top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

Yargıtay 9. HD Onama İş Hukuku

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Ödenmeyen İşçinin Feshi Haklı Bulundu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/5067 · K. 2026/4313 · T. 11.05.2026

Karar Özeti

Süpervizör olarak çalışan davacı işçi, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi, ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğundan feshin haklı olduğunu ve kıdem tazminatına hak kazanıldığını kabul etmiş; fazla çalışma talebini tanık anlatımları ile iş sözleşmesine göre yıllık 270 saate kadar çalışmanın ücrete dâhil olması karşısında reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi tanıklara göre haftalık 45 saati aşan çalışma bulunmadığını belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Onanan kararlarda, somut olayda işçinin ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğundan feshin haklı nedene dayandığı ve kıdem tazminatına hak kazanıldığı kabul edilmiştir.

Soru: Ulusal bayram ve genel tatil ücreti ödenmeyen işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir mi?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı”

“tanık anlatımları ve iş sözleşmesindeki yıllık 270 saate kadar olan çalışmaya ücretin dâhil olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2082 E., 2025/1501 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 35. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/179 E., 2021/402 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Davalı vekilince asıl temyiz dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de asıl temyiz talebi miktardan reddedildiğinden ve 25.08.2025 tarihli temyize cevap dilekçesinde de duruşma talebinde bulunmadığından incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.12.2012-18.02.2019 tarihleri arasında davalı Şirkete ait işyerinde süpervizör olarak çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi ve birtakım sebeplerle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, iddialarının doğru olmadığını, bütün çalışmalarının karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 01.12.2012-18.02.2019 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, tanık anlatımları ve iş sözleşmesindeki yıllık 270 saate kadar olan çalışmaya ücretin dâhil olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı, bakiye yıllık ücretli izin alacağının kalmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta yargılama sırasında dinlenen taraf tanıklarına göre davacının haftalık 45 saati aşan çalışması olmadığından fazla çalışma alacağının bulunmadığı, davacının ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğundan kıdem tazminatının kabulünün yerinde olduğu, bakiye yıllık ücretli izin alacağının reddi kararının da isabetli olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma yaptığının ispat edilmesine rağmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bordrolardaki tahakkukların sembolik olduğunu, dikkate alınmaması gerektiğini,

b. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına ilişkin hatalı ve eksik hesaplama doğrultusunda hüküm kurulduğunu, bordrolardaki tahakkukların yapılan hesaplamadan mahsup edilmemesi gerektiğini,

c. Davacının sunduğu yıllık izin formları imzasız olduğundan dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde;

a. Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmediğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığını ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini,

b. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını, bu günlerde çalışma yaptığı takdirde karşılığının ödendiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği, kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti konusundaki 9 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page