top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem

Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku

Ders Saati Ücretli Usta Öğreticinin Kıdem Tazminatında Son Yılın Ücret Ortalaması Esas Alınır

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2020/3328 · K. 2020/19844 · T. 23.12.2020

Karar Özeti

Belediyede ders saati ücretiyle usta öğretici olarak çalışan ve sözleşmesini evlilik nedeniyle sona erdirdiğini belirten davacı işçi, kıdem tazminatı, eksik ücret ve ilave tediye istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, kıdem süresinin SGK'ya bildirilen sürelere göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinafını kıdem yönünden kabul etmiştir. Yargıtay, yerleşik içtihada göre işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki sürenin çalışma süresi sayılacağını, aylık ücretin her ay ders saatleri ve hafta tatili ücretiyle ayrı ayrı hesaplanacağını ve aydan aya değişen ücret nedeniyle kıdem tazminatında son bir yıllık aylık ücret ortalamasının esas alınacağını belirterek kararı bozmuştur.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Ders saati ücretiyle çalışan usta öğreticinin kıdem süresi işe giriş-çıkış tarihleri arasına göre belirlenir; ücret aydan aya değiştiğinden kıdem tazminatında son bir yıllık aylık ücret ortalaması esas alınır.

Soru: Belediyede ders saati ücretiyle çalışan usta öğreticinin kıdem tazminatı hangi ücretten hesaplanır?

Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının işe giriş tarihleri ve çıkış tarihleri arasındaki süre, çalışma süresi olarak kabul edilmelidir.”

“Bu halde, dava konusu kıdem tazminatı gibi feshe bağlı haklarda, son bir yıllık aylık ücret ortalamasının esas alınması gereklidir.”

Kararın Tam Metni

BÖLGE ADLİYE

MAHKEMESİ: ... 6. Hukuk Dairesi

...

DAVA TÜRÜ: ALACAK

...

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin usta öğretici ve rehber olarak 30/10/2008 tarihinden itibaren davalı Belediyede çalıştığını, cumartesi, pazar ve ulusal bayram genel tatil günlerinde kendisine ödeme yapılmadığını, oysa o günlerin çalışılmadan ücrete hak kazanılan günlerden sayıldığını, davacıya ek ders ücretinin eksik ödendiğini, ilave tediye ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin davacı tarafından evlilik nedeniyle 10/07/2014 tarihinde sona erdirildiğini belirterek kıdem tazminatı, eksik ödenen ücret ve ilave tediye alacağınıın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, görev ve yetki itirazında bulunduğunu, ayrıca davacının ders saati ücretli usta öğretici olarak çalıştığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin 657 sayılı yasa gereğince ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:

Kararı davacı ve davalı vekilleri istinaf etmişlerdir.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b 1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, davalının istinaf başvurusunun kıdem tazminatı yönünden kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b 2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA karar verilmiştir.

Temyiz Başvurusu:

Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmişlerdir.

Gerekçe:

1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, bölge adliye mahkemesi kararının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.

2-Taraflar arasında davacının hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince takvim hesabına göre kıdem süresinin belirlenmesinin hatalı olduğu, çalışmanın sigorta hizmet döküm cetvelindeki bildirim sürelerine göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf isteminin yerinde olduğu kabul edilmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik hale gelen içtihatlarına göre, ( Örneğin Dairemizin 2016/29017 Esas numaralı bozma ilamı) davacının işe giriş tarihleri ve çıkış tarihleri arasındaki süre, çalışma süresi olarak kabul edilmelidir. Bunun yerine giriş çıkış tarihleri arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prim gün sayısının dikkate alınması doğru değildir.

3-Ücret miktarı ve buna bağlı olarak yapılan hesaplamalar noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacının aylık maktu ücretle değil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 176. maddesine göre, ders saati ücreti ile çalıştığı anlaşılmaktadır.

Dairemizce, usta öğreticiler bakımından uygulanan kriterlere göre; öncelikle davacının bir ayda çalıştığı toplam ders saati süresi, o ayda fiilen çalıştığı toplam gün sayısına bölünerek, günlük ortalama çalışma saat süresi bulunmalıdır. Bulunan günlük ortalama çalışma saat süresinin, ders saati ücreti ile çarpılması neticesinde ulaşılan miktar nazara alınarak, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ücretleri hesaplanmalıdır. Bu hesaplama, her ay için ayrı ayrı yapılmalıdır. Örnek vererek açıklamak gerekirse; ilgili ayda, toplam yüzkırk ders saati fiilen çalışan bir usta öğreticinin, o ay için aylık fiilen çalıştığı gün sayısının yirmi gün olduğu ve ders saati ücretinin ise 10,00 TL olduğu kabul edilirse; bu ayda çalışılan toplam ders saatinin (140 saat), fiilen çalıştığı toplam gün sayısına (20 gün) bölünmesi neticesinde, günlük ortalama çalışma saat süresinin yedi saat olduğu sonucuna ulaşılacaktır. Söz konusu günlük ortalama çalışma saat süresinin (7 saat), ders saati ücreti (10,00 TL) ile çarpımı neticesinde ulaşılan, 70,00 TL miktarı, çalışma karşılığı olmayan bir günlük hafta tatili veya ulusal bayram ve genel tatili ücretidir.

Taraflar arasında, akti tatile ilişkin bir anlaşma olmadığından, usta öğretici olan davacının, 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre, çalışma karşılığı olmadan ücreti ödenmesi gerekli hafta tatili gününün, haftada sadece bir gün olduğu kabul edilmelidir.

Aylık ücret miktarının belirlenmesine gelince; usta öğreticiye ilgili ay için, o ayda fiilen çalıştığı ders saati ile ders saat ücretinin çarpımı neticesinde bulunacak tutara, o ayda çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günleri için hesaplanan ücret tutarı eklenmeli ve ulaşılan sonuç aylık ücret miktarı olarak esas alınmalıdır. Örneğin, ilgili ayda, toplam yüzkırk ders saati fiilen çalışan ve ders saati ücreti 10,00 TL olan bir usta öğreticinin, fiili çalışması karşılığı hak kazandığı tutar, 140 x 10,00 TL =1.400,00 TL'dir. Yukarıdaki paragraftaki hesaplamaya göre, çalışma karşılığı olmayan hafta tatili gününün ücretinin 70,00 TL olduğu ve ilgili ay için çalışma karşılığı olmadan toplam dört günlük hafta tatili ücretinin bulunduğu kabul edilirse, bu ay için ödenmesi gerekecek toplam çalışma karşılığı olmayan hafta tatili günü ücreti 70,00 TL x 4 = 280,00 TL olacaktır. 1.400,00 TL ile 280,00 TL'nin toplamı neticesinde ulaşılan 1.680,00 TL miktarı, aylık ücret miktarı olarak tespit edilmelidir.

Diğer taraftan, kıdem tazminatı gibi feshe bağlı hakların son ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kuraldır. Ancak, eldeki uyuşmazlıkta, davacının aylık maktu ücretle değil, ders saati ücreti ile çalıştığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, yukarıda açıklanan hesaplama yöntemine göre davacının aylık ücretinin aydan aya değişebilmesi durumu söz konusudur. Bu halde, dava konusu kıdem tazminatı gibi feshe bağlı haklarda, son bir yıllık aylık ücret ortalamasının esas alınması gereklidir.

Ayrıca, ilave tediye alacağının hesaplanmasında, yukarıda açıklanan çalışma karşılığı olmayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü için belirlenen günlük ücret hesap yöntemi esas alınarak, Bakanlar Kurulunca tespit edilen ilave tediye ödeme tarihindeki işçinin bir günlük ücreti dikkate alınmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda günlük ücret ile aylık ücrete dair kabuller ve dolayısıyla alacaklara yönelik hesaplamalar yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara uygun değildir. Anılan sebeple, yapılacak hesaplamalarda ilke kararında açıklanan esaslar doğrultusunda ücretin belirlenmesi ile dava konusu tüm alacakların yeniden değerlendirilmesi gereklidir.

Sonuç:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Evlilik Nedeniyle Fesih ve Kıdem konusundaki 7 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page