top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Kısmi Davada Dilekçede Faiz İstenmişse Islahla Artırılan Kıdem Tazminatına da Faiz İşler

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2015/12189 · K. 2019/14017 · T. 24.06.2019

Karar Özeti

Evlilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini ileri süren davacı işçinin kıdem tazminatı ve diğer alacak talepleri, yerel mahkemece feshin haklı olduğu ve davalının kısmi ödeme yaptığı kabul edilerek kısmen kabul edilmiş; ancak ıslahla artırılan tutarlara faiz istenmediği için faiz yürütülmemiştir. Yargıtay, işyerinde ikramiye ödendiği ispatlandığından ikramiyenin giydirilmiş ücrete eklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Karardan sonra verilen 24.05.2019 tarihli içtihadı birleştirme kararı uyarınca, dava dilekçesinde faiz istenen kısmi davada ıslahla artırılan miktara da faiz yürütüleceğini ve kıdem tazminatında faizin fesih tarihinden başlayacağını belirterek kararı bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Faiz istenerek açılan kısmi davada kıdem tazminatı faiz talebi belirtilmeden ıslahla artırılsa da, içtihadı birleştirme kararı uyarınca artırılan miktara fesih tarihinden faiz yürütülür.

Soru: Islah dilekçesinde faiz istenmezse artırılan kıdem tazminatına faiz yürütülür mü?

Sonuç: Yerel mahkeme kararı bozuldu.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“YİBK. doğrultusunda kıdem tazminatı alacağında ıslah edilen miktarlara da fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir.”

“davacı tarafından işyerinde ikramiye ödendiği ispat edildiğinden, kıdem tazminatı hesabına esas giydirilmiş ücrete ikramiye ücretinin ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin 02.09.2005 tarihinde davalı şirket merkez ofisinde muhasebe departmanında çalışmaya başladığını ve bir süre sonra yönetici asistanı olarak görevlendirildiğini, davalı şirketin ...Şubesinde satış temsilcisi olarak çalışan annesinin işten çıkarılması üzerine yaşanan olumsuzluklar ve baskılar üzerine müvekkilinin 08.09.2012 tarihinde yaptığı evlilik nedeniyle iş sözleşmesini 12.03.2013 tarihinde feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, iş akdini evlilik nedeniyle sona erdiren davacının banka hesabına kıdem tazminatı olarak 10.292.91 TL ödeme yapıldığını, ödenen parayı itiraz etmeksizin alan davacının aynı süre için kıdem tazminatı talep hakkı olamayacağını, davacının iddiasının aksine son ücretinin 980.00 TL net olup, imzalı ücret bordrolarının aksinin eşdeğer yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, ikramiye iddiasının yazılı delillerle çeliştiğini, ayrıca iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin kararlaştırılan ücrete dahil olduğu açıkça yazılı olduğu gibi, bordrolarla davacıya yaptığı fazla çalışma karşılığı ücretleri ödendiğinden ve imzalı bordrolar ve banka aracılığı ile yapılan ödemeler karşısında fazla mesai tahakkuk ve ödemesi içeren bordro sunulan aylar için davacının fazla çalışma ve tatil ücreti talep hakkı olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamından davacının evlilik nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, bu nedenlerle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava dilekçesinde, işyerinde yılda üç maaş tutarında ikramiye ödendiği iddia edilmiştir. Davacı tanık beyanları ile davacının iddiası doğrulandığı gibi, davacı tarafından sunulan ve Dairemizin temyiz incelemesinden geçen 2010/29915 Esas ve 2015/8303 Esas sayılı emsal dosyalarda davalı işyerinde ikramiye uygulaması bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. Buna göre, davacı tarafından işyerinde ikramiye ödendiği ispat edildiğinden, kıdem tazminatı hesabına esas giydirilmiş ücrete ikramiye ücretinin ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

3- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa'nın 14'üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.

Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde 1.000 TL kıdem tazminatı istenerek fesihten itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile kıdem tazminatı talebi artırılmış ancak faiz talep edilmemiştir.

Mahkemece dava dilekçesinde faiz talep edilmekle birlikte ıslah ile istenilen miktarlara faiz talep edilmediği gerekçesi ile bu miktarlara faiz yürütülmemiştir.

Mahkemenin bu uygulaması Dairemizin "ıslah edilen miktarlar açısından faiz talep edilmemesi halinde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülemeyeceği" şeklindeki kökleşmiş içtihadına uygun ise de, karardan sonra bu konu ile ilgili olarak yapılan içtihadı birleştirme talebi üzerine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 24/05/2019 günü yapılan toplantıda:

“Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği" yönünde karar verilmiştir.

Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı" hükmünü içermektedir.

Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında, "...ıslahta faiz istenilmese dahi dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilmesi..." zorunlu hale geldiğinden, YİBK. doğrultusunda kıdem tazminatı alacağında ıslah edilen miktarlara da fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem konusundaki 7 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page