top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Haklı Nedenle Fesih

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Kooperatif Çalışanının Kıdem ve İhbar Talebi Teminatsız Kredi Zararı Araştırmasına Bağlandı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/7972 · K. 2026/1324 · T. 16.02.2026

Karar Özeti

Kooperatif müdür yardımcısı olan davacı işçi kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarını istemiş; davalı işveren usulsüz kredi kullandırıldığını ileri sürerek 20.000,00 TL zarar için karşı dava açmıştır. Alt derece mahkemeleri asıl davayı kısmen kabul etmiş, karşı davayı reddetmiştir. Yargıtay, kooperatif organlarının 12.03.2014 tarihli raporunda usulsüz kredi kullandırıldığının tespit edildiğini ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek teminat alınmadan kullandırılan kredilerden doğabilecek zararın denetime elverişli raporla belirlenmesini istemiştir. Yıllık izin alacağının kabulü isabetli görülmüş, kıdem ve ihbar tazminatı talepleri ise karşı davanın sonucuna bağlanmıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Usulsüz kredi kullandırıldığı denetim raporuyla saptanan dosyada, teminatsız kredilerden doğan zarar denetime elverişli raporla belirlenmeli, kıdem ve ihbar talepleri buna göre değerlendirilmelidir.

Soru: İşçinin teminatsız kredi kullandırmasından doğan zarar iddiası kıdem ve ihbar tazminatını etkiler mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı, karşı dava konusu zararın araştırılması ve kıdem ile ihbar taleplerinin buna göre değerlendirilmesi için bozuldu.

Karar Künyesi

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının teminat almadan kullandırmış olduğu kredilerden oluşabilecek zararın denetime elverişli rapor alınarak tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken”

“Mahkemece yıllık izin talebinin kabulü isabetli ise de kıdem ve ihbar tazminatı talepleri karşı davanın sonucuna bağlı olduğundan bu alacaklar yönünden de karşı davanın sonucuna göre değerlendirme yapılması gereklidir.”

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi 2025/7972 E. , 2026/1324 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1100 E., 2025/938 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Düziçi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2023/957 E., 2025/15 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı - karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa N.K'nın 15.10.1987 tarihinde ... Kooperatifleri ... Birliği Genel Müdürlüğü bünyesinde işçi olarak çalışmaya başladığını, 31.10.2012 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, müvekkilinin en son ... Kooperatifinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, müvekkiline karşı bölgede bulunan diğer yetkililerin mobbing (psikolojik taciz) uyguladığını, işçilik alacakları eksik ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı - karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yerinde olmadığını, Kooperatif müdür yardımcısı olarak çalıştığını, Kooperatif ortaklarına mevzuata aykırı usulüne uygun olmayan krediler kullandırmak suretiyle kusuru ile Kooperatif zararına neden olduğunu, davacının iş sözleşmesinin ikale sözleşmesi ile sonlandırıldıktan sonra işçilik alacaklarını işveren tarafından kooperatif zararına karşılık bloke edilebileceğine dair muvafakatname verdiğini, davacının eylemlerinin iş sözleşmesini tazminatsız feshini gerektiren davranışlardan olduğunu, 12.03.2014 tarih ve 663-05-78 sayılı kontrolör raporunda davacının mevzuata ve usulüne uygun olmayacak şekilde kredi kullandırdığının açıkça tespit edildiğini, kanuna göre kooparetif memurlarının kendi kusurlarından meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını bu nedenlerle asıl davanın reddinin talep edildiğini, öte yandan davacının Kooperatif zararına neden olması nedeniyle karşı dava olarak 20.000,00 TL Kooperatif zararının davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı - karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullandırmış olduğu kredilerin usulüne uygun şekilde verildiğini, Kurum yetkililerince müvekkile emekli olması yönünde baskılarla karşılaştığını, müvekkilinin tamamen mevzuata uygun ve kendilerine gelen genelge ve tebliğlere göre kredi kullandırmakta iken yapılan teftiş raporundaki isnat edilmeye çalışılan suçlamaların psikolojik taciz kanıtı olduğunu, davalı Kurumun soyut iddialarla ve kendi bünyesinde çalışan diğer müfettiş ve kontrolörlerin raporları ile müvekkilinin suçlandığını belirterek karşı davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli kararı ile; davacının çalışmış olduğu dönemde verdiği kredilerin uygun olup olmadığının müfettişce incelendiğini, ortakların tamamının dosyaları incelenerek tespit edilen kredi limitleri, maddi teminatları, kefilleri, takipteki borçları ve kredilerin tahsilinde bir sıkıntı yaşanmayacağı, kredilerin mevzuata uygun bir şekilde kullandırıldığı ve verilen hayvancılık kredilerinin tahsilatının 2011-2012 yıllarında yapılamamasından veya çok zorlanmasından dolayı düşük kaldığı, bunda da hayvan ve süt fiyatlarının düşük olmasının sebep olduğu, bu hâliyle davalı karşı davacının iddialarının tam aksinin bizzat Kooperatif denetim organı tarafından tespit edildiği, davacının zarara neden olmadığı ve tüm kredi işlemlerinin mevzuata uygun olduğu ve takip edildikleri ve geri tahsilatlarının mümkün olduğu, usulüne uygun verilmiş olan kredinin daha sonradan gelişen ve davacıya yüklenemeyecek koşullar nedeniyle geri tahsil edilemeyecek olmasının sonuçlarından davacının sorumluluğunun bulunmadığı, davacının iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, davalı - karşı davacı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edildiği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 29.03.2018 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesince harç alınmaksızın istinaf incelemesi yapılmasının hatalı olduğu, öncelikle istinaf yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının tamamlanması için muhtıra çıkartılması gerektiği, harçlar tamamlanırsa İlk Derece Mahkemesince karar ve ilâm harcına mahkum edilmemesinin hatalı olduğu da göz önünde bulundurularak işin esasına girilmesi ve harçlar tamamlanmazsa oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli kararı ile, davacının yargılama aşamasında vefat ettiği, bu hâliyle yeniden taraf teşkili sağlanması ve tüm mirasçıların davaya dâhil edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile; müteveffa N.K'nın çalışmış olduğu dönemde verdiği kredilerin uygun olup olmadığı müfettişce incelendiğini, ortakların tamamının dosyaları incelenerek tespit edilen kredi limitleri, maddi teminatları, kefilleri, takipteki borçları ve kredilerin tahsilinde bir sıkıntı yaşanmayacağı, kredilerin mevzuata uygun bir şekilde kullandırıldığı ve verilen hayvancılık kredilerinin tahsilatının 2011-2012 yıllarında yapılamamasından veya çok zorlanmasından dolayı düşük kaldığı, bunda da hayvan ve süt fiyatlarının düşük olmasının sebep olduğu, bu hâliyle davalı karşı davacının iddialarının tam aksinin bizzat Kooperatif denetim organı tarafından tespit edildiği, müteveffa N.K'nın zarara neden olmadığı ve tüm kredi işlemlerinin mevzuata uygun olduğu ve takip edildikleri ve geri tahsilatlarının mümkün olduğu, usulüne uygun verilmiş olan kredinin daha sonradan gelişen ve müteveffa N.K'ya yüklenemeyecek koşullar nedeniyle geri tahsil edilemeyecek olmasının sonuçlarından müteveffa N.K'nın sorumluluğunun bulunmadığı, müteveffa N.K'nın iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, davalı - karşı davacı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edildiği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı - karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı karşı davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, davalı karşı davacının açacağı davalarda harçtan muaf olmasına rağmen kendi aleyhine açılan davalar yönünden harçtan muaf olmadığı, bu nedenle Mahkemece harç alınmamasının yerinde olmadığı, alacak talepleri hakkında ise İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı - karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini,

2. Davacının Kooperatif ortaklarına mevzuata aykırı usulüne uygun olmayan krediler kullandırmak suretiyle kusuru ile Kooperatif zararına neden olduğunu, 12.03.2014 tarih ve 663-05-78 sayılı kontrolör raporunda davacının mevzuata ve usulüne uygun olmayacak şekilde kredi kullandırdığının açıkça tespit edildiğini,

3. ...Kooperatifleri Ana Sözleşmesi’nin 42/3. maddesi ve ...Kooperatifleri Yetki ve Sorumluluk Yönetmeliği'nin 73. ilâ 90. maddeleri gereğince yapılan takas mahsup işlemi yapılabilecekken karşı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili ile kooperatif zararının tahsiline ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı - karşı davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda, davacı vekili müvekkiline karşı bölgede bulunan diğer yetkililerin psikolojik taciz uyguladığını ve işçilik alacakları eksik ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı vekili ise, davacının iddialarının yerinde olmadığını, Kooperatif müdür yardımcısı olarak çalıştığını, Kooperatif ortaklarına mevzuata aykırı usulüne uygun olmayan krediler kullandırmak suretiyle kusuru ile Kooperatif zararına neden olduğunu, davacının iş sözleşmesinin ikale sözleşmesi ile sonlandırıldıktan sonra davacının işçilik alacaklarını işveren tarafından Kooperatif zararına karşılık bloke edilebileceğine dair muvafakatname verdiğini, davacının eylemlerinin iş sözleşmesini tazminatsız feshini gerektiren davranışlardan olduğunu belirterek davacının Kooperatif zararına neden olması nedeniyle karşı dava olarak 20.000,00 TL Kooperatif zararının davacı - karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, hukukçu ve yeminli mali müşavir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davalı - karşı davacının iddialarının bizzat davalı Kooperatif organları tarafından denetlendiği, yapılan denetim sonucunda davacının iddialarının tam aksi yönünde rapor düzenlendiği, bu nedenle davalı karşı davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Ancak verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Dosya kapsamında bulunan Kooperatif organları tarafından yapılan 12.03.2014 tarihli raporda davacı tarafından usulsüz kredi kullandırıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda işverenin teminat alınmaması sonucunda usulsüz kullandırılan kredi nedeniyle ortaya çıkabilecek risklere katlanması beklenemez. Öte yandan Mahkemece alınan bilirkişi raporu da yetersizdir. Bu nedenlerle, davacının teminat almadan kullandırmış olduğu kredilerden oluşabilecek zararın denetime elverişli rapor alınarak tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece yıllık izin talebinin kabulü isabetli ise de kıdem ve ihbar tazminatı talepleri karşı davanın sonucuna bağlı olduğundan bu alacaklar yönünden de karşı davanın sonucuna göre değerlendirme yapılması gereklidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Bu Karar Hakkında Sorular

Karşı Davadaki Zarar İddiası İşçinin Yıllık İzin Alacağını da Etkiledi mi?

Hayır. Yargıtay yıllık izin talebinin kabulünü isabetli buldu; yalnızca kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin karşı davanın sonucuna bağlı olduğunu ve buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Benzer Kararlar

Haklı Nedenle Fesih Konusundaki 50 Kararın Tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Benzer görünen uyuşmazlıklarda dahi olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku alanlarındaki uyuşmazlıklarda dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile Yazın · İletişim Formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Esas alınması gereken metin, kararın resmî tam metnidir; olayın koşullarındaki farklılıklar sonucu değiştirebilir. Kararlar verildikleri tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir; sonraki kanun değişiklikleri kararın bugünkü uygulamadaki yerini etkileyebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanmakta ve yayımdan önce bu metinle karşılaştırılarak kontrol edilmektedir. İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page