top of page

Kira ve Borçlar Hukuku Terimleri — Sayfa 2

Terim listesine geç (120 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

Kira ve Borçlar Hukuku Terimleri

Sayfa 2 / 3 · 51–100 / 120 terim

K

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Artış Oranı

    Konut ve çatılı işyeri kiralarında yenilenen kira dönemlerinde kira bedeline uygulanabilecek artışın kanuni üst sınırıdır. Taraflar arasındaki artış anlaşması, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir; anlaşma yoksa bedel aynı sınır içinde hâkimce hakkaniyete göre belirlenir. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde yeni dönem bedeli emsal kira bedelleri de gözetilerek mahkemece belirlenebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 344

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Bedelinin Tespiti Davası

    Kira bedelinin tespiti davası, konut ve çatılı işyeri kiralarında yenilenen kira döneminde uygulanacak bedelin TBK m. 344’teki ölçütlere göre mahkemece belirlenmesi için açılan davadır; kira uyarlamasından ayrıdır. Dava her zaman açılabilir; ancak belirlenecek bedelin yeni dönemin başından itibaren geçerli olması için dava, yeni dönemin başlangıcından en az otuz gün önce açılmalıdır. Kiraya veren bu süre içinde artışı kiracıya yazılı olarak bildirmişse veya sözleşmede artış hükmü varsa dava yeni dönemin sonuna kadar açılabilir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 344–345 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira İlişkisinin Devri

    Kira ilişkisinin devri, kiracının kira sözleşmesindeki taraf sıfatını kiraya verenin yazılı rızasıyla üçüncü bir kişiye geçirmesidir. Yazılı rıza her kira türünde aranır; işyeri kiralarında kiraya veren haklı bir sebep olmadıkça rıza vermekten kaçınamaz. Devralan kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer ve devreden kiracı kiraya verene karşı borçlarından kurtulur; ancak işyeri kiralarında devreden, sözleşmenin bitimine kadar ve en çok iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu kalır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 323

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Sözleşmesi

    Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmenin geçerliliği kanunda özel bir şekle bağlanmamıştır; ancak konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır ve kiracının tahliye taahhüdü de yazılı olmalıdır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyan özel hükümler uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 12, 299 ve 339–356

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Sözleşmesinin Olağan Feshi

    Belirsiz süreli kira sözleşmesinin, kanundaki veya sözleşmedeki fesih dönemlerine ve bildirim sürelerine uyularak sona erdirilmesidir. Taşınmaz kiralarında taraflar, yerel âdetteki kira döneminin, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık bildirim süresine uyarak feshedebilir; taşınır kiralarında bildirim süresi kural olarak üç gündür. Süreye uyulmayan bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur; konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin fesih imkânı ayrıca sınırlandırılmıştır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 328–330 ve 347

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Sözleşmesinin Olağanüstü Feshi

    Kira ilişkisinin devamını taraflardan biri için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığında, sözleşmenin süresi beklenmeden yasal fesih bildirim süresine uyularak her zaman feshedilmesidir. Hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak olağanüstü feshin parasal sonuçlarına karar verir. Kiracının iflası ve ölümü gibi hâller kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 331–333

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Şerhi

    Taşınmaz kiralarında, taraflarca kararlaştırılması hâlinde kiracılık hakkının tapu siciline şerh verilmesidir. Şerh verilen kira hakkı, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir. Şerh verilmemesi kira sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 312 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1009

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Uyarlaması

    Kira uyarlaması, sözleşme kurulurken öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun, uyarlama isteyen taraftan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkıp mevcut dengeyi ifanın istenmesi dürüstlük kurallarına aykırı düşecek ölçüde bozması hâlinde, henüz ifa edilmemiş veya haklar saklı tutularak ifa edilmiş edimler bakımından kira sözleşmesinin hâkimce yeni koşullara uydurulmasıdır. Uyarlama mümkün değilse kural olarak fesih hakkı kullanılır. Yabancı para üzerinden kararlaştırılan kira bedeli beş yıl geçmedikçe değiştirilemez, ancak aşırı ifa güçlüğüne dayalı uyarlama saklıdır. Uyarlama, yenilenen dönem bedelinin belirlendiği kira tespit davasından ayrıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 138 ve 344

    Doktrin: Büşra Şahin Aydın (2026), Güncel Yargı Kararları Işığında Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Kira Bedelinin Belirlenmesi (TBK m. 344/3) ile Uyarlama (TBK m. 138) Hükümleri Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 23(2), s. 961–1010 · Duygu Koçak Diker (2024), Konut Kiralarında Kira Bedelinin Belirlenmesine İlişkin Düzenlemeler ile Kiraya Verenin Uyarlama Talebinin Değerlendirilmesi, İstanbul Hukuk Mecmuası 82(4), s. 1059–1099

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

    Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olmasıdır. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu zorunluluğun dışındadır; ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları da aynı düzenlemeye tabidir. Taşınmazla ilgili anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır.

    İlgili mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiracının Ölümü

    Kiracının ölmesiyle kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermez; mirasçıları sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında ölen kiracıyla aynı konutta oturanlar ve kanunda sayılan diğer kişiler, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilir. Fesih yapılmadıkça kira bedelinin ödenmesi yükümlülüğü devam eder.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 333 ve 356

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiracının Temerrüdü

    Kiracının temerrüdü, kiracının kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödememesi hâlidir. Bu durumda kiraya veren, kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu süre içinde de ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden itibaren işler. İki haklı ihtara dayalı tahliye ayrı bir hukuki yoldur.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 315 ve 352/2

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kirada Özenle Kullanma ve Komşulara Saygı

    Kiracının kiralananı sözleşmeye uygun kullanması ve aynı taşınmazdaki kişilerle komşulara gerekli saygıyı göstermesi yükümlülüğüdür. Aykırılığın giderilmesi için bildirim ve süre gerekebilir. Ağır veya giderilmesi yararsız hâllerde kanunun izin verdiği farklı fesih koşulları uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 316

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananda Yenilik ve Değişiklik

    Kiralananda yenilik ve değişiklik, kira süresi içinde kiralananda yapılan yapısal veya işlevsel değişikliklerdir. Kiraya veren, sözleşmenin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek yenilik ve değişiklikleri kiracının menfaatlerini gözeterek yapabilir; kiracının bedel indirimi ve tazminat hakları saklıdır. Kiracı ise ancak kiraya verenin yazılı rızasıyla yenilik ve değişiklik yapabilir; rıza veren kiraya veren, yazılı olarak kararlaştırılmadıkça eski hâle getirmeyi isteyemez, kiracı da aksine yazılı anlaşma yoksa bunlardan doğan değer artışının karşılığını isteyemez.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 320–321

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Ayıbı

    Kiralananın ayıbı, kiralananın sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişliliğini etkileyen eksikliğidir. Başlangıçta bulunan ayıp ile sonradan oluşan ayıp için kiracının hakları ayrıca düzenlenir. Ayıbın giderilmesi, kira bedelinden indirim, zararın giderilmesi veya fesih gibi sonuçlar; ayıbın önemine ve kiraya verene bildirim gibi koşullara bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 301, 304–308 ve 318

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın El Değiştirmesi

    Kira sözleşmesinin kurulmasından sonra kiralananın satış veya başka bir sebeple el değiştirmesi hâlinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olmasıdır. Kira ilişkisi yeni malikle aynı koşullarla devam eder; el değiştirme tek başına kiracının tahliyesini gerektirmez. Yeni malikin kendisi veya yakınları için gereksinim sebebiyle tahliye isteyebilmesi ayrı koşullara bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 310 ve 351

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Erken Geri Verilmesi

    Kiralananın erken geri verilmesi, kiracının sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı kiraya verene geri vermesidir. Bu durumda kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre boyunca devam eder; kiracı bu süre dolmadan kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa borçları sona erer. Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderleri ve kiralananı başka biçimde kullanarak elde ettiği veya kasten elde etmekten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmek zorundadır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 325

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Geri Verilmesi

    Kiralananın geri verilmesi, kira sözleşmesi sona erdiğinde kiracının kiralananı teslim aldığı durumda kiraya verene iade etmesidir. Kiracı, sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananı gözden geçirip kiracının sorumlu olduğu eksiklik ve ayıpları hemen yazılı olarak bildirmezse kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur; olağan incelemeyle belirlenemeyecek eksiklik ve ayıplarda sorumluluk sürer, ancak bunlar da belirlendiklerinde hemen yazılı olarak bildirilmelidir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 334–335

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kiralananın Gösterilmesi ve Gezilmesi

    Kiracının, bakım, satış veya sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde kiraya verenin ve onun belirlediği kişilerin kiralananı gezip görmesine izin verme yükümlülüğüdür. Kiracı ayrıca ayıpların giderilmesi ve zararların önlenmesi için yapılan çalışmalara katlanmak zorundadır. Kiraya veren bu çalışmaları ve gezme zamanını uygun bir süre önce bildirmeli ve kiracının yararlarını gözetmelidir; kiracının bedel indirimi ve tazminat hakları saklıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 319

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Konut ve Çatılı İşyeri Kirası

    Konut ve çatılı işyeri kirası, konut ya da çatılı işyeri olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlara ilişkin, TBK’de kiracıyı koruyan özel hükümlere tabi kira türüdür. Bu hükümler birlikte kullanıma bırakılan eşyaya ve kamu kurum ve kuruluşlarının bütün kira sözleşmelerine de uygulanır; niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay veya daha kısa süreli kiralarında uygulanmaz. Belirli sürenin bitmesi kiraya verene tek başına sona erdirme hakkı vermez; kiraya veren sözleşmeyi on yıllık uzama süresi sonunda bildirimle ya da gereksinim, yeniden inşa, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, temerrüt gibi kanuni sebeplerle sona erdirebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 315 ve 339–356

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Korkutma

    Korkutma (ikrah), bir kişinin kendisinin veya bir yakınının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesi bulunduğuna haklı olarak inandırılarak sözleşme yapmaya yöneltilmesidir; bir hakkın kullanılacağı tehdidiyle karşı tarafın zor durumundan aşırı yarar sağlanması da korkutma sayılır. Korkutulan, korkutma üçüncü kişiden gelse bile sözleşmeyle bağlı değildir; ancak bunu bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen karşı tarafa hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat öder. Korkutmanın etkisi kalktıktan sonra bir yıl içinde bağlı olmadığını bildirmeyen, sözleşmeyi onamış sayılır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 37–39

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kullanım Ödüncü

    Bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere başkasına bırakılması ve kullanımdan sonra aynı şeyin geri verilmesinin üstlenilmesidir. Bedelli kullanma sağlayan kiradan ayrılır. Kullanım sınırları, giderler ve geri verme zamanı sözleşme ile kanuna göre belirlenir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 379–385

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Kumar ve Bahis

    Kumar ve bahis, doğurduğu alacak için dava açılamayan ve takip yapılamayan ilişkilerdir; bu kural kumar veya bahis için bilerek verilen avans ve ödünçlere, bu nitelikteki fiyat farkı esaslı vadeli satışlara ve bu amaçla imzalanan senetlere de uygulanır; kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır. Kumar veya bahis borcu için isteyerek yapılan ödeme geri istenemez; oyunun usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olay veya karşı tarafın fiiliyle engellenmişse ya da karşı taraf hile karıştırmışsa geri istenebilir. Kanun veya yetkili makamlarca izin verilen piyango ve şans oyunlarından doğan alacaklar bu kısıtlamaya tabi değildir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 604–606

M

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Maddi Tazminat

    Maddi tazminat, haksız fiil, sözleşmeye aykırılık veya kanunda öngörülen başka bir sebeple kişinin malvarlığında meydana gelen azalmanın ya da uğranılan kazanç kaybının para ile giderilmesidir. Hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirler; zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuş ya da tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa tazminatı indirebilir veya kaldırabilir. Zararın miktarı tam ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek hakkaniyete uygun miktarı belirler.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50–52

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Manevi Tazminat

    Manevi tazminat, kişilik hakkı zedelenen kişinin uğradığı manevi zararın giderilmesi için hükmedilen bir miktar paradır. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktarın ödenmesine karar verebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine hükmedilebilir. Hâkim paranın yerine veya ona ek olarak başka bir giderim biçimine, özellikle saldırıyı kınayan bir karara ve bu kararın yayımlanmasına da hükmedebilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 56 ve 58

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Muacceliyet

    Alacaklının borcun yerine getirilmesini talep edebileceği aşamadır; bu aşamaya gelmiş borca muaccel borç denir. İfa zamanı kararlaştırılmamış ve hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmıyorsa her borç, doğumu anında muaccel olur. Muacceliyet ile temerrüt her zaman aynı anda gerçekleşmez; muaccel borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 90 ve 117

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Munzam Zarar

    Temerrüt faizini aşan ve alacaklının gecikme nedeniyle uğradığı ek zarardır. Alacaklı bu zararın varlığını ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Borçlu kusursuzluğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 122

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Muvazaa

    Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapma konusunda anlaşmalarıdır. Sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılır; bu nedenle görünüşteki işlem tarafları bağlamaz, gizli işlem ise kendi geçerlilik ve şekil koşullarını taşıyorsa hüküm doğurabilir. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanan üçüncü kişiye karşı muvazaa savunmasında bulunamaz.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Mücbir Sebep

    Önceden öngörülemeyen, karşı konulamayan ve borcun ifasını imkânsız kılan dış olaydır. Borçlunun sorumlu tutulamayacağı hâllerde borç sona erebilir veya ifa süresi etkilenir. Mücbir sebep iddiası, olayın niteliği ve somut sözleşme birlikte değerlendirilerek incelenir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 136–137

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müeccel

    İfası ileri bir tarihe bırakılmış, henüz muaccel olmamış borcu anlatır. Müeccel borç için kural olarak ifa istenemez ve temerrüt faizi işlemez. Vade geldiğinde borç muaccel hâle gelir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 90 ve 96

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müterafik Kusur

    Zarar görenin de zararın doğmasında veya artmasında kusurlu davranmasıdır. Hâkim bu durumda tazminatı indirebilir, ağır hâllerde tamamen kaldırabilir. Zararı azaltma külfetine uyulmaması da bu kapsamda değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müteselsil Kefil

    Müteselsil kefil, bu sıfatla veya aynı anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına giren ve alacaklının, asıl borçluyu takip etmeden ya da taşınmaz rehnini paraya çevirmeden takip edebileceği kefildir. Bunun için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir; teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni varsa kural olarak önce rehin paraya çevrilir. Kefil azami sorumluluk tutarını, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını yazılı sözleşmede kendi el yazısıyla belirtmelidir; kanundaki istisnalar dışında evli kefil için eşin yazılı rızası gerekir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 583–586

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müteselsil Sorumluluk

    Müteselsil sorumluluk (müteselsil borçluluk), birden çok borçludan her birinin aynı borcun tamamından alacaklıya karşı sorumlu olmasıdır. Borçluların bu yöndeki beyanıyla veya kanunda öngörülen hâllerde doğar; birlikte zarara yol açanlar ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olanlar da müteselsilen sorumludur. Alacaklı borcun tamamını veya bir kısmını dilediği borçludan isteyebilir; sorumluluk borç tamamen ödeninceye kadar sürer. Payından fazlasını ödeyen, fazlası için diğerlerine rücu eder ve alacaklıya halef olur; iç ilişkide kural olarak eşit paylar, aynı zarardan sorumlular arasında ise özellikle kusurun ağırlığı ve tehlikenin yoğunluğu esas alınır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 61–62 ve 162–168

O

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    On Yıllık Uzama Süresi

    On yıllık uzama süresi, konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli sözleşmenin, kiracı süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça aynı koşullarla birer yıl uzadığı yılların toplamı on yıla ulaşıncaya kadar geçen süredir. Bu süre içinde kiraya veren sözleşmeyi yalnız sürenin bitmesine dayanarak sona erdiremez; süre dolduktan sonra izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunarak sebep göstermeksizin sona erdirebilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya veren, kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildiriminde bulunabilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 347–348

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ortak Gider

    Ortak gider, kat mülkiyetine tabi ana gayrimenkulde kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri, sigorta primleri, ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarımı, yönetici aylığı ve ortak tesislerin işletilmesi gibi giderlerdir. Kat malikleri, aralarında başka anlaşma yoksa ilk dört kaleme eşit, diğerlerine arsa payı oranında katılır. Kiracı, kat malikinin gider ve avans borcundan ödeyeceği kira miktarıyla sınırlı olarak müteselsilen sorumludur ve ödediği tutar kiradan düşülür; ısıtma, aydınlatma ve su gibi kullanma giderleri ise aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine yerel âdet yoksa kiracıya aittir.

    İlgili mevzuat: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 20 ve 22 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 341

Ö

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ödemezlik Def’i

    Ödemezlik def’i, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifası istenen tarafın, karşı taraf kendi borcunu ifa etmedikçe veya ifasını önermedikçe kendi edimini yerine getirmekten kaçınabilmesini sağlayan savunma aracıdır. İfa isteyen taraf, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkına sahipse bu def’i ona karşı ileri sürülemez. Bir def’i olduğundan ifası istenen tarafça ileri sürülmesi gerekir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 97

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

    Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. Mirasçı atama içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz; Devletçe tanınmış bir bakım kurumunun yetkili makamlarca belirlenen koşullarla yaptığı sözleşmede yazılı şekil yeterlidir. Taşınmazını devreden bakım alacaklısı, haklarının güvencesi olarak bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 611–614

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi

    Gelir borçlusunun, gelir alacaklısına; kendisinin, alacaklının veya üçüncü bir kişinin ömrü boyunca belirli dönemsel edimlerde bulunmayı üstlendiği sözleşmedir. Aksine açık hüküm yoksa sözleşme, gelir alacaklısının ömrü boyunca kurulmuş sayılır. Geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 607–610

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Ön Sözleşme

    Tarafların ileride bir sözleşme yapmayı üstlendikleri anlaşmadır. Geçerliliği, kural olarak asıl sözleşmenin şekline bağlıdır. Taşınmaz satış vaadi en bilinen örneğidir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 29

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Öneri

    Öneri (icap), karşı tarafa yöneltilen ve onun kabulüyle sözleşmenin kurulmasını sağlayan irade açıklamasıdır. Kabul için süre belirleyen öneren bu sürenin sonuna kadar bağlıdır; süresiz öneri hazır olanlar arasında hemen kabul edilmezse, hazır olmayanlar arasında ise zamanında gönderilen yanıtın ulaşması beklenebilecek andan sonra bağlayıcılığını yitirir. Fiyat gösterilerek mal sergilenmesi veya fiyat listesi gönderilmesi, aksi açıkça anlaşılmadıkça öneri sayılır; ısmarlanmamış bir şeyin gönderilmesi ise öneri değildir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 3–9

R

S

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Satış Sözleşmesi

    Satıcının satılanın zilyetliğini ve mülkiyetini alıcıya devretmeyi, alıcının da buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine âdet yoksa taraflar borçlarını aynı anda ifa eder; durum ve koşullara göre belirlenebilen bedel kararlaştırılmış sayılır. Taşınmaz satışında sözleşmenin resmî şekilde yapılması geçerlilik koşuludur.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 207 ve 237

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Satışta Ayıp

    Satışta ayıp, satılanın satıcının bildirdiği nitelikleri taşımaması ya da kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklikler içermesidir. Satıcı ayıbı bilmese de sorumludur; ancak alıcının sözleşme sırasında bildiği ayıplardan sorumlu olmaz. Alıcı satılanı gözden geçirip ayıbı uygun sürede bildirirse sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız benzeriyle değiştirme haklarından birini kullanabilir. Tüketici işlemlerinde özel koruyucu hükümler uygulanır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 219–231 · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 8–11

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sebepsiz Zenginleşme

    Haklı bir sebep olmadan başkasının malvarlığı veya emeği üzerinden elde edilen zenginleşmedir. Sebebin hiç bulunmaması, gerçekleşmemesi veya sonradan ortadan kalkması geri verme talebi doğurabilir. İadenin kapsamı, iyiniyet ve kanuni istisnalara göre değişir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 77–82

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Seçimlik Borç

    Birden çok edimden yalnız birinin ifasıyla sona eren borçtur. Hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça edimlerden birini seçme yetkisi borçluya aittir. Seçim yapıldıktan sonra borç, seçilen edim yönünden basit borca dönüşür.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 87

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Simsarlık Sözleşmesi

    Simsarın, taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânını hazırlamayı veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve sözleşme kurulursa ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Ücret, kural olarak aracılık edilen sözleşmenin kurulmasına bağlıdır. Taşınmaz simsarlığında sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik şartıdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 520–525

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sözleşme Serbestisi

    Tarafların, kanuni sınırlar içinde sözleşme yapıp yapmamayı ve içeriğini belirleyebilmesidir. Emredici hükümler, kişilik hakları, ahlak ve kamu düzeni bu serbestiyi sınırlayabilir. Özellikle koruyucu sözleşme kuralları, tarafların her hükmü serbestçe kararlaştırmasına izin vermez.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 26–27

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sözleşmenin Devri

    Sözleşmenin devri, devreden, devralan ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin sözleşmedeki taraf sıfatını bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçiren anlaşmadır. Devreden ile devralan arasında yapılıp sözleşmede kalan tarafın önceden verdiği izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da aynı sonucu doğurur. Devrin geçerliliği devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır. Taraf sıfatını bütünüyle geçirdiği için, yalnız tek bir alacağı veya borcu geçiren alacağın devri ve borcun üstlenilmesinden ayrılır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 205

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Sözleşmenin Kurulması

    Sözleşmenin kurulması, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla sözleşmenin meydana gelmesidir. İrade açıklaması açık veya örtülü olabilir; taraflar esaslı noktalarda uyuşmuşsa ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır. Kanunun geçerlilik şekli öngördüğü sözleşmelerde bu şekle uyulmadan yapılan anlaşma hüküm doğurmaz.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 1–2 ve 12

T

Sayfa 2 / 3 · 51–100 / 120 terim

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page