top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Fazla Çalışma Ücreti

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Fazla Çalışma Ücretinin Ödendiği İspatlanamayınca İşçinin Feshi Haklı Sayıldı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/1453 · K. 2026/4139 · T. 30.04.2026

Karar Özeti

Davacı işçi, ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek iş sözleşmesini ihtarname ile feshetmiş; kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve prim alacaklarını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, fazla çalışma karşılığının ödendiği davalı işverence ispat olunamadığından feshi haklı bulup kıdem tazminatını kabul etmiş; hedefe bağlı prim usulü ihtilafsız olsa da hedeflere ve prim hesabına dair veri bulunmadığından bordrodaki tahakkuklar dışında prim alacağını ispatlanmamış saymıştır. Bölge Adliye Mahkemesi istinafları esastan reddetmiş, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de temyiz sebeplerini bozma nedeni görmeyerek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan ilk derece kararına göre, fazla çalışma yaptırılan işçiye karşılığının ödendiği işverence ispatlanamazsa işçinin ücretin ödenmemesine dayalı feshi haklıdır ve kıdem tazminatı doğar.

Soru: Fazla mesai ücreti ödenmeyen işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı alabilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işverence ispat olunmaması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/1-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle fesih hakkını kullanan davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığının belirlendiği”

“dosya kapsamında hedefler ve prim hesabına dayanak verilerin mevcut olmaması nedeniyle bordrolarda yer alan tahakkuklar dışında prim alacağı bulunduğunun ispat olunamadığı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1320 E., 2025/1800 K.

DAVA TARİHİ: 09.11.2023

İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2024/849 E., 2025/147 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde 01.04.20 12... .09.2023 tarihleri arasında “satış/pazarlama” pozisyonunda kesintisiz olarak çalıştığını, iş sözleşmesini 01.09.2023 tarihli ihtarname ile işçilik ücret ve alacaklarının zamanında ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle sona erdirdiğini, son olarak brüt 16.880,00 TL ücret aldığını, ek olarak yapılan satışa göre prim aldığını, primlerin yaz sezonunda aylık ortalama 20.000,00 TL'ye, kış sezonunda 3.000,00 TL'ye tekabül ettiğini, aylık 4.250,00 TL yemek ücretinin ticket olarak ödendiğini, işe Şirket tarafından tahsis edilen araçla geldiğini, aracın mesai saatleri dışında da davacının kullanımında olduğunu ve yakıt giderinin davalı Şirket tarafından karşılandığını, dinî bayramlarda yılda iki defa 1.000,00 TL hediye çeki dağıtıldığını, yaz sezonu; 1 Mart-30 Eylül tarihleri arasında 08.00-17.00 saatleri arasında, ancak haftanın 3 günü en erken 19.00'a kadar çalıştığını, haftada 1 gün pazar günleri izin kullanıldığını, iki ayda bir olmak üzere pazar günleri 08.00-20.00 saatleri arasında depo nöbeti tutulduğunu, kış sezonu;1 Ekim-28 Şubat tarihleri arasında 08.00-17.00 saatleri arasında, ancak haftanın 5 günü paketleme, düzenleme işlemleri olduğundan saat 20.30'a kadar çalıştığını, öğle yemeği için herhangi bir mola verilmediğini, 27.08.2023 tarihinde saat 01.30 civarında geçirmiş olduğu iş kazasının fazla çalışma yaptığını ispat eder nitelikte olduğunu, dinî bayramların ilk iki günü çalışma yapılmadığını, arife günleri tam gün çalışıldığı ve kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığını, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, satış hedefinin tutturulması durumunda prim ödendiğini, hak etmiş olduğu primlerin eksik ödendiğini, işten ayrıldığı tarih itibarıyla 24.668,98 TL bakiye prim alacağı bulunduğunu, davacı işçinin 2008 yılında evlenmiş olup 11.11.20 10... .12.2018 doğum tarihli çocuğu bulunduğunu, asgari geçim indirimi ödemelerinin eksik yapıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi alacağı, prim alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı işçinin davalı Şirkette 25.01.2016-09.09.2023 tarihleri arasında "satış temsilcisi" olarak en son brüt 16.880,00 TL ücret ile çalıştığını, elden almış olduğu bir ücret olmadığını, iş ilişkisinin sona ermesinde davalı Şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, kendi isteği ile istifa ederek iş sözleşmesinin sonlandırmış olup kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ödenmeyen herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını, normal mesai saatleri içerisinde çalıştığını, ancak işin gereği fazla çalışma yapması gerektiği durumlarda karşılığı ücretlerin bordrolarına ek mesai şeklinde yansıtılarak banka aracılığıyla ödendiğini, Şirkette iş yoğunluğu aylık ve dönemsel olarak değiştiğinden her zaman fazla çalışma yapılmasını gerektiren bir durum olmadığını, davacının dağıtım işi yapması sebebiyle yemek ve çay molalarını kendisinin ayarladığını, dinî ve resmî bayram tatillerini kullandığını, hafta tatillerinin ve tüm yıllık izinlerin kullandırıldığını, davalı Şirket tarafından belli bir düzen ve oranda olmayan, süreklilik arz etmeyen şekilde prim ödemesi yapıldığını, davacının "... Dondurmaları" satış, dağıtım ve pazarlaması bölümü satış personeli olarak çalışma gösterdiğini, her ay düzenli prim ödemesi almadığını, prim alacağı bulunmadığını, asgari geçim indirimi dahil olmak üzere ücretlerin eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirket bünyesinde 02.04.2012-08.09.2023 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak istihdam edilen davacı işçinin 01.09.2023 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini bildirdiği, davacıya fazla çalışma yaptırılmasına karşın karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işverence ispat olunmaması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/1-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle fesih hakkını kullanan davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığının belirlendiği, ücret bordrolarında yılın çoğu ayında davacı lehine prim tahakkuku bulunmakla davacı işçinin hedefe bağlı prim usulü çalıştığının ihtilafsız bulunduğu ancak dosya kapsamında hedefler ve prim hesabına dayanak verilerin mevcut olmaması nedeniyle bordrolarda yer alan tahakkuklar dışında prim alacağı bulunduğunun ispat olunamadığı, tanık anlatımlarına göre, davacının kış sezonu olarak belirtilen Ekim-Nisan döneminde; haftada 1 gün 08.00-17.00 saatleri arasında, haftada 5 gün ise 08.00-19.00 saatleri arasında 58 saat çalıştığı, ara dinlenme süresinin tenziliyle 13 saat fazla çalışma yaptığı, bu sezonda paketleme yapılan 1 aylık dönemde ise haftada 5 gün 08.00-20.30, 1 gün 08.00-17.00 saatleri arasında 63 saat çalışmak suretiyle 18 saat fazla çalışma yaptığı, yaz sezonu olarak belirtilen Mayıs-Eylül ayları arasında; davacı tanığı U.K. ile birlikte çalıştıkları 17.10.2018-27.11.2019 tarihleri arasında; haftada 3 gün 08.00-17.00, 3 gün 08.00-19.00 saatleri arasında toplamda 60 saat çalıştığı, ara dinlenme ve yasal çalışma süresinin tenziliyle haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı, iki ayda bir hafta tatili günlerinde depo nöbeti tutarak 3 saat daha çalıştığı buna göre haftalık yaklaşık 9,5 saat fazla çalışma yapmış olduğu, davalı tanığı Ö.A. ile birlikte çalıştıkları 28.11.2019-08.09.2023 tarihleri arasında yaz sezonu Mayıs-Eylül ayları arasında haftada 6 gün 08.00-17.00 saatleri arasında 54 saat çalışarak 3 saat fazla çalışma yaptığı, kış sezonu ekim-nisan ayları arasında ise fazla çalışma yapmadığı, davacı işçinin dinî bayramların iki günü haricinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ve iki ayda bir hafta tatillerinde çalıştığının kabulü ile zamanasımı def'i gözetilerek hesaplama yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda, asgari geçim indirimi ve prim alacakları reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının dayanılan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının asgari geçim indirimi alacağının reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

b. Davalı Şirketin davacıya yapmış olduğu prim ödemelerinin fazla çalışma ücreti ödemesi olarak kabul edilmesinin ve mahsup edilecek olan değer içerisine dâhil edilmesinin hatalı olduğunu,

c. Dosya kapsamına göre davacının ödenmeyen prim alacaklarının hesaplanması gerektiği hâlde hesaplanmamasının, davacının yaz sezonu için aylık 20.000,00 TL civarında, kış sezonu için aylık 3.000,00 TL tutarında aylık ücretten harici olarak prim adı altında ekstra kazancı olduğunun gözetilmemesinin hatalı bulunduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacı tanıklarından AŞ'nin davalı Şirket çalışanı olmayıp doğrudan görgüye dayalı bilgisi olmaması nedeniyle beyanlarının dikkate alınmaması gerektiği,

b. Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği iddiasının ispat edilemediğini, ücret bordrolarından görüleceği üzere davacının tüm hakedişlerinin eksiksiz şekilde ödenmiş olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararı doğrultusunda davacının hak kazandığı hâlde ödenmemiş fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları olduğu hususunun tespiti hatalı olduğunu,

c. Davacının mobbing (psikolojik taciz) iddiasının asılsız, soyut ve ispata muhtaç olduğunu, tanık beyanlarından bu çıkarımın yapılmasının mümkün bulunmadığını,

d. Giydirilmiş ücretin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedene dayalı feshedip etmediği ve talep konusu işçilik ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Fazla Çalışma Ücreti konusundaki 21 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page