiraz yoluna başvurduğuna ve başvurunun sonucuna ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge sunmadığı görülmüştür.”
Kararın Tam Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
... VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/85565)
Karar Tarihi: 18/6/2026
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Metin KIRATLI
Raportör
:
Fatih ULAŞAN
Başvurucular
:
1. ...
2. ...
3. ...
Vekili
:
Av. ...
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, tutuklunun durumunun ciddiyetinin tıbbi raporlarla sabit olmasına rağmen tahliye edilmemesi nedeniyle yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvuru, başvurucuların miras bırakanı K.M. tarafından yapılsa da K.M. 23/11/2022 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucuların başvuruyu devam ettirme konusundaki iradelerini bildirmeleri ve başvuruya devam etmelerini haklı kılabilecek maddi menfaatleri ile başvurunun sonuçlandırılması bakımından manevi menfaatlerinin bulunması nedeniyle bireysel başvuru açısından başvurucu sıfatı artık başvuruyu devam ettirmek isteyen mirasçılara aittir (Bireysel başvuruyu yapmalarının ardından ölen başvurucular adına başvurunun devam ettirilmesi konusunda yapılan değerlendirme için bkz. Özlem Güner Gürlek ve Mehmet Bartu Gürlek [GK], B. No: 2020/2003, 18/9/2025, § 22). Ne var ki anlatım kolaylığı açısından K.M.den başvurucu olarak söz edilecektir.
3. Başvurucu Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 26/11/2020 tarihli kararıyla anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Cumhurbaşkanına suikast, yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından altmış sekiz kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, dokuz kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, yüz on iki kez on sekiz yıl hapis, seksen altı kez on sekiz yıl hapis, yirmi iki kez on beş yıl hapis, yedi yıl altı ay hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. Mahkeme, başvurucunun hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.
4. Başvurucuya ... tanısı konulmuştur.
5. Başvurucu 2/8/2022 tarihinde tedavi nedeniyle nakil kapsamında Sincan 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevkedilmiştir.
6. Başvurucu vekili, müvekkilinin ciddi sağlık sorunları olduğunu, ceza infaz kurumunun koşullarının bu durumla uyumlu olmadığını, hijyen ve bakım imkânlarının yetersiz kaldığını, tek başına günlük yaşam aktivitelerini sürdüremediğini, bu şartlar altında ceza infaz kurumunda tutulmasının sağlık bakımından telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini ileri sürerek sağlık durumu ceza infaz kurumunda kalmasına engel olmayacak şartlar oluşuncaya kadar tahliyesine karar verilmesini Ankara Batı 2. İnfaz Hâkimliğinden talep etmiştir.
7. Başvurucunun tahliye edilme talebi 26/7/2022 tarihinde Ankara Batı 2. İnfaz Hâkimliğinin kararıyla reddedilmiştir. Gerekçede, başvurucunun hükümlü değil tutuklu statüsünde olması nedeniyle hastalık sebebiyle infazın ertelenmesi veya ev hapsi gibi hükümlerin kendisi hakkında uygulanamayacağı, tahliye veya adli kontrol taleplerini değerlendirme yetkisinin infaz hâkimliğinde değil asıl yargılamayı yapan mahkemede olduğu belirtilerek başvurunun görevsizlik nedeniyle esasa girilmeden reddine karar verilmiştir.
8. Başvurucu, bunun üzerine Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunmuştur. 19/8/2022 tarihinde Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kesin olarak reddetmiştir. Ayrıca Mahkeme başvurucunun 1/8/2022 tarihli tahliye talebi üzerine 23/9/2022 tarihli ek kararıyla başvurucu hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına takdiren yer olmadığına ve hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu vekilinin teslim tarihi 26/9/2022 olarak görünen tedbir talebi dilekçesinde anılan karara değindiği ve ekinde sunduğu anlaşılmakla birlikte, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvurulduğuna veya bu hususta verilen nihai kararın bireysel başvuruya eklendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge sunulmamıştır.
9. Başvurucu 8/9/2022 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurmuş, hastalığının son derece ilerlemesine rağmen tahliye edilmediğini belirterek tutukluluk hâlinin sonlandırılması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
10. Anayasa Mahkemesinin 30/9/2022 tarihli tedbir talebi hakkında verdiği kararla, yoğun bakımdaki başvurucunun tahliye talebi reddedilmekle birlikte yaşam hakkı ile maddi ve manevi bütünlüğünün korunması amacıyla tedbir kararı verilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu kararıyla başvurucunun uygun bir sağlık kuruluşunda tedavisinin devam ettirilmesine, güvenlik koşulları gözetilerek aile bireyleriyle görüşmesinin sağlanmasına ve yanında refakatçi bulundurulmasına hükmederek ağır hasta tutukluların insani koşullarda tedavi görme hakkının önemini vurgulamıştır.
11. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
12. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
13. Başvurucu; ağır sağlık durumunun tıbbi raporlarla sabit olmasına rağmen tahliye edilmemesi ve mevcut rahatsızlığının ceza infaz kurumu koşullarında kalmasına engel teşkil etmesi nedeniyle yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
14. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; ağır hasta olan başvurucunun tutukluluk süresi boyunca revir ve tam teşekküllü hastanelerde düzenli olarak tedavi ve tetkik imkânına eriştiği, sağlık durumu ağırlaştığında R tipi (rehabilitasyon) ceza infaz kurumuna nakledildiği, son aşamada ... durumdan vefatına kadar hastane şartlarında tıbbi bakımının yapıldığı belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında Bakanlığın görüşünü kabul etmediğini, başvuru dilekçesinde yer alan talepleri doğrultusunda ihlal kararı verilmesi ve mirasçılarına tazminat ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
15. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle iç hukukta düzenlenen başvuru yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve adli mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Bayram Gök [2. B.], B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 19).
16. Olağan başvuru yolları, başvurucunun şikâyetleri açısından makul başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları olarak anlaşılmalıdır. Ayrıca başvuru yollarını tüketme kuralı ne kesin ne de şeklî olarak uygulanabilir bir kuraldır. Bu kurala riayetin denetlenmesinde münferit başvurunun koşullarının dikkate alınması esastır. Bu anlamda yalnızca hukuk sisteminde birtakım başvuru yollarının varlığı değil aynı zamanda bunların uygulanma şartları ile başvurucunun kişisel koşulları gerçekçi bir biçimde ele alınmalıdır. Bu nedenle başvurucunun başvuru yollarını tüketmesi noktasında kendisinden beklenebilecek her şeyi yerine getirip getirmediği başvurunun özellikleri dikkate alınarak incelenmelidir (S.S.A. [1. B.], B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 28).
17. Bu çerçevede kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin olarak tutukluluk veya hükmen tutukluluk hâlinin kaldırılmasına yönelik taleplerin bu konuda karar verme yetkisine sahip olan yargı mercilerine yöneltilmesi zorunludur.
18. Ceza infaz kurumlarındaki koşullara ilişkin şikâyetlerin infaz hâkimliği önünde ileri sürülmesi mümkün ise de özgürlüğü kısıtlayan tedbirin sona erdirilmesine yönelik talepler yargılamayı yürüten mahkemeler tarafından incelenmelidir.
19. Somut olayda başvurucunun Ankara Batı 2. İnfaz Hâkimliğine yaptığı başvurunun içeriği itibarıyla ceza infaz kurumunun işleyişine yönelik bir şikâyetten ziyade tahliye talebi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Başvurucunun dilekçesinde ileri sürdüğü ağır hastalık, ceza infaz kurumunun koşullarının yetersizliği, tek başına yaşamını sürdürememesi gibi hususlar özgürlüğü kısıtlayan tedbirin kaldırılmasına dayanak yapılmıştır.
20. İnfaz hâkimlikleri 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu uyarınca ceza infaz kurumlarında yürütülen işlem ve faaliyetlerin hukuka uygunluğunu denetlemekle görevli olup tutuklu veya hükmen tutuklu kişilerin tahliyesine ya da adli kontrol altına alınmasına karar verme yetkisine sahip değildir.
21. Bu durumda başvurucunun tahliye talebini değerlendirme yetkisi infaz hâkimliğinde değil yargılamayı yürüten mahkemede bulunmaktadır. Ayrıca başvurucunun tahliye talebini Mahkemeye de yönelttiği ve Mahkemenin 23/9/2022 tarihli ek kararıyla hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar verdiği anlaşılmıştır. Ancak başvurucunun bu karara karşı itiraz yoluna başvurduğuna ve başvurunun sonucuna ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge sunmadığı görülmüştür.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Başvurucuların yakınının ölümü nedeniyle 30/9/2022 tarihinde verilen tedbir kararıyla ilgili olarak DEĞERLENDİRME YAPILMASINA GEREK OLMADIĞINA,
D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 18/6/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Anayasa Mahkemesinin 2022 Tarihli Tedbir Kararı Tutuklunun Tahliyesini Sağladı mı?
Hayır. Tahliye talebi reddedilmiş; uygun bir sağlık kuruluşunda tedavinin sürdürülmesine, güvenlik koşulları gözetilerek aile görüşüne ve refakatçi bulundurulmasına karar verilmişti. Ölüm nedeniyle bu tedbir hakkında ayrıca değerlendirme yapılmadı.
Benzer Kararlar
Yargıtay 12. CD 01.07.2026
Tutukluluğun Başka Cezadan Mahsubu Tazminata Engel Değil, Makul Miktar Belirlenmeli
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/7601 · K. 2026/6861
Zamanaşımıyla düşme sanığın eylemlerinden kaynaklanmıyorsa tazminata engel değildir; tutukluluğun başka cezadan mahsubu da engel oluşturmaz, ancak makul tazminat belirlenirken denge gözetilir.
Bozma Tutuklama ve Adli Kontrol
AYM 1. Bölüm 17.06.2026
Toplantı Sonrası Gerekçesiz Uygulanan Üç Adli Kontrol Tedbiri Toplantı Hakkını İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2021/16137
İfadesi alınmış başvurucuya üç ayrı adli kontrol tedbiri uygulanırken tedbirlerin amacı ve gerekliliği ilgili ve yeterli gerekçeyle gösterilmediğinden müdahale demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun sayılmamıştır.
İhlal Tutuklama ve Adli Kontrol
AYM 2. Bölüm 05.05.2026
Süresi Dolmuş Yurt Dışı Yasağının İhlali Gerekçesiyle Tutuklama Kişi Hürriyetini İhlal Etti
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm · Başvuru No 2025/36835
Kanun yolu aşamaları da sayıldığında azami süresi dolmuş adli kontrol yükümlülüğüne aykırılık gerekçesiyle verilen tutuklama kararı kanunilik şartını sağlamamış ve kişi hürriyetini ihlal etmiştir.
İhlal Tutuklama ve Adli Kontrol
AYM 1. Bölüm 02.09.2026
Ardışık Arama Savunmaları Karşılanmayan Mahkûmiyette Gerekçeli Karar Hakkı İhlal Edildi
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · Başvuru No 2023/50081
Mahkûmiyetin tek delili sabit hat ve ankesörlü telefon aramaları olan dosyada, Yargıtayca öngörülen araştırmalar yapılmadan ve esaslı savunmalar karşılanmadan verilen hüküm gerekçeli karar hakkını ihlal etmiştir.
İhlal Ceza Hukuku
Tutuklama ve Adli Kontrol Konusundaki 4 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- İnfaz Süresi Hesaplama
- Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik
- Ceza Hukuku Rehberi
- Ceza Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Tutuklama Nedir?
- Hukuk Sözlüğü: Adli Kontrol Nedir?
- Adli Kontrol Nedir? Tedbirler, Süre ve İtiraz
- İfade, Susma Hakkı ve Müdafi Yardımı 2026
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.