top of page

E Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri

Terim listesine geç (43 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

E Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri

Sayfa 1 / 1 · 1–43 / 43 terim

E

  • İcra ve İflas

    E-Haciz

    E-haciz, haczin elektronik ortamda uygulanmasıdır. İcra takiplerinde ödeme emrindeki süre geçtikten, itiraz edilmişse itiraz kaldırıldıktan sonra alacaklı, UYAP’a entegre sistemler üzerinden borçlunun mal, hak ve alacaklarını sorgulayıp haciz isteyebilir ve icra dairesi tespit edilen varlıkları elektronik ortamda haczeder; resmî sicile kayıtlı mallar kaydına işlenerek doğrudan haczedilebilir. Kamu alacaklarında tahsil daireleri, bankalar gibi üçüncü kişilere gönderdikleri haciz bildirilerini elektronik ortamda tebliğ edebilir. Haczedilemeyen mal ve gelirlere ilişkin kanuni sınırlar bu hacizlerde de geçerlidir.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 8/a ve 78–79 · 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m. 79

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Ecrimisil

    Ecrimisil, bir malı hak sahibinin rızası ve hukuki bir sebep olmaksızın kullanan kişiden bu kullanım nedeniyle istenen haksız işgal tazminatıdır. Özel hukukta iyiniyetli olmayan zilyet, şeyi haksız alıkoyması yüzünden verdiği zararları ve elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal ettiği ürünleri tazminle yükümlüdür; iyiniyetli zilyet ise karineyle mevcut hakkına uygun kullanım nedeniyle tazminat ödemez. Devletin özel mülkiyetindeki veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar ile kanunda sayılan diğer taşınmazların işgalinde ise 2886 sayılı Kanun uyarınca, idarenin zarara uğraması ve işgalcinin kusuru aranmaksızın ecrimisil istenir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 993 ve 995 · 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, m. 75

    Doktrin: Hilal Özdemir (2020), Ecrimisil Tazminatı, Selçuk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Dergisi 3(1), s. 83–108

  • Usul ve Yargılama

    Eda Davası

    Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin istendiği davadır. Alacağın ödenmesi talebi buna örnektir; yalnız bir hukuki ilişkinin varlığını belirleyen tespit davasından farklıdır.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 105–106

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Edinilmiş Mal

    Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eşin, bu rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Çalışmanın karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının ödemeleri, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu gruptadır. Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır; bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren eş bunu ispatlamakla yükümlüdür.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 219–222

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

    Eşler mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçmedikçe aralarında uygulanan yasal mal rejimidir. Rejim, her eşin kişisel malları ile rejim süresince karşılığını vererek elde ettiği edinilmiş mallarını kapsar; her eş bunları yasal sınırlar içinde yönetir, bunlardan yararlanır ve kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Rejim sona erdiğinde her eş veya mirasçıları, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahip olur; bu oran mal rejimi sözleşmesiyle değiştirilebilir ve her malın mülkiyetinin kendiliğinden yarıya bölünmesi anlamına gelmez.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202 ve 218–241

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Eğitim Nafakası

    Ergin olduğu hâlde eğitimi devam eden çocuğun, eğitimi sona erinceye kadar ana ve babası tarafından, durum ve koşullara göre onlardan beklenebilecek ölçüde bakılmasıdır. Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer; eğitim sürüyorsa yükümlülük bu ölçüyle sınırlı olarak devam eder. Talep değerlendirilirken ana ve babanın ekonomik gücü ile eğitimin fiilen sürüp sürmediği dikkate alınır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 328

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Eklenti

    Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre asıl şeyin işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için ona sürekli olarak özgülenen ve kullanımında ona bağlı kılınan taşınır maldır. Asıl şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe eklentiyi de kapsar; eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez. Kat mülkiyetinde ise eklenti, bağımsız bölümün dışında olup doğrudan ona tahsis edilen kömürlük, garaj gibi yerlerdir ve o bölümün bütünleyici parçası sayılır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 686–687 · 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, m. 2 ve 6

  • Ceza ve İnfaz

    El Koyma

    Suçun ispatına yarayacak veya müsadereye tabi eşya ve malvarlığı değerlerinin, rızayla teslim edilmemesi hâlinde zorla adli makamların hâkimiyetine alınmasıdır. Kural olarak hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, ona ulaşılamazsa kolluk amirinin yazılı emriyle yapılır; hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve kırk sekiz saat içinde karar açıklanmazsa kendiliğinden kalkar. Taşınmaz, hesap, hak ve alacaklara elkoymaya kural olarak ancak hâkim karar verebilir; bazı bilişim suçlarında askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate ise gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de elkonulabilir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 123–132

  • Miras ve Eşya Hukuku

    El Yazılı Vasiyetname

    Mirasbırakanın, yapıldığı yıl, ay ve günü göstererek baştan sona kendi el yazısıyla yazıp imzaladığı vasiyetnamedir. Bilgisayarla yazılan veya başkasının yazdığı metin bu şekle uygun değildir. Saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine ya da yetkili memura bırakılabilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 538

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Elatmanın Önlenmesi

    Malikin mülkiyet hakkına yönelik haksız müdahalenin sona erdirilmesini istemesidir. Mal tamamen elden alınmamış olsa da kullanımın haksız engellenmesi gibi durumlarda gündeme gelebilir. Zararın veya kullanım bedelinin karşılanması talepleri bundan ayrıdır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 683

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Elbirliği Mülkiyeti

    Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmenin oluşturduğu topluluk nedeniyle mallara birlikte malik olunmasıdır. Ortakların belirlenmiş eşya payları bulunmaz; hakları ortaklık mallarının bütününe yayılır. Miras ortaklığı bunun temel örneklerindendir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 640 ve 701–703

  • İcra ve İflas

    Elektronik Satış

    Elektronik satış, haczedilen malların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırma suretiyle satılmasıdır. Teklif verme süresi yedi gündür; teklifler arasındaki fark muhammen kıymetin binde beşinden ve her hâlde bin Türk lirasından az olamaz; son on dakikada verilen teklif artırmayı üç dakika, uzama süresinde verilen her yeni teklif de o andan itibaren üç dakika uzatır, ancak uzamaların toplamı Adalet Bakanlığı aksine karar vermedikçe bir saati geçemez. İlan, teminat ve asgari teklif gibi artırma şartları İİK m.114’te düzenlenmiştir; 7589 sayılı Kanunla vesayet altındaki kişilerin mallarının açık artırmayla satışı da 31/10/2026’dan itibaren bu portalda yapılacaktır.

    İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 111/b ve 114 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 440 ve 444

  • Usul ve Yargılama

    Elektronik Tebligat

    Tebligatın, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yapılmasıdır. Kanunda sayılan kişi ve kurumlar için zorunludur. Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

    İlgili mevzuat: 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 7/a

  • İcra ve İflas

    Emekli Maaşı Haczi

    Emekli maaşı haczi, 5510 sayılı Kanun uyarınca bağlanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczi konusudur. Bu gelir ve aylıklar kural olarak haczedilemez ve devir veya temlik edilemez; yalnız Sosyal Güvenlik Kurumunun kanuna göre takip ve tahsil edilen alacakları ile nafaka borçları için haczedilebilir. Bunun dışındaki haciz talepleri, borçlunun muvafakati bulunmadıkça icra müdürünce reddedilir.

    İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 93

  • Kamu ve Vergi Hukuku

    Emlak Vergisi

    Türkiye sınırları içindeki binalardan bina vergisi, arazi ve arsalardan arazi vergisi olarak alınan vergidir. Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda binde iki; arazi vergisinin oranı arazide binde bir, arsada binde üçtür ve bu oranlar büyükşehir belediye sınırları ile mücavir alanlarda yüzde yüz artırımlı uygulanır. Kanunda sayılan ve brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskeni bulunan bazı kişiler için oran Cumhurbaşkanınca sıfıra kadar indirilebilir.

    İlgili mevzuat: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu, m. 1, 8, 12 ve 18

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Emsal Kira Bedeli

    Emsal kira bedeli, benzer nitelikteki taşınmazlar için aynı bölgede uygulanan kira bedelidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında hâkim, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve izleyen her beş yılın sonunda yeni kira bedelini TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedellerini gözeterek hakkaniyete göre belirler; yabancı para kiralarında bu ölçütler beş yıl geçtikten sonra uygulanır. Bu hâller dışında hâkimin belirleyeceği bedel, önceki kira yılının TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranını aşamaz. Vergi hukukundaki emsal kira bedeli ayrı bir kavramdır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 344

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Emzirme Ödeneği

    Analık sigortasından; 4/a veya 4/b kapsamındaki sigortalı kadına, sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, kendi çalışmasından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla ödenen tutardır. Hizmet akdiyle çalışanda doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş; bağımsız çalışanda aynı sürede en az 120 gün prim yatırılmış ve genel sağlık sigortası dahil prim borçları ödenmiş olmalıdır. Tutar, Kurumca belirlenen tarifeye göre ödenir.

    İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 16

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Engelli İşçi Çalıştırma Zorunluluğu

    Elli veya daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin belirli oranda engelli işçi çalıştırma yükümlülüğüdür. Oran özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli; kamu işyerlerinde yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlüdür ve aynı il sınırları içindeki işyerlerinin toplam işçi sayısı esas alınır. İşçiler Türkiye İş Kurumu aracılığıyla sağlanır; yükümlülüğe aykırılık idari para cezası yaptırımına bağlanmıştır.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 30 ve 101

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ergin Kılınma

    On beş yaşını doldurmuş küçüğün, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınmasıdır. Ergin kılınan küçük, on sekiz yaşını doldurmadan ergin sayılır. Ergin kılınma kendiliğinden gerçekleşmez; vesayet altındaki küçük için vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerekir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 11, 12 ve 463

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Erginlik

    Kişinin kanunen reşit sayıldığı durumdur; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar; on beş yaşını dolduran küçük de kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir. Fiil ehliyeti için erginlik tek başına yetmez; ayrıca ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı bulunmamak gerekir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 10–12

  • Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler

    Erken Ödeme Hakkı

    Tüketicinin vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksidi ya da borcun tamamını vadesinden önce ödeyebilmesidir. Taksitli satış, tüketici kredisi ve konut finansmanında karşı taraf, erken ödenen miktara göre gerekli faiz ve maliyet indirimlerini yapmakla yükümlüdür. Konut finansmanında yalnız faiz oranı sabitse ve sözleşmede öngörülmüşse, kalan vadesi otuz altı ayı aşmayan kredilerde erken ödenen tutarın yüzde birini, aşanlarda yüzde ikisini geçmeyen erken ödeme tazminatı istenebilir.

    İlgili mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 20, 27 ve 37

  • Ceza ve İnfaz

    Erteleme

    Mahkûm olunan hapis cezasının, kanuni şartlarla denetim sürecine bağlanmasıdır. TCK m. 51’de genel sınır iki yıl, suç tarihindeki belirli yaş grupları için üç yıldır. Denetimin kanuna uygun tamamlanması hâlinde ceza infaz edilmiş sayılır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya infazın başka nedenle ertelenmesiyle aynı kurum değildir.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 51

  • Ceza ve İnfaz

    Esas Hakkında Mütalaa

    Kovuşturma evresinde delillerin ortaya konulmasından sonra Cumhuriyet savcısının, sanığın mahkûmiyeti, beraati veya başka bir karar verilmesi yönündeki görüşünü açıkladığı beyandır. Mütalaa üzerine sanık ve müdafii savunma yapar; taraflar birbirlerinin açıklamalarına cevap verebilir. Mütalaa mahkemeyi bağlamaz; hüküm, duruşmaya getirilip huzurda tartışılan delillere göre verilir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 202, 216, 217 ve 225

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Eser Sözleşmesi

    Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sonucun teslimi, ayıp ve iş sahibinin hakları önem taşır. Her hizmet ilişkisi eser sözleşmesi sayılmaz; üstlenilen edimin niteliğine bakılır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 470–478

  • Usul ve Yargılama

    Eski Hâle Getirme

    Eski hâle getirme, elde olmayan sebeplerle kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kişinin, kaçırılan işlemi kanundaki koşullarla sonradan yapabilmesini sağlayan yoldur. Talep, engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde dilekçeyle yapılır ve süresinde yapılamayan işlemin de bu süre içinde yapılması zorunludur. Aynı sonuca başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa eski hâle getirme istenemez; ilk derece ve istinaf yargılamasında talep kural olarak en geç nihai karar verilinceye kadar yapılabilir.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 95–101

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Eşit Davranma İlkesi

    İşverenin benzer durumdaki işçiler arasında hukuken geçerli sebep olmadan ayrım yapmamasını gerektiren ilkedir. Dil, cinsiyet, engellilik ve benzeri nedenlere dayalı ayrımcılığa karşı özel koruma vardır; her ücret veya görev farkı tek başına ihlal sayılmaz.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 5

  • Ceza ve İnfaz

    Eşya Müsaderesi

    Suçla kanunda belirtilen bağlantıyı taşıyan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine yönelik güvenlik tedbiridir. İyi niyetli üçüncü kişinin hakları ve ölçülülük gibi koşullar gözetilir. Geçici bir koruma tedbiri olan elkoymadan farklıdır.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 54

  • Ceza ve İnfaz

    Etkin Pişmanlık

    Suç tamamlandıktan sonra failin zararı gidermesi, delillerin ortaya çıkarılmasına yardım etmesi veya suç örgütünden ayrılması gibi davranışlarının cezada indirim ya da cezasızlık sonucu doğurmasıdır. Genel bir indirim sebebi değildir; yalnız kanunun etkin pişmanlığı öngördüğü suçlarda, ilgili hükümdeki koşul ve oranlarla uygulanır. Örneğin hırsızlık, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi suçlarda zararın kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesi cezanın üçte ikisine, hüküm verilmeden önce giderilmesi ise yarısına kadar indirilmesini sağlar.

    İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 168 ve ilgili özel hükümler

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Ev İçi Şiddet

    Şiddet mağduru ile şiddet uygulayan aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hane içinde ya da aile mensubu sayılan kişiler arasında gerçekleşen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddettir. 6284 sayılı Kanun şiddeti; zarar veren veya zarar vermesi muhtemel hareketlerin yanında tehdit, baskı ve özgürlüğün keyfî engellenmesini de kapsayacak biçimde tanımlar. Korunan kişi için koruyucu, şiddet uygulayan için önleyici tedbir kararı istenebilir.

    İlgili mevzuat: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 2–5

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlat Edinme

    Kanuni koşullar sağlanınca mahkeme kararıyla soybağı kurulmasıdır. Küçükler ile ergin veya kısıtlı kişiler bakımından koşullar aynı değildir. Çocuğun yararı, gerekli rızalar, bakım ilişkisi ve inceleme yükümlülüğü birlikte değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 305–320

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Evlatlığın Mirasçılığı

    Evlatlık ve altsoyunun, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olmasıdır. Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlat edinen ve onun hısımları evlatlığa mirasçı olamaz.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 500

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması

    Evlat edinmenin kanuni koşullara aykırı kurulması nedeniyle evlatlık ilişkisinin mahkemece sona erdirilmesidir. Kanuni sebep olmadan rızası alınmayan kişiler, küçüğün menfaati ağır biçimde zedelenmeyecekse; esasa ilişkin başka bir noksanlık bulunduğunda ise Cumhuriyet savcısı ve her ilgili dava açabilir. Noksanlık sonradan ortadan kalkmışsa veya yalnız usule ilişkin olup kaldırma evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez; dava hakkı sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 317–319

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlenme Engelleri

    Kanunun belirli kişiler arasında veya belirli durumlar sürdükçe evlenmeyi yasakladığı hâllerdir. Üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında; kayın hısımlığını doğuran evlilik sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında; evlat edinen ile evlatlık veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır. Yeniden evlenmek isteyen önceki evliliğinin sona erdiğini ispatlamalıdır; kadın için bekleme süresi ile akıl hastalığına ilişkin engel de ayrıca düzenlenmiştir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 129–133

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Evlenme Ödeneği

    Hak sahibi olarak gelir veya aylık alan kız çocuğuna, evlenmesi nedeniyle aylığının kesilmesi gerektiğinde talebi üzerine bir defaya mahsus peşin ödenen tutardır. Ödenek, almakta olduğu aylık veya gelirin iki yıllık tutarı kadardır. Ödeneği alan kişi aylığının kesildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yeniden hak sahibi olursa, iki yıllık sürenin sonuna kadar kendisine gelir veya aylık bağlanmaz.

    İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 37

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlenme Yaşı

    Erkek veya kadının evlenebilmesi için doldurması gereken on yedi yaştır. Hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebilir; olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir. Ergin olmayan kişi yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez; ayırt etme gücüne sahip olmayanlar ise evlenemez.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 124–126

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlenmede Mutlak Butlan

    Evlenmenin, kanunda sınırlı olarak sayılan ağır sakatlıklardan biriyle batıl olmasıdır: evlenme sırasında eşlerden birinin evli bulunması, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması, evlenmeye engel derecede akıl hastalığı veya eşler arasında evlenmeye engel hısımlık bulunması. Dava Cumhuriyet savcısınca re’sen açılır, ilgisi olan herkes de açabilir; ancak sona ermiş evliliğin butlanı savcı tarafından re’sen dava edilemez. Batıl evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer ve o zamana kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 145–147 ve 156

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlenmede Nisbî Butlan

    Evlenmenin, kanunda sayılan ve yalnız dava hakkı tanınan kişilerin ileri sürebildiği sakatlıklar nedeniyle hâkim kararıyla iptal edilmesidir. Evlenme sırasında geçici olarak ayırt etme gücünden yoksun olan, yanılan, aldatılan veya korkutulan eş, sebebi öğrendiği ya da korkunun etkisi kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde dava açabilir. Küçük veya kısıtlı yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmişse izni alınmayan temsilci dava açabilir; ancak kişi sonradan on sekiz yaşını doldurarak ergin olur, kısıtlılıktan kurtulur veya kadın gebe kalırsa iptale karar verilemez.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 148–153

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evliliğin Butlanı

    Evlenmenin, kuruluşu sırasında var olan ve kanunda sayılan bir sakatlık nedeniyle hâkim kararıyla sona erdirilmesidir. Mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısınca re’sen açılır, ilgisi olan herkes de açabilir; nispi butlanda dava hakkı kural olarak ilgili eşe aittir ve süreye bağlıdır, izinsiz evlenmede yasal temsilci de dava açabilir. Batıl evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer ve o zamana kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur; çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır, eşler arasında mal rejimi, tazminat ve nafaka konularında boşanma hükümleri uygulanır.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 145–160

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlilik Birliği

    Evlenmeyle eşler arasında kurulan ve karşılıklı hak ve yükümlülükler doğuran hukuki birliktir. Eşler birliğin mutluluğunu birlikte sağlamak, çocukların bakım, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermek, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlüdür. Konutu birlikte seçer, birliği beraber yönetir ve giderlere güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 185–186

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlilik Birliğinin Korunması

    Eşlerin evlilikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya önemli bir konuda uyuşmazlığa düşmesi hâlinde hâkimin müdahalesinin istenebilmesidir. Hâkim eşleri uyarır ve uzlaştırmaya çalışır; gerekirse ailenin geçimi için her eşin yapacağı parasal katkıyı belirler, katkıyı ödemeyen eşin borçlularına ödemeyi diğer eşe yapmalarını emreder veya belirli mallar üzerindeki tasarrufları diğer eşin rızasına bağlar. Taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılması tapu kütüğüne şerh verilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 195–199

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

    Evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmasına dayanan ve eşlerden her birinin ileri sürebildiği genel boşanma sebebidir. Davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir; ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Kanun, anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık hâllerinde de evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağını ayrıca düzenler.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166

  • Aile ve Kişiler Hukuku

    Evlilik Birliğinin Temsili

    Eşlerden her birinin, ortak yaşam sürdükçe ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini üçüncü kişilere karşı temsil etmesidir. Diğer ihtiyaçlar için temsil ancak öteki eşin ya da haklı sebeple hâkimin yetki vermesiyle veya gecikmede sakınca bulunup diğer eşin rızası alınamadığında mümkündür. Yetki içinde yapılan işlemlerden eşler müteselsilen sorumludur; yetki dışındaki işlemlerden kural olarak işlemi yapan eş kişisel olarak sorumlu olur.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 188–189

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma

    Evlilik nedeniyle işten ayrılma, en az bir yıllık kıdemi bulunan kadın işçinin, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirmesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanmasıdır. Kıdem tazminatı, işe başlanan tarihten itibaren her tam hizmet yılı için otuz günlük ücret tutarında hesaplanır; bir yıldan artan süreler de aynı oranda dikkate alınır. Bir yıllık süre evlenme tarihinden başlar; bu süre geçtikten sonra yapılan istifa bu hakkı doğurmaz.

    İlgili mevzuat: 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14

Sayfa 1 / 1 · 1–43 / 43 terim

Önceki harf: D · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: F

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page