Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Depozitosu ve Güvence
Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku
Depozito ve Masraf Alacaklarına İlişkin İbraname Gabin Unsurlarını Taşımadığından Geçerli
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/6009 · K. 2026/2871 · T. 07.05.2026
Karar Özeti
Davacı kiracı, bakiye depozito ile kiralanana yaptığı zorunlu masrafların tahsilini istemiş; bu alacaklar için başlattığı takipten, 25.000 TL karşılığında ibraname düzenlenerek feragat edilmiştir. İlk derece mahkemesi ibraname nedeniyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de ibranamenin geçerli olduğunu ve zor durumda kalma iddiasının kanıtlanmadığını belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, aşırı yararlanma için edimler arasında aşırı oransızlık ile zarar görenin zor durumu, düşüncesizliği veya deneyimsizliğinden bilerek yararlanılması gerektiğini açıklamış ve ibranamenin TBK m.28'deki unsurları taşımadığı gerekçesiyle kararı onamıştır.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Aşırı yararlanma için edimler arasında aşırı oransızlık ve zarar görenin zor durumu, düşüncesizliği veya deneyimsizliğinden bilerek yararlanılması birlikte gerekir; biri yoksa gabin oluşmaz.
Soru: Zor durumda imzalanan ibraname aşırı yararlanma (gabin) nedeniyle geçersiz sayılır mı?
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire3. Hukuk Dairesi
- Esas No2025/6009
- Karar No2026/2871
- Karar Tarihi07.05.2026
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçOnama
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Şu hâlde, sadece aşırı oransızlık yetmez. Aşırı yararlanmada edimler arasındaki oransızlığın karşı yanın şahsında var olan durumların istismarından doğmuş olması gerekir.”
“Eğer taraf, bu zaaftan yararlanma fikriyle hareket etmemişse diğer unsurlar gerçekleşmiş olsa bile gabinden (aşırı yararlanmadan) söz edilemez.”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/400 E., 2025/1533 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/1561 E., 2019/974 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin imzaladığı 01.12.2017 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesinin (4.2) maddesi uyarınca davalıya 10.000 Euro depozito ödediğini, kiracının üç yıllık süreden önce kiralananı tahliye etmesi durumunda 10.000 Euro depozitonun cezai şart olarak davalı tarafın uhdesinde kalacağının kararlaştırıldığını, davalının da rızası ile pastane olarak kullanılmak üzere kiralanana 37.000,00 TL zorunlu imalat yapıldığını, davalı vekilinin taşınmazı hava parası karşılığında devralmak isteyen firmalar bulunduğunu bildirmesi üzerine kira sözleşmesinin sona erdirilmesine karar verildiğini, davalı vekili ile yapılan sözlü anlaşmaya göre taşınmazın tahliyesi karşılığında depozitonun iade edileceği ve müvekkiline 100.000,00 TL ödeneceği konusunda anlaşılması üzerine, ... . Noterliğinin 05.04.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı tahliye taahhütnamesinin düzenlenip kira sözleşmesinin karşılıklı mutabakat ve anlaşma sonucunda feshedildiğini, tahliye taahhütnamesi ... . İcra Müdürlüğünün 2018/4212 E. sayılı dosyasında takibe konularak, taşınmazın icra marifetiyle tahliye edildiğini, taşınmazın başka bir kişiye kiralandığını ancak davalı tarafından depozito iadesi ve 100.000,00 TL tazminatın ödenmemesi nedeniyle ... . Noterliğinin 06.07.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarmanesi ile söz konusu bedellerin ödenmesinin istenildiğini, davalının ... . Noterliğinin 13.07.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde, kira sözleşmesinin üç yıllık süreden önce feshedilmiş olması sebebiyle depozitonun cezai şart olarak alındığı ve sözleşme hükümlerine göre yapılan masrafların talep edilemeyeceğinin bildirildiğini, söz konusu alacakların tahsili için ... . İcra Müdürlüğünün 2018/8101 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazı üzerine durduğunu, 16.10.2018 tarihinde davalının vekili ile bir araya gelinerek takip konusu alacağın 25.000,00 TL karşılığında sona erdirilmesi hususunda anlaşma yapılarak belge düzenlendiğini ve icra dosyasından feragat edildiğini, davalının hile ve kandırması neticesinde tahliye taahhütnamesinin imzalandığını, icra dosyasına ilişkin verilen feragatin de müvekkilinin zor durumundan faydalanmak suretiyle imzalandığını ileri sürerek; depozito bedeli 10.000 Euro'dan (dava tarihi itibariyle karşılığı olan 66.225,00 TL' den) 4.000,00 TL ödenmemiş kira borcu ile icra dosyasından feragat karşılığı alınan 25.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 37.225,00 TL depozito bedeli ve 37.000,00 TL taşınmaza yapılan zorunlu imalatlar olmak üzere toplam 74.225,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının kira bedellerinin düzenli yatırmadığını, ödeme güçlüğü yaşayan davacının tahliyeyi kendisinin istediğini, taşınmazın tahliyesi karşılığında 100.000,00 TL ödeme yapılacağı iddiasının gerçek olmadığını, kiralanan kullanıma elverişli halde teslim edilmiş olması nedeniyle davacının yaptığını iddia ettiği masrafları talep hakkı bulunmadığını, sözleşmede bu hususta düzenleme bulunduğunu, davalı ile yapılan ibranamenin geçerli olduğunu, davalının 25.000,00 TL ödenmesi karşılığında takip konusu alacaklardan vazgeçmeyi kabul ettiğini ve ödemeyi alarak ibranameyi imzaladığını, daha sonra icra dosyasından feragat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı kiracı her ne kadar bakiye depozito bedeli ve kiralanana yapılan masrafları talep etmiş ise de, taraflar arasında düzenlenen 16.10.2018 tarihli ibraname sebebiyle davacı kiracının ibra edilen borç kapsamında kalan bu alacakları talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava dilekçesindeki talep konusu alacaklar açısından icra takibine giriştiği, icra takibinde borcun sebebi olarak açıkça dava konusu olan depozito ile zorunlu giderlerin gösterildiği, taraflar arasında düzenlenen ibranamede de açıkça icra dosyasına atıfta bulunulduğu, taraflar arasında düzenlenen ibranamenin hukuken geçerli olduğu, buna göre de borcun ortadan kaldırıldığının kabul edilmesi gerektiği, davacının müzayaka halinde olduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı, kaldı ki bahse konu icra takibinde ödeme emrinin 27.07.2018 tarihinde düzenlendiği, taraflar arasındaki ibranamenin ise 16.10.2018 tarihinde düzenlendiği, aradan geçen süre de nazara alındığında davacının müzayaka halinde olduğundan bahsetmenin dosyada yer alan delillere göre mümkün olmadığı gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; iyi niyetli müvekkilinin davalının beyanına güvenerek alacağından feragat ettiğini, zor durumda olduğunu, hile ve kandırmayla icra takibinden vazgeçtiğini, davalı ile kira sözleşmesini sona erdirme hususunda anlaştıklarını, anlaşmaya göre davalının 10.000 Euro depozitoya ilave olarak 100.000,00 TL ödeyeceğini, ibranamenin geçersiz olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.12.2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesinden kaynaklanan 37.225,00 TL bakiye depozito bedeli ile 37.000,00 TL zorunlu masraflar olmak üzere toplam 74.225,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsili talebine ilişkindir.
Aşırı yararlanma (gabin) durumunun varlığını kabul için gerekli koşullar iki tanedir. Bunlar edimler arasında aşırı oransızlık ve karşı yanın özel durumundan yararlanmadır. Şu hâlde, sadece aşırı oransızlık yetmez. Aşırı yararlanmada edimler arasındaki oransızlığın karşı yanın şahsında var olan durumların istismarından doğmuş olması gerekir.
Objektif unsur olarak edimler arasındaki aşırı oransızlık (nispetsizlik) aşikâr olmalı, işten anlayan herkesin gözüne çarpacak yükseklikte bulunmalıdır. Bu hususu saptarken hâkim, edimin sözleşmenin yapıldığı andaki objektif değerini esas almak zorundadır. Subjektif unsur olarak aşırı oransızlığın (nispetsizliğin), karşı yanın özel durumundan bilerek yararlanma sonucu doğması gerekir. Karşı yanın özel durumu, onun darda kalması (müzayakası), hafifliği (hiffeti) veya tecrübesizliği hâlinde ortaya çıkar. Bu hâller yasada sınırlı olarak sayılmıştır. Zarar görenin darda kalması hâli (müzayakası), zor durumda kalması, sıkıntılı olma parasızlık anlamındadır. Bu durum ekonomik (maddi) veya şahsi nedenlerden kaynaklanabilir. Gabinde müzayaka, maddi olabileceği gibi, manevi de olabilir. Gerçek kişiler gibi tüzel kişiler de zor durumda kalma hâlinde olabilirler. Kanun maddesinde amaçlanan düşüncesizlik (hiffet) bir kişinin genel karakter olarak hafif düşünce ve yapıda olmasını değil, somut olayda yapılan sözleşme yönünden özen göstermeme ve düşüncesizlik hâlini ifade eder. Bu itibarla zarar gören tarafın, belirli bir konuda eksik yetenekli olması veya uzağı görememesi, yaptığı sözleşmenin sonuçlarını gereği gibi düşünememesi bir anlamda düşüncesizliktir. Tecrübesizlik (deneyimsizlik) zarar gören kişinin genel hayat ve iş tecrübelerindeki noksanlığını ifade eder. Burada sömürülen tarafın genel bir tecrübesizliği değil, sadece yapılan sözleşmeye ilişkin yeterli bilgi ve deney noksanlığı söz konusudur.
Diğer taraftan gabinden söz edebilmek için karşı tarafın, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ve tecrübesizliğinden bilerek yararlanmış olması, açık nispetsizliğin bu yararlanma başka bir ifadeyle sömürme kastı sonucu bulunması gerekir. Eğer taraf, bu zaaftan yararlanma fikriyle hareket etmemişse diğer unsurlar gerçekleşmiş olsa bile gabinden (aşırı yararlanmadan) söz edilemez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2025 tarihli ve 2023/6-906 E., 2025/361 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Gabinin varlığı zarar görene öngörülen hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek Kanunda öngörülen haklarını kullanmak amacıyla dava açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı verir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.10.2025 tarihli ve 2024/1-399 E., 2025/643 K. sayılı kararı).
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, dava konusu 16.10.2018 tarihli ibranamenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinde düzenlenen aşırı yararlanmanın objektif ve subjektif unsurlarını taşımadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. HD 12.05.2026
Kiralanan Satılsa da Depozitoyu Devrettiğini İspatlamayan Eski Malik Sorumludur
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2026/3664 · K. 2026/2960
Kiralananın satışıyla yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olsa da, depozitoyu alan önceki malik bunu yeni malike devrettiğini ispatlayamazsa iade yükümlülüğü devam eder.
Bozma Kira Depozitosu ve Güvence
Yargıtay 3. HD 29.04.2026
Sözleşmede USD Karşılığı Yazılan Depozitonun TL Ödenmesine Rağmen USD Olarak İadesi Onandı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/5661 · K. 2026/2584
Somut olayda depozito TL olarak ödense de sözleşmede ödeme tarihindeki kurla USD karşılığı yazıldığından, tarafların iradesinin depozitonun USD cinsinden ödenmesi yönünde olduğu kabul edilmiştir.
Onama Kira Depozitosu ve Güvence
Yargıtay 3. HD 19.12.2024
Garaj Kayıtlı Yeri Kafe Olarak Uzun Süre Kullanan Kiracının Feshi Haklı Sayılmadı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/5805 · K. 2024/4473
Ruhsat alınamayan kiralananı yaklaşık iki yıl mevcut hâliyle benimseyerek kullanan kiracı, bu gerekçeyle sözleşmeyi haklı nedenle feshedemez; somut olayda hasar davasında mahsup edilmeyen depozitonun iadesi yerindedir.
Onama Kira Depozitosu ve Güvence
Yargıtay 3. HD 08.05.2024
Kira Sözleşmesi Kurulmadan Önsözleşme Feshedilirse Makul Süre Kira Bedeli İstenemez
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/3670 · K. 2024/1586
Kira sözleşmesi kurulmayıp önsözleşme aşamasında kalındığında, feshe bağlı makul süre kira bedeli veya cezai şart niteliğindeki kira kaybına hükmedilemez.
Onama Kira Depozitosu ve Güvence
Kira Depozitosu ve Güvence konusundaki 15 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kira Depozitosu Üst Sınırı
- Kira Depozitosu ve İadesi
- Kira Hukuku Rehberi
- Kira Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.