K Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri — Sayfa 3
Terim listesine geç (120 terim) ↓
1.000 hukuk terimini kısa açıklamaları, kanuni dayanakları ve ilgili kaynaklarıyla inceleyebilirsiniz. Terim adını veya günlük dildeki karşılığını arayabilir, listeyi hukuk alanına göre daraltabilir, aşağıdaki A–Z çubuğundan ilk harfe göre gezinebilirsiniz. Her sayfada en fazla 50 terim gösterilir.
Hazırlayan: Av. Mete ŞAHİN · Yenimahalle, Ankara · Kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026.
K Harfiyle Başlayan Hukuk Terimleri
Sayfa 3 / 3 · 101–120 / 120 terim
K
İcra ve İflas
Konkordato
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun, vade veya indirim sağlanarak borçlarını ödemesi ya da iflastan kurtulması amacıyla asliye ticaret mahkemesi gözetiminde yürütülen yapılandırma yoludur. Talebi borçlu veya iflas isteyebilecek bir alacaklı yapabilir; mahkeme geçici ve kesin mühlet vererek komiser görevlendirir. Konkordato projesi alacaklıların kanuni çoğunluğuyla kabul edilip mahkemece tasdik edilince bağlayıcı hâle gelir; başvurunun kendisi borçları sona erdirmez.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 285–309
İcra ve İflas
Konkordato Komiseri
Konkordato sürecinde borçlunun faaliyetlerini gözeten, proje ve alacaklı işlemlerine katkı sağlayan, mahkemeye rapor sunan görevlidir. Komiser mahkemenin yerine konkordatoyu kabul eden kişi değildir; görevi kanun ve mahkemenin belirlediği çerçeveyle sınırlıdır.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 287 ve 290
İcra ve İflas
Konkordato Mühleti
Konkordato mühleti, konkordato talebi üzerine mahkemece borçluya tanınan ve kural olarak takip yapılamayıp başlamış takiplerin durduğu koruma süresinin genel adıdır. Belgeler eksiksizse önce üç aylık ve en çok iki ay uzatılabilen geçici mühlet, konkordatonun başarıya ulaşması mümkün görülürse bir yıllık ve güç durumlarda altı aya kadar uzatılabilen kesin mühlet verilir. Mühlet boyunca borçlu komiserin gözetiminde işlerine devam eder; rehinli alacaklar için takip yapılabilir ancak rehinli mal kural olarak satılamaz, bazı önemli işlemler mahkeme iznine bağlıdır.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 287–289 ve 294–297
İcra ve İflas
Konkordatonun Tasdiki
Konkordatonun tasdiki, alacaklılarca kanuni çoğunlukla kabul edilen konkordato projesinin mahkemece incelenerek onaylanmasıdır. Tasdik için ayrıca teklifin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması, adi konkordatoda iflas hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, birinci sıra imtiyazlı alacakların ve mühlet içinde komiser izniyle doğan borçların ödenmesinin, alacaklı vazgeçmedikçe, yeterli teminata bağlanması ve tasdik giderleriyle harcın önceden depo edilmesi gerekir. Tasdik edilmezse talep reddedilir; borçlu iflasa tabiyse ve doğrudan iflas sebebi varsa iflasına resen karar verilir.
İlgili mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 302 ve 305–308/c
Ceza ve İnfaz
Konut Dokunulmazlığının İhlali
Bir kimsenin konutuna veya konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi ya da rızayla girdikten sonra buradan çıkılmamasıdır. Temel hâlde soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; açık rıza gerekmeksizin girilmesi mutat olan yerler dışındaki işyerlerinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 116
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Konut Finansmanı Sözleşmesi
Konut edinmek amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla kiralanması veya sahip olunan konutun teminatı altında kredi kullandırılması amacıyla kurulan sözleşmedir. Yeniden finansman amacıyla kullandırılan krediler de bu kapsamdadır. Sözleşme öncesi bilgilendirme, erken ödeme ve temerrüt hükümleri bakımından özel kurallara tabidir.
İlgili mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 32
Kira ve Borçlar Hukuku
Konut ve Çatılı İşyeri Kirası
Konut ve çatılı işyeri kirası, konut ya da çatılı işyeri olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlara ilişkin, TBK’de kiracıyı koruyan özel hükümlere tabi kira türüdür. Bu hükümler birlikte kullanıma bırakılan eşyaya ve kamu kurum ve kuruluşlarının bütün kira sözleşmelerine de uygulanır; niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay veya daha kısa süreli kiralarında uygulanmaz. Belirli sürenin bitmesi kiraya verene tek başına sona erdirme hakkı vermez; kiraya veren sözleşmeyi on yıllık uzama süresi sonunda bildirimle ya da gereksinim, yeniden inşa, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, temerrüt gibi kanuni sebeplerle sona erdirebilir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 315 ve 339–356
Ticaret, Tüketici ve Kişisel Veriler
Kooperatif
Ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini, özellikle meslek veya geçimlerine ilişkin ihtiyaçlarını emek ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet yoluyla sağlamak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerce kurulan, tüzel kişiliği bulunan, değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıktır. Kooperatif en az yedi ortağın ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personel huzurunda imzaladığı anasözleşmeyle kurulur. Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz; yapı kooperatiflerinin anasözleşmesindeki taşınmaz temliki taahhütleri ayrıca resmî şekil aranmaksızın geçerlidir.
İlgili mevzuat: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, m. 1–2
Kira ve Borçlar Hukuku
Korkutma
Korkutma (ikrah), bir kişinin kendisinin veya bir yakınının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesi bulunduğuna haklı olarak inandırılarak sözleşme yapmaya yöneltilmesidir; bir hakkın kullanılacağı tehdidiyle karşı tarafın zor durumundan aşırı yarar sağlanması da korkutma sayılır. Korkutulan, korkutma üçüncü kişiden gelse bile sözleşmeyle bağlı değildir; ancak bunu bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen karşı tarafa hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat öder. Korkutmanın etkisi kalktıktan sonra bir yıl içinde bağlı olmadığını bildirmeyen, sözleşmeyi onamış sayılır.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 37–39
Aile ve Kişiler Hukuku
Koruyucu Aile
Kendi ailesi yanında bakımı sağlanamayan çocuğun, bakım tedbiri kapsamında bir aile yanında bakılmasıdır. Çocuk Koruma Kanununa göre bakım tedbiri, bakımından sorumlu kişinin görevini herhangi bir nedenle yerine getirememesi hâlinde çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılmasını kapsar. Koruyucu aile ilişkisi soybağı kurmaz ve evlat edinmeden farklıdır; işçi olan koruyucu aileye, çocuğun teslim edilmesinden sonra isteği üzerine on gün ücretsiz izin verilir.
İlgili mevzuat: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 5 · 4857 sayılı İş Kanunu, m. 74
Aile ve Kişiler Hukuku
Koruyucu Tedbir Kararı
Şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiyi korumak için mülki amir ya da aile mahkemesi hâkimi tarafından verilen tedbirdir. Mülki amir barınma yeri, geçici maddi yardım, rehberlik ve danışmanlık, hayati tehlike varsa geçici koruma gibi tedbirlere; hâkim işyerinin değiştirilmesi, ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, aile konutu şerhi ve gerektiğinde kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi tedbirlere karar verebilir. Koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz; tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir.
İlgili mevzuat: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 3–4 ve 8
Ceza ve İnfaz
Koşullu Salıverilme
Hükümlünün kanunda öngörülen infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi ve diğer koşulları sağlaması üzerine kalan cezasının denetim altında kurum dışında infaz edilmesidir. Suç türü, ceza, tekerrür ve geçiş hükümleri oranı değiştirebilir. Kurumda geçirilecek süre tek bir genel oranla belirlenemez.
İlgili mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 107–108
Ceza ve İnfaz
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı
Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturan delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle Cumhuriyet savcısınca verilen karardır. Suçtan zarar gören, karar kendisine tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir; yeniden soruşturma kanundaki koşullara bağlıdır. Mahkemenin verdiği beraat kararıyla aynı değildir.
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 172–173
İş ve Sosyal Güvenlik
Kötüniyet Tazminatı
İş güvencesinin ilgili hükümleri dışında kalan işçinin sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesine bağlanan tazminattır. Tutarı, bildirim süresine ait ücretin üç katıdır; bildirim şartına da uyulmamışsa ayrıca ihbar tazminatı ödenir. Her haksız fesih otomatik olarak bu tazminatı doğurmaz; iş güvencesi kapsamı ve kötüye kullanma olgusu birlikte değerlendirilir.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17–18
Kira ve Borçlar Hukuku
Kullanım Ödüncü
Bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere başkasına bırakılması ve kullanımdan sonra aynı şeyin geri verilmesinin üstlenilmesidir. Bedelli kullanma sağlayan kiradan ayrılır. Kullanım sınırları, giderler ve geri verme zamanı sözleşme ile kanuna göre belirlenir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 379–385
Kira ve Borçlar Hukuku
Kumar ve Bahis
Kumar ve bahis, doğurduğu alacak için dava açılamayan ve takip yapılamayan ilişkilerdir; bu kural kumar veya bahis için bilerek verilen avans ve ödünçlere, bu nitelikteki fiyat farkı esaslı vadeli satışlara ve bu amaçla imzalanan senetlere de uygulanır; kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır. Kumar veya bahis borcu için isteyerek yapılan ödeme geri istenemez; oyunun usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olay veya karşı tarafın fiiliyle engellenmişse ya da karşı taraf hile karıştırmışsa geri istenebilir. Kanun veya yetkili makamlarca izin verilen piyango ve şans oyunlarından doğan alacaklar bu kısıtlamaya tabi değildir.
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 604–606
İş ve Sosyal Güvenlik
Kurum Zararı (Rücu)
İş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı ya da sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumun yaptığı ve ileride yapacağı ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin işverene ödettirilmesidir. Bu tutar, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlıdır ve kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık üçüncü kişinin kusuruyla meydana gelmişse bu ödemeler ile ilk peşin sermaye değerinin yarısı üçüncü kişiye ve kusuru varsa onu çalıştırana rücu edilir.
İlgili mevzuat: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 21
Aile ve Kişiler Hukuku
Kusur (Boşanma)
Boşanma davasında, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda eşlerin kendilerine yüklenebilen davranışlarının payıdır. Maddi tazminatı kusursuz veya daha az kusurlu eş, manevi tazminatı kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş kusurlu taraftan isteyebilir; yoksulluk nafakası isteyenin kusurunun daha ağır olmaması gerekir, nafaka yükümlüsünün kusuru ise aranmaz. Temelden sarsılma sebebine dayanan davada davacının kusuru daha ağırsa davalının itirazı, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere davanın reddine yol açabilir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166, 174 ve 175
Kamu ve Vergi Hukuku
Kusursuz Sorumluluk (İdare)
İdarenin, kusuru bulunmasa da yürüttüğü riskli faaliyetlerden veya kamu külfetlerindeki dengesizlikten doğan zararlardan sorumlu tutulmasıdır. Risk ilkesi ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi başlıca dayanaklarıdır. Zarar ile idari faaliyet arasında illiyet bağı aranır.
İlgili mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125
Miras ve Eşya Hukuku
Külli Halefiyet
Mirasçıların, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak ve kanun gereği kendiliğinden kazanmasıdır. Kanundaki ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını ve zilyetliklerini ayrıca devir işlemine gerek olmadan kazanır; borçlarından da kişisel olarak sorumlu olur. Taşınmazlarda mülkiyet tescilden önce kazanılsa da tasarruf işlemi için mirasçılar adına tescil gerekir.
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 599 ve 705
Sayfa 3 / 3 · 101–120 / 120 terim
Önceki harf: İ · Hukuk sözlüğü ana sayfası · Sonraki harf: L
Kaynaklar ve Güncellik
Son kaynak kontrolü: 26 Eylül 2026. Tanımlar, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yapılanlar dâhil yürürlükteki değişiklikler gözetilerek Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metinlerle karşılaştırılmıştır. Tanımlar genel bilgi verir; terim sayfalarındaki kanun bağlantıları resmî mevzuat metinlerine yönelir, akademik görüşler Doktrin başlığıyla ayrılır. İşlem yapılacak tarihte yürürlük, geçiş hükümleri ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Güncelleme Politikası · İletişim · Hukuki Hesaplama Araçları · Av. Mete ŞAHİN — 2026 Yargıda Parasal Sınırlar