Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › İhbar Tazminatı
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
Mevsimlik İş mi Aralıklı Çalışma mı? Askıya Alınan İşçinin Tazminat Hakkı Buna Bağlı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2011/45939 · K. 2013/31850 · T. 04.12.2013
Karar Özeti
Davacı işçi, sözleşmesinin ekonomik kriz gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiş; davalı işveren, davacının mevsimlik işçi olduğunu ve askı sonrası işe davet edildiği halde başlamadığını savunmuş, yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, davacının fiilen yaptığı iş araştırılmadan sonuca gidildiğini belirtmiştir. İş mevsimlik ise askı süresi bitmeden dava açan işçinin feshi haksız sayılıp kıdem tazminatı reddedilmeli, mevsimlik değilse aralıklı çalışma kabul edilip askıya alma işverenin haksız feshi sayılarak ihbar tazminatının da hüküm altına alınması düşünülmelidir; çelişkili karar bozulmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda iş mevsimlikse askı süresi bitmeden dava açan işçinin feshi haksız sayılarak kıdem tazminatı reddedilmeli; iş mevsimlik değilse askıya alma işverenin haksız feshi kabul edilmelidir.
Soru: Mevsimlik işçi askı döneminde dava açarsa kıdem ve ihbar tazminatı alabilir mi?
Sonuç: Yerel mahkeme kararı eksik araştırma ve çelişki nedeniyle bozuldu.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2011/45939
- Karar No2013/31850
- Karar Tarihi04.12.2013
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Belirsiz süreli sözleşme ile işe alınan ve mevsimin sona ermesi nedeniyle işyerinden ayrılan bu işçilerin iş sözleşmeleri kendiliğinden sona ermez, fakat ertesi yılın iş sezonunun başına kadar askıda kalır.”
“askı süresi bitmeden önce davacı tarafından dava açıldığından işçinin feshi haksız kabul edilip kıdem tazminatı isteminin reddine”
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin ekonomik kriz gerekçesiyle işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının mevsimlik işçi olduğunu ve davacının muvafakatı doğrultusunda hizmet akdinin askıya alınmasından sonra davacının işe davet ettiğini ancak davacının işe başlamadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer dönemlerinde iş sözleşmelerinin, ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektirdiği işler mevsimlik iş olarak değerlendirilir.
Mevsimlik iş sözleşmeleri 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11 inci maddesindeki hükümlere uygun olarak, belirli süreli olarak yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da kurulabilir. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitimi ile kendiliğinden sona erer ve bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.
Buna karşılık, işçi ile işveren arasında mevsimlik bir işte belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış ve izleyen yıllarda da zincirleme mevsimlik iş sözleşmeleriyle çalışılmışsa, değinilen maddenin son fıkrası uyarınca iş sözleşmesi belirsiz süreli nitelik kazanacaktır.
Mevsimlik iş sözleşmeleri, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla belirli süreli yapılmışsa sürenin sona ermesi, işçinin ölümü ya da süresinin sona ermesinden önce fesih ihbarıyla iş sözleşmesi sona erer. Belirsiz süreli sözleşme ile işe alınan ve mevsimin sona ermesi nedeniyle işyerinden ayrılan bu işçilerin iş sözleşmeleri kendiliğinden sona ermez, fakat ertesi yılın iş sezonunun başına kadar askıda kalır. Mevsim bitimi ile askıya alınan iş sözleşmesi, tarafların fesih iradesi yok ise feshedilmiş olmaz. Ertesi yıl mevsim başında işe alınmayan işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmiş sayılır. Fakat davet edildiği halde işbaşı yapmayan işçinin iş sözleşmesi devamsızlık nedeniyle işveren tarafından haklı nedenle feshedilmiş veya işçi tarafından bozulmuş sayılır.
Mevsime tabi olarak yapılan işlerde, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçi, hizmet edimini ancak iş mevsiminde ifa etmekle yükümlüdür. Mevsimlik çalışmanın sona ermesi nedeniyle işyerinden ayrılmak zorunda kalan, fakat iş sözleşmesi bozulmamış olan işçi, ertesi mevsim başına kadar işverene hizmet etmek, işveren de ona ücret ödemek zorunda değildir. Bir başka anlatımla, işçi ve işverenin iş sözleşmesinden doğan temel borçları bir sonraki mevsim başına kadar askıya alınmaktadır. Askı döneminde, işçinin iş görme, işverenin ise ücret ödeme borcu ortadan kalkmakta, ancak işçinin sadakat ve kısmen işyerindeki kurallara uyma borcu, buna karşın işverenin de gözetme ve eşit işlem borçları devam etmektedir. İşçi mevsim başında işbaşı yapınca, tarafların askıda olan temel borçları yeniden aktif hale gelir. Mevsim sona ermiş olmasına rağmen, iş sözleşmesi bozulmamış olduğu için yeni mevsim başında tarafların tekrar sözleşme yapmalarına gerek kalmaksızın işçinin iş görme edimini ifa, işverenin de işçisine iş verme ve ücret ödeme borçları yeniden yürürlük kazanacaktır.
İşçi mevsimlik işlerde çalışmış ise; mevsimlik çalıştığı sürelerin dikkate alınarak ve bu sürelere göre kıdem tazminatının ödenmesi gerekir. Başka bir anlatımla, işçinin askıda geçen süresi, fiilen çalışma olgusunu taşımadığından kıdemden sayılmayacaktır.
İş sözleşmesinin askıda olması, işçinin askı süresi içinde başka bir işverenin emrinde çalışmasına engel değildir. Çünkü işverenin işçisine ücret ödeme borcu, işçinin de iş görme borcu askı süresince yerine getirilmediği için, işçi mevsimlik işe tekrar başlayana kadar başka bir işverenin İş Kanunu kapsamına giren işyerinde çalışabilir. Bu durumda mevsimlik iş, bir tür yıl bazında kısmi süreli iş özelliğini taşıyacaktır. Ancak işveren farklı olduğundan, işçinin askı dönemine rastlayan kıdemi, mevsimlik olarak çalıştığı işyerindeki kıdemine eklenemez. Eğer mevsimlik işçi, askı süresince aynı işverenin diğer bir işinde çalıştırılıyorsa, bu süreler işçinin kıdemi açısından birleştirilecektir.
Mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışan işçiler, 4857 sayılı Kanunun 18 inci ve devamı maddelerinde düzenlenen feshin geçerli sebebe dayandırılması, sözleşmenin feshinde usul, fesih bildirimine itiraz ve usulü ile geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları hükümlerinden yararlanırlar. Buna göre mevsimlik işçinin, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması, işyerindeki kıdeminin altı aydan fazla olması, işveren vekili olmaması ve işyerinde otuz ve daha fazla işçi çalışması halinde, iş güvencesi olarak belirtilen bu hükümlerden yararlanacaktır. İşveren mevsimlik işçinin iş sözleşmesini, ister fiilen çalışılan dönem, ister askıdaki dönemde olsun, geçerli neden olmadan feshedemeyecektir. Bir başka anlatımla işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve geçerli fesih nedenini açıkça belirtmek zorundadır. İşçinin, mevsim bitiminde iş sözleşmesinin askıya alınması nedeni ile feshin geçersizliğini ileri sürerek işe iade isteminde bulunması mümkün değildir. Zira iş sözleşmesi feshedilmemiş, yeni mevsim başına kadar askıya alınmıştır. Bu olguyu, 4857 sayılı Yasanın 29 uncu maddesinin yedinci fıkrasındaki düzenleme de doğrulamaktadır. Değinilen fıkra hükmü gereğince, mevsim sonu toplu işten çıkarmalarda, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümlerin uygulanmaması, iş sözleşmesinin feshedilmediği gerekçesine dayanmaktadır.
Ancak Uygulamada tam yıl çalışılması gereken ve devamlılığı olan bir işte, işçilerin işlerine 1-2 ay ara vererek mevsimlik olarak çalıştıkları birçok olayda gözlemlenmektedir. Tam bir yıldan daha az sürmüş olan bu tür çalışmalarda, mevsimlik iş kriterlerinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, sırf bir yıldan az çalışma olduğu gerekçesiyle çalışmanın mevsimlik olduğunu kabul etmek doğru değildir. Bir işyerinde iş kolundaki faaliyeti yılın her dönemi yapılıyor, ancak bazı işçiler yılın belirli bir zamanında çalıştırılmakta ise, bu işçilerin aralıklı çalıştıkları kabul edilmelidir. Zira bu durumda yapılan işin mevsimlik iş olarak kabulü mümkün değildir. Böyle bir durumda, işçi iş sözleşmesi devam ederken, işin mevsimlik iş olmadığı ve yıllık ücretli iznin kullandırılması gerektiği yönünde tespit davası açabilir. Zira yıllık ücretli izin, iş sözleşmesinin feshi ile ücret alacağına dönüşeceğinden, eda davası açma olanağı bulunmayan işçinin tespitte hukuki yararı vardır (Yargıtay 9.HD. 10.10.2008 gün 2007/27145 E, 2008/26149 K.).
Somut olayda, davacının mevsimlik iş yaptığı mahkemece kabul edilmiş ise de, davacının fiilen ne iş yaptığı taraflarca açıklanmamış olup beyanları hükme etkili olacak tanıklara da bu yönde soru sorulmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının ne iş yaptığının taraflara açıklattırılması ve gerek görülmesi halinde tanıkların tekrar dinlenerek davacının yaptığı işin saptanması ve yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığının belirlenmesidir.
Davacının çalışması mevsimlik iş niteliğinde ise, yukarıda bahsedilen yasal düzenleme ve ilkeler doğrultusunda hizmet akdinin değerlendirip askı süresi bitmeden önce davacı tarafından dava açıldığından işçinin feshi haksız kabul edilip kıdem tazminatı isteminin reddine; yapılan iş mevsimlik iş niteliği taşımıyor ise aralıklı çalışma kabul edilerek, bir anlamda ücretsiz izine çıkarma durumundaki askıya alma işleminin işverenin haksız feshi kabul edilerek ihbar tazminatı isteminin de hüküm altına alması düşünülmelidir.
O halde mahkemece davacının yaptığı iş ve buna bağlı olarak çalışma şekli araştırılmaksızın, kendi içinde çelişkili, kıdem tazminatı isteminin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Hukuk Genel Kurulu 10.09.2025
Başka Davada Tanık Olarak İstifa Ettiğini Söyleyen İşçi Baskı İddiasını İspatlayamadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/8 · K. 2025/514
İmzası inkâr edilmeyen istifa dilekçesinin baskıyla alındığı işçi tarafından ispatlanamazsa fesih istifa sayılır; istifa eden işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Direnme Kararının Bozulması İhbar Tazminatı
Hukuk Genel Kurulu 09.11.2021
İş Arkadaşına Israrla Cinsel Temelli Mesaj Atan İşçi Tazminatsız Çıkarılabilir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2019/683 · K. 2021/1375
Cinsel taciz gerekçesiyle yapılan fesihte tacizi işveren ispat eder; somut olayda ısrarla gönderilen cinsel temelli, istenmeyen mesajlar münferit sayılmamış, fesih haklı bulunmuştur.
Direnme Kararının Bozulması İhbar Tazminatı
Yargıtay 9. HD 21.05.2026
KHK ile Kadroya Geçen İşçinin Emeklilik Nedeniyle Feshinde İhbar Tazminatı Doğar mı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1705 · K. 2026/4863
Kadroya geçirilen işçinin sözleşmesi, fesih tarihinde yürürlükte olan 375 sayılı KHK geçici 24. madde hükmü gereği emekliliğe hak kazandığı için feshedilmişse işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Bozma İhbar Tazminatı
Yargıtay 9. HD 24.12.2025
Fesih Anındaki KHK Kuralıyla Emeklilik Nedeniyle Feshedilen Kadrolu İşçiye İhbar Tazminatı Yok
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/8843 · K. 2025/10328
Fesih tarihinde yürürlükteki 375 sayılı KHK geçici 24. madde gereği emekliliğe hak kazanıldığı için sona erdirilen iş sözleşmesi zorunlu nedenle feshedilmiş olup işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Bozma İhbar Tazminatı
İhbar Tazminatı konusundaki 26 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- Kıdem Tazminatı Hesaplama
- Kıdem ve İhbar Tazminatı Farkı
- İhbar Tazminatı Hesaplama
- Haklı Nedenle Fesih
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.