top of page

Kira ve Borçlar Hukuku: K Harfiyle Başlayan Terimler

Terim listesine geç (29 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Kira ve Borçlar Hukuku: K Harfiyle Başlayan Terimler

Sayfa 1 / 1 · 1–29 / 29 terim

K

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kabul

    Sözleşme önerisine uygun olarak açıklanan olumlu iradedir. Açıklamanın zamanında ulaşması ve öneriyle örtüşmesi sözleşmenin kuruluşunda önemlidir. Sessizlik, ancak kanun veya durumun özellikleri buna sonuç bağlıyorsa kabul yerine geçebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 1, 4–6 ve 10

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kanuni Faiz

    Kanuni faiz, TBK veya TTK uyarınca faiz ödenmesi gereken ve oranı sözleşmeyle belirlenmemiş hâllerde uygulanan yıllık faizdir. 7589 sayılı Kanunla değiştirilip 31/7/2026’da yürürlüğe giren 3095 sayılı Kanun m.1’e göre oran, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni; 30 Haziran’daki oran bundan beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde seksenidir. Oran, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir; ticari işler dışında sözleşmeyle kararlaştırılan yıllık faiz bu oranın yüzde elli fazlasını aşamaz.

    İlgili mevzuat: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m. 1–4 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 88 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 8 · 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 10 ve 26

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kefalet

    Kefilin, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından alacaklıya karşı kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Yazılı şekil, bazı unsurların el yazısıyla belirtilmesi ve gerektiğinde eş rızası gibi koruyucu koşullar vardır. Adi kefalet ile müteselsil kefaletin takip şartları aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 581–586

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kesin Hükümsüzlük

    Kesin hükümsüzlük (mutlak butlan), kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin baştan itibaren hukuki sonuç doğurmamasıdır. Hükümsüzlük sözleşmenin bir kısmına ilişkinse diğer hükümler geçerliliğini korur; o hükümler olmadan sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılıyorsa sözleşmenin tamamı hükümsüz olur. Yanılma, aldatma veya korkutmada ise kesin hükümsüzlük değil, bir yıl içinde kullanılması gereken sözleşmeyle bağlı olmama hakkı söz konusudur. Evlenmede mutlak ve nisbî butlan ayrı kurallara tabidir; batıl evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 27 ve 39 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 145, 148–152 ve 156

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kısmi İfa

    Kısmi ifa, borçlunun borçlandığı edimin yalnızca bir bölümünü yerine getirmesidir. Borcun tamamı belli ve muaccel ise alacaklı kısmi ifayı reddedebilir; bu nedenle alacaklı kural olarak bölünmüş ifaya katlanmak zorunda değildir. Alacaklı kısmi ifayı kabul ederse borçlu, borcun kendisince ikrar edilen kısmını ifadan kaçınamaz.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 84

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kısmi Ödemenin Mahsubu

    Borcun bir kısmının ödenmesi hâlinde bu ödemenin hangi borç kalemine sayılacağına ilişkin kuraldır. Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse kısmi ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir ve bu hakkı kaldıran anlaşma yapılamaz. Alacağın bir kısmı kefalet, rehin veya başka bir güvenceyle korunuyorsa borçlu kısmi ödemeyi güvence altındaki veya güvencesi daha iyi olan kısma saydıramaz.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 100

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Alacağında Zamanaşımı

    Ödenmemiş kira bedellerinin istenebilmesi için öngörülen zamanaşımı süresidir. Kira bedelleri gibi dönemsel edimler beş yıllık zamanaşımına tabidir ve zamanaşımı her kira döneminin muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı işler. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz; borçlunun ileri sürmesi gerekir ve alacaklının dava açması veya icra takibi başlatması gibi işlemler zamanaşımını keser.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 147, 149, 154 ve 161

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Artış Oranı

    Konut ve çatılı işyeri kiralarında yenilenen kira dönemlerinde kira bedeline uygulanabilecek artışın kanuni üst sınırıdır. Taraflar arasındaki artış anlaşması, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir; anlaşma yoksa bedel aynı sınır içinde hâkimce hakkaniyete göre belirlenir. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde yeni dönem bedeli emsal kira bedelleri de gözetilerek mahkemece belirlenebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 344

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Bedelinin Tespiti Davası

    Kira bedelinin tespiti davası, konut ve çatılı işyeri kiralarında yenilenen kira döneminde uygulanacak bedelin TBK m. 344’teki ölçütlere göre mahkemece belirlenmesi için açılan davadır; kira uyarlamasından ayrıdır. Dava her zaman açılabilir; ancak belirlenecek bedelin yeni dönemin başından itibaren geçerli olması için dava, yeni dönemin başlangıcından en az otuz gün önce açılmalıdır. Kiraya veren bu süre içinde artışı kiracıya yazılı olarak bildirmişse veya sözleşmede artış hükmü varsa dava yeni dönemin sonuna kadar açılabilir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 344–345 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira İlişkisinin Devri

    Kira ilişkisinin devri, kiracının kira sözleşmesindeki taraf sıfatını kiraya verenin yazılı rızasıyla üçüncü bir kişiye geçirmesidir. Yazılı rıza her kira türünde aranır; işyeri kiralarında kiraya veren haklı bir sebep olmadıkça rıza vermekten kaçınamaz. Devralan kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer ve devreden kiracı kiraya verene karşı borçlarından kurtulur; ancak işyeri kiralarında devreden, sözleşmenin bitimine kadar ve en çok iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu kalır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 323

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Sözleşmesi

    Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmenin geçerliliği kanunda özel bir şekle bağlanmamıştır; ancak konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır ve kiracının tahliye taahhüdü de yazılı olmalıdır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyan özel hükümler uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 12, 299 ve 339–356

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Sözleşmesinin Olağan Feshi

    Belirsiz süreli kira sözleşmesinin, kanundaki veya sözleşmedeki fesih dönemlerine ve bildirim sürelerine uyularak sona erdirilmesidir. Taşınmaz kiralarında taraflar, yerel âdetteki kira döneminin, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık bildirim süresine uyarak feshedebilir; taşınır kiralarında bildirim süresi kural olarak üç gündür. Süreye uyulmayan bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur; konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin fesih imkânı ayrıca sınırlandırılmıştır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 328–330 ve 347

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Sözleşmesinin Olağanüstü Feshi

    Kira ilişkisinin devamını taraflardan biri için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığında, sözleşmenin süresi beklenmeden yasal fesih bildirim süresine uyularak her zaman feshedilmesidir. Hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak olağanüstü feshin parasal sonuçlarına karar verir. Kiracının iflası ve ölümü gibi hâller kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 331–333

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Şerhi

    Taşınmaz kiralarında, taraflarca kararlaştırılması hâlinde kiracılık hakkının tapu siciline şerh verilmesidir. Şerh verilen kira hakkı, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir. Şerh verilmemesi kira sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 312 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1009

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Uyarlaması

    Kira uyarlaması, sözleşme kurulurken öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun, uyarlama isteyen taraftan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkıp mevcut dengeyi ifanın istenmesi dürüstlük kurallarına aykırı düşecek ölçüde bozması hâlinde, henüz ifa edilmemiş veya haklar saklı tutularak ifa edilmiş edimler bakımından kira sözleşmesinin hâkimce yeni koşullara uydurulmasıdır. Uyarlama mümkün değilse kural olarak fesih hakkı kullanılır. Yabancı para üzerinden kararlaştırılan kira bedeli beş yıl geçmedikçe değiştirilemez, ancak aşırı ifa güçlüğüne dayalı uyarlama saklıdır. Uyarlama, yenilenen dönem bedelinin belirlendiği kira tespit davasından ayrıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 138 ve 344

    Doktrin: Büşra Şahin Aydın (2026), Güncel Yargı Kararları Işığında Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kira Bedelinin Belirlenmesi (TBK m. 344/3) ile Uyarlama (TBK m. 138) Hükümleri Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 23(2), s. 961–1010 · Duygu Koçak Diker (2024), Konut Kiralarında Kira Bedelinin Belirlenmesine İlişkin Düzenlemeler ile Kiraya Verenin Uyarlama Talebinin Değerlendirilmesi, İstanbul Hukuk Mecmuası 82(4), s. 1059–1099

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

    Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olmasıdır. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu zorunluluğun dışındadır; ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları da aynı düzenlemeye tabidir. Taşınmazla ilgili anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır.

    İlgili mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiracının Ölümü

    Kiracının ölmesiyle kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermez; mirasçıları sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında ölen kiracıyla aynı konutta oturanlar ve kanunda sayılan diğer kişiler, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilir. Fesih yapılmadıkça kira bedelinin ödenmesi yükümlülüğü devam eder.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 333 ve 356

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiracının Temerrüdü

    Kiracının temerrüdü, kiracının kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödememesi hâlidir. Bu durumda kiraya veren, kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu süre içinde de ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden itibaren işler. İki haklı ihtara dayalı tahliye ayrı bir hukuki yoldur.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 315 ve 352/2

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kirada Özenle Kullanma ve Komşulara Saygı

    Kiracının kiralananı sözleşmeye uygun kullanması ve aynı taşınmazdaki kişilerle komşulara gerekli saygıyı göstermesi yükümlülüğüdür. Aykırılığın giderilmesi için bildirim ve süre gerekebilir. Ağır veya giderilmesi yararsız hâllerde kanunun izin verdiği farklı fesih koşulları uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 316

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananda Yenilik ve Değişiklik

    Kiralananda yenilik ve değişiklik, kira süresi içinde kiralananda yapılan yapısal veya işlevsel değişikliklerdir. Kiraya veren, sözleşmenin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek yenilik ve değişiklikleri kiracının menfaatlerini gözeterek yapabilir; kiracının bedel indirimi ve tazminat hakları saklıdır. Kiracı ise ancak kiraya verenin yazılı rızasıyla yenilik ve değişiklik yapabilir; rıza veren kiraya veren, yazılı olarak kararlaştırılmadıkça eski hâle getirmeyi isteyemez, kiracı da aksine yazılı anlaşma yoksa bunlardan doğan değer artışının karşılığını isteyemez.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 320–321

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Ayıbı

    Kiralananın ayıbı, kiralananın sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişliliğini etkileyen eksikliğidir. Başlangıçta bulunan ayıp ile sonradan oluşan ayıp için kiracının hakları ayrıca düzenlenir. Ayıbın giderilmesi, kira bedelinden indirim, zararın giderilmesi veya fesih gibi sonuçlar; ayıbın önemine ve kiraya verene bildirim gibi koşullara bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 301, 304–308 ve 318

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın El Değiştirmesi

    Kira sözleşmesinin kurulmasından sonra kiralananın satış veya başka bir sebeple el değiştirmesi hâlinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olmasıdır. Kira ilişkisi yeni malikle aynı koşullarla devam eder; el değiştirme tek başına kiracının tahliyesini gerektirmez. Yeni malikin kendisi veya yakınları için gereksinim sebebiyle tahliye isteyebilmesi ayrı koşullara bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 310 ve 351

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Erken Geri Verilmesi

    Kiralananın erken geri verilmesi, kiracının sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı kiraya verene geri vermesidir. Bu durumda kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre boyunca devam eder; kiracı bu süre dolmadan kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa borçları sona erer. Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderleri ve kiralananı başka biçimde kullanarak elde ettiği veya kasten elde etmekten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmek zorundadır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 325

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Geri Verilmesi

    Kiralananın geri verilmesi, kira sözleşmesi sona erdiğinde kiracının kiralananı teslim aldığı durumda kiraya verene iade etmesidir. Kiracı, sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananı gözden geçirip kiracının sorumlu olduğu eksiklik ve ayıpları hemen yazılı olarak bildirmezse kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur; olağan incelemeyle belirlenemeyecek eksiklik ve ayıplarda sorumluluk sürer, ancak bunlar da belirlendiklerinde hemen yazılı olarak bildirilmelidir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 334–335

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Gösterilmesi ve Gezilmesi

    Kiracının, bakım, satış veya sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde kiraya verenin ve onun belirlediği kişilerin kiralananı gezip görmesine izin verme yükümlülüğüdür. Kiracı ayrıca ayıpların giderilmesi ve zararların önlenmesi için yapılan çalışmalara katlanmak zorundadır. Kiraya veren bu çalışmaları ve gezme zamanını uygun bir süre önce bildirmeli ve kiracının yararlarını gözetmelidir; kiracının bedel indirimi ve tazminat hakları saklıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 319

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Konut ve Çatılı İşyeri Kirası

    Konut ve çatılı işyeri kirası, konut ya da çatılı işyeri olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlara ilişkin, TBK’de kiracıyı koruyan özel hükümlere tabi kira türüdür. Bu hükümler birlikte kullanıma bırakılan eşyaya ve kamu kurum ve kuruluşlarının bütün kira sözleşmelerine de uygulanır; niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay veya daha kısa süreli kiralarında uygulanmaz. Belirli sürenin bitmesi kiraya verene tek başına sona erdirme hakkı vermez; kiraya veren sözleşmeyi on yıllık uzama süresi sonunda bildirimle ya da gereksinim, yeniden inşa, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, temerrüt gibi kanuni sebeplerle sona erdirebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 315 ve 339–356

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Korkutma

    Korkutma (ikrah), bir kişinin kendisinin veya bir yakınının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesi bulunduğuna haklı olarak inandırılarak sözleşme yapmaya yöneltilmesidir; bir hakkın kullanılacağı tehdidiyle karşı tarafın zor durumundan aşırı yarar sağlanması da korkutma sayılır. Korkutulan, korkutma üçüncü kişiden gelse bile sözleşmeyle bağlı değildir; ancak bunu bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen karşı tarafa hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat öder. Korkutmanın etkisi kalktıktan sonra bir yıl içinde bağlı olmadığını bildirmeyen, sözleşmeyi onamış sayılır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 37–39

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kullanım Ödüncü

    Bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere başkasına bırakılması ve kullanımdan sonra aynı şeyin geri verilmesinin üstlenilmesidir. Bedelli kullanma sağlayan kiradan ayrılır. Kullanım sınırları, giderler ve geri verme zamanı sözleşme ile kanuna göre belirlenir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 379–385

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kumar ve Bahis

    Kumar ve bahis, doğurduğu alacak için dava açılamayan ve takip yapılamayan ilişkilerdir; bu kural kumar veya bahis için bilerek verilen avans ve ödünçlere, bu nitelikteki fiyat farkı esaslı vadeli satışlara ve bu amaçla imzalanan senetlere de uygulanır; kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır. Kumar veya bahis borcu için isteyerek yapılan ödeme geri istenemez; oyunun usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olay veya karşı tarafın fiiliyle engellenmişse ya da karşı taraf hile karıştırmışsa geri istenebilir. Kanun veya yetkili makamlarca izin verilen piyango ve şans oyunlarından doğan alacaklar bu kısıtlamaya tabi değildir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 604–606

Sayfa 1 / 1 · 1–29 / 29 terim

Önceki harf: İ · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: L

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page