top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar › Kira Hukuku › Kira Sözleşmesinin Uyarlanması

Yargıtay 3. HD Onama Kira Hukuku

Kiracı Uyarlama İstemişse Mahkeme Davayı Kira Tespiti Olarak Sonuçlandıramaz

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2574 · K. 2025/2204 · T. 16.04.2025

Karar Özeti

2004'ten beri bir çarşıdaki taşınmazın kiracısı olan davacı kooperatif, sözleşmedeki artış hükmüne göre belirlenen kiranın rayice göre yüksek kaldığını ileri sürerek bedelin uyarlanmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kira tespiti gibi görerek yeni dönem kirasını belirlemiş; bölge adliye mahkemesi talebin uyarlama olduğunu ve koşullarının oluşmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay, hâkimin taleple bağlılık ilkesi dışına çıkamayacağını, talebin kira tespiti değil sözleşmenin uyarlanması olduğunu, tacir kiracı yönünden TBK 344'ün sekiz yıl süreyle uygulanmadığını ve aşırı ifa güçlüğünün ispatlanamadığını belirterek kararı onamıştır.

Kararın Ortaya Koyduğu İlke

Hâkim hukuku re'sen uygulasa da taleple bağlıdır; kiracı açıkça sözleşmenin uyarlanmasını istemişse dava kira tespiti gibi sonuçlandırılamaz ve TBK 138 koşullarının ispatı gerekir.

Soru: Kira uyarlama davasında mahkeme kira bedelini tespit davası gibi belirleyebilir mi?

Sonuç: Davayı reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onandı.

Karar Künyesi

İlgili Mevzuat

Kararın Önemli Bölümleri

“davacının dava dilekçesindeki anlatımından ve yargılama sırasındaki beyanlarından talebinin kira bedelinin tespiti değil, sözleşmenin uyarlanması olduğu açıktır.”

“Bu hükmün sonucu olarak hâkim, tarafların getirdiği vakıalara göre uyuşmazlığı belirleyip hukukî sebebi tayin edebilir ise de, taleple bağlılık ilkesi dışına çıkamaz.”

Kararın Tam Metni

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1087 E., 2024/458 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/73 E., 2021/73 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili Kooperatifin, davalıya ait İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi, 1109 Ada 9 Parsel sayılı 3.037,01 m² yüzölçümlü gayrimenkul üzerinde yer alan ve ... Hırdavatçılar Çarşısı olarak bilinen taşınmazda 01.01.2004 tarihinden beri kiracı olarak bulunduğunu, 10.12.2019 tarihinde tebliğ olunan yazıda, 01.01.2020 - 31.12.2020 kira dönemi için bir önceki yıla göre %27,42 oranında artışla müvekkili Kooperatiften aylık 300.000,00 TL kira bedeli talep edildiğini, kira ilişkisinin uzun süreli olması, enflasyon dalgalanmaları, sosyal ve ekonomik olarak meydana gelen gelişimler, son yıllarda gayrimenkul sektöründeki olumsuz yöndeki eğilim, rayiç değerlerin bu seviyede olmaması, ticari hayattaki kayıplar ve değişen ekonomik koşullar karşısında önceki dönem kira bedeli olan 235.440,00 TL'nin dahi yüksek kaldığını, itiraz üzerine komisyon tarafından kira bedelinin aylık 290.000,00 TL olarak belirlendiğini, talep edilen kira bedeli çok yüksek olduğundan sözleşmenin kurulduğu sıradaki dengenin bozulduğunu, kira bedeli kısmi olarak ödenememekte olup ödeme yaparken ihtirazı kayıt da ileri sürülemediğinden ihtirazı kaydın eldeki davada ileri sürüldüğünü belirterek; davalı tarafından talep edilen aylık 290.000,00 TL kira bedelinin, 01.01.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılacak yargılama ile belirlenecek olan kira bedeline uyarlanmasına talep etmiş; yargılama sırasında aylık kira bedelinin 235.000,00 TL olarak ve yıllık 2.820.000,00 TL'ye uyarlanmasını istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; 5 yılda bir rayice göre kira bedelinin belirlendiğini, sözleşmede kararlaştırılan kanuni artış şartının da her sene uygulanmadığını, rayice uygun olan bedelin 290.000,00 TL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne, 01.01.2020 tarihinden itibaren başlayacak yeni kira döneminde aylık kira bedelinin net 257.108,36 TL olarak tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece kira bedelinin uyarlanması talebine ilişkin davada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 344/3 maddesi uyarınca kira bedelinin hak ve nesafete göre artırım davası olarak görülerek sonuçlandırıldığı, kira bedelinin hak ve nesafete göre tespit davası ile aşırı ifa güçlüğü nedeni ile uyarlama davasının koşullarının farklı olduğu, talebin, kira bedelinin uyarlanmasına ilişkin olduğu, bunun dışında karar verilemeyeceği, davacının da kabulünde olduğu üzere 01.01.2020 tarihinden itibaren kira bedellerinin davalının talep ettiği 290.000,00 TL üzerinden ihtirazi kayıt olmaksızın ödendiği, dosya kapsamına göre de diğer uyarlama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; dava dilekçesinde belirtildiği üzere kira bedelinin ihtirazı kayıtla ödendiğini, istinaf dilekçesinde bildirilmeyen nedenlere göre kaldırma kararı verildiğini, dava dilekçesindeki talebin mahiyetinin kira tespitine ilişkin olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yapılan hukuki değerlendirmenin yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, kiracı tarafından açılan kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir.

Hâkim, Türk hukukunu re’sen uygular (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 33/1). Bu hükmün sonucu olarak hâkim, tarafların getirdiği vakıalara göre uyuşmazlığı belirleyip hukukî sebebi tayin edebilir ise de, taleple bağlılık ilkesi dışına çıkamaz. Buradan hareketle, davacının dava dilekçesindeki anlatımından ve yargılama sırasındaki beyanlarından talebinin kira bedelinin tespiti değil, sözleşmenin uyarlanması olduğu açıktır. Zira ortada halihazırda bir sözleşme ve kira bedeline ilişkin maddeler bulunmakla birlikte, sözleşmede kararlaştırılan artış hükmü uyarınca belirlenen kira bedelinin rayiç karşısında yüksek kaldığı iddia edilmekte ve açıkça günün ekonomik koşullarına göre uyarlama istenildiği belirtilmektedir.

6353 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile değişik 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi; “Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354. maddeleri 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmünü içermektedir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 01.01.2004- 31.12.2004 tarihi arasına ilişkin olduğu ve bu tarihten sonra yıldan yıla yenilendiği, davacı kiracı tacir olup sözleşme hükümleriyle bağlı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) kira artışına ilişkin 344. maddesindeki düzenlemenin, kiracının tacir olması durumunda 6217 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı, 01.07.2012 ile 01.07.2020 tarihine kadarki dönemde ise 6098 sayılı Kanun öncesinde uygulanan 818 sayılı Borçlar Kanunu ile Yargıtay içtihatlarına göre uzun süreli kiralarda ancak “kira bedelinde uyarlama” talebinde bulunulabileceği, davacı tarafın yargılama sırasında yinelenen uyarlama talebi karşısında, davacının talebinin sözleşmenin uyarlanması olduğunun kabulüyle, bu tür davaların temelini teşkil eden 6098 sayılı Kanun'un 138. maddesinde düzenlenen “aşırı ifa güçlüğü” ne ilişkin hususların ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.

Benzer Kararlar

Kira Sözleşmesinin Uyarlanması konusundaki 15 kararın tümü

İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları

Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?

Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).

Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu

Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.

bottom of page