Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Haklı Nedenle Fesih
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Görgü Tanıkları ve Örtüşen Belgelerle Haklı Fesih İspatlanınca Kıdem ve İhbar Kabulü Bozuldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/7882 · K. 2025/10041 · T. 17.12.2025
Karar Özeti
Yurt dışındaki bir inşaatta genel koordinatör olarak çalışan davacı, nedensiz işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve izin alacakları istedi; davalı işveren usulsüz işlemler nedeniyle ilişkiyi sonlandırdığını savundu. İlk derece mahkemesi feshin haklı olduğunun ispatlanamadığını kabul etti; bölge adliye mahkemesi de soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve soyut tanık beyanının yetersiz olduğunu belirtti. Yargıtay, görgüye dayalı tanık beyanlarının usulsüzlükleri ayrıntılı anlattığını ve dosyadaki belgelerin bu beyanlarla örtüştüğünü belirterek haklı fesih savunmasının ispatlandığını kabul etti ve kararı bozdu.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Usulsüzlükleri ayrıntılı anlatan görgü tanığı beyanları dosyadaki belgelerle örtüştüğünde, işverenin haklı fesih savunmasını ispatladığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmemelidir.
Soru: Kovuşturmaya yer olmadığı kararı bulunan dosyada hangi deliller haklı fesih sonucunu değiştirdi?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece kararı, kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalı bulunarak bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/7882
- Karar No2025/10041
- Karar Tarihi17.12.2025
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
Kararın Önemli Bölümleri
“Oysaki davalı tarafça, görgüye dayalı tanıkların beyanları ile davacının davalı Şirkete karşı usulsüzlükleri detaylı biçimde ortaya konulmuş, bu hususta dosyaya sunulan belgelerin de dinlenen tanık beyanları ile örtüştüğü görülmüştür.”
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/7882 E. , 2025/10041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1034 E., 2025/966 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/474 E., 2022/788 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.08.2011-05.09.2013 tarihleri arası genel koordinatör olarak çalıştığını, ücretin net 9.000,00 USD olduğunu, işten çıkarma nedenlerinin kendisine bildirilmediğini, izinlerini kullanmadığını, 25 aylık ücretinin ödenmediğini, çalıştığı süre içinde muhtelif tarihlerde 28.500,00 USD ödeme yapıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, davacı ile aylık ücret yönünde anlaşma olmadığını, davacının ... bilmesi nedeni ile Irak Erbil şehrindeki devam eden inşaatın işlerinde yerel yönetim ile irtibatı sağlamak için işin tamamlanması ve teslimi sonrası Şirketin işten sağlayacağı kazanç doğrultusunda alacağı prim hususunda anlaşma yapıldığını, davacının inşaat mühendisi veya tekniker olmadığını, Şirket temsilcisi ...'nun kendisine duyduğu güven ve davacının maddi zorlukları nedeni ile kendisine bu imkânın sunulduğunu, davacının başına buyruk işlemleri, ... . isimli çalışanı dolandırması ve Şirket aleyhine işler yapması, Şirket adına gelen 240.000 USD tutarındaki parayı gayri resmî olarak kendi adına geçirmesi nedeni ile kendisi hakkında suç duyurusu yapıldığını, İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2013/101326 sayılı soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğini, itirazında reddedildiğini, bunun dışında davacının 1.897.000 USD tutarında parayı ve istihkakları aldığını, iki sene çalıştığı işyerinde davayı ayrıldıktan üç sene sonra açmasının açıklanmaya muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kıdem ve/veya ihbar tazminatı hakkı doğurmayacak şekilde sona erdiğine dair şüpheden uzak nitelikte delil ikame yükümlülüğü işverene ait olduğu, davalı tarafın davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ve davacıya ihbar önelini kullandırdığını ya da ücretini ödediğini ispatlayamadığı, tüm bu nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı kanaatine varıldığı, bilirkişi .... tarafından hazırlanan raporun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanıkların beyanlarında davacının genel koordinatör olduğunu belirtmiş olmaları, davacı tarafça dosyaya sunulan tercüme belgelerde de davacının görevinin genel koordinatör olarak yazılı olması hususları bir arada değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, ayrıca davalı tarafça iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, nitekim davalı taraf davanın Şirketi zarara uğradığını belirtse de bu konuda davacı hakkında yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, soyut tanık beyanının ise tek başına ispata yeterli olmadığı, davacının ücretine ilişkin tespitinde tanık beyanları, emsal ücret araştırması ve dosyaya sunulan şirket kaşesi bulunan tercüme belgelere göre yerinde olduğu, ücretin ödendiğinin ispat yükü davalı üzerinde olduğu ve bunun yerine getirilmediği, davalı vekili istinaf dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını iddia etmiş olsa da; yerleşik yargısal uygulama ve Yargıtay kararları uyarınca işyeri kayıtlarının incelenmesi ile yargılama ve bilirkişi hesabı gerektirmesi nedeniyle talep tam belirlenebilir nitelikte olmadığından işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği ve zamanaşımına uğramış alacak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin alacağının USD olarak tespiti ile ödeme gününde TL olarak ödenmesi yönünde hüküm kurulması gerektiğini,
b. Davalının kabulü ile gönderdiği ihtarnamede 09.05.2013 tarihinde iş sözleşmesini fesih ettiğini ve feshin 19.09.2013 tarihinde tebliğ edildiğinden müvekkilinin 2 yıl 1 ay 4 gün çalıştığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının müvekkili Şirketin aylık ücretli çalışanı olmadığını,
b. Davacının, müvekkili Şirkette yalnızca gerekli olduğu hâlde prim karşılığı çalışmışsa da akabinde müvekkili Şirkete karşı usulsüz iş ve işlemleri ile zarara sebebiyet vermesi nedeniyle kendisi ile ilişkinin sonlandırılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
c. Denetime elverişli olmayan eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini,
d. Ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacakları belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
e. Talep konusu alacakların zamanaşımı dolduktan sonra dava ve ıslah edildiğini,
f. Davacının isticvabındaki beyanlarını hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca isticvap, davalının yokluğunda yapıldığından davacıya yöneltilmesi önem arz eden hususlarda bilgi alınamadığını,
g. Davacının kötüniyetli olup Mahkemeyi yanıltma gayesi ile tanıklarla da işbirliği içerisinde olduğunu,
h. Davaya konu tarihlerde Kuzey Irakta çalışan tanık ...'nin beyanlarına hiçbir şekilde itibar edilmediğini, davacının yaptığı yolsuzlukların gözardı edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın türü, iş sözleşmesinin feshi, ücret ve hizmet süresinin tespiti, alacakların ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ile yıllık ücretli izin alacakları bakımından dava belirsiz alacak davası türünde açılmış olup koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki paragraflarının kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiğinin açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili müvekkilinin davalıya ait Kuzey Irak, Erbil'deki ... Üniversitesi yapımı inşaatında genel koordinatör olarak 01.08.2011 tarihinde işe başladığını, 05.09.2013 taribinde nedensiz olarak işten çıkarıldığını iddia etmiş, davalı vekili ise davacının, başına buyruk eylemleri ile öncelikle ... . isimli çalışanı dolandırdığı gibi müvekkili Şirket aleyhine iş ve işlemler yaptığı, sahte makbuzlar imzalayıp birçok yere sunduğu, işin işleyişi ile ilgili sürekli çelişkili ve gerçek dışı söylemlerde bulunduğu için azledildiğini, hiçbir hak ve alacağının bulunmadığı, aksine davacının müvekkili Şirkete iade etmediği paraların olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat edemediği gerekçesiyle bu alacakların kabulüne karar vermiştir.
Oysaki davalı tarafça, görgüye dayalı tanıkların beyanları ile davacının davalı Şirkete karşı usulsüzlükleri detaylı biçimde ortaya konulmuş, bu hususta dosyaya sunulan belgelerin de dinlenen tanık beyanları ile örtüştüğü görülmüştür. Bu durumda mevcut delil durumuna göre davalı işverenin haklı nedenle fesih savunmasını ispatladığının kabulü gerekmektedir. Mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Bu Karar Hakkında Sorular
Davanın Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılması Bozma Nedeni Yapıldı mı?
Hayır. Daire, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilmesini hatalı saydı; ancak davanın Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açıldığını gözeterek bunu bozma nedeni yapmadı.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 21.01.2026
Dış Hırsızlık ve Personel Eksikliğiyle Bağlantılı Envanter Açığı Haklı Feshe Yetmedi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9413 · K. 2026/498
İşin eksik veya kötü ifası ancak zarara yol açtığında ya da iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye düşürdüğünde haklı fesih nedenidir; envanter açığının işçinin davranışından doğduğu ispatlanmalıdır.
Bozma Haklı Nedenle Fesih
AYM 2. Bölüm 18.02.2026
İstifa Kaydıyla Reddedilen İşçilik Davasında Esaslı İtirazların Karşılanmaması İhlal Sayıldı
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm · Başvuru No 2022/63958
İşçinin istifa dilekçesi bulunmadığı, ispat yükünün işverende olduğu ve haklı nedenle fesih yaptığı yönündeki sonuca etkili iddialarının mahkemelerce karşılanmaması gerekçeli karar hakkını ihlal eder.
İhlal Haklı Nedenle Fesih
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
İş Yönlendirdiği Tedarikçiden Borç Para İsteyen İşçinin Haklı Nedenle Feshi Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1700 · K. 2026/4873
Tedarikçiye iş verilmesi için yönlendirmede bulunup iş ilişkisi olan bu kişiden zaman zaman borç para isteyen işçinin feshi, Yargıtayca onanan istinaf kararında 25/II-(e) kapsamında haklı bulunmuştur.
Onama Haklı Nedenle Fesih
Yargıtay 9. HD 29.04.2026
İşyeri Kavgasında İlk Haksız Hareketi Yapan İşçinin Kıdem ve İhbar Talebinin Reddi Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1568 · K. 2026/3972
Davalı tanıklarının beyanları ve kamera kayıtlarından işyerindeki arbedede ilk haksız hareketin işçiden geldiği anlaşıldığından feshin haklı sayılması ve kıdem ile ihbar tazminatının reddi onanmıştır.
Onama Haklı Nedenle Fesih
Haklı Nedenle Fesih Konusundaki 50 Kararın Tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kıdem Tazminatı Hesaplama
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Farkı
- İhbar Tazminatı Hesaplama
- Haklı Nedenle Fesih
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku İçtihatları
- Hukuk Sözlüğü: Haklı Nedenle Fesih Nedir?
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.