Ana Sayfa › İçtihatlar › İş Hukuku › Toplu İşçi Çıkarma
Yargıtay 9. HD Bozma İş Hukuku
İhbar Öneli Sürerken Açılan Fesih Hükümsüzlüğü Tespit Davasında Hukuki Yarar Yok
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2021/11843 · K. 2021/16274 · T. 07.12.2021
Karar Özeti
Davacı işçiye, toplu işçi çıkarma kapsamında toplu iş sözleşmesindeki 42 haftalık ihbar öneli sonunda sözleşmesinin feshedileceği bildirilmiş; davacı, feshin İş Kanunu'nun geçici 10. maddesine aykırılık nedeniyle hükümsüzlüğünün tespitini, olmazsa işe iadesini terditli olarak istemiştir. İlk derece mahkemesi hükümsüzlüğün tespitine karar vermiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, davanın ihbar öneli kullanılırken açıldığını, dava tarihinde ödenmeyen ücret ve hak bulunmadığını ve güncel hukuki yarar olmadığını belirterek, asli talebin dava şartı yokluğundan reddi ile fer'î işe iade talebinin incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararları bozmuştur.
Kararın Ortaya Koyduğu İlke
Somut olayda fesih bildirimi sonrası ihbar öneli kullanılırken açılan davada, feshin hükümsüzlüğünün tespiti için güncel hukuki yarar bulunmadığından asli talep reddedilip fer'î işe iade talebi incelenmelidir.
Soru: İhbar öneli sürerken feshin hükümsüzlüğünün tespitini istemekte hukuki yarar var mı?
Sonuç: İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırıldı.
Karar Künyesi
- MahkemeYargıtay
- Daire9. Hukuk Dairesi
- Esas No2021/11843
- Karar No2021/16274
- Karar Tarihi07.12.2021
- Karar TürüDaire Kararı
- SonuçBozma
- Resmî KaynakAdalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi
İlgili Mevzuat
Kararın Önemli Bölümleri
“Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.”
“ileriye etkisi nedeniyle fesih bildiriminin geçersizliğinin tespitini istemekte güncel hukukî yararın varlığından da söz edilemez.”
Kararın Tam Metni
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ: ... 19. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: TESPİT
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işverene ait işyerinde 11.01.1993 tarihinden itibaren 28 yılı aşkın süredir aralıksız çalışan müvekkiline 04.03.2021 tarihinde davalı işverence toplu işçi çıkarmaya yönelik bir yazı tebliğ edildiğini, söz konusu yazıda işyerindeki Toplu İş Sözleşmesi gereği 42 haftalık ihbar öneli kullandırılmak suretiyle ihbar öneli sonunda sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, fesih işleminin öncelikle 4857 sayılı Kanunun geçici 10. maddesine açıkça aykırı olarak yapıldığını, iş akdi feshine dair işlemin açık yasa hükmü karşısında hükümsüz olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile feshin hükümsüzlüğünün tespitine, hükümsüzlüğün tespiti ile birlikte, fesih tarihinden kararın kesinleşme tarihine kadar doğmuş bulunan ücret ve Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki diğer hak ve alacakların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, hükümsüzlüğün tespitinin mümkün olmaması halinde davacının işe iadesine, davacının yasal süresi içinde işe başlatma başvurusu yapması halinde, ücret ve diğer alacaklarının tespiti ile bu hakların/alacakların davacıya ödenmesine, davacının yasal süresi içinde işverene işe başlamak için müracaat etmesine rağmen, yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalının davacıya -kıdem süresi de gözetilerek- yasa gereği, mahkemenin takdir edeceği miktarda iş güvencesi tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Belediyenin içinde bulunduğu mali durum ve nakit yetersizlikleri de göz önünde bulundurularak Başkanlık Makamınca Mali Hizmetler Müdürlüğünden Kurumun mali durum tespit raporları alındığını, rapor doğrultusunda, Kurumdaki kadrolu işçi sayısının %30 yasal sınırını aştığı işçilik maliyetlerinin ve sayısının düşürülmesinin, biran önce alınması gerekli kaçınılmaz ve yasal zorunluluktan doğan bir tedbir haline geldiği, Toplu İş Sözleşmesi'nin 25/2. maddesinde "Zorunlu Toplu Çıkarma" olarak yer alan düzenlemede öngörülen sıralama gereğince, ayrım gözetmeksizin çıkış işlemlerinin başlatıldığını, emeklilik hakkını 18/09/2015 tarihinde hak kazandığı tespit edilen davacının da içinde bulunduğu zorunlu çıkış işlemleri başlatılarak tebliğ tarihi itibarıyla ihbar önel süresi bitiminde iş akdinin feshedileceğini, Belediyenin işçi çıkarmaya mecbur kaldığını, feshin son çare olarak uygulandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, “… Davacının iş akdi feshinin yukarıda fesih bildiriminde açıklanan 4857 sayılı kanunun 25/1. Fıkranın (II) bendinde sayılan nedenlerden olmayan geçerli neden gerekçesiyle özetle ".. işletmesel tasarruf verimlilik nedenine dayalı iş akdi feshinin üst paragrafta anılan 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 10. maddenin 1. fıkrasının hükmünün 3. fıkra ile müeyyide altına alınmış olmasının Yargıtay Hukuk Dairesi Başkanı ...'ın Sicil Dergisinin 43.sayısının 287,288,289.sayfalarında ilgili kısmın yayınlandığı makalesinde de görüş edildiği üzere eklenen geçici 10.maddenin 1. fıkrası emredici hüküm mahiyeti itibarıyla davacının bu geçici maddenin 1. fıkrasının bu haliyle yürürlükte bulunduğu süreçte süre sonuna kadar hükümsüz ve kanun gerekçesinde belirtildiği üzere geçersiz olduğu, bu dava yönünden davacının TİS hükmü doğrultusunda fesih bildirim tarihinden itibaren 42 haftalık ihbar önelini kullanmakta olduğu ve henüz fiili olarak iş akdinin sonlandırılmadığı göz önünde bulundurularak davacının iş akdinin fiili olarak sonlandırılması halinde ya da fesih bildirimi öncesi tüm işçilik ücret ve TİS'e dayalı haklarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 408.maddesi uyarınca geçici 10.maddenin 1. fıkrasının bu haliyle yürürlükte bulunduğu süre bitimine kadar ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesi gerektiğinin tespiti ile davacının bu geçici 10.maddenin 1. fıkrasının bu haliyle yürürlükte bulunduğu süreçte iş akti feshinin hükümsüz olduğunun tespitine, kanun yürürlüğü sona ermesi halinde dahi davacının bu davaya konu fesih bildirimine dayalı iş akti feshinin hükümsüz dolayısıyla da geçersiz olduğundan kanun yürürlük sonrasında da bu hükümsüzlüğe dayalı 19.02.2021 tarihli feshin hükümsüz olduğu” gerekçesiyle davanın kabulü ile “Davalı tarafça iş akdi fesih yapılan davacının halen TİS uyarınca 42 haftalık ihbar önelini kullanmakta olan davacının iş akdinin 7244 S.K'nun 9.maddesi ile değişik 4857 S.K'nun Geçici 10.maddesi 1. Fıkrasında belirtilen ve üçer aylık süreyle uzatılması sonucunda kanunun emredici hükmüne aykırı olarak davalı tarafça geçerli nedene dayalı olarak gerçekleştirilen iş akdi feshinin HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜN TESPİTİNE..." karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Aynı şekilde eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur (Emsal Yarg. HGK 02.04.2003 T 2003/1-256 E., 2003/269 K., 24.06.1992 T 1992/1-347 E., 1992/394 K., 15. HD. 22.04.2004 T 2003/5627 E., 2004/2300 K.). 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h. maddesine göre hukuki yarar dava şartıdır. "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK 115/1). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Dosya kapsamına göre; davacı vekili, davalı işverenlikçe yapılan feshin hükümsüzlüğünün tespiti ile birlikte fesih tarihinden kararın kesinleşmesi tarihine kadar doğmuş bulunan ücret ve Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki diğer hak ve alacakların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, hükümsüzlüğün tespitinin mümkün olmaması halinde davacının işe iadesine, davacının yasal süresi içinde işe başlatma başvurusu yapması halinde, ücret ve diğer alacaklarının tespiti ile bu hakların/alacakların davacıya ödenmesine, davacının yasal süresi içinde işverene işe başlamak için müracaat etmesine rağmen, yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalının davacıya -kıdem süresi de gözetilerek- yasa gereği, mahkemenin takdir edeceği miktarda iş güvencesi tazminatı ödemesine karar verilmesini terditli olarak talep etmiş ve İlk Derece Mahkemesince feshin hükümsüzlüğüne ilişkin aslî talep yönünden uyuşmazlık ele alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir.
Davacının 1993 yılından itibaren davalının işçisi olarak çalıştığı sendika üyesi olduğu ve davalı işyerinde örgütlü sendika ile işveren arasında bağıtlanmış toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, ücret ve sosyal yardım konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, belirsiz süreli hizmet akdine dayalı olarak fesih bildirimine kadar çalıştığı ve dava açıldığı tarihte fesih bildirimi sonrası toplu iş sözleşmesiyle ön görülen 42 haftalık ihbar öneli süresini kullanmakta iken eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla dava tarihi itibarı ile geçersizliğin tespitine bağlı ücret ve diğer hakların ödenmemesi söz konusu olmadığı gibi, ileriye etkisi nedeniyle fesih bildiriminin geçersizliğinin tespitini istemekte güncel hukukî yararın varlığından da söz edilemez.
Hukukî yarar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/h. maddesi gereğince dava şartı olup, bu kapsamda yapılan inceleme ile feshin hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin aslî talep yönünden davanın hukukî yarar yokluğu nedeni ile reddi ile işe iadeye yönelik fer’î talebin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi. Metin resmî kaynaktaki hâliyle aktarılmıştır; kararda anonimleştirilmeden kalmış kişisel veriler “...” ile gizlenmiştir.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. HD 02.04.2018
Ek Ödeme Yapılsa da Baskıyla İmzalatılan İkale Geçersiz: İşçi İşe İade Edildi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2017/22500 · K. 2018/7220
Somut olayda odaya güvenlik nezaretinde getirilen işçi, düşünme süresi verilmeden ekonomik baskıyla imzaya zorlandığından makul ek ödemeye rağmen ikale geçersiz sayılmış ve işveren feshi kabul edilmiştir.
Bozma Toplu İşçi Çıkarma
Yargıtay 9. HD 26.10.2015
Toplu İşçi Çıkarmada Tutarlılık ve Son Çare İlkesine Uymayan Fesih Geçersiz Sayıldı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2015/20989 · K. 2015/30000
İşletme gereklerine dayalı fesihte işveren istihdam fazlasını ve feshin kaçınılmazlığını ispatlamalıdır; somut olayda tutarlılık ve son çare ilkesine uyulmadığından fesih geçersiz sayılmıştır.
Kaldırma ve Yeniden Hüküm Toplu İşçi Çıkarma
Yargıtay 9. HD 06.03.2024
Alt İşveren İşçisinin Muvazaa İddiası Kabul Görmedi: Bozmaya Uygun Karar Onandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/3052 · K. 2024/4282
Bozmaya uyularak verilen kararın temyizinde, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönler yeniden incelenemez; somut olayda muvazaa bulunmadığı kabulüne dayalı karar onanmıştır.
Onama Toplu İşçi Çıkarma
Yargıtay 9. HD 22.09.2025
Yurt Dışındaki Tanıkların İstinabe Sonucu Beklenmeden Karar Verilmesi Bozma Nedeni
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/3531 · K. 2025/6720
Mahkemenin, yurt dışındaki davalı tanıklarının istinabe yoluyla dinlenmesi için yazı yazdıktan sonra cevap gelmeden ve tanıklar dinlenmeden karar vermesi hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.
Bozma Toplu İşçi Çıkarma
Toplu İşçi Çıkarma konusundaki 5 kararın tümü
İlgili Rehber ve Hesaplama Araçları
- İhbar Tazminatı Hesaplama
- Haklı Nedenle Fesih
- İşe İade Süreleri Hesaplama
- İşe İade mi, İşçilik Alacağı mı?
- İş Hukuku Rehberi
- İş Hukuku Yargıtay Kararları
Benzer Bir Hukuki Sorununuz mu Var?
Yargıtay kararları, somut olayın koşullarına göre farklı sonuç doğurabilir. Kira, iş, aile ve boşanma ile ceza hukuku uyuşmazlıklarında dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Mete ŞAHİN ile iletişime geçebilirsiniz (Yenimahalle, Ankara).
Telefon ve WhatsApp: 0552 725 25 18 · WhatsApp ile yazın · İletişim formu
Bu sayfadaki özet ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kararın bağlayıcı metni resmî tam metindir ve somut olaydaki farklı koşullar sonucu değiştirebilir. Özetler, kararın resmî metnine dayanılarak hazırlanır ve yayımdan önce metinle karşılaştırılarak kontrol edilir. İçerik sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN.