top of page

M Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri — Sayfa 2

Terim listesine geç (71 terim) ↓

1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.

Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.

İlk harfe göre filtreleyin

M Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri

Sayfa 2 / 2 · 51–71 / 71 terim

M

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Muhdesat

    Bir taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç ve benzeri yapı ve dikimlerdir. Kadastro sırasında taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcutsa, bu durum tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir. Muhdesatın kime ait olduğu çekişmeliyse muhdesatın aidiyetinin tespiti istenebilir.

    İlgili mevzuat: 3402 sayılı Kadastro Kanunu, m. 19

  • Usul ve Yargılama

    Muhtara Tebliğ

    Muhtara tebliğ, muhatap ve adına tebliğ yapılabilecek kişilerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmadığında ya da tebellüğden kaçınıldığında, tebliğ evrakının o yerin muhtarına veya ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edilmesi ve teslim alanın adresini gösteren ihbarnamenin binanın kapısına yapıştırılmasıdır. Adreste bulunmama hâlinde durum mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. Adres kayıt sistemindeki adreste muhatap hiç oturmamış veya oradan sürekli ayrılmış olsa da tebliğ aynı yolla yapılır; ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.

    İlgili mevzuat: 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 21 ve 32

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Munzam Zarar

    Temerrüt faizini aşan ve alacaklının gecikme nedeniyle uğradığı ek zarardır. Alacaklı bu zararın varlığını ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür. Borçlu kusursuzluğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 122

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Muris

    Muris, ölümüyle mirası açılan kişiyi ifade eden eski terimdir; Türk Medeni Kanunu’ndaki karşılığı mirasbırakandır. Miras, mirasbırakanın ölümüyle ve malvarlığının tamamı için yerleşim yerinde açılır. Terekenin paylaşılması, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak davaları ile terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 575–576 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 11

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Muris Muvazaası

    Mirasbırakanın, mirasçıların miras hakkını etkisiz bırakmak amacıyla gerçek kazandırmayı başka bir işlem gibi göstermesine ilişkin uygulama kavramıdır. Özellikle bağışın tapuda satış gibi gösterilmesi uyuşmazlıklarında kullanılır; her düşük bedelli veya karşılıksız devir otomatik olarak bu kapsama girmez. İşlemin türü, gerçek amaç ve sonraki kişilerin iyiniyeti ayrıca incelenir; tenkisle aynı talep değildir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 1023–1025

    Doktrin: Mustafa Tolga Özer (2026), Muris Muvazaasına Konu Taşınmaz Üzerinde İyi Niyetli Üçüncü Kişilerin Mülkiyet veya Sınırlı Aynî Hak Elde Etmesinin Sonucu, Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 8(1), s. 251–301

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Muvazaa

    Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapma konusunda anlaşmalarıdır. Sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılır; bu nedenle görünüşteki işlem tarafları bağlamaz, gizli işlem ise kendi geçerlilik ve şekil koşullarını taşıyorsa hüküm doğurabilir. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanan üçüncü kişiye karşı muvazaa savunmasında bulunamaz.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19

  • İş ve Sosyal Güvenlik

    Muvazaalı Alt İşverenlik

    Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin, kanuni koşulları taşımadığı hâlde görünüşte alt işverenlik olarak kurulmasıdır. Kanun, asıl işverenin işçilerinin alt işverence işe alınarak haklarının kısıtlanmasını ve daha önce o işyerinde çalıştırılan kimseyle alt işveren ilişkisi kurulmasını yasaklar; bu hâllerde ve genel olarak muvazaalı işlem varsa alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Uzmanlık gerektirmeyen asıl iş bölünerek alt işverene verilemez.

    İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Mücbir Sebep

    Önceden öngörülemeyen, karşı konulamayan ve borcun ifasını imkânsız kılan dış olaydır. Borçlunun sorumlu tutulamayacağı hâllerde borç sona erebilir veya ifa süresi etkilenir. Mücbir sebep iddiası, olayın niteliği ve somut sözleşme birlikte değerlendirilerek incelenir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 136–137

  • Ceza ve İnfaz

    Müdafi

    Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Seçilen müdafi ile kanuni şartlarda görevlendirilen müdafi farklı yollarla sürece katılır. Mağdur veya katılanı temsil eden avukatın kanundaki sıfatı ise vekildir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2/1-c, d ve 149–150

  • Usul ve Yargılama

    Müddeaaleyh

    Kendisine karşı dava açılan tarafı belirten eski terimdir; bugünkü karşılığı davalıdır. Davalı, cevap dilekçesini kural olarak iki hafta içinde sunar. Süresinde cevap verilmemesi, dava dilekçesindeki vakıaların tamamen inkâr edilmiş sayılması sonucunu doğurur.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 127–128

  • Usul ve Yargılama

    Müddeabih

    Müddeabih, dava konusu olan şeyi ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda bunun değerini ifade eden eski terimdir; bugünkü karşılığı dava konusu ve dava değeridir. Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava dilekçesinde dava konusunun değerinin gösterilmesi zorunludur. Dava değeri nispi harcın hesaplanmasında ve istinaf ile temyiz kesinlik sınırlarının belirlenmesinde esas alınır; HMK’ya göre asliye ve sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise dava değerine göre belirlenmez.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2, 4, 119, 341 ve 362 · 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 15–16

  • Usul ve Yargılama

    Müddei

    Dava açan tarafı belirten eski terimdir; bugünkü karşılığı davacıdır. İspat yükü kural olarak iddiasını dayandırdığı olguları ileri süren tarafa aittir. Dava dilekçesinde talep sonucunun açıkça gösterilmesi zorunludur.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 119 ve 190

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müeccel

    İfası ileri bir tarihe bırakılmış, henüz muaccel olmamış borcu anlatır. Müeccel borç için kural olarak ifa istenemez ve temerrüt faizi işlemez. Vade geldiğinde borç muaccel hâle gelir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 90 ve 96

  • Usul ve Yargılama

    Mülga

    Mülga, bir kanun, madde veya fıkranın sonraki bir düzenlemeyle yürürlükten kaldırılmış olduğunu ifade eder; resmî metinlerde “(Mülga: tarih-kanun no/madde)” notuyla gösterilir. Kaldırılan hükmün önceki olaylara veya derdest işlere uygulanıp uygulanmayacağı, ilgili alanın geçiş hükümlerine göre belirlenir. Örneğin TMK’ya geçişte olaylara kural olarak gerçekleştikleri tarihte yürürlükte olan kanun uygulanırken, HMK hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilemeksizin derhâl uygulanır; 7589 sayılı Kanun’la kaldırılan HMK m. 107 ise kaldırılmadan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder.

    İlgili mevzuat: 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 1–4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 448 · 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, geçici m. 1

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mülkiyet Hakkı

    Bir eşya üzerinde hukuk düzeninin sınırları içinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisini sağlayan haktır. Malik, haksız elinde bulundurmaya veya müdahaleye karşı koruma isteyebilir. Yetkiler komşuluk, kamu hukuku ve başkalarının haklarıyla sınırlanabilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 683 ve 737

  • Miras ve Eşya Hukuku

    Mülkiyetin Saklı Tutulması

    Mülkiyetin saklı tutulması, devredilen bir taşınırın mülkiyetinin kararlaştırılan koşul gerçekleşinceye kadar devredende kalmasını sağlayan sözleşme kaydıdır. Kayıt ancak resmî şekilde yapılan sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmesiyle geçerli olur; bu koşullar yerine getirilmeden sözleşmeye eklenen hüküm mülkiyeti saklı tutma sonucunu doğurmaz. Hayvan satışlarında mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi yapılamaz; taksitle satışta satıcı, özel hükümlere uyarak malın geri verilmesini isteyebilir.

    İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 764–765

  • Usul ve Yargılama

    Müstenif

    Müstenif, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran taraf için kullanılan eski terimdir; bugünkü karşılığı istinaf yoluna başvuran taraftır. Hukuk yargılamasında istinaf süresi, özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere, ilamın taraflara usulen tebliğinden itibaren iki haftadır. İdari yargıda ise istinaf yoluna kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvurulur.

    İlgili mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 341–345 · 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 45

  • Ceza ve İnfaz

    Müşteki

    Suç nedeniyle yetkili makamlara şikâyette bulunan kişidir; Ceza Muhakemesi Kanunu bu kişiyi şikâyetçi olarak anar ve mağdurla birlikte soruşturma ve kovuşturmada belirli haklar tanır. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet, soruşturmanın başlaması için gereklidir. Müşteki, suçun mağduru veya suçtan zarar gören ise kovuşturma evresinde şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir.

    İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 158, 233–234 ve 237 · 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 73

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müterafik Kusur

    Zarar görenin de zararın doğmasında veya artmasında kusurlu davranmasıdır. Hâkim bu durumda tazminatı indirebilir, ağır hâllerde tamamen kaldırabilir. Zararı azaltma külfetine uyulmaması da bu kapsamda değerlendirilir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müteselsil Kefil

    Müteselsil kefil, bu sıfatla veya aynı anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına giren ve alacaklının, asıl borçluyu takip etmeden ya da taşınmaz rehnini paraya çevirmeden takip edebileceği kefildir. Bunun için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir; teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni varsa kural olarak önce rehin paraya çevrilir. Kefil azami sorumluluk tutarını, kefalet tarihini ve müteselsil kefil sıfatını yazılı sözleşmede kendi el yazısıyla belirtmelidir; kanundaki istisnalar dışında evli kefil için eşin yazılı rızası gerekir.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 583–586

  • Kira ve Borçlar Hukuku

    Müteselsil Sorumluluk

    Müteselsil sorumluluk (müteselsil borçluluk), birden çok borçludan her birinin aynı borcun tamamından alacaklıya karşı sorumlu olmasıdır. Borçluların bu yöndeki beyanıyla veya kanunda öngörülen hâllerde doğar; birlikte zarara yol açanlar ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olanlar da müteselsilen sorumludur. Alacaklı borcun tamamını veya bir kısmını dilediği borçludan isteyebilir; sorumluluk borç tamamen ödeninceye kadar sürer. Payından fazlasını ödeyen, fazlası için diğerlerine rücu eder ve alacaklıya halef olur; iç ilişkide kural olarak eşit paylar, aynı zarardan sorumlular arasında ise özellikle kusurun ağırlığı ve tehlikenin yoğunluğu esas alınır.

    İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 61–62 ve 162–168

Sayfa 2 / 2 · 51–71 / 71 terim

Önceki harf: L · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: N

Kaynaklar ve Güncellik

Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar

bottom of page