C Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Terim listesine geç (18 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
C Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Sayfa 1 / 1 · 1–18 / 18 terim
C
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Cari Hesap
Cari hesap, iki kişinin herhangi bir hukuki sebepten doğan alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç olarak hesaba geçirmeyi ve hesabın kesilmesinden sonra çıkacak bakiyeyi istemeyi kararlaştırdıkları sözleşmedir. Sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz. Hesap devresi sözleşme veya ticari teamülle belirlenmemişse her takvim yılının son günü kapanış günü sayılır; bakiye cetvelini alan taraf bir ay içinde kanundaki yollarla itiraz etmezse bakiyeyi kabul etmiş sayılır, bakiye yeni devreye kalem olarak geçirilir ve sözleşme sona ermişse ödenir.
İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 89–101
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Cayma Hakkı
Cayma hakkı, tüketicinin kanunda öngörülen sözleşmelerden belirli süre içinde gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden dönebilmesidir. Süre; mesafeli ve iş yeri dışında kurulan sözleşmeler, tüketici kredisi, ön ödemeli konut ve devre tatil sözleşmelerinde on dört gün, taksitle satışta yedi gün, doğrudan satış sisteminde otuz gündür. Bildirimin süre içinde yöneltilmesi yeterlidir; mesafeli veya iş yeri dışında kurulan sözleşmede gerektiği gibi bilgilendirilmeyen tüketici on dört günle bağlı değildir, ancak hak her hâlde cayma süresinin bitiminden bir yıl sonra sona erer. Bu hak, iş yerinde yapılan her alışverişte genel bir iade hakkı anlamına gelmez.
İlgili mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 18, 24, 43, 47, 47/A, 48, 49 ve 50
Kira ve Borçlar Hukuku
Cayma Parası
Taraflara, belirli bir bedeli gözden çıkararak sözleşmeden cayma yetkisi veren paradır. Cayma parası kararlaştırılmışsa parayı veren taraf cayarsa verdiğini bırakır, parayı alan taraf cayarsa aldığının iki katını geri verir. Kararlaştırılmadıkça sözleşme sırasında verilen para cayma parası değil, bağlanma parası sayılır.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 177–178
İcra ve İflas
Cebri İcra
Bir alacağın veya ilamda belirlenen yükümlülüğün, borçlunun isteği dışında devletin yetkili organları aracılığıyla yerine getirilmesidir. İlamlı ve ilamsız takip yollarının şartları farklıdır. Yalnız para tahsiliyle sınırlı değildir; taşınır teslimi gibi edimleri de kapsayabilir.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 24 ve devamı, 42 ve devamı
İş ve Sosyal Güvenlik
Cenaze Ödeneği
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen, sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malullüğü ya da yaşlılık aylığı almakta iken ölen veya kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olarak ölen sigortalı için Kurumca tarife üzerinden ödenen tutardır. Ödenek sırasıyla eşe, yoksa çocuklara, o da yoksa ana babaya, o da yoksa kardeşlere verilir; bunlara ödenemez ve cenaze başkalarınca kaldırılmışsa tarife tutarını geçmemek üzere belgelenen masraflar masrafı yapana ödenir. Kamu görevlisinin kurumunca cenaze gideri ödenmişse Kurum ayrıca ödemez.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 37
Usul ve Yargılama
Cevaba Cevap ve İkinci Cevap Dilekçesi
Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri, yazılı yargılama usulünde dilekçeler teatisinin ikinci aşamasını oluşturan dilekçelerdir. Davacı, cevap dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap; davalı da bunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir. Taraflar bu dilekçelerle iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilir; dilekçeler teatisinden sonra bu kural olarak yasaktır, ancak ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatine ilişkin hükümler ile kısmi davada talebin bir defaya mahsus artırılmasına ilişkin HMK m. 109/4 saklıdır. Basit yargılama usulünde bu dilekçeler verilemez.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 109, 136, 141 ve 317
Usul ve Yargılama
Cevap Dilekçesi
Cevap dilekçesi, davalının dava dilekçesine karşı savunmasını, dayandığı vakıaları, delillerini ve hukuki sebeplerini bildirdiği dilekçedir. Cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; dilekçenin bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, süre içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus olmak üzere yazılı yargılamada bir ayı, basit yargılamada iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir. Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.
İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 126–129 ve 317
Ceza ve İnfaz
Ceza Hukukunda Hata
Failin fiili işlerken suçun maddi unsurları, nitelikli hâlleri, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşulları ya da fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda yanılgıya düşmesidir. Suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kişi kasten hareket etmiş sayılmaz, ancak taksirli sorumluluğu saklıdır; nitelikli hâllerdeki hatadan fail yararlanır. Sorumluluğu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşullarındaki hata ile fiilin haksızlığına ilişkin hata ise ancak kaçınılmaz olduğunda faile yarar; kaçınılmaz haksızlık yanılgısında ceza verilmez.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 30
Kira ve Borçlar Hukuku
Ceza Koşulu
Ceza koşulu, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâli için önceden kararlaştırılan edimdir. Aksi anlaşılmadıkça alacaklı ya ifayı ya cezayı isteyebilir; ceza, ifanın belirlenen zaman veya yerde yapılmaması için kararlaştırılmışsa, feragat veya çekincesiz kabul yoksa asıl borçla birlikte istenebilir. Alacaklı zarara uğramamış olsa bile ceza istenebilir; asıl borç geçersizse ceza istenemez. Hâkim aşırı cezayı kendiliğinden indirir, ancak tacir borçlu indirim isteyemez; konut ve çatılı işyeri kirasında kira bedelinin geç ödenmesine bağlanan ve hizmet sözleşmesinde yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulları geçersizdir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 179–182, 346 ve 420 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 22
Ceza ve İnfaz
Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı
Fiilin suç niteliğine rağmen kusurluluğu kaldıran veya kanunda belirtilen cezasızlık nedenleriyle ceza verilmediği hüküm türüdür. Kararın hangi kanuni nedene dayandığı açıkça gösterilir. Beraat ile aynı gerekçeye veya hukuki sonuca sahip olduğu varsayılmamalıdır.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 223 ve 230
Ceza ve İnfaz
Ceza Yargısında Basit Yargılama
Asliye ceza mahkemesinin, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda, tarafların iki hafta içinde yazılı beyan ve savunmalarını alarak duruşma yapmadan hüküm verdiği usuldür; mahkûmiyette sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Duruşma günü belirlendikten sonra, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hâllerinde, izne veya talebe bağlı suçlarda ve kapsam dışı bir suçla birlikte işlenen suçlarda uygulanmaz. Hükme itiraz edilirse dosya başka asliye ceza mahkemesine veya hâkime gönderilerek genel hükümlere göre duruşmalı görülür. Hukuktaki basit yargılama usulünden farklıdır.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 251–252
Ceza ve İnfaz
Ceza Yargısında Kanun Yolları
Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı başvurulabilecek denetim yollarıdır. Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık, katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görenler için kanun yolları açıktır. Olağan kanun yolları itiraz, istinaf ve temyizdir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 260, 267, 272 ve 286
Ceza ve İnfaz
Ceza Zamanaşımı
Kesinleşmiş cezanın, kanunun belirlediği süre geçince artık infaz edilememesidir. Sürenin başlangıcı, kesilmesi ve uygulanmayan hâller ayrıca incelenir. Suçun soruşturulması ve yargılanmasına ilişkin dava zamanaşımıyla aynı değildir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 68–72
Ceza ve İnfaz
Cezanın Belirlenmesi
Hâkimin, suçun kanuni tanımındaki alt ve üst sınırlar arasında temel cezayı belirleyip buna kanundaki artırma ve indirimleri sırasıyla uygulayarak sonuç cezaya ulaşmasıdır. Temel ceza; suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, zarar veya tehlikenin ağırlığı, kusurun ağırlığı ile failin amaç ve saiki gözetilerek belirlenir. Ardından sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve şahsi indirim sebepleri ile takdiri indirim uygulanır; süreli hapis cezasında sonuç ceza otuz yılı geçemez.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 61
Ceza ve İnfaz
Cinsel Taciz
Bir kimsenin, vücut dokunulmazlığı ihlal edilmeksizin cinsel amaçlı olarak taciz edilmesiyle oluşan ve soruşturulması şikâyete bağlı suçtur. Cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası, çocuğa karşı işlenmişse altı aydan üç yıla kadar hapistir. Kamu görevi, hizmet veya aile içi ilişkinin ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan veya posta ve elektronik haberleşme araçlarından yararlanılarak, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunanlarca ya da teşhir suretiyle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Mağdur bu yüzden işini, okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalırsa ceza bir yıldan az olamaz.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 102 ve 105
Aile ve Kişiler Hukuku
Cinsiyet Değişikliği
Kişinin cinsiyetinin, mahkeme izni ve kanuni koşulların gerçekleşmesinden sonra nüfus siciline yansıtılmasıdır. Başvuru şahsen yapılır; izin için on sekiz yaşını doldurmuş ve evli olmamak, ayrıca transseksüel yapıda olunduğunu ve değişikliğin ruh sağlığı bakımından zorunlu bulunduğunu eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemek gerekir. Tıbbi işlemin amaca ve yönteme uygun yapıldığı yine resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanınca mahkeme nüfus sicilinde düzeltme yapılmasına karar verir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 40
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Ciro
Emre yazılı senetlerin devrinde veya kanundaki diğer amaçlarla kullanılan, senet ya da senede bağlı alonj üzerindeki imzalı beyandır. Devir için kural olarak senedin zilyetliğinin geçirilmesi de gerekir. Tahsil ve rehin ciroları, tam devirle aynı sonucu doğurmaz.
İlgili mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 681–690
Kamu ve Vergi Hukuku
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarabildiği düzenleyici işlemdir. Temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevler, Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konular ve kanunda açıkça düzenlenen konular kararnameyle düzenlenemez; ancak olağanüstü hâllerde, olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda çıkarılan kararnameler temel haklara ilişkin bu sınırlamaya tabi değildir. Kararname ile kanun arasında farklılık olursa kanun hükümleri uygulanır; TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa kararname hükümsüz hâle gelir.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 104 ve 119
Sayfa 1 / 1 · 1–18 / 18 terim
Önceki harf: B · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: Ç
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar