top of page

Miras ve Eşya Hukuku Terimleri — Sayfa 2

Terim listesine geç (99 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Miras ve Eşya Hukuku Terimleri

Sayfa 2 / 2 · 51–99 / 99 terim

M

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mirastan Yoksunluk

    Kanunun saydığı ağır davranışlar nedeniyle kişinin mirasçı veya ölüme bağlı kazandırma lehtarı olamamasıdır. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı öldürme veya son arzularına yönelik belirli müdahaleler örneklerdir. Yoksunluk, mirasbırakanın tasarrufuyla yapılan mirasçılıktan çıkarma ile aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 578–579

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Muhdesat

    Bir taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç ve benzeri yapı ve dikimlerdir. Kadastro sırasında taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcutsa, bu durum tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir. Muhdesatın kime ait olduğu çekişmeliyse muhdesatın aidiyetinin tespiti istenebilir.

    İlgili mevzuat: 3402 sayılı Kadastro Kanunu, m. 19

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Muris

    Muris, ölümüyle mirası açılan kişiyi ifade eden eski terimdir; Türk Medeni Kanunu’ndaki karşılığı mirasbırakandır. Miras, mirasbırakanın ölümüyle ve malvarlığının tamamı için yerleşim yerinde açılır. Terekenin paylaşılması, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak davaları ile terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 575–576 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 11

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Muris Muvazaası

    Mirasbırakanın, mirasçıların miras hakkını etkisiz bırakmak amacıyla gerçek kazandırmayı başka bir işlem gibi göstermesine ilişkin uygulama kavramıdır. Özellikle bağışın tapuda satış gibi gösterilmesi uyuşmazlıklarında kullanılır; her düşük bedelli veya karşılıksız devir otomatik olarak bu kapsama girmez. İşlemin türü, gerçek amaç ve sonraki kişilerin iyiniyeti ayrıca incelenir; tenkisle aynı talep değildir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1023–1025

    Doktrin: Mustafa Tolga Özer (2026), Muris Muvazaasına Konu Taşınmaz Üzerinde İyi Niyetli Üçüncü Kişilerin Mülkiyet veya Sınırlı Aynî Hak Elde Etmesinin Sonucu, Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 8(1), s. 251–301

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mülkiyet Hakkı

    Bir eşya üzerinde hukuk düzeninin sınırları içinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisini sağlayan haktır. Malik, haksız elinde bulundurmaya veya müdahaleye karşı koruma isteyebilir. Yetkiler komşuluk, kamu hukuku ve başkalarının haklarıyla sınırlanabilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 683 ve 737

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mülkiyetin Saklı Tutulması

    Mülkiyetin saklı tutulması, devredilen bir taşınırın mülkiyetinin kararlaştırılan koşul gerçekleşinceye kadar devredende kalmasını sağlayan sözleşme kaydıdır. Kayıt ancak resmî şekilde yapılan sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmesiyle geçerli olur; bu koşullar yerine getirilmeden sözleşmeye eklenen hüküm mülkiyeti saklı tutma sonucunu doğurmaz. Hayvan satışlarında mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi yapılamaz; taksitle satışta satıcı, özel hükümlere uyarak malın geri verilmesini isteyebilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 764–765

O

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ortak Alan

    Ana taşınmazda bağımsız bölümler dışında kalan ve korunması ile kullanılması tüm kat maliklerini ilgilendiren yerlerdir. Temel, ana duvar, çatı, merdiven, asansör ve bahçe tipik örnekleridir. Ortak yerlerde yapılacak değişiklikler kanunda öngörülen çoğunluk veya oybirliği koşullarına bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 4 ve 16–19

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ortak Yerlerde Değişiklik

    Ortak yerlerde değişiklik, anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis, yenilik veya ilave yapılmasına ya da dış cephenin farklı renkte boyanmasına ilişkin kurallardır. Bir kat maliki, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ortak yerlerde inşaat, onarım ve tesis ile değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz; acil onarım veya güçlendirme zorunluluğu mahkemece tespit edilmişse rıza aranmaz. Ortak yerleri daha kullanışlı kılacak yenilik ve ilaveler ise kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla verecekleri kararla yapılır. Kat maliki bağımsız bölümünde de anayapıya zarar verecek değişiklik yapamaz.

    İlgili mevzuat: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 19 ve 42

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ortaklığın Giderilmesi Davası

    Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir taşınır ya da taşınmazdaki ortaklığın hâkim kararıyla sona erdirilmesi için açılan davadır. Sulh hukuk mahkemesinde görülür ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bu uygun değilse ya da mal önemli değer kaybına uğrayacaksa açık artırmayla satışına karar verir. Tüm maliklerin mirasla edindiği ve mirasçılar dışında malik bulunmayan taşınmazların satışında birinci artırma, bir defaya mahsus yalnız malik mirasçılar arasında yapılır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 642, 698 ve 699 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 4 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 114

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Oturma Hakkı

    Bir binadan veya bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi veren sınırlı ayni haktır. Başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez. Kira sözleşmesinden doğan kullanım hakkıyla aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 823–825

Ö

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ölüme Bağlı Tasarrufun İptali

    Vasiyetname veya miras sözleşmesinin ehliyet, irade, içerik ya da şekil sakatlığı nedeniyle iptal edilmesidir. Kanunda sayılan sebeplerin varlığı aranır. Saklı pay ihlaline bağlı tenkisten farklıdır; dava hakkı ve süreler ayrıca değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 557–559

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Önalım (Şufa) Hakkı

    Önalım (şufa) hakkı, bir taşınmazın veya taşınmazdaki payın üçüncü kişiye satılması hâlinde hak sahibine onu öncelikle edinme imkânı veren haktır. Yasal önalım hakkı paylı mülkiyette diğer paydaşlara tanınır; 2886 sayılı Kanun kapsamındaki satışlarda ve cebrî artırmada kullanılamaz. Hak, satışın noterle bildiriminden itibaren üç ay, her hâlde satıştan itibaren bir yıl içinde alıcıya karşı dava açılarak kullanılır; hâkimin belirlediği rayiç bedel ile tapu giderleri kesin sürede yatırılmazsa tescil kararı verilemez. 25/12/2025’ten önceki satışlara TMK m.733’ün önceki hükümleri (iki yıllık üst süre dâhil) uygulanır; sözleşmeden doğan önalım hakkı yazılı şekle bağlıdır ve şerhin etkisi on yılı aşamaz.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 732–735 ve geçici m. 1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 237

P

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Paydaşlıktan Çıkarma

    Kendi davranışlarıyla veya sorumlu olduğu kişilerin davranışlarıyla diğer paydaşlara karşı yükümlülüklerini ağır biçimde çiğneyerek paylı mülkiyet ilişkisini onlar için çekilmez hâle getiren paydaşın mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkarılmasıdır. Dava açılması, aksi kararlaştırılmadıkça pay ve paydaş çoğunluğunun kararına bağlıdır. Hâkim mümkünse payı karşılayan kısmın maldan ayrılmasına, değilse payın bedeli ödenerek isteyen paydaşa devrine ya da açık artırmayla satışına karar verir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 696

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Paylı Malın Yönetimi

    Paylı mülkiyete konu malın yönetimine ilişkin kararların, işin önemine göre farklı çoğunluklarla alınmasıdır. Küçük onarımlar gibi olağan yönetim işlerini her paydaş yapabilir; kira sözleşmesi yapılması veya feshi gibi önemli yönetim işleri pay ve paydaş çoğunluğunu gerektirir. Malın özgülendiği amacın değiştirilmesi veya malın tamamı üzerinde tasarruf ise oybirliğiyle aksi kararlaştırılmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 690–692

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Paylı Mülkiyet

    Bir eşyanın tamamına birden çok kişinin belirli paylarla malik olmasıdır. Pay, taşınmazın kendiliğinden ayrılmış fiziksel bir bölümünü göstermez. Pay üzerinde tasarruf ile eşyanın yönetimi ve kullanımı farklı kurallara tabidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 688–693

R

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Rehin

    Rehin, bir alacağın ödenmesini güvence altına almak amacıyla bir taşınmaz, taşınır ya da devredilebilir bir hak veya alacak üzerinde kurulan sınırlı ayni haktır. Taşınmaz rehni ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde ve kural olarak tapu kütüğüne tescille kurulur. Taşınırlar kural olarak zilyetliğin alacaklıya devriyle rehnedilir; kanunda öngörülen hâllerde zilyetlik devredilmeden sicile kayıtla da rehin kurulabilir. Alacak ödenmezse rehin konusu, kanunda öngörülen usulle paraya çevrilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 850–972

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Resmî Vasiyetname

    Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenen vasiyetnamedir. Resmî memur; sulh hâkimi, noter veya kanunla bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. Mirasbırakan vasiyetnameyi okuyamaz veya imzalayamazsa memur onu iki tanık önünde mirasbırakana okur; bu nedenle okuma yazma bilmeyenlerin de başvurabileceği olağan vasiyet şeklidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 532–537

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Riskli Yapı

    Riskli alan içinde veya dışında bulunup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı bilimsel ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıdır. Tespit kural olarak masrafı maliklere ait olmak üzere lisanslı kuruluşlara yaptırılır; maliklerin on beş gün içinde itiraz hakkı vardır ve riskli yapı tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir. Riskli yapının bulunduğu parselde yeniden yapım gibi uygulamalara hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğuyla karar verilir.

    İlgili mevzuat: 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, m. 2–3 ve 6

S

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Sağ Kalan Eşin Miras Payı

    Mirasbırakanın sağ kalan eşinin, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre mirastan aldığı yasal paydır. Eş, altsoyla birlikte mirasın dörtte birini, ana ve baba zümresiyle birlikte yarısını, büyük ana ve büyük babalar ile onların çocuklarıyla birlikte dörtte üçünü alır; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı miras payından ayrıdır ve ayrıca hesaplanır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 225, 236 ve 499

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Saklı Pay

    Kanunun belirli mirasçılar için koruduğu ve mirasbırakanın tasarruf serbestisini sınırlayan miras payı bölümüdür. Yasal miras payıyla aynı miktar olmak zorunda değildir. Her yasal mirasçı saklı pay sahibi değildir; ihlal hâlinde tenkis koşulları incelenir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 505–506 ve 560

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Sözlü Vasiyetname

    Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî ya da el yazılı vasiyetname yapılamadığında başvurulan olağanüstü şekildir. Mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır; tanıklar bu beyanı gecikmeksizin hâkime ulaştırır. Olağan şekillerde vasiyetname yapma olanağına kavuşulmasından bir ay sonra hükümsüz hâle gelir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 539–541

Ş

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Şerh

    Şerh, tapu kütüğüne yazılmakla bazı kişisel haklara ve tasarruf yetkisi kısıtlamalarına, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilme etkisi kazandıran kayıttır. Arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım ve geri alım sözleşmelerinden doğan haklar ile kanunda öngörülen diğer haklar şerh verilebilir. Çekişmeli haklara ilişkin mahkeme kararları, haciz, iflas, konkordato süresi ve artmirasçı atanması gibi kısıtlamalar ile iddia edilen bir ayni hakkın güvencesi için geçici tescil de şerh yoluyla gösterilir. Şerh, kişisel hakkı ayni hakka dönüştürmez.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1009–1011

T

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapu Sicili

    Tapu sicili, taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tutulan; tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri, belgeler ve planlardan oluşan resmî sicildir. Kütükte mülkiyet, irtifak hakları ve taşınmaz yükleri ile rehin hakları tescil edilir; şerh ve beyanlar da gösterilir. Sicil herkese açıktır: ilgisini inanılır kılan herkes ilgili sayfanın ve belgelerin gösterilmesini veya örneğini isteyebilir ve kimse sicildeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez. Sicilin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 997–1000, 1007, 1009–1012 ve 1020–1024

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapu Siciline Güven İlkesi

    Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunmasıdır. Kütükteki kayıt gerçek hak durumunu yansıtmasa bile kaydın doğruluğuna güvenen iyiniyetli kişinin hakkı etkilenmez. Tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi ise bu tescile dayanamaz.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1023–1024

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapu Sicilinin Düzeltilmesi

    Gerçek hak durumuna uymayan kaydın, kanuni koşullarla doğru hâle getirilmesidir. Ayni hakkı zedelenen kişi yolsuz kayda karşı dava açabilir. İyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı ve basit yazım yanlışının düzeltilmesi farklı kurallara tabidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1023–1027

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapu Sicilinin Tutulmasından Doğan Sorumluluk

    Tapu sicilinin hatalı veya hukuka aykırı tutulması nedeniyle doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olmasıdır. Devletin bu sorumluluğu görevlinin kusuruna bağlı değildir; Devlet ödediği tazminat için zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Tazminat davası tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1007

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tapuya Tescil

    Taşınmaz üzerindeki ayni hakkın tapu siciline işlenmesidir. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kural olarak tescille gerçekleşir; miras ve mahkeme kararı gibi kanuni istisnalar vardır. Tescil için geçerli hukuki sebep ve gerekli belgeler aranır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 705 ve 1013–1015

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi

    Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, tarafların ileride bir taşınmazın satış sözleşmesini yapmayı üstlendikleri önsözleşmedir. Resmî şekilde, noterde düzenleme biçiminde yapılmadıkça geçerli olmaz; noter, taraflardan birinin istemi ve harç ile giderlerin ödenmesi hâlinde sözleşmeyi tapu bilişim sistemi üzerinden tapu kütüğüne şerh verebilir. Şerh verilen hak, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir. Vaat eden tescilden kaçınırsa vaat alacaklısı, mülkiyetin hükmen geçirilmesini (tapu iptali ve tescil) dava edebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 29 ve 237 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 716 ve 1009 · 1512 sayılı Noterlik Kanunu, m. 60 ve 89

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Taşkın Yapı

    Taşkın yapı, bir yapının başkasına ait araziye taşan kısmıdır. Yapıyı yapan malik, taşan kısım için komşu arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahipse bu kısım onun taşınmazının bütünleyici parçası olur. Böyle bir hak yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak on beş gün içinde itiraz etmemiş ve durum ve koşullar da haklı gösteriyorsa, taşkın yapıyı iyiniyetle yapan kişi uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için irtifak hakkı kurulmasını veya o kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 725

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tenkis Davası

    Tenkis davası, saklı payı zedelenen mirasçının, mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı aşan ölüme bağlı tasarruflarının ve kanunda sayılan sağlararası kazandırmalarının saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilmesini istediği davadır. Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan, bunlar yetmezse en yeni tarihliden en eskiye doğru sağlararası kazandırmalardan yapılır. Dava hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl geçmekle düşer; tenkis def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 560–571

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tereke

    Tereke, ölen kişinin mirasçılarına geçebilen hak ve borçlarının bütünüdür. Yalnız ev, araç ve banka hesabı gibi olumlu değerlerden oluşmaz; mirasbırakanın borçlarını da kapsar ve mirasçılar, kanundaki ayrık durumlar saklı kalmak üzere bu borçlardan kişisel olarak sorumlu olur. Kişiye bağlı bazı haklar ise mirasçılara geçmez; örneğin intifa hakkı hak sahibinin ölümüyle sona erer, oturma hakkı mirasçılara geçmez.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 575, 599, 620, 797 ve 823

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tereke Borçlarından Sorumluluk

    Mirası reddetmeyen mirasçıların, mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak ve müteselsilen sorumlu olmasıdır. Alacaklı borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir; alacaklının rıza göstermediği borçlarda bu müteselsil sorumluluk paylaşmadan sonra da kural olarak beş yıl sürer. Borcu payından fazla ödeyen mirasçı diğer mirasçılara rücu edebilir; mirasın reddi veya resmî tasfiye, sorumluluktan kurtulmanın kanuni yollarıdır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 599, 632, 641 ve 681–682

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Terekenin Resmî Defteri

    Terekenin resmî defteri, mirası reddetme hakkı bulunan mirasçının istemiyle sulh mahkemesince terekenin aktif ve pasiflerinin takdir edilen değerleriyle deftere yazılmasıdır. İstem, mirasın reddine ilişkin usulle bir ay içinde yapılır ve bir mirasçının istemi diğerleri için de etkilidir; alacaklı ve borçlular ilanla çağrılır. Defter tutulurken mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz ve zamanaşımı işlemez. Süresinde beyanda bulunmayan mirasçı mirası deftere göre kabul etmiş sayılır ve kural olarak yalnız deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 619–631

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Terekenin Resmî Tasfiyesi

    Miras mallarının ve borçlarının kanuni usulle yönetilerek alacaklıların ödenmesi ve kalanın belirlenmesidir. Mirasçının talebi ile alacaklıların talebinin koşulları farklı olabilir. Bu yol, mirasın reddi veya mirasçılar arasında olağan paylaşma ile aynı değildir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 632–636

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Terekenin Tespiti

    Terekenin tespiti, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin tereke mallarını korumak amacıyla istem üzerine veya kendiliğinden terekedeki mal ve hakları yazdırması ve gerektiğinde mühürlemesidir. Mirasçılar arasında vesayet altındaki veya alınması gereken bir kişi varsa, bir mirasçı uzun süredir bulunamıyor ve temsilcisi yoksa ya da mirasçılardan veya ilgililerden biri ölümden itibaren bir ay içinde isterse defter tutulur. Bu işlem koruma önlemidir; mirasçılık sıfatını, payları veya malların aidiyetini kesin olarak belirlemez ve mirası reddetme hakkına bağlı resmî defter tutmadan farklıdır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 589–591 ve 619 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 382 ve 388

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Tescilden Önce Mülkiyetin Kazanılması

    Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılsa da miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma ve kanunda öngörülen diğer hâllerde mülkiyetin tescilden önce kazanılmasıdır. Bu hâllerde malik mülkiyeti kazanmış olsa da taşınmaz üzerinde tasarruf işlemi yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmesine bağlıdır. Örneğin mirasçılar ölümle malik olur; ancak taşınmazı devretmek için önce adlarına tescil yapılmalıdır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 705

Ü

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Üst Hakkı

    Üst hakkı, taşınmaz malikinin üçüncü kişi lehine kurduğu ve arazinin altında veya üstünde yapı yapma ya da mevcut bir yapıyı muhafaza etme yetkisi veren irtifak hakkıdır. Aksi kararlaştırılmadıkça devredilebilir ve mirasçılara geçer; bu hakka dayanarak sürekli kalmak üzere yapılan yapıların mülkiyeti hak sahibine ait olur. Bağımsız ve en az otuz yıl için kurulan üst hakkı, hak sahibinin istemiyle tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir; bağımsız üst hakkı en çok yüz yıl için kurulabilir. Hak sona erince yapılar arazi malikine kalır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 726, 826–828 ve 836

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Üst Sınır İpoteği

    Güvence altına alınan alacağın miktarı belli olmadığında, taşınmazın alacaklının bütün istemlerini karşılayacağı en yüksek tutarın belirtilmesiyle kurulan ipotektir. Kredi ilişkileri gibi tutarı zamanla değişen borçlarda kullanılır. Taşınmaz belirtilen üst sınırı aşmamak üzere alacağı güvence altına alır; miktarı belli bir alacak için kurulan ana para ipoteğinden bu yönüyle ayrılır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 851

V

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Vasiyet Ehliyeti

    Kişinin ölüme bağlı tasarruf yapabilme yeteneğidir. Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş bulunmak yeterlidir. Miras sözleşmesi yapabilmek için ise ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak ile kısıtlı bulunmamak gerekir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 502–503

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi

    Mirasbırakanın vasiyetnamesinde, son arzularını uygulaması için görevlendirdiği kişidir. Terekeyi yönetme ve ilgili işlemleri yürütme yetkisi, kanun ve tasarrufun belirlediği kapsamla sınırlıdır. Görevli, sulh hâkiminin denetimine tabidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 550–556

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Vasiyetname

    Kişinin ölümünden sonra sonuç doğurmak üzere yaptığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Resmî, el yazılı ve olağanüstü koşullarda sözlü şekilleri vardır. Her şeklin koşulları farklıdır; sıradan bir mesaj veya imzasız metin otomatik olarak geçerli vasiyetname sayılmaz.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 502 ve 531–541

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Vasiyetnamenin Açılması

    Vasiyetnamenin açılması, mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden itibaren bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılıp ilgililere okunmasıdır. Vasiyetnameyi düzenleyen veya saklayan görevli ile onu saklayan, bulan ya da başka surette ele geçiren herkes, ölümü öğrenir öğrenmez vasiyetnameyi sulh hâkimine teslim etmekle yükümlüdür. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer açılışa çağrılır; hak sahiplerine vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımları tebliğ edilir. Açılma, vasiyetnamenin geçerliliği hakkında karar niteliği taşımaz.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 595–597

Y

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Yasal Mirasçı

    Mirasçılık sıfatını mirasbırakanın iradesinden değil kanundan alan kişidir. Altsoy, ana baba ve ilgili zümreler, sağ kalan eş ve kanunun öngördüğü diğer kişiler belirli sıraya göre değerlendirilir. Her akraba aynı anda veya eşit payla mirasçı olmaz.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 495–501

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Yedek Mirasçı

    Mirasbırakanın, atadığı mirasçının kendisinden önce ölmesi veya mirası reddetmesi hâlinde onun yerine geçmek üzere belirlediği kişidir. Bir veya birden çok yedek mirasçı atanabilir; aynı kural belirli mal bırakmada da uygulanır. Yedek mirasçı, artmirasçıdan farklı olarak ilk mirasçıdan sonra değil onun yerine mirası kazanır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 520

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Yönetim Planı

    Yönetim planı, ana taşınmazın yönetim tarzını, kullanma amaç ve şeklini, yönetici ve denetçi ücretlerini ve yönetime ilişkin diğer hususları düzenleyen, sözleşme hükmündeki belgedir. Plan ve değişiklikleri bütün kat maliklerini, haleflerini, yönetici ve denetçileri bağlar; değişiklik tarihleri kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilir. Değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu gerekir. Toplu yapılarda (sitelerde) tek plan düzenlenir; 22/5/2026’dan itibaren bu planın değiştirilmesi, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin üçte ikisinin oyuna bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 28 ve 70

Z

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Zilyetliğin Korunması

    Zilyetliğin korunması, zilyedin gasp ve saldırılara karşı kuvvet kullanma ve dava yoluyla korunmasıdır. Zilyet gasp veya saldırıyı kuvvetle defedebilir, taşınmazda el koyanı kovabilir, taşınırı eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alabilir; ancak durumun haklı göstermediği ölçüde kuvvet kullanamaz. Gaspta şeyin geri verilmesi, saldırıda saldırının sona erdirilmesi ve sebebinin önlenmesi ile zararın giderilmesi, karşı taraf hak iddia etse bile dava edilebilir; gasp eden ancak üstün hakkını derhâl ispat ederse geri vermekten kaçınabilir. Dava hakkı, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren iki ay, her hâlde fiilden itibaren bir yıl geçmekle düşer.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 981–984

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Zilyetlik

    Bir eşya üzerinde fiilen hâkimiyet kurma durumudur. Malik, kiracı veya ödünç alan kişi farklı sıfatlarla zilyet olabilir. Zilyet olmak her zaman mülkiyet hakkına sahip olmak anlamına gelmez; kanun zilyetliği de belirli saldırılara karşı korur.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 973–984

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Zorunlu Geçit Hakkı

    Zorunlu geçit hakkı, taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malikin, tam bir bedel karşılığında komşu taşınmaz üzerinden kendisine geçit hakkı tanınmasını isteyebilmesidir. İstem önce, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya, sonra geçitten en az zarar görecek komşuya karşı yöneltilir; geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir. Malik geçidi kendiliğinden açamaz; anlaşmayla veya mahkeme kararıyla kurulan geçit, irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil edilir. Doğrudan kanundan doğan diğer geçit hakları ise tescilsiz doğar.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 747, 748 ve 780

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Zümre Sistemi

    Zümre sistemi, yasal mirasçı olan kan hısımlarının mirasbırakana yakınlıklarına göre sıralı gruplara (zümrelere) ayrıldığı sistemdir. Birinci zümreyi altsoy, ikinci zümreyi ana, baba ve onların altsoyu, üçüncü zümreyi büyük ana, büyük babalar ve onların altsoyu oluşturur; önceki zümrede mirasçı bulunması sonraki zümreyi mirastan dışlar. Mirasbırakandan önce ölen mirasçının yerini kural olarak her derecede halefiyet yoluyla altsoyu alır; ancak sağ kalan eşle birlikte üçüncü zümrede yalnız büyük ana, büyük babalar ve onların çocukları mirasçı olur. Sağ kalan eşin payı birlikte bulunduğu zümreye göre belirlenir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 495–499

Sayfa 2 / 2 · 51–99 / 99 terim

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page